Ana Sayfa » Kıbrıs » Kuzey Kıbrıs’ın karnesi zayıf

Kuzey Kıbrıs’ın karnesi zayıf

Amerika Birleşik Devletleri’nin yayınladığı “Kıbrıs 2013 İnsan Hakları Raporu”nda Kuzey Kıbrıs’a, “Kıbrıslı Türkler Tarafından Yönetilen Bölge” başlığı altında, 21 sayfa ayrıldı ve önemli sorunlar olduğunu yazdı

 
 
Kuzey Kıbrıs’ın karnesi zayıf
Emine DAVUT YİTMEN  KIBRIS

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) “Kıbrıs 2013 İnsan Hakları Raporu”nda,  Kuzey Kıbrıs’ta polisin tutuklulara yönelik uygulamaları, sığınmacıların hakları ile ilgili kısıtlamalar ve işçi hakları konularında önemli sorunlar yaşandığı ortaya kondu.

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı,  Kıbrıs 2013 İnsan Hakları Raporu’nu yayınladı. Raporda, Kuzey Kıbrıs’a, “Kıbrıslı Türkler Tarafından Yönetilen Bölge” başlığı altında, 21 sayfa ayrıldı.

Raporun Yönetici Özeti kısmında yetkili makamların güvenlik güçleri üzerinde etkin kontrolü olduğu ancak, güvenlik güçlerinin bazı insan hakları ile ilgili suiistimallerde bulunduğu yönünde rivayetlere dikkat çekildi.

“En önemli sorunlardan biri; polisin tutuklulara karşı tacizi”

Raporda, yıl içinde yaşandığı bildirilen en önemli sorunlar, polisin tutukluklara karşı uyguladığı suiistimal, küçüklerin cinsel sömürüsünün dahil olduğu insan ticareti ve sığınmacıların hakları ile ilgili kısıtlamalar olarak sıralandı.

Ayrıca raporda, sığınmacıların müracaatları ile ilgilenecek veya onların haklarını koruyacak düzenleyici bir altyapının olmadığı belirtildi.

Raporda, yıl içinde bildirilen diğer sorunlar arasında, nezarette ve cezaevinde tutulanlara uygulanan kötü muamele, kalabalık cezaevi, yetişkin ve genç suçluların somut olarak ayrılmamış olmaları,  idari ve yasama organlarında yolsuzluk ve torpil, kadına yönelik aile içi şiddet ve aynı cinsten biriyle cinsel ilişkinin suçlanması bulunduğu aktarıldı.

Raporda,  yasanın, tutukluya yönelik taciz olaylarını yasaklandığını, ancak polisin tutuklulara taciz yaptığı ile ilgili bilgiler bulunduğu belirtildi.

2011’de poliste işkence olduğu iddiaları ile ilgi meclis komitesi oluşturulduğu ve konu üzerinde çalışıldığı bilgisi verilirken, ağustos ayında evinde uyuşturucu bulunan ve sorgu sırasında işkence gördüğü iddia edilen bir Kıbrıslı Türk ile aralık ayında Amerikan vatandaşı Kıbrıslı bir Türkün 2011 yılında sorgulama sırasında işkence gördüğüne dair iddiaların ailesi tarafından basınla paylaşıldığı olayı rapora girdi.



“Cezaevi ve nezaret koşulları uluslararası standartlara uymuyor”

Raporda, cezaevi ve nezaret koşullarının bazı alanlarda uluslararası standartlara uymadığı ve cezaevinin çok kalabalık olmasının özellikle sorun teşkil ettiği bildirildi.

Raporda, ayrıca cezaevinde bulunanlara ilgili tutulan kayıtların yetersiz olduğu, şiddetle ilgili olamayan tutuklular için kamu yararına hizmetin, cezaevi yerine bir alternatif olmadığı bulgularına yer verildi.

Raporda, basında yer alan suiistimal ve yolsuzluk iddiaları üzerine, yetkili makamların, polis memurlarını soruşturma adına adımlar attığı, bazen yolsuzluk olayına karışan memurların cezasız kaldığı da kaydedildi.



