Ana Sayfa » Kıbrıs » Markulli'nin Açıklamalarına tepki

Markulli'nin Açıklamalarına tepki

"markulli'nin Açıklamaları Kıbrıs Rum Tarafıyla Hiçbir Şekilde Anlaşmaya Varılamayacağını Gayet Net Şekilde Ortaya Koydu".

 
 
Markulli'nin Açıklamalarına tepki
"HRİSTOFYAS'IN CUMHURBAŞKANI EROĞLU'NU FENERBAHÇE MAÇINA 'KIBRIS CUMHURİYETİ VATANDAŞI' OLARAK DAVET ETMESİ BÜYÜK BİR HAKARETTİR"


Lefkoşa, 4 Eylül 12 (T.A.K/Emir Ertorun): Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli'nin Kıbrıslı Türklerle ilgili olarak yaptığı son açıklamalarını, Kıbrıs Türk halkının tümüne karşı yapılan bir hakaret olarak gördüğünü vurguladı.


Özgürgün, "Çok derin anlamı olan, siyasi olarak Rumların nereye gitmek istediğini gösteren, içini döken, Kıbrıs Türk halkına, fırsat bulunduğu taktirde, tek yaşama hakkının sıradan insanlar olarak sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nde hiçbir siyasal hak verilmeden bir azınlık statüsünde yaşamak olduğunu söyleyen bir açıklama yapmıştır" dedi.


Markulli'nin "sıradan Kıbrıslı Türkler'dir bizim yanımıza almamız gereken" açıklamasının, Kıbrıs Rum tarafıyla hiçbir şekilde anlaşmaya varılamayacağını net şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Özgürgün, bunun; Rumların, iki eşit kurucu devlet, iki halkın siyasi eşitliği ve iki kesimlilik gibi çok önemli, üzerinde yıllarca konuşulup uzlaşılmış yerleşik BM parametrelerini de kesinlikle hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerini açıkça ortaya koyan bir açıklama olduğunu kaydetti.


Kıbrıslı Türkler arasında "sıradan" ve "sıradan olmayanlar" diye ayrım yapmanın, Kıbrıs Türk halkının seçtiği Kıbrıs Türk liderliğine hakaret etmenin aslında Kıbrıs Türk halkına hakaret etmek olduğuna vurgu yapan Dışişleri Bakanı Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının Rumlardan çok daha bilgili ve eğitimli, devlet kurup yönetme bilincine sahip olduğunu, bunun kurduğu devletle ve demokratik yapısıyla tüm dünyaya gösterdiğini belirtti.


Özgürgün, Rum tarafının sürekli bir şekilde Kıbrıs Türk tarafını her konuda engellemek yerine, zor durumda olan ekonomisini de düzeltmek adına işbirliği ortamı yaratması gerektiğine, sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerle iki halkın kaynaşmasına yardımcı olması gerektiğine işaret etti, ancak bugüne kadar KKTC olarak Rumlarda böyle bir niyet göremediklerini söyledi.


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Rum Dışişleri Bakanı Markulli'nin Kıbrıslı Türkler ilgili son açıklamalarını ve Türkiye'nin futbol takımlarından Fenerbahçe ile Limasol takımı AEL arasında oynanacak futbol maçı için konusunda Rum tarafında yapılan açıklamaları Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine değerlendirdi.


Özgürgün, Markulli'nin açıklamalarının, Rumların bilinen ve hiç sapmayan politikalarını bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, bu politikanın; "Kıbrıslı Türkler azınlıktır, Kıbrıs Türk liderliği ve Türkiye yok edilmesi gereken bir düşmandır, Türk askeri adadan çıkması gereken bir anomalidir" politikası olduğunu kaydetti.


Dışişleri Bakanı Özgürgün; Rum tarafının, son zamanlarda İngiliz üsleri için de aynı politikayı sergilediğini, bunun amacının; yakında Ada'ya gelecek olan İngiltere Dışişleri Bakanı'ndan Rum politikalarına destek vermesini sağlamak için İngiltere'ye gözdağı vermek olduğunu ifade etti. Özgürgün şöyle dedi:


"Rum tarafı, İngiliz Dışişleri Bakanı'nın Kıbrıs'a yapacağı ziyaret öncesinde İngiliz üslerine karşı söylemlerini artırdı. Bu da İngiltere'nin Rumlar lehine açıklamalar yapması için güzel bir politika. Rumlar bunu yaparak İngiltere'ye aba altından sopa gösterip tehdit etmeye çalışıyor.".


