Ana Sayfa » Kıbrıs » Küçük: "Yeni Hükümet Kurma, Halk İradesine Saygısızlık"

Küçük: "Yeni Hükümet Kurma, Halk İradesine Saygısızlık"

"demokratik Teamüller Ve Meclis Aritmetiğine Göre Hükümeti Kurma Görevi Yine Ubp'ye Verilmeli".

 
 
Küçük:
"CUMHURBAŞKANINA ANAYASA TARAFINDAN VERİLEN YETKİLER, CUMHURBAŞKANLIĞI GÖREVİNDE BULUNAN KİŞİNİN KİŞİSEL TERCİHLERİ, SİYASİ HIRSI VE ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KULLANILSIN DİYE VERİLMEMİŞTİR"


"HÜKÜMETİ KURMA GÖREVİ EN BÜYÜK PARTİDEN BAŞLAYARAK SIRAYLA VERMEMESİ DURUMUNDA, BU SENARYONUN BİZZAT CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN HAZIRLANDIĞI ALENİYET KAZANACAK. BU 'POST MODERN DARBE' OLACAK"


Lefkoşa, 4 Haziran 13 (T.A.K.): Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı ve Başbakan İrsen Küçük, seçim sürecinin başlamasına günler kalmışken yeni hükümet kurma çalışmaları yapılmasının, yeniden şekillenecek halk iradesine açık bir saygısızlık olacağını söyledi.


Demokratik teamüller ve Meclis aritmetiğine göre hükümeti kurma görevinin yine UBP'ye verilmesi gerektiğini kaydeden Küçük, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Demokrat Parti milletvekillerinden birine hükümeti kurma görevi vereceği senaryosuyla ilgili olarak da "Cumhurbaşkanına anayasa tarafından verilen yetkiler, Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişinin kişisel tercihleri, siyasi hırsı ve çıkarları doğrultusunda kullanılsın diye verilmemiştir. Bu yetkiler tam bir tarafsızlık ve demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda kullanılsın diye verilmiştir" dedi.


UBP Genel Başkanı ve Başbakan Küçük bugün yayınladığı yazılı açıklamada, güven oylaması sonrasıyla ilgili olası gelişmeleri ve senaryoları değerlendirdi.


Anayasa'nın, Cumhuriyet Meclisi seçimlerinin süresinden önce yenilenmesi kararının alınmasından sonra güven  oylaması önergesi veya başka bir surette hükümetin düşmesi durumunda neler olması gerektiği hususunu düzenlediğine işaret eden Küçük, anayasada öngörülmesi mümkün olmayan istisnai durumlarda doğan boşlukların halkın iradesinin hakim kılınması ilkesi ve demokratik ilkeler ışığında parlamento pratikleri tarafından belirlendiğini belirtti.


Küçük, "Meclis'in halk iradesi ışığında yeniden şekillenmesine ve bu bağlamda hükümetin de bu iradeden güç alarak meşruiyet kazanmasına seçim kararı alarak fırsat verdik. Seçim sürecinin başlamasına günler kalmışken yeni hükümet kurma çalışmaları yapılması, hem seçim çalışması yürütecek olan milletvekillerinin ve siyasi partilerin değerli zamanın boşa harcanması ve hem de yeniden şekillenecek olan halk iradesine açık bir saygısızlık olacaktır" dedi.


Yeni bir hükümetin kurulmasının uzun bir süreci gerektirdiğini kaydeden Küçük, Anayasa'ya göre hükümetin, görev verilen bir grup başkanı veya milletvekili tarafından bakanlar kurulu listesinin Cumhurbaşkanına sunulması ve bu listenin onaylanmasıyla sona ermediğine dikkat çekti. Küçük, şöyle devam etti:


"Bir hükümet programının hazırlanması ve Meclis'ten güvenoyu alınması da bu sürece dahildir. Seçim yasaklarının bulunduğu da dikkate alındığında, herhangi bir hükümet güvenoyu alsa bile, iki aylık bir süre içinde icraat yapılabilecek bir hükümet programının uygulanması mümkün değildir. Bu kendimizi kandırmak olacaktır. Diğer yandan Meclis'in mevcut aritmetiğine göre herhangi bir hükümetin güvenoyu alması da mümkün değildir."


"ORTADA DOLAŞAN DEMOKRASİ DIŞI SENARYOLAR"


Başbakan İrsen Küçük, ortada, demokrasi dışı yaklaşımlar içeren senaryoların dolaştığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu senaryolardan birine göre, Cumhurbaşkanı, Mecliste en fazla milletvekiline sahip UBP veya en fazla milletvekiline sahip ikinci parti olan CTP yerine, üçüncü parti olan Demokrat Parti milletvekillerinden birine hükümeti kurma görevi vereceği varsayılmaktadır. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir: Cumhurbaşkanı'na anayasa tarafından verilen yetkiler. Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişinin kişisel tercihleri, siyasi hırs ve çıkarları doğrultusunda kullanılsın diye verilmemiştir.


Bu yetkiler tam bir tarafsızlık ve demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda kullanılsın diye verilmiştir. Bu yetkiler. Cumhurbaşkanının sempati duyduğu güvenoyu alması ta başından olanaksız olan herhangi bir siyasal oluşuma seçime giderken siyasal veya psikolojik avantaj sağlasın diye hiç verilmemiştir. Umarız ki bu senaryoların herhangi bir gerçekliği yoktur"


"UBP, MECLİS'TE EN FAZLA MİLLETVEKİLİNE SAHİP"


Başbakan Küçük, hükümetin güven oylaması sonucunda istifaya zorlanması neticesinde dahi UBP'nin Meclis'te en fazla milletvekiline sahip siyasi parti olduğunu vurguladı.