Sığınmacılar ve mülteciler

Raporda, yetkili makamların, mültecilerin sınır dışı edilmelerine karşı bir koruma sağlamadığı belirtildi. Mülteci Hakları Derneği’nin,  tüm çabalarına rağmen limanlardaki yetkili makamların, sığınmacıların ülkeye girişini reddettiğini ve KKTC’ye yasadışı girmeye çalışanların genellikle tutuklandığını ve ardından sınır dışı edildiği yönünde verdiği bilgiler aktarıldı.

Raporda sığınmacıların,  derneğin avukatlarına ulaşımının genellikle yetkili makamlarca engellediği yönündeki şikâyet rapora yansıdı.

Raporda, Derneğin vermiş olduğu bilgilere göre, 2012 yılı sonunda 13 sığınmacı ve mülteciye ikamet ve çalışma izni (asgari ücretin altında maaş ve bazen de yemek karşılığı çalışma) verildiği, statüleri dolaysıyla yurtdışına seyahat edemedikleri, UNCHR’in özel durumlar dışında sığınmacılara finansal yardım sağlayamadığı belirtildi. Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e, kuraldışı geçen sığınmacıların kayıtlarının tutulmadığı bilgisi de verildi.



“Kadına karşı şiddet sorun”

Raporda, ülkede tecavüze uğrayan kadınlarla destek olan bir sivil toplum örgütünün bulunmadığı belirtildi. Kadına karşı şiddetin bir sorun olduğu ifade edilen raporda, 2010 yılında Polis Müdür Yardımcısı’nın, polisin kadına karşı şiddetle ilgili 419 şikâyet aldığı ve pek çok kadının şikâyette bulunmadığı, şiddete boyun eğdiği yönündeki ifadeleri de rapora girdi.

Raporda, cinsel tacizin geniş ölçüde tartışılmadığı ve olayların da genel olarak raporlanmadığı kaydedildi. Tarım ve tekstil sektörlerinde çalışan kadıların, erkek çalışma arkadaşlarına kıyasla daha az ödendiğine işaret edilen raporda, “Bazı sivil toplum örgütleri kadın haklarını korumak için çalıştılar; ancak spesifik bir hükümet kurumu böyle bir sorumluluğa sahip olmadı” denildi.



Yolsuzluk, torpil ve şeffaflık eksikliği

Raporda memurların yolsuzluk yapmalarıyla ilgili yasada cezalar bulunduğu ancak yetkili makamların sözkonusu yasayı etkin bir şekilde uygulamadığı ve bazen de yolsuzluğa karışan memurların cezasız kaldığına dikkat çekildi.

Gözlemcilerin genellikle, yolsuzluk, torpil ve şeffaflık eksikliğinin, yasama ve yürütme organlarında önemli sorun olarak gördükleri ifade edildi.

Şeffaflık konusunda, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin, yetkili makamların bazen hükümet bilgilerine erişime izin vermediği şikâyeti de raporda yer aldı.



“İş güvenliği ve sağlık standartları güncel değil”

Raporda, hükümetin etkin bir şekilde yasaları yürürlüğe koymadığı vurgulandı. Yıl içinde zorla işçi çalıştırıldığı, çalışma şartlarıyla ilgili sınırlı bilgi bulunduğu belirtildi.

Raporda, iş güvenliği ve sağlık standartlarının güncel olmadığı, çalışma şartlarının da dahil olduğu denetimlerin hemen hemen var olmadığı ve yetkililerin tüm sektörlerde etkin şekilde standartları yürürlüğe koymadığının altı çizildi.

İşverenlerin göçmen işçilere belgesiz, asgari ücretin altında ödeme yaptığı, iş güvenliği ve sağlık yönetmeliklerinin münferit olduğu aktarıldı. Hükümetin kayıtdışı ekonomideki işçiler için sosyal koruma oluşturmadığı da belirtildi.



“İnsan Ticareti Raporu ve Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’na atıf”

Raporda, İnsan Ticareti Raporu’na atıfta bulunularak, küçüklerin cinsel sömürüsünün dahil olduğu insan ticaretine dikkat çekildi.

Ayrıca raporda, Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’na da atıfta bulunuldu. Bu bağlamda, ibadet yerlerine sınırlı erişim, boş ibadet yerlerinden dini ikonların sökülmesi, vandalizm, ibadet yerlerine bazı yerlerde zarar verildiği, yıkılmaya yakın olduğu veya başka amaçlar için değiştirildiği görüşleri tekrarlandı.
 
19 Mart 2014 Çarşamba 10:17
Okunma: 989
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)