Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Bütçe Görüşmeleri 5. Gününde (3)

Meclis Bütçe Görüşmeleri 5. Gününde (3)

Ekenoğlu: "antioksidan Özelliği Yüksek Olan, Ata Mirası Zeytine Gereken Önem Verilmeli".

 
 
Meclis Bütçe Görüşmeleri 5. Gününde (3)

"İNSAN SAĞLIĞI VE EKONOMİ İÇİN DAHA KALİTELİ ÜRÜN ÜRETİLMESİ GEREKİR. GIDA VE HAL YASALARI BİR AN ÖNCE GEÇİRİLSİN"

İZBUL: "TAŞOCAKLARI CİDDİ CİDDİ DEĞERLENDİRİLİP TAŞOCAĞI İŞLETMELERİNE SON VERİLMELİ"

YEKTAOĞLU: "AB BALIKÇILIK KONUSUNDA KKTC'YE BİR MİKTAR  DESTEK VERMESİNE KARŞIN YAKALANAN BALIĞI SATAMADIKTAN SONRA BU YARDIMIN BİR ANLAMI YOKTUR"

ANGOLEMLİ "YAŞANTIMIZI A'DAN Z'YE AB'YE UYDURMAK ZORUNDAYIZ. YAPARSAK DA BUNDAN KARLI BİZ ÇIKACAĞIZ"

AMCAOĞLU "GIDA GÜVENLİĞİ KONUSUNDA HİÇBİR DÖNEMDE OLMADIĞI KADAR CİDDİ DENETİM VE TAHLİLLER YAPILMAKTADIR"

Lefkoşa, 12 Aralık 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 201 milyon 369 bin 590 TL'lik Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesini oy çokluğuyla onayladı.

Cumhuriyet Meclisi'nde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesiyle ilgili ikinci konuşmayı yapan CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Fatma Ekenoğlu, Gıda Yasası ile Hal Yasası'nın bir an önce Meclis'ten geçirilmesini; marka olma imkanı bulunan zeytin ve zeytinyağının da teşvik edilmesini istedi.

Ekenoğlu, tarım arazilerinin azaldığını; tarıma yeterli önemin verilmediğini söyledi.

Narenciyede bu yıl rekoltenin düşük olacağının belirtildiğini kaydeden Ekenoğlu, CTP-BG döneminde yapılan projelerle tür değiştirme ve destekler uygulandığını belirtti.

İhracat teşvik primlerinde çok hassas ve denetleyici olmak gerektiğini vurgulayan Ekenoğlu, bu yıl narenciyenin pazarlanması için ne gibi çalışmalar yapıldığını sordu.

Fatma Ekenoğlu, maliyetler artarken narenciye fiyatlarının düşük kaldığını; Hükümet'in narenciyeye tahıldan daha düşük destek verdiğini belirtti.

2012'de tonu ortalama 310 TL olan narenciyeye teşvik priminin yetersiz kaldığını ifade eden Ekenoğlu, kanser ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyan antioksidan özelliği yüksek  yerli zeytine de gerekli önem verilirse markalaşabileceğini söyledi.

Tüm kötü koşullara rağmen narenciyenin hala ihracatta birinci sırada yer aldığını; atalardan miras bulunan zeytinin de iyi korunması gerektiğini vurgulayan Fatma Ekenoğlu, kanser hastalıklarının yüksek olduğu ülkede zeytinin önem taşıdığını, teşvik edilmesi gerektiğini anlattı.

CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Ekenoğlu, insan sağlığı ve ekonomi için daha kaliteli ürün üretilmesi gerektiğini vurguladı. Zeytinyağı fabrikalarının da denetlemesini isteyen Ekenoğlu, eğitimin de önemine dikkat çekti.

"ZEYTİNYAĞI BİR YER EDİNENE DEK TEŞVİK PRİMİ VERİLSİN"

Ekenoğlu, zeytinyağı ihraç edenlere de, markalaşıp, bir yer edinene kadar ihracat teşvik primi verilmesini önerdi.

Gıda Yasası'nın ve Hal Yasası'nın bir an önce yapılmasını; tüzüklerinin de hemen hazırlanmasını isteyen Fatma Ekenoğlu, böylece insan sağlığı için olumlu bir adım atılmış, markalaşma şansı olan zeytinyağının önünün de açılmış olacağını; Hal Yasası'yla üreticilerin birkaç kişinin insafına bırakılmasının önleneceğini söyledi.

