Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Genel Kurulu Bütçe Görüşmeleri Sürüyor (2)

Meclis Genel Kurulu Bütçe Görüşmeleri Sürüyor (2)

Milli Eğitim Gençlik Ve Spor Bakanlığı Bütçesi Görüşülüyor.

 
 
Meclis Genel Kurulu Bütçe Görüşmeleri Sürüyor (2)

ÇAĞLAR: "KKTC'NİN İHTİYACI REFORM DEĞİL, DEVRİMDİR"

Lefkoşa, 11 Aralık 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 2013 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşmeleri çerçevesinde bugün ilk olarak 489 milyon, 29 bin 215 TL olarak öngörülen Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesini ele aldı.

Milli Eğitim Gençlik Spor Bakanlığı bütçesiyle ilgili görüşmede ilk sözü CTP-BG Milletvekili Mehmet Çağlar aldı.

Bakanlığın hazırladığı rapor için teşekkür eden Çağlar, Beşeri Sermaye Kuramı'na göre bir ekonomide belli zamanda üretilen mal ve hizmetler ile insana yatırım oranı arasında doğrusal ilişki olduğunu kaydetti.

Beşeri Sermaye yatırımlarının en önemlisinin de eğitime yapılan yatırımlar olduğunu kaydeden Çağlar, uzun dönemde eğitime yapılan yatırımların geri dönüş hızı fiziksel sermayeye yapılan yatırımdan daha hızlı olduğunu ifade etti.

Bu akış açısıyla düşünüldüğünde işe eğitimle başlamak gerektiğini kaydeden Çağlar, bunun için de eğitimde değişikliğe gitmek gerektiğini söyledi.

Bugünkü eğitim sisteminin köhnemiş ve geride kalmış olduğunu savunan Çağlar, bu eğitim sisteminin Kıbrıs Türkü'nü 40 yıldır bir yere getirmediğini ileri sürdü.

İnsanların yeteneklerine göre yetiştiren bir program olmadığını savunan Çağlar, "biz belirli bir insan yapısında insan yetiştirmeyi öngörüyoruz" dedi.

Ne isteniyorsa onu yazmak ve düşünmek gerektiğini, ancak farklı düşüncelerin kabul edilmediğini iddia eden Çağlar, böyle bir eğitim sisteminden çıkıldığı için  günümüzde de sorunlara çare ararken yaratıcı olunamadığını savundu.

Tek tipleşmeye yarayan sistemin kutuplaştırmayı getirdiğini ileri süren Çağlar, bütçenin bu sayılanları içermiyorsa tamircilik yapılmaması gerektiğini söyledi.

Müfredatta çocukların yeteneklerini ortaya çıkaracak hangi dersler olduğunu soran Çağlar, eğitimsel paradigmanın doğru temeller üzerine oturtulmuş olsaydı her şeyin farklı olabileceğini belirtti.

İnsan üzerine yapılan savurganlığın insanları değerlendirmemek, özgürleştirmemek olduğunu savunan Çağlar, bir toplumda yetenekli insanlar olmasının önemli olduğunu söyledi.

KKTC'nin ihtiyacının reform olmadığını belirten Çağlar, ihtiyacın eğitim devrimi olduğunu ifade etti.

Bu bütçenin atılarak tarih yazılmasını isteyen Çağlar, "külliye açılmasını özgür düşünce mi kararlaştırdı?" diye sordu.

Laboratuarı olan, deney yapan okul bulunmadığını, turnusol kağıdı nedir bilmeden öğrencilerin mezun olmakta olduğunu savunan Çağlar, üniversitelerin bir tanesinde sosyoloji bölümünün olmadığına işaret etti.

Ülkede kültürel bir yozlaşma yaşanmakta olduğunu iddia eden Çağlar, dayatılan modellerin ardından sosyal sermayeden kaybedilmekten olduğunu söyledi.

Ülkelerin eğitime verdiği önemin 3 temel göstergesi olduğunu belirten Çağlar, bunların öğrenci başına düşen öğretim harcaması, eğitim bütçesinin artış göstermesi, eğitim harcamalarının milli gelire oranı olduğunu kaydetti.

Burslar konusunda hükümetin atacağı çok adım bulunduğunu savunan Çağlar, öğretmen eksiklikleri ve AÖA'ya öğrenci alınmamasını da eleştirdi.

