Ana Sayfa » Spor » MECLİS GENEL KURULU TOPLANDI

MECLİS GENEL KURULU TOPLANDI

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün saat 10.25'te, Meclis Başkanı Sibel Siber başkanlığında toplandı.

 
 
MECLİS GENEL KURULU TOPLANDI

(T.A.K.): 

İlk olarak onaya sunuşlarda, TC Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay)Yasa Tasarısının görüşülmesine ilişkin tezkere alınarak, kabul edildi.

KKTC ve TC Hukukuna Göre Kurulmuş Olan Üniversitelerin Karşılıklı Tanınmasına Dair Milletlerarası Anlaşmaya Ek Anlaşmanın Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı'na ilişkin tezkere  de görüşülerek kabul edildi.

Meclis toplantısını, Sendikal Platform ve CTP üyeleri de izliyor.

Tezkerelerin ardından TC Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay)Yasa Tasarısının görüşülmesine geçildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda TC Hükümeti ile KKTC Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay)Yasa Tasarısı görüşülürken yaşanan tartışma nedeniyle oturuma ara verildi. Meclis Genel Kurulu'nu izlemek üzere salondaki izleyici bölümünde  bulunan eylemciler arasındaki bir kadının çantasının yeniden aranmak istenmesiyle, Meclis görevlileri ile eylemciler arasında yaşanan tartışma üzerine verilen aranın ardından Genel Kurul oturumuna yeniden başlandı.

Genel Kurul'da İlk olarak Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi Başkanı İzlem Gürçağ tasarıya ilişkin raporu okudu, ardından görüşmelere geçildi.

ÇAKICI TDP milletvekili Mehmet Çakıcı, gençlerin yasa tasarısına karşı eylem yapmakta olduklarını, bunun nedenlerinin iyi anlaşılması gerektiğini, uluslararası anlaşmalara karşı olmadıklarını ancak bu konunun özüne inilerek tartışılması gerektiğini belirtti. Çakıcı, koordinasyon ofisinin kurulmasına ilişkin "yaygara yaratıldığına? yönelik bazı söylemler olduğunu, konunun teknik açıdan değerlendirildiğini, dolayısıyla işin esasının kaybedildiğini ve bunun kargaşa doğurduğunu ifade etti. Çakıcı, neden karşı duruş sergilendiğini anlatmak istediğini, konuşmasının buna yönelik olacağını belirtti. Ülke yönetiminin kimde olduğunun konuşulması gerektiğini dile getiren Çakıcı, politika, siyaset ve dini eğilimleri kimin belirlediğini konuşmak gerektiğini belirtti. Çakıcı, Kuran kursları, Hala Sultan İlahiyat Fakültesi'nin açılması gibi konular ve bunlara verilen mali kaynağın yeterince araştırılıp araştırılmadığını sordu. Ülkede kimlik değişimi ile ilgili bir mücadele bulunduğunu, bu değişimin Türkiye'de de yaşanmakta olduğunu söyleyen Çakıcı, buna karşı UBP ve DP'nin sessiz kaldığını savundu.

Çakıcı, Türkiye'de hukukun ele geçirilmesi, gazetecilerin tutuklanması gibi olaylarla birlikte kimlik değişimi yaşandığını, bunun burada da yapılmak istendiğini iddia ederek, karşı duruşun nedeninin de bu olduğunu kaydetti. Çakıcı, Türkiye'deki siyasi değişime bağlı olarak KKTC'deki bir takım politikacıların da o doğrultuda değişim yaşadığını öne sürerek, "ben böyle bukalemunluk görmedim? diye konuştu.

Gençliğin bu yaşananları görerek, tepkisini dile getirdiğini, her şeyi paraya bağlamaya karşı olduklarını söyleyen Çakıcı, "Gençler kendi ülkelerini kendileri yönetmek istiyorlar? dedi.

Ülkenin tüm stratejik noktalarının Türkiye'nin birer şirketine devredilmek istendiğini iddia eden Çakıcı, bunun "tekelcilik ve vahşi kapitalizmin bile ötesinde? olduğunu savundu.

Çakıcı, hükümetin vizyonu olmadığını, gelişigüzel bir tavırda olduğunu ileri sürdü.

Koordinasyon Ofisi konusunu iyi incelediğini, yapılanmasına baktığını söyleyen Çakıcı, endişesinin kimlik değişimi çabasına yönelik olduğunu belirtti.

Göç Yasası'nın UBP iktidarı döneminde geçtiğini, bazı hakların budanmasının da bu dönemde gerçekleştirildiğini savunan Çakıcı, UBP'yi eleştirdi.

Hükümetin endişeleri gidermek adına açıklama yapmadığını savunan Çakıcı, halkın ciddi endişeleri olduğunu belirtti.

ERHÜRMAN

CTP milletvekili Tufan Erhürman, konuyla ilgili tartışma yapanların Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme hakkı doğrultusunda tartıştığını, Türkiye'nin vereceği desteklere karşı bir duruş olmadığını söyledi.