Kıbrıs'ta üretilen enginarın çok kaliteli ve lezzetli olduğunu belirten Ekenoğlu, ziraat mühendislerinin çiftçinin; veterinerlerin de hayvancıların yanında yer alması için gerekli politikaların üretilmesini istedi.

Fatma Ekenoğlu, dünya harnup piyasasına girmek için çaba harcanması gerektiğini; oysa Karpaz'da harnup ağaçlarına zarar veren farelerle bile mücadele edilmediğini belirtti.

"DDT KALINTILI PATATESLER NE OLDU?"

Gıdalardaki ilaç kalıntılarının insan sağlığı için çok zararlı olduğunu; üreticilere de ekonomik boyutuyla zarar verdiğini kaydeden Ekenoğlu, DDT kalıntılı olduğu için ihraç edilemeyip geri dönen patatesin akıbetinin ne olduğunu sordu.

"Tarım Bakanlığı laboratuarlarındaki sağlık tetkiklerinde yumurta ve tavukta hormon tetkiki de yapılıyor mu?" diye de soran Ekenoğlu, gıda güvenliği için hassas davranılmasını istedi.

Yaprak ve toprak analizlerinin üreticilerin ürünlerinin durumunu görmesi için önemli olduğunu vurgulayan Ekenoğlu, bu testlerin teşvik edilmesini istedi.

Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)'lu ürünler konusunda dünyadaki gelişmelere değinen Ekenoğlu, zararlılarla mücadele edilirken zararsız canlıların da hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, Kalavaç muhtarının kimyasal ilaçlamaya karşı başardığının örnek olmasını istedi.

İZBUL

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesiyle ilgili söz alan CTP-BG Girne Milletvekili Salih İzbul, taşocaklarının bilinçsiz ve usule uygun olmayan koşullarda çalıştırılmasının zararlarını her yıl anlattığını ancak bir gelişme görmediğini, o yüzden bu yıl da bu konu üzerinde durmak istediğini söyledi.

İzbul, taşocaklarının yarattığı çevre tahribatının herkesçe görüldüğünü, en büyük sorunun da Değirmenlik civarında yaşandığını kaydederek, o bölgedeki ağaçların da tozlar yüzünden beyazlaştığını belirtti.

Salih İzbul, taşocaklarında Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun; bir taşocağı açılırken ve kapatılırken ne gibi kurallara uyulması gerektiğinin önemli olduğunu anlatarak, ülkenin bu kadar çok taşocağına ihtiyaç olmadığını; belki de taşocaklarında üretilenler ithal edilirse verilecek paranın, çevreye verilen zarar ve yarattığı olumsuzluklardan çok az olacağını; dolayısıyla konunun ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Geçen yılki taşocaklarıyla ilgili çalıştaya değinen İzbul, çıkan sonuçların dikkate alınması ve taşocaklarının verimli çalıştırılması gerektiğini söyledi.

İzbul, bunlar yapılmadığına göre, ciddi ciddi araştırma yapıp, taşocaklarının işletilmesine son verilmesini önerdi.

Balıkçılık konusuna da değinen Salih İzbul, yeterli teşvikin verilmediğini belirtti ve eleştirilerde bulundu.

Barınaklara yeterli ödeneğin ayrılmadığını; sorunun bu yıl halledilmesi dileğinde bulunan İzbul, ülkede sadece et değil, balık kaçakçılığı da yapıldığını söyledi.

YEKTAOĞLU

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili, Meclis Başkan Yardımcısı Mustafa Yektaoğlu, Petrol Dolum Tesisi'ne karşı mücadele edenleri kutlayarak başladığı konuşmasında, çevre sorunları yaratacağına inandığı petrol dolum tesisine karşı verilen mücadeleye destek belirtti.

Bir milletvekili olarak Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi'nin söylediklerine uygun olarak konuyu sorguladığını kaydeden Yektaoğlu, güzelim Karpaz'ın mahvedilmesini istemediğini vurguladı.

Kalecik'te kirli sanayi tesisi de istemediklerini ifade eden Yektaoğlu, doğanın mahvedileceğini, duyarlı örgütler karşıyken, birkaç kişi para kazansın diye böylesi bir tesise ülkede yer olmayacağını söyledi.

Yektaoğlu, çevre için duyarlılığın devamını diledi.

Dünyanın en zengin balık sürülerinin Kıbrıs adası yakınlarından geçtiğini ama Kuzey Kıbrıs'ın bundan yararlanamadığını; yıkıcı balıkçılık şekilleriyle bu kaynakların tüketildiğini söyleyen Yektaoğlu, Akdeniz'de sürdürülebilir balıkçılığın kaybolduğunu, denizdeki servetin azaldığını belirtti.

