Ana Sayfa » Kıbrıs » Liderler Haziran'da bir araya mı geliyor...

Liderler Haziran'da bir araya mı geliyor...

Birleşmiş Milletlerin (BM) Kıbrıs sorununun çözümü müzakereleri ve sürece yönelik takvimleri belirlediği, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un liderlerle Haziran ayında gerçekleştirmesi planlanan üçlü görüşmede "bitişi tarihini" ortaya koyacağı iddia edildi.

 
 
Liderler Haziran'da bir araya mı geliyor...
Fileleftheros gazetesi "Genel Sekreter Çoklu Konferansı Açıklayacak -BM'nin Hedefi Uzlaşı Noktalarını İçeren Rapor, Kesinleşmeleri İçin Karar" başlıkları altında verdiği haberinde, BM'nin Kıbrıs sorununun çözümü sürecinde yılsonuna kadarki tüm takvim, durak ve dönüm noktalarını belirlediğini iddia etti.
Gazete, BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe ve Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer yönetimindeki Kıbrıs Grubu tarafından belirlenen takvimler çerçevesinde Aralık 2011 ya da en geç 2012 yılının ilk aylarında çoklu konferans gerçekleştirilmesinin öngörüldüğünü öne sürdü.
Belirlenen senaryoya göre BM, müzakerelerde varılan ve kayda geçirilen tüm uzlaşı noktalarını başlıklar haline getirmeyi ve bu başlıkların BM Genel Sekreteri Ban tarafından hazırlanan iyi niyet misyonu raporuyla birlikte Güvenlik Konseyi'ne sunmayı hedefliyor.
Gazete, Ban'ın raporunda ayrıca çoklu konferansın tarihinin de duyurulacağını belirtirken Ban'ın Haziran ayında Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'la gerçekleştireceği üçlü görüşmede liderlere, çoklu konferansa kadar müzakereye devam etmeleri için "birkaç ay süre tanıyacağını" öne sürdü. Ban'ın bir adım daha ileriye giderek, raporunu Güvenlik Konseyi kararıyla da "kilitleme" girişiminde bulunacağını iddia eden gazete, böylece Haziran ayında gündeme gelmesi beklenen UNFICYP'in görev süresinin uzatılmasına ilişkin raporun ardından, yine aynı ayın sonunda Kıbrıs raporunun onaylanmasının gündemde olacağını kaydetti.
Gazete, söz konusu ikinci raporun, tarafların o tarihe kadar vardıkları uzlaşı noktalarını "kilitleyeceğini" ve tarafları uluslararası konferans konusunda taahhüt altına alacağını belirtirken, Rum hükümetinin uluslararası konferansın gerçekleştirilmesine mevcut koşullar altında pek de sıcak bakmadığına işaret etti.
BM'nin raporunun Güvenlik Konseyi'nde onaylanmasını istememesi halinde Rum hükümetinin Rusya, Fransa ve Çin gibi "dost ülkeler" aracılığıyla raporun onaylanmasını engelleme girişiminde bulunabileceğini belirten gazete, perde gerisinde hali hazırda girişimlerin başladığını ve bir-iki haftaya kadar durumun netlik kazanacağını savundu.
DOWNER ADAYA GELİYOR
Öte yandan gazete, Downer'in, gerek liderlerin Perşembe günü yapacakları görüşmede hazır bulunmak, gerek başka temaslar gerçekleştirmek amacıyla bu hafta içerisinde adada olacağını yazdı.
Downer'in toplum kuruluşlarıyla temaslarına büyük önem verdiğini ve bu çerçevede pek çok görüşme gerçekleştirdiğini ifade eden gazete, Downer'in ayrıca, Brüksel'le koordinasyonunu sağlamak için ABD Dışişleri Bakanlığı'yla ve süreci kolaylaştırmak için de Türkiye Dışişleri Bakanlığıyla "açık iletişim hattına" sahip olduğunu öne sürdü.
ÇOKLU KONFERANSIN SÜREÇ İÇERİSİNDE YAPILMASI DÜŞÜNCESİ
Diğer yandan Kathimerini gazetesi, BM'nin "Güvenlik ve Garantiler" başlıklarına ilişkin çoklu konferansın, müzakerelerin sonunda değil, müzakerelere olumlu katkı koyabileceği düşüncesiyle, süreç içerisindeki bir zamanda yapılmasını düşünmeye başladığını iddia etti.
