Ana Sayfa » Kıbrıs » Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumu

Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumu

Müzakerelerde kritik yoğunlaştırılmış müzakerelerin sonuna yaklaşılırken masanın en çetrefilli konularından olan mülkiyet başlığı ile ilgili hususların içeriğine Kıbrıs Postası ulaştı.

 
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumu

Kıbrıs Postası - Ulaş Barış

Aynı toplantıda ele alınan bir başka konu olan esaslı inkişaf kriteri konusunda ise taraflar arasında malın değerlendirilmesi (valuation) konusunda fikir ayrılıkları olduğu görülüyor. Birleştirilmiş Mülkiyet Kağıdında belirsiz bir bölüm olan söz konusu değerlendirme konusunda Türk tarafı 6.5 kat sayı üzerinde dururken Rum tarafı bunu (tazminatları) iki basamaklı rakamlar üzerinden hesaplamak istiyor. Bu da ortaya büyük farkları çıkarıyor. Öte yandan tarafların inkişaf konusunda ‘üzerine esaslı inkişaf yapılan malların iade kapsamından çıkar’ şeklinde uzlaşı içinde olduğu öğrenilirken, bu noktadaki kriterlerin henüz kağıda dökülmemesi, hangi inkişafın ne türden değerlendirileceği konusunda kesinlik olmaması dikkat çekiyor. Rum tarafının bu noktada kendi önerilerini Annan Planından esinlenerek ortaya koyduğu ve o noktadan geri adım atılmasına sıcak bakmadığı da bildiriliyor.

SONRADAN SATIN ALINANLAR

Bu konuda Rum tarafının en hassas olduğu nokta ‘haksız zenginleşme’ (Unjust Enrichment) olarak göze batıyor. Buna göre Rum toplumunun ‘Orams Davası’ gibi kritik konularda çok hassas olduğunun altı çiziliyor. Buna göre adada yaşanan hadiseleri fırsat yaratıp çok ucuza Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alan yabancılara ilişkin farklı bir uygulama yaratma amacında olan Rum tarafının bunda ısrarcı olduğu görülüyor. Dolayısıyla Rum tarafının bu kritere giren ve 1974 hadiselerinden etkilenen bir kişinin bu statüyle birlikte pozisyonunun zayıflatılmasına kesinlikle müsamaha edemeyeceğini vurgularken, malından edilmiş bir Rum’a ‘senin malını bir yabancı aldı onun için iade edilemez’ denmesinin infiale yola açacağı vurgulanıyor. Öte yandan Rum tarafının söz konusu mallar içerisinde yapılan çoklu evlerin olduğu projelerin kullanıcılarının iade kapsamına giremeyeceğini, evlerinde çıkmasının talep edilemeyeceği konusunu kabul ettiği de dikkat çekiyor. Bu mallarda hiç yaşamayan, söz konusu tamamen miras yoluyla elde edilen mal sahiplerinin tazminat yoluyla mağduriyetlerinin giderilmesi öngörülüyor.

Bu noktada Kıbrıs Türk tarafının Kuzey’de emlak piyasasına 40 yıldır son derece komplike satışların olduğunun altını çizdiği ve bunun sonucunda da mevcut kullanıcılar arasında satın almalar konusunda bir ayrıma yola açacak düzenlemelere karşı çıktığı görülüyor.

1/3 FORMÜLASYONU

Mülkiyet kriterlerinde bir başka fikir ayrılığı ise kimse tarafından kullanılmayan boş araziler konusunda ortaya atılan boş arazilerin 1/3’ünün iadesi konusunda yaşanıyor. Türk tarafının söz konusu formülasyon üzerinde yaptığı hesaplamalarda yüzde 52 civarında bir iade ortaya çıkarken, bölünmesi mümkün olmayan küçüklükteki arazilerin bu kapsamdan çıkarılmasını istediği belirtiliyor. Buna rağmen Rum tarafının daha önceden 10 bin metrekare üst limitinde ısrarcı olduğu ve geri adım atıp söz konusu limiti 3 bin metrekareye çekerek bu konuda ısrarcı olduğu öğrenildi. Ayrıca Rum tarafının 1974’teki boş arazi miktarı ile şimdiki miktarın aynı olmadığı, büyük mal sahiplerine ‘siz alabilirsiniz’ derken küçük mal sahiplerine ‘siz almayın’ demenin çok zor olduğunu da belirttiği bildiriliyor. Türk tarafının ise bu yöndeki Rum taleplerine ‘küçük mal sahiplerinin’ durumunu da göz önünde bulundurarak bir formül bulunması gerektiğine atıf yaptığı ve yeni mülkiyet rejiminin şimdiki kullanıcıların hayatlarını alt üst edecek bir duruma yol açmaması gerektiğini söylediği belirtiliyor.

Bu konudaki bir başka problemin ise ‘arsaların bölünebilirliği’ (divisibility) konusunda yaşandığı öğrenildi. Buna göre Rum tarafının arsanın 1974’teki durumuna bakılarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda ısrarcı davrandığı belirtilirken, Türk tarafının söz konusu arsaların çoğunun 1974 sonrası bölündüğü ve büyüklüğünün değiştiğini ifade ettiği, durumun böyle değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

 


 
8 Eylül 2016 Perşembe 08:57
Okunma: 1729
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)