Güney Kıbrıs'ın tüm Kıbrıs adası adına bu zenginliklerden yararlanarak yılda 22 milyon Euro kazanmakta olduğuna işaret eden Yektaoğlu, KKTC'nin ilgili uluslararası kuruluşlara üye olmadığı için yakalasa da bu balıkları satamadığına işaret etti.

AB'nin balıkçılık konusunda KKTC'ye bir miktar destek vermesine karşın yakalanan balık satılmadıktan sonra bu yardımın bir anlamı olmadığını kaydeden Yektaoğlu, uluslararası hukukta kıyısı olmayan ülkelere bile balık avlama hakkı verilirken KKTC'ye bu hakkın verilmemesinin yarattığı olumsuzluklara değindi.

Yektaoğlu, Kıbrıs Türk halkının balıkçılık konusundaki haklarını ilgili uluslararası kuruluşlara taşıyıp mücadele vermesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Balıkçılığın geliştirilmesi için her adımın atılması gerekirken balıkçılık   konusunda Antalya'da yapılan Atlantik Ton Balığının Korunması Uluslararası Konvansiyonu (ICCAT) toplantısına   KKTC'den bir kişinin dahi gitmediğini ifade ederek, bu anlayışla bir yere gidilemeyeceğini ileri sürdü.

Kıbrıs Maden Şirketi (CMC)'nin atıklarının zararı henüz devam ederken, petrol dolum tesisi gibi yatırımlara izin verilmemesi gerektiğini kaydeden Yektaoğlu, "Toprağa ihanet ettiğimiz gibi denizlerimize de ihanet etmeyelim" dedi.

ANGOLEMLİ

Toplumcu Demokrasi Partisi Gazimağusa  Milletvekili Hüseyin Angolemli de yaptığı konuşmada, bu sene yağışların iyi gitmesi nedeniyle her tarafın yeşillenip hayvancıya yem çıktığını, bu çerçevede yemlerin ucuzlaması beklenirken, hükümetin tam tersine aldığı önlemlerle pahalılık olduğunu savundu.

İnsanın beslenmesinin ve sağlığının tarıma bağlı olduğunu, bu nedenle AB'de tarıma yüzde 40 dolayında pay ayırdığını, bundan en fazla payı alan Fransa'nın bu nedenle Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı çıktığını ifade eden Angolemli, ama Fransa'nın bunu değil, başka siyasi gerekçeleri öne sürdüğüne işaret etti.

Avrupa Birliği çiftçisini korumak için tarım   ürünlerinin Türkiye'den ithalatını yasakladığını, KKTC'nin ise herkese kapılarını açtığını kaydeden Angolemli, Hükümet'in çiftçisini, tarımcısını korumak için ithal tarım ürünleri konusunda önlem almasının şart olduğunu vurguladı.

Hükümet'te çiftçiyi ve tarımcısı kortumsa konusunda yeterli özeni göremediğini kaydeden Angolemli, mazotla benzin fiyatının eşitlenmesine rağmen, çiftçiye söz verilen mazot desteğinin gününde verilmediğini kaydetti.

Kuzey Kıbrıs'ın AB'ye girdiğini, tek noktanın müktesebatın uygulanması olduğunu kaydeden Angolemli, bu nedenle tüm çalışmaların AB'ye göre yapılmasının kaçınılmaz olduğuna işaret etti.

Angolemli "Yaşantımızı A'dan Z'ye AB'ye uydurmak zorundayız. Yaparsak da bundan karlı biz çıkacağız" dedi.

"Tarıma önem vermiş olsaydık. Şimdiye kadar bin defa Tarım Master Planı'nı yapmış olacaktık" diye sözlerini sürdüren Angolemli, tarım arazileri üzerine çeşitli iş yerleri ve fabrikalar kurulmaya başladığına   işaret ederek, bu durumu eleştirdi.

TC ile KKTC arasında imzalanan protokolde 2013'e kadar master planının hazırlanacağının yazdığını ifade eden Angolemli, bunun başarılıp başarılamayacağını dikkatle izleyeceğini söyledi.

Kaçakçılıktan en fazla zararı hayvancının gördüğünü, çünkü Güney Kıbrıs'ta gidenlerin düşük olduğu için daha ucuz olan ürünlerin kaçak yolardan KKTC'ye girmekte olduğunu ifade eden Angolemli, bunun önüne geçilmesinin yolunun hayvancının girdilerinin düşürülmesi olduğunu, aksi taktirde bunun önüne geçilemeyeceğini vurguladı.