Küçük, "Ortada gezen senaryolara göre Cumhurbaşkanı'nın hükümeti kurma görevi vereceği 10 vekilli siyasi partinin 8'i de iki hafta öncesine kadar benim hükümetime Mecliste siyasi destek veren partinin bir parçasıydı. Bu vekiller yakın zamana kadar da hükümetimin birer üyesi sıfatıyla bütün icraatlara ortak olan Bakanlar Kurulu'nda yer almaktaydılar. Anayasaya göre hükümetime güvenoyu verilmemesi, Cumhurbaşkanının en büyük parti sıfatıyla UBP'nİn başka bir vekiline hükümeti kurma görevi vermesine engel değildir. Demokratik teamüller ve Meclis aritmetiğine göre de öncelikle hükümeti kurma görevi yine partime verilmelidir" dedi.


"HALK İRADESİNE SAYGILI BİR ÇÖZÜM"


Başbakan Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ancak yukarıda da bahsettiğim nedenlerle seçimlere giderken yeni hükümet kurma çalışmaları yapılmasını halk iradesine ve siyasi etik ilkelerine aykırı bulmaktayız. Bu noktada Mecliste temsil edilen partilere çok önemli bir görev düşmektedir. Anayasayı ihlal etmeden halk iradesine saygılı bir çözüm bulmak zorundayız. Bu çözüm vardır. Üstelik bu çözüm, ileride gerçekleşmesi muhtemel durumlarda teamül oluşturacak demokratik bir çözümdür. Buna göre, Cumhurbaşkanı en büyük partiden başlayarak sırayla dört partiye mensup milletvekillerine hükümeti kurma görevi vermelidir.


Görevi alan her milletvekili herhangi bir hükümet kurma çalışması yapmadan, anayasada öngörülen 15 günlük süre sonucunda görevi Cumhurbaşkanı'na iade etmelidir. Sürenin tamamlanmasını müteakip de zaten seçime gidilecektir. Bu süre zarfında da mevcut hükümet Anayasaya uygun olarak görevde kalacaktır. Ancak mevcut hükümetin bütün görevi, ülkeyi huzur içerisinde seçime götürmek olacaktır. Bu hedef dışında sadece rutin işler yapılacaktır"


SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI


Başbakan İrsen Küçük, yeni ve demokratik bir teamül yaratmanın mümkün olduğuna işaret ederek,  KKTC'nin, siyasi partilerinin ve Meclisi'nin halk iradesine dayalı demokratik teamülü yaratacak güce ve olgunluğa sahip olduğunu söyledi. Küçük, "Buradan Meclis'te temsil edilen siyasi parti temsilcilerine çağrı yapıyorum. Gelin bu demokratik teamülü yaratma konusunda işbirliği yapalım" dedi.


Küçük, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun, bütün demokratik teamülleri hiçe sayarak, siyasi yakınlık duyduğu Meclis'te 3. veya 4. parti durumundaki bir partiye mensup milletvekiline veya başkanına hükümeti kurma görevi vermesi halinde, Anayasa'da kendisine görev olarak verilen tarafsız kalma ve yetkilerini tarafsızlık içerisinde yerine getirme ilkelerine aykırı davrandığı sonucuna varacaklarını söyledi.


"POST MODERN DARBE"


Başbakan Küçük, şöyle devam etti:


"Sayın Cumhurbaşkanı zaten uzun bir süredir. Cumhurbaşkanlığı makamıyla bağdaşmayacak ölçüde partimizin içişlerine karışmakta ve müdahalede bulunmaktadır. Bu durum herkesin ve özellikle de parti tabanımızın malumudur. Ancak müdahale konusunda daha da ileri giderek, hükümeti kurma görevini en büyük partiden başlayarak sırayla vermemesi durumunda, bu senaryonun bizzat Cumhurbaşkanı tarafından hazırlandığı hususu aleniyet kazanacaktır. Bu gerçek anlamda bir 'post modern darbe' olacaktır. Halk iradesinin böylesine ayaklar altına alınarak çiğnenmesi, demokratik bir hukuk devletinde mümkün değildir. Darbelerin her türlüsüne şiddetle karşıyız. Halk iradesinin çiğnenmesini veya bypass edilmesini öngören her davranış demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kabul edilemez.


Yaşadığımız çağda ne darbeleri ne de darbecileri tolere edemeyiz. Kıbrıs Türk halkı, demokrasiyi iyi hazmetmiş bir halktır. Bu halk asla 'post modern darbe' senaryolarına tahammül etmez.  Kaldı ki, Cumhurbaşkanı, bütün siyasî partilerin ve halkın yani 'cumhur'un da başıdır. Anayasa'da Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı, bu makamın en temel niteliği olarak belirlenmiştir. Bu senaryonun gerçek çıkması halinde artık Cumhurbaşkanı'nın, partimize olan müdahalelerinden sonra zaten iyice yıpranan tarafsızlığı ve meşruiyeti daha da sorgulanır hale gelecektir"


(FEZ/HÖ)


 
4 Haziran 2013 Salı 19:24
Okunma: 1151
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)