BM'de "Güvenlik ve Garantiler" başlıklarının önceden düşünüldüğü gibi sürecin sonunda değil, liderlerin Ban'la gerçekleştirecekleri üçlü görüşmenin ardından, "Mülkiyet" ve "Toprak" başlıkları yeniden ele alınmadan önce yapılması düşüncelerinin mevcut olduğunu yazdı. Bu düşünceye göre Ban'ın bu görüşü liderlere üçlü görüşmede dile getirmesi, liderlerin üçlü görüşme sonrasındaki 30 günlük süre zarfında "Güvenlik ve Garantiler" konularıyla uğraşması ve ardından da Yunanistan, Türkiye, İngiltere, AB ve BM'nin katılacakları uluslararası bir konferansın gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Gazete, bu düşüncenin oluşmasının sebebi olarak, "konferansın Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinde yeni bir dinamizmin oluşması, uluslararası toplum ve AB'nin dikkatlerinin yeniden Kıbrıs sorununa çevrilmesi ve bu konularda anlaşmaya varılması durumunda da Kıbrıs sorununun kesin çözümünde gerçekten geri sayımın başlamasını sağlayacak olmasının" gösterildiğini vurguladı.
Konferansın başarıyla sonuçlanması durumunda "iki toplumda var olan müzakerelerin başarısızlığa uğrayacağı düşüncesinin de ortadan kalkacağı, toprak ile mülkiyet konularının birbirlerine paralel müzakere edilmesi ve 2011 yılı sonunda al-ver sürecine geçilmesi yönünde liderlere baskı unsuru oluşturacağı" da düşünülüyor.
Gazete, Türkiye'nin ise bu öneriyi kabul etmesinin pek olası görülmediğini, bunun en büyük sebebinin ise "Garantiler ve Güvenlik" konularında askerini çekmek ve garantörlüğün kaldırılması gibi tavizler vermesi durumunda Kıbrıs Türk tarafının buna karşılık ne alacağını bilmemesi olduğunu da savundu.
Haberde ayrıca, bu tür bir öneri ya da düşünce konusunda Rum hükümetine yönelik herhangi bir yoklama ya da sondaj girişiminde bulunulmadığı da belirtildi.
"EROĞLU İKİ AYRI DEVLETTE ISRARCI"
Öte yandan gazete, yukarıdaki başlık altında verdiği haberinde, müzakerelerde zaman zaman yaşanan uzlaşılara karşın görüş ayrılıklarının devasa büyüklükte olduğunu, Kıbrıs Türk tarafının çeşitli müzakere başlıklarında ısrar ettiği tezlerinin konfederasyon niteliği taşıdığını iddia etti.
Habere göre Kıbrıs Türk tarafı ve Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun, 6 konu hakkında müzakere masasına sunduğu öneriler konfederasyon unsurları içeriyor.
Gazete, bu konulardan ilkinin "Egemenlik" konusu olduğunu ve Eroğlu'nun 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Hristofyas'la vardığı uzlaşı noktalarını kabul etmediğini yazdı. Habere göre Eroğlu, "federal devletin egemenliğinin halktan değil devletçiklerden kaynaklanmasını" talep ediyor.
Gazete, devletçiklerden birinin egemenliğe ilişkin onayını geri çekmesi durumunda federal devletin dağılması ve devletçiklerin kendi egemenlikleriyle kalmaları durumu olacağı için, bu görüşün "tehlikeli" olduğunu savunurken, Talat'la müzakere edilmiş, ancak hiçbir zaman kesin anlaşmaya bağlanmamış görüşün ise, "egemenliğin Kıbrıs halkından kaynaklandığı" şeklinde olduğunu ileri sürdü.
Gazete, Kıbrıs Türk tarafının sözde konfederasyon unsurları içeren öneriler yaptığı diğer 5 unsuru ise şu şekilde sıraladı:
"2. Gümrükler: Kıbrıs Türk tarafı, gümrüklerin bağımsız olmaları ve her devletçikte bulunan giriş çıkış noktalarından sorumlu olacak gümrük makamlarının devletçiklerin yetkisi altında bulunmalarında ısrar ediyor.
3. Sahil Koruma: Kıbrıs Türk tarafı iki ayrı sahil koruma gücünde ısrar ediyor.
4. Arama ve Kurtarma: Kıbrıs Türk devleti bu hizmetin federal hükümetin değil devletçiklerin yetkisi dahilinde yer almasını istiyor.
5. Sivil Havacılık Kontrol Merkezi: Kıbrıs Türk tarafı her iki devletçiğin ayrı sivil havacılık kontrol merkezine sahip olmasını ve bu iki kontrol merkezinin Kıbrıs'ın hava sahanlığının bir bölümünü kontrol etmelerini istiyor.
6. Uluslararası Anlaşmalar İmzalanması: Kıbrıs Türk tarafı her iki devletçiğin uluslararası anlaşmalar imzalama yetkisine sahip olmasını talep ediyor. Kıbrıs Rum tarafı ise kültür, eğitim ve ticaret konularında imzalanacak uluslararası anlaşmalarda 'bağımsızlık' yerine hareket esnekliği olmasını öneriyor".
(SB/CAN)
 
8 Mayıs 2011 Pazar 14:46
Okunma: 674
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)