Her eylemden sonra hayvancılara verilen sözlerin yerine getirilmediğini, bu nedenle hayvancının hakkını almak için sonuç alıncaya kadar eylem yapması gerektiğini savunan Angolemli, aksi taktirde hayvancıların sorunlarının çözülmeyeceğini ileri sürdü.

Çiftçiler  Birliği Başkanı'nın "Tarım Bütçesi'ne evet diyenleri vatan haini ilan edeceğiz" şeklinde açıklama yaptığını ifade eden Angolemli, ambargolar nedeniyle ürettiğini satamayan ve zor koşullar altında üretim yapan  çiftçiye verilecek her kuruşun halka döneceğini bu nedenle çiftçiye  verilen desteğin artırılmasının şart olduğunu söyledi.

Türkiye'ye en önemli ihracatı yapan enginar üreticilerinin de tüccarların kıskacına girmeye başladığını savunan Angolemli, Hükümet'in enginar üreticilerinin örgütlenmesine katkı yapmasını, ayrıca dondan çok etkilendiği için enginar ürününün de Tarım Sigortası Fonu   kapsamına alınmasını istedi.

ABD'nin 50 yılık strateji belirleyerek ülkeyi yürütürken, Kuzey Kıbrıs'ta bu kültürün olmadığını, günübirlik kararlarla ülkenin idare edilmeye çalışıldığını savunan Angolemli, tarımdan başlayarak uzun vadeli strateji belirlenebileceğini söyledi.

Türkiye'den getirilecek suyun kullanımı ve dağıtımıyla ilgili stratejilerin de bir an önce belirlenmesi gereği üzerinde duran Angolemli, bugüne kadar bu konuda ne yapıldığını  sordu.

Denizlerdeki balık zenginliğinden yararlanmak için balıkçıları güçlendirmek gerektiğini ancak bunun bugüne kadar yapılmadığını kaydeden Angolemli, TC ile KKTC arasında imzalanan protokolde balıkçılığın geliştirilmesinin ve örgütlenmesinin  öngörülmesinin önemli olduğunu, Hükümet'in de bu yönde bir an önce adım atmasını istedi.

Angolemli,  ihracatta sorunlar yaşanan  narenciyenin iç piyasada azami tüketilmesi için çalışma yapılması gerektiğine işaret ederek, sıkma portakal ile bunun çözülebileceğini söyledi.

Angolemli, narenciye üreticisinin de zamanında ödenmemesinin üreticiyi zora soktuğunu ifade etti.

KKTC'nin en güzel ürünü olan patatesin Türkiye'ye pazarlanması konusunda kolaylık sağlaması için Türkiye Büyükelçiliği'ne çağrı yapan Angolemli, patateste Türkiye kapısı açılması durumunda üretimin 6 bin değil 20 bin tona yükselebileceğini söyledi.

Angolemli "Türkiye'ye enginarı sevdirdik, patatesi de sevdirmemiz lazımdır" şeklinde konuştu.

Angolemli, halkın endişelerinin giderilebilmesi için, tarımsal ürünlerde kullanılan ilaçların limitlerini düzenli ölçebilecek şekilde laboratuarların geliştirilmesi gerektiğinin altını da çizdi.

Süt ödemelerinin gününde yapılmamasının üreticiyi ciddi sıkıntıya sokmakta olduğunu anlatan Angolemli, "İmalatçı para vermedi ben sana veremem" yaklaşımın kabul edilemeyeceğini,  bu nedenle süt ödemelerinin düzenli hale getirilmesini şart olduğunu" söyledi.

Rekabet Kurulu oluşturulmasına karşın, çalıştırılmadığını, bu nedenle Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY)'nin batmasından sonra uçak şirketlerinin anlaşarak İstanbul bilet fiyatlarının iki katına çıkarıldığını ifade eden Angolemli "Nerede bu Rekabet Kurulu?" dedi.

EMİROĞLULARI

TDP Milletvekili  Mustafa Emiroğluları  ise "Tarımın neresinden başlasak dökülür" diyerek konuşmasına başladı.

TC ile KKTC arasından imzalanan protokolde tarımla ilgili konulara değinmek istediğini belirten Emiroğluları, protokolde yer alan ifadeleri okudu ve bunların Türkiye tarafından hazırlanıp protokole konduğunu ileri sürdü.

Emiroğluları, protokolde yer alan tarımla ilgili öngörülerin gerçekleştirmesi için öncelikle alt yapının tamam olması gerektiğini söyledi.