Özgürgün, Markulli'nin "sıradan Türkler" derken işbirlikçilerinden bahsettiğinin açık olduğunu, açıklamalarında bunun görüldüğünü, "destekçilerimizle aramızı açmayalım" dediğini kaydederek, burada düşünülmemesi gereken tuzağın bu olduğunu, Kıbrıs Türk halkının çok büyük mücadeleler verdiğini, ama her dönemde Rumlarla işbirliği yapan böyle bir azınlığın bulunduğunu ve Rumların da bunu söylemekten çekinmediğini dile getirdi.


KIBRIS TÜRK HALKININ BİLMESİ GEREKEN...


Kıbrıs Türk halkının bilmesi gerekenin; Anavatan Türkiye'nin desteğiyle bugünlere geldiğini ve Türkiye olmadan buradaki varlığını sürdüremeyeceği olduğunu ifade eden Özgürgün, Rum ve Yunan tarafının uzun yıllardır oynadığı oyunun KKTC ile Türkiye arasındaki sarsılmaz bağı koparmak olduğunu ancak bu konuda asla başarılı olamayacağını vurguladı.


Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs'taki varlığının, Rumlar kabul etse de etmese de onlar kadar meşru olduğunu, Kıbrıslı Türklerin kendi kendini yönetecek demokratik olgunluğa, yapıya, bilince ve eğitime sahip olduğunu vurguladı.


"'SIRADAN KIBRISLI TÜRKLER' SÖZÜ..."


Rumların bunu kabul etmesinin değil, bu gerçeğin ortada durmasının önemine vurgu yapan Özgürgün, Markulli'nin "sıradan Kıbrıslı Türklerdir bizim yanımıza almamız gereken" sözünün, "aslında yönetim talep etmeyen, sadece Kıbrıslı Rumların yönetiminde olmasını kabul eden ve sıradan insanlar olarak yaşamayı kabul edenleri" işaret ettiğini kaydeden Özgürgün, şöyle devam etti:


"HAKARET İÇEREN SÖYLEMLER"


"Bu söylem aslında Kıbrıslı Türklere karşı yapılan çok hakaretvari bir söylemdir. 'Bunlar yönetmeyi bilmez, ancak sıradan insanlar olarak yaşayabilirler' gibi çok hakaret içeren bir söylemdir.


"KIBRISLI TÜRKLER BÖYLE ÇOK MARKULLİLER GÖRDÜ..."


Markulli bilmelidir ki, Kıbrıslı Türkler böyle çok Markulliler gördü, geçirdi. Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme kalitesi, şuuru, eğitimi Güney'deki Rum yönetiminden çok daha fazladır.


Markulli'ye söyleyecek söz bulamıyorum, ama gerek Kıbrıslı Türklere, gerek Türkiye'ye gerekse İngiltere'ye yaptığı hakaret büyük bir kendini beğenmişlikle yapılmıştır. Aslında gayrı meşru bir AB üyeliği, dönem başkanlığı ve Kıbrıs Cumhuriyeti var. Bunun üzerine kurulmuş bir yapı ile bunları söylemek tutarsızlıktır."


"KIBRISLI TÜRKLER RUMLARDAN ÇOK DAHA BİLGİLİ VE EĞİTİMLİ"


Kıbrıslı Türkler arasında "sıradan" ve "sıradan olmayanlar" diye ayrım yapmanın, Kıbrıs Türk liderliğine, halkın seçtiği insanlara hakaret etmenin aslında Kıbrıs Türk halkına hakaret etmek olduğuna vurgu yapan Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının Rumlardan çok daha bilgili ve eğitimli, devlet kurup yönetme bilincine sahip olduğunu gösterdiğini vurguladı.


Özgürgün, Rum tarafının sürekli bir şekilde Kıbrıs Türk tarafını her konuda engellemek yerine, zor durumda olan ekonomisini de düzeltmek adına işbirliği ortamı yaratması gerektiğini ifade ederek, sıkıntılı dönemlerin işbirliği yapılarak aşılabileceğine ve böylece daha büyük ekonomik kazançlar elde edilebileceğine dikkat çekti.