Erhürman, yasa tasarısında yer alan ve Türkiye'nin hangi alanlarda yardım sağlayacağına ilişkin maddeleri okuyarak, ofis aracılığıyla TC'nin yardım yapacağını, bu maddeyle ilgili kendileri açısından bir sorun olmadığını belirtti.

Erhürman, gençlere daha iyi şartlarda spor yapma imkanı sağlanmasına yönelik destek verilmesine karşı olmadıklarını, eleştiri konusunun bu olmadığını dile getirdi.

KKTC Anayasası'na değinen Erhürman, anlaşma metninin birinci maddesinde yer alan bir maddeyi okudu. Erhürman, söz konusu maddede KKTC tarafından uygun görülen projelerin yürütülmesine yönelik bir madde bulunduğunu söyleyerek, yürütmeden vaz mı geçildiğini, Türkiye'nin burada nasıl proje yürüteceğini sordu. Erhürman, yürütmenin KKTC tarafından yapılması gerektiğini belirtti.

Barınma ve burs imkanlarının geliştirilmesinin de ofise devredildiğini söyleyen Erhüman, bunun nedenleri sordu.

Erhürman, gençler ve engellilere yönelik ihtiyaçları belirleme yetkisinin de Koordinasyon Ofisi'ne devredileceğini söyledi.

Erhürman, "KKTC makamları Anayasal yetkilerini devredecek mi, egemenlik ilkesi bir anlam ifade edecek mi mesele bununla ilgilidir? dedi.

Anlaşmanın üçüncü maddesindeki bir fıkrasında öğrenci yurtlarına ilişkin ifadeleri okuyan Erhürman, bu maddede 2012 tarihli bir anlaşmaya atıfta bulunulduğunu, YURT-KUR'un birden fazla bir yerde yurt kurabileceğine yönelik maddeler olduğunu, ancak KKTC yasalarına göre yurt açmak için KKTC makamlarından izin alınması gerektiğini, bu durumun yasada çelişkiler yarattığını kaydetti.

Bu yasa tasarısı ile kendi kendini yönetme ile ilgili açıklar yaratıldığını söyleyen Erhürman, bu açıkların Anayasa'ya da aykırı olduğunu savundu.

Erhürman, "Bu tasarı hukuken bizi yok hükmünde bir karar almaya taşıyor? dedi.

Erhürman, "Gençlik ve Spor ile ilgili bakanlıklara ait yetkileri birilerine devrediyorsunuz. Bu konu destekle ilgili değildir? ifadelerini kullandı.

Bu sırada Meclis önündeki eylemin ardından Meclis Genel Kurulu'nu izlemek üzere salonda bulunan eylemciler arasındaki bir kadının çantasının yeniden aranmak istenmesi üzerine Meclis görevlileri ile eylemciler arasında bir tartışma yaşandı.

 Tartışma üzerine Genel Kurul oturumuna 10 dakika ara verildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 10 dakika aradan sonra T.C Hükümeti ile K.K.T.C Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin(Onay)Yasa Tasarısı'nı görüşmeye devam etti.

ÇAĞLAR

İlk sözü alan CTP milletvekili Mehmet Çağlar, yasa tasarısı ile Kıbrıs Türk toplumunun hiçleştirilmeye çalışıldığını iddia etti.

Kıbrıslı Türklere ait kurumların izleme ve onay verme kurumları haline getirilmeye çalışıldığını iddia eden Çağlar, ekonominin giderek aşağı çekildiğini savundu.

Ekonominin düze çıkması için bazı belgelere imza atmak zorunda bırakılındığını savunan Çağlar, yürütme, işletme ve karar alma konularında karar veremez duruma gelmeye doğru gidildiğini, neyin devredildiğinin farkına varılması gerektiğini söyledi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bypass edileceğini savunan Çağlar, bu bakanlığın bundan sonraki görevinin ne olacağını sordu.

Çağlar, Anayasa maddelerini dikkate almadan hareket etmenin yaratacağı sıkıntılara işaret etti.

Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetemez algısı yaratılmaya çalışıldığını savunan Çağlar, Kıbrıslı Türk kimliği yerine yeni bir kimlik yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.

Çağlar, Koordinasyon Ofisi'nin amaçlarını sorgulamanın Meclis'in görevi olduğunu söyledi.

Çağlar, "Amaç dini bütün bir gençlik, muhafazakar bir gençlik yaratarak böyle bir toplum oluşturmak. Biz 60'larda, 70'lerde bunun için mi mücadele verdik? diye sordu.

Eğitim sisteminin geçirdiği değişimleri anlatan Çağlar, başka bir ülkenin eğitim sisteminin uygulamasının yarattığı sakıncalarına değindi.

"Sistemlerimiz bir uydu haline geliyor? diyen Çağlar, vücut ve bilincin farklı çalıştığını söyledi.

Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme erkinin elinden alınmakta olduğunu savunan Çağlar,  bunun farkına varılması gerektiğini kaydetti.

Kıbrıslı Türklere ait kurumların güçlendirilmesi yerine, gereksiz hale getirildiğini ileri süren Çağlar, bakanