Ana Sayfa » Kıbrıs » Küpdüşen tarafından sokulan vatandaşlar dikkat!

Küpdüşen tarafından sokulan vatandaşlar dikkat!

Küpdüşen tarafından sokulan vatandaşlar dikkat. Küpdüşenler köpeklerin üzerinde oluşan yaralardan aldığı kanı insan vücuduna aktarıyor, ölümcül bir hastalığa davetiye çıkarıyor

 
 
Küpdüşen tarafından sokulan vatandaşlar dikkat!


Veteriner Hekim Dr. Tayfun Çanakçı’nın KKTC genelinde yapmış olduğu çalışma, köpeklerden yaygın bir şekilde küpdüşenlere, küpdüşenlerden de insanlara bulaşan leishmaniasis hastalığının öldürücü olabileceğini ortaya koydu. 



Veteriner Hekimler Birliği Genel Sekreteri Umut Sayılı ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Toksoy, Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek, önemli bir hastalığa dikkat çekti. 
Meslektaşları veteriner hekim Dr. Tayfun Çanakçı’nın çalışmasına dikkat çeken Sayılı ve Toksoy, bir köpeğin leishmaniasis hastalığına bulaşması halinde özellikle küçük çocuğu bulunan köpek sahiplerinin izlemesi gereken en doğru yolun köpeklerini uyutmak olduğunu söyledi. 


Sayılı ve Toksoy, Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek, hastalıkla ilgili düşüncelerini açıkladı, toplumun dikkatini de bu alana çekmek istedi. Yapılan açıklanmada şöyle denildi: 


“Kıbrıs Türk Veteriner Hekimler Birliği, ülkede var olan fakat uzun sürelerdir ya rafa kaldırılan ya da unutulan insan sağlığını bire bir tehdit eden, DSÖ bünyesinde üzerinde önemli araştırma ve mücadele yapılan, hayvanlardan insanlara gerek direkt temas, gerekse ara konaklar aracılığıyla bulaşan, Avrupa’nın Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerinde en önemli 5 zoonoz hastalıklar arasında yer alan leishmaniasis hastalığını büyük bir özveri ile gündeme getiriyor. 


Bu kapsamda KTVHB, Vet. Dr. Tayfun Çanakçı’nın 2008 yılında sonlandırdığı, KKTC’deki hastalıkla ilgili tek araştırma hakkında görüşlerine başvurduk. 
Bunun kamuoyu paylaşılmasında büyük yarar görüyoruz. Şu anda, hastanelerimizde köpeklerden küpdüşenlere, oradan da insanlara geçen leishmaniasis nedeniyle bir vatandaşımızın tedavi gördüğü bilgisine sahibiz.”

“Çanakçı’nın uyarılarına dikkat etmeliyiz”


Veteriner Hekimler Birliği Genel Sekreteri Umut Sayılı ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Toksoy, meslektaşı veteriner hekim Dr. Tayfun Çanakcı yapmış olduğu çalışmayı ve hastalıkla ilgili yazılı görüşlerini Havadis’e ulaştırdı. 
Çanakçı’nın leishmaniasis ile ilgili görüşleri ise şöyle: 


“Leishmaniasis, birçok patolojik durumun geliştiği ve bunun sonucunda farklı klinik belirtilerin ortaya çıktığı bir hastalıktır. Leishmaniasis’e dünyanın birçok bölgesinde rastlanmaktadır. Leishmaniasis, Dünya Sağlık Örgütü tarafından finanse edilen ‘Tropikal Hastalıkları Araştırma ve Eğitim Programı’ ve ‘Akdeniz Zoonozları Kontrol Merkezi’ verilerinde birinci derecede önemli kabul edilen hayvanlardan insanlara geçen ve önemi her geçen gün artmakta olan bir hastalıktır.”

“Kıbrıs’ta yoğun olarak var”
Çanakçı’nın çalışmasına göre, Kıbrıs adası, leishmaniasis hastalığının yoğun olarak görüldüğü Akdeniz ülkeleri arasında. Çanakçı’nın görüşleri şöyle devam ediyor: 
“Kıbrıs adası, leishmaniasis’in yaygın olduğu doğu Akdeniz bölgesinde yer almaktadır. Bununla birlikte, leishmaniasis’in görülme sıklığı, dağılımı ve halk sağlığı üzerine etkileriyle ilgili yeterli veri mevcut değildi. 


1935 yılından günümüze kadar birkaç raporda insanlarda visseral leishmaniasis oluşumu tanımlanmakla birlikte, 1985 ve 1987 yılları arasında 2 çocukta visseral leishmaniasis olgusu rapor edilmiştir (raporda hastaların Kıbrıs’ın güneyinden mi kuzeyinden mi olduğu belirtilmemiştir).”



“Köpek, tilki, kedi…” 
“Köpekler, tilkiler, kediler ve sıçanlar leishmaniasis hastalığını taşıyıp yayan canlılardır. İnsanlar için enfeksiyon riski, evcil köpeklerin leishmania paraziti ile enfekte olmaları sonrasında büyük artış göstermektedir.
İnsanoğlu için tehlike arz eden leishmania türleri ülkemizde genellikle asemptomatik enfeksiyonlar, deri enfeksiyonları ve iç organ enfeksiyonları şeklinde seyir göstermektedirler.”



“350 milyon kişi tehdit altında, biz de varız”
“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde 88 ülkede, 12 milyondan fazla insan leishmaniasis’in herhangi bir formunu taşımaktadır. 
Leishmania olgularının rapor edildiği ülkelerin 16’sı gelişmiş, 72’si ise gelişmekte olan ülkelerdir. Bu ülkeler içerisinde sadece 32 ülkede hastalığın bildirimi zorunludur. 
Dünya genelinde her yıl 1,5 milyonu deri, 500 bini iç organ, olmak üzere 2 milyon civarında yeni leishmaniasis olgusu ortaya çıkmakta ve yaklaşık 350 milyon kişinin leishmaniasis tehdidi altında olduğu tahmin edilmektedir.”



“Yüksek ölüm oranı var”
“İnsanlarda oluşan iç organ leishmaniasisi ciddi bir rahatsızlık olup yüksek ölüm oranı ile seyreden salgınlara neden olabilmektedir. Yayılım açısından iki farklı formu bulunmaktadır. 


Bunlardan birincisi Akdeniz genelinde var olan küpdüşenler tarafından, ağırlıklı olarak köpeklerden aldıkları paraziti, insanlara bulaştırmaları sonucu ortaya çıkan ’zoonotik’ formdur. 


İkincisi ise, bazen şiddetli ve ölümcül salgınlar şeklinde Doğu Afrika, Bangladeş, Hindistan ve Nepal’de görülen, küpdüşenler tarafından insandan insana bulaştırılan ‘antroponotik’ formdur.


Doğal ortam, çevre koşulları, bölgedeki köpek ve küpdüşen popülasyonunun yoğunluğu, leishmaniasisin oluşumu için hayati koşullardır. 
Leishmaniasis’in bir bölgede sabit olarak görülmesi, yörelerin coğrafi ve demografik özellikleriyle ilişkilidir. Bu özellikler şöyledir: Yörenin kırsal veya şehirleşmiş olması, ılıman iklime sahip tepelik bir bölge olması, rakımın 0-900 metre arasında olması, kuvvetli rüzgarların olmaması ve bitki örtüsünün yeterli düzeyde bulunması.
Evcil köpeklerin leishmania etkenleri ile enfekte olmaları, leishmaniasisi önemli bir halk sağlığı problemine dönüştürmektedir.”

“En fazla Girne’de”
Veteriner hekim Dr. Tayfun Çanakcı’nın çalışmasına göre, hastalık daha fazla deniz kenarındaki bölgelerde görülüyor. Hastalıkla ilgili rakamları ise, Çanakçı şu cümlelerle paylaşıyor: 


“Leishmaniasis’in önemini göz önünde bulundurulduğunda ne yazık ki, KKTC’de 2008 yılana kadar yapılmış herhangi bir, bilimsel kabul gören çalışmaya rastlanmamaktaydı. Veteriner hekimliğin ilk görevinin insan sağlını korumak olduğunu düşündüğümüzde böyle bir çalışmanın gerçekleştirilmesi ve tüm sağlık birimlerinin bilgilendirilmesi gerekliydi. 
KKTC genelinde kişisel olanaklarla yürütülen bu çalışmada Yeşilırmak’tan Dipkarpaz köyüne kadar 281 köpekten kan alınıp, bu kanların leishmaniasis yönünden değerlendirilmesi yapılmıştır. Değerlendirmeler sonucunda ülke genelinde 10 köpeğin visseral leishmaniasis taşıyıcısı olduğu tespit edilmiştir. 


Leishmaniasis’e en yoğun olarak %13,2 görülme sıklığı ile Girne bölgesinde rastlanılmıştır. Diğer bölgelerde ise sırasıyla Güzelyurt’ta %3,3, İskele’de %1,72, Mağusa’da %1,67 oranlarında rastlanılmıştır. Lefkoşa bölgesinde ise hastalık tespit edilmemiştir. Bu çalışmada en sık karşılaşılan klinik semptomlar deride kepeklenme, ülserleşme, tırnakların anormal uzaması, burun üstündeki derinin aşırı kalınlaşıp nasırlaşması ve göz çevresinde halkasal tüy dökülmeleridir. Bu semptomların tamamı veya sadece birinin hasta köpekte var olabileceği gibi hasta köpeklerin %50’sinde hiçbir klinik semptom gözlenmeyebilir.”



“Lefkoşa’ya da taşınıyor”
Çanakçı, hastalığın Lefkoşa’ya da ulaştığına raporunda yer veriyor: 
“Son birkaç sene içerisinde yapılan klinik çalışmalarda, değişen iklimsel koşulların, hastalığın Lefkoşa bölgesinde de görülmeye başlanmasına neden olduğu saptanmıştır. 
Bu değerler dikkate alındığında KKTC’de pek bilinmeyen bu hastalığın aslında çok yüksek değerlerde var olduğu ortaya çıkmıştır. Yine 2008 yılı içerisinde yapılan bilgilendirme semineri ile gerekli sağlık birimlerine konu anlatılmıştır. Geçen 3 yıllık süre içerisinde ise hastalığın özellikle Girne bölgesinde veteriner hekimler tarafından daha sık olarak tespit edildiği gözlemlenmiştir. 


Dünya genelinde değişen iklim koşulları, hastalıkların daha önce var olmadıkları bölgelerde ortaya çıkmasına, ara konak olan canlıların yaşam alanlarının değişmesine ve insanlara bulaşmalarına neden olmaktadır. 


Bunların dikkate alınarak KKTC’de de leishmaniasis ile ilgili yasal düzenlemelerin ivedilikle hazırlanması, mücadele yöntemlerinin belirlenmesi ve bu hastalığın halka endişe yol açmayacak şekilde izahatının yapılması gerekmektedir.

Beslediği köpeğe ve gerek kişisel, gerekse halk sağlığına önem veren her duyarlı vatandaşın hastalık ile ilgili korunma ve mücadele yöntemleri için veteriner hekimlere başvurmaları en doğru yol olmaktadır.

HAVADİS

 
30 Nisan 2012 Pazartesi 08:31
Okunma: 6152
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)