MARKULLİ'YE...


Markulli'ye seslenerek, "Bugün Kıbrıs'ta tartışılması gereken, 'ekonomiyi nasıl daha ileriye götürebiliriz, ekonomik olarak nasıl daha fazla yol alabiliriz ve Yeşil Hat Tüzüğü'nü nasıl geliştirebiliriz olmalıdır" diyen Özgürgün, ancak Rumların, "Kıbrıslı Türkler üzerinde siyasi yönden nasıl kazanç sağlayabiliriz"  konusuyla ilgilendiğini, ekonomik bir derdi olmadığını ifade etti. Dışişleri Bakanı Özgürgün, Rumların Kıbrıs konusunda "dar kafalı bir zihniyetle" yol aldığını ve sorunu sadece Türkiye'nin "adayı işgali" olarak gördüğünü de kaydetti.


Hüseyin Özgürgün, Rumların, yangın veya adli olaylarda bile Kıbrıs Türk tarafıyla işbirliği yapmadığını, sporu dahi siyasete alet ettiğini belirterek, 2008'de Olimpiyat meşalesi Güney'e geldiğinde KKTC'ye geçmesine izin verilmediğini, Türk takımlarının KKTC'de maç yapmasını engellediğini ifade etti.


"AMBARGOLARIN SORUMLUSU RUMLAR"


Kıbrıslı Türkler üzerindeki ambargoların sorumlusunun Rumlar olduğunu ifade eden Özgürgün, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün hayata geçmesini engelleyenin de Rum tarafı olduğunu belirtti.


Bu zihniyetin bir parçası olan Markulli'nin açıklamalarını, Kıbrıs Türk halkına karşı bir hakaret olarak gördüğünü yineleyen Dışişleri Bakanı Özgürgün, şunları söyledi:


"Markulli'nin açıklamaları; çok derin anlamı olan, siyasi olarak Rumların nereye gitmek istediğini gösteren, içini döken, Kıbrıs Türk halkına, fırsat bulunduğu taktirde, tek yaşama hakkının sıradan insanlar olarak sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nde hiçbir siyasal hak verilmeden bir azınlık statüsünde yaşamak olduğunu söyleyen bir açıklama yapmıştır.


Bu konuda gerçekten sayın Markulli, bu açıklamayla, Kıbrıs Rum tarafıyla hiçbir anlaşmaya varılamayacağını gayet net şekilde ortaya koymuştur. İki eşit kurucu devlet, iki halkın siyasi eşitliği ve iki kesimlilik gibi çok önemli, üzerinde yıllarca konuşulup uzlaşılmış yerleşik BM parametrelerini de kesinlikle hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerini açıkça ortaya koyan bir açıklamadır."


Rum tarafıyla bir anlaşma olabileceğini, bu aşamada kesinlikle mümkün görmediklerini ifade eden Özgürgün, bu aşamada çok dikkatli olunması gerektiğini, Kıbrıs Türk halkının arasına nifak sokulmak istendiğini söyledi.


Dışişleri Bakanı Özgürgün; Kıbrıs Türk halkını azınlık olarak göstermek, sonra da "sıradan Kıbrıslı Türklerle aramızı bozmamamız gerekir" demenin "dalga geçmekten" başka bir şey olmadığını ifade etti.


FENERBAHÇE - AEL MAÇI...


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, UEFA Avrupa Ligi'nde yapılan kura çekiminde Fenerbahçe ile Limasol takımı AEL'in eşleşmesine de değinerek, bu konuda Rum tarafında yapılan açıklamaları da değerlendirdi.


Özgürgün, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nu "Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı" olarak davet etmesinin büyük bir hakaret olduğunu vurguladı.


KKTC'nin Cumhurbaşkanı seçilmiş Eroğlu'na "sıradan insan" olarak "gel maçı seyredelim" demesinin Kıbrıs Türk halkına yapılmış bir hakaret olduğunu ifade eden Özgürgün, bunun; Kıbrıs Türk halkına "seçtiğinizi tanımam, siz seçemezsiniz, siz azınlıktan başka bir şey olamazsınız" demek anlamına geldiğini kaydetti.


Özgürgün, Fenerbahçe ile Limasol takımı AEL arasında oynanacak maç örneğinde Rumların spora bile siyaseti karıştırdıklarının belirterek, bunda Rum tarafındaki milliyetçilik, ekonomik sıkıntılar, Kilise baskısı ve iktidar isteğinin de etkili olduğuna işaret etti.