Her köşede otostop yapan öğrencilerin, ülkeye öğrenci gönderecek aileler için olumsuz etki yapmakta olduğunu ifade eden Çağlar, bu sorununun giderilmesi için öğrenciler için geç saatlerde de seferler konması gereğine işaret etti. Çağlar, kent üniversite ilişkilerinin daha da geliştirilmesi ve  bu çerçevede sosyal amaçlı faaliyetlerin daha da yoğunlaştırılmasını da istedi.

"Bir öğrenci elçidir, bir öğrenci başka turist getirir" diyen Çağlar, bu nedenle bazı öğrenci harçlarının düşürülmesine devletin katkı sağlaması gereğine işaret etti.

CTP hükümeti döneminde öğrenci sayısında yüzde 70'e varan artış olduğunu anlatan Çağlar, UBP hükümete geldiği ilk dönemlerde sayısının biraz düşmesine karşın  izlenen politika nedeniyle  üçüncü ülkelerden gelen öğrenci sayısında artış yaşanmaya başladığını söyledi.

Üçüncü ülkelerden gelen öğrenci sayısı artarken, Türkiye'den gelen öğrenci sayısının azalmasının üniversiteler için bir tehlike çanı olduğu inancını dile getiren Çağlar, bu konuda önlemler alınması gerektiğini belirtti.

DAÜ Koleji'nin elden çıkarılarak Türkiye'den gelen bir kuruma devredilmiş olması yanında TED Koleji açılmasının da  doğru bir tavır olmadığını savunan Çağlar, "Havaalanını kaybediyorsunuz, üniversitelerinizi kaybediyorsunuz, kolejlerinizi devrediyorsunuz. O zaman 'Egemenlik kayıtsız şartsız  ulusundur' nerede kalıyor?" dedi.

Yüksek  eğitime ayrılan bütçenin hala 2008'lerin  gerisinde olmasından duyduğu endişeyi de dile getiren Çağlar, bunun üniversitelerin bazı yerlere bağımlı hale gelmesini sağlayabileceği görüşünü dile getirdi.

Bir üniversiteye yanındaki 200 dönüm arazi verilmezken, külliye yapılması için verilmesi olayına da değinen Çağlar, "Bu ülkemizde her şeyin olabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu.

Hükümeti yüksek öğrenimdeki plansızlığının bedelini üniversitelere ve halka ödetmekle suçlayan Çağlar, üniversitelere ayrılan payda da adil davranılmadığı iddia etti.

Kaynak sıkıntısı yaşayan Lefke Avrupa Üniversitesi'nin özele devredilmesinin gündeme gelebileceği görüşünü dile getiren Çağlar, özele devredilen  DAÜ okul öncesi eğitim kurumlarında iddia edildiği mali dengenin düzelmediğini savundu.

Başarılı bir uygulama olmasına karşın, Akademik Sınıf uygulamasının  kaldırılmasının, 'benden önce yapılanı bozma' anlayışlı olduğunu savunan Çağlar "Bu kadar yabancı dilin önemli olduğu bir dönemde bu anlayış bizi bir yere götürmez. Bunun bir izahı varsa bunu öğrenmekten çok mutlu olacağım" dedi.

Tam gün  eğitim konusunda da değinen Çağlar,  pilot okulu  kapatıp "Tüm okullarda tam gün eğitime geçeceğiz" denmesine ve 2 milyon TL kaynak ayrılmasına karşın bu konuda hiçbir adım atılmadığını  kaydederek bu durumu eleştirdi.

Dinsel eğitim uygulamalarına değinirken,  önlem alınmazsa önümüzdeki dönemlerde ülkenin her köşesinde İlahiyat Kolejleri açılabileceğini, bunun örneğinin Türkiye'de görüldüğünü  kaydeden Çağlar,  bu durumun Kıbrıs Türk toplumunun yapısına ve gelişmesine ciddi zarar verebileceğini söyledi.

İnsanın özgür bırakılacağı özgün ve demokratik bir eğitim sisteminin oluşturulmasının şart olduğunu kaydeden  Çağlar, "Portakal yetiştirmeyi bilmeyen ancak, fındık yetiştirmeyi bilen çocuklar yetiştireceksek bir yere varamayız" şeklinde konuştu.

(SEB/KAR/HA)

 
11 Aralık 2012 Salı 16:52
Okunma: 681
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)