KKTC üretiminin önündeki en büyük engelin Türkiye'nin uluslararası alanda imzaladığı anlaşmalar olduğunu ileri süren Emiroğluları, Türkiye ile KKTC arasında menşeine iade anlaşmasının olmamasından kaynaklanan sorunlara işaret etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'nın insan sağlığı açısından en önemli bakanlıklar arasında yer aldığını ifade eden Emiroğluları,  tavuk ürünlerinde meydana gelen tekelleşmenin önlenebilmesi konusunda Bakanlığın sınıfta kaldığını savundu.

İhracat yapan hellim üreticilerine ihracatta kilo başına 2.5 Dolar teşvik verilmesinin doğru olmadığını belirten Emiroğluları, mademki iyi bir Pazar var bu teşvikin  düşürülmesi gerektiğini söyledi.

"Ben toplumsal patlamadan korkuyorum" diyen Emiroğluları, kendisini arayan bir vatandaşın "36 mazbatan var. 5 aydır evime gidemiyorum. Çocuklarımı göremiyorum" dediğini ifade eden Emiroğluları, "Ben sizi uyarıyorum. İnsanlar aç yoksul ve çaresiz. Gelin bu Meclisi çalıştıralım ve bu sorunlara çare bulalım" şeklinde konuştu.

"Su gelecek ama sunun kullanacağı alanların yüzde 80'i satılmış durumdadır" iddiasında bulunan Emiroğluları, sunun geçeceği bölgelerdeki tarlaların bu yoldan rant sağlamayı bekleyenlerin eline geçtiğini ileri sürdü.

Emiroğluları, gelecek olan suyun ülkeye yarar sağlayacağını, ancak tarımsal bir mafyanın doğmasına da neden olabileceği görüşünü dile getirdi.

Koop-Süt'ün kooperatiflere satılmasının doğru bir yaklaşım olduğunu kaydeden Emiroğluları, bu yaklaşımı desteklediklerini vurguladı.

Enginarcıların kooperatif çatısı altında örgütlenmemesi nedeniyle yaşanan sorunlara değinen Emiroğluları, nar üreticilerinin de ürettiğini satamama  sıkıntısı içerisinde olduğunu söyledi.

"Ürettiğimizi Türkiye'ye bile satamıyorsak Türkiye'den istediği kadar su gelsin, tarımda istenilen gelişme sağlanamayacaktır" şeklinde konuşan Emiroğluları, "yayaya şaşaşa" ile bu işlerin yürümeyeceğini iddia etti.

Hayvan kaçakçılığı ve et kaçakçılığının sürdüğünü ifade eden Emiroğluları, yakalanan kaçak tosunların 8 bin TL'ye getirenlere geri verildiğini ileri sürdü.

Ülkede temel gıda maddelerinin aşağıya çekilmesi gerektiğini kaydeden Emiroğluları, TDP olarak iktidara gelmeleri durumunda bunları uygulayacak politikalarının hazır olduğunu savundu.

AMCAOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu eleştirilere verdiği yanıtta, sertifikalı tohum yetiştirilmesi konusundaki çalışmalara destek verilmesini beklediklerini söyledi.

Yem hammaddelerinin piyasadaki dengelerinin sağlanmasını beklediklerini, gıda güvenliği konusunda hiçbir dönemde olmadığı kadar ciddi denetim ve tahliller yapılmakta olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, ürünlerde aranan madde sayısı geçmişte 60 iken AB kriterleri gereği bunun  250'yi aştığını vurguladı.

Amcaoğlu, oluşturacakları laboratuar ile bu konudaki hizmeti en üst düzeye çıkaracaklarını söyledi.

Enginar üreticileriyle bir çok kez bir araya geldiklerini,  kooperatif kurulması konusunda bir noktaya gelindiğini anlatan Amcaoğlu, bu konuda artık enginar üreticilerinin de gayret göstermesi gerektiğini söyledi.

Destekler konusuna da değinen Amcaoğlu, çiğ süt desteği, ihracat desteği verilerine yer verdi.

Üreticiye verilen toplam desteğin 45 milyona çıkacağına işaret eden Amcaoğlu, bunlar dışında doğrudan gelir desteği, hayvan başına verilen destek, kredili yem alma desteği verilmekte olduğunun altını çizdi.

Buna karşın bazı şikayetlerin gelmeye devam ettiğini  kaydeden Bakan Amcaoğlu, bunları el birliği ile çözeceklerini kaydetti.

Yapılan konuşmaların ardından Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi oy çokluğu ile kabul edildi.

(GÜL/KAR/HY)

 
12 Aralık 2012 Çarşamba 19:11
Okunma: 630
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)