Müzakereleri yürüten iki liderin birlikte maç izlemesinin anomali olmadığını, ancak burada Hristofyas'ın vermek istediği mesajın; "Kıbrıs'ı temsil eden Kıbrıslı Rumlardır ve Kıbrıs Cumhuriyeti'dir... O'nun takımı da Türkiye ile maç yapar, bende 'Abdullah Gül ile seyrederim' demek istediğini ancak söyleyemediğini kaydetti.


Rumların muhatabının KKTC olduğunu, Türkiye'nin hiçbir zaman Rumların muhatabı olmadığını ifade eden Dışişleri Bakanı Özgürgün, Rumların bunu anlayamadığını, maç yapmanın, o ülke ile siyasi temas kurma anlamına gelmediğini vurguladı.


Kıbrıs Türk takımlarının Rum takımlarıyla maç yapması için birçok kez talepte bulunduklarını ancak ret cevabı aldıklarını belirten Özgürgün, Kıbrıs Türk takımlarının ligde yer aldığını, şampiyonluklar kazandığını ve örneğin AEL'in Çetinkaya ile bir maç yapabilmesi gerektiğini kaydetti.


İki halkın yakınlaşması için önce sportif, kültürel ve sanatsal faaliyetlere önem verilmesi gerektiğini, ancak Rum tarafının buna bile yanaşmadığını, KKTC'den sadece azınlık bir kesimle işbirliği yaptığını ifade eden Özgürgün, bu zihniyetle bir anlaşmaya gidilemeyeceğini vurguladı.


"BİR FIRSAT ANCAK..."


İki taraf arasında sportif faaliyetlerin bir fırsat olduğuna, ancak bilinen Rum zihniyeti nedeniyle bunun kullanılamadığına işaret eden Dışişleri Bakanı Özgürgün, aksine bu tip faaliyetlerin Kıbrıs sorununun çözümü için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.


Özgürgün, Fenerbahçe ile maç yapılmasının Kıbrıs sorununu ne ileriye ne de geriye götüreceğini ifade ederek, bunun bir spor faaliyeti olduğunu, Fenerbahçe'nin gelip maçını yapacağını ve ülkesine döneceğini, ancak Kıbrıs Türklerinin özleminin Fenerbahçe ile Kıbrıs Türk takımlarının ya da Rum takımlarıyla Kıbrıs Türk takımlarının maç yapması olduğunu vurguladı.


KKTC'nin her alanda ve her konuda bir devlet yapısı içerisinde olduğunu, spor faaliyetlerini yürüttüğünü, düzenli bir futbol ligi olduğunu anlatan Özgürgün, spor ambargosu konusunda UEFA'nın da büyük bir yanlış içinde olduğuna dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Özgürgün, bu konuda büyük desteğe ihtiyaç duyduklarını da ifade etti..


Uluslararası spor müsabakalarına katılmak isteyen Kıbrıs Türk takımlarının hala daha Rum ve Yunan engeliyle karşılaştığını ve bunu UEFA gibi kuruluşların artık görmesi gerektiğini vurgulayan Özgürgün, bunun "iki yüzlü bir politika" olduğuna işaret etti ve, bu politikanın kimseye bir şey kazandırmadığının altını çizdi.


Anavatan Türkiye'nin KKTC ile arasının açılmasının ancak bir hayal olabileceğini, Türkiye'nin KKTC'ye yaptığı yatırımların aslında Kıbrıs'ta bir anlaşmanın temeli olabileceğini ifade eden Özgürgün, şunları söyledi:


"Türkiye Kıbrıs'ta iki taraf arasında bir birine denk bir ekonomi oluştuğu taktirde anlaşmanın daha kolay olacağını ve bir anlaşmanın her zaman BM parametreleri çerçevesinde mümkün olduğunu, o zaman Türk askerinin de buradan zaten çekilebileceğini söylüyor.


Dolayısıyla burada anlaşmanın önünde ciddi engel olan ve sporu bile buna alet eden Rum tarafının bir anlaşma niyeti olmadığı görülüyor."


(EMR/SEL) FOTOĞRAFLI


 
4 Eylül 2012 Salı 15:49
Okunma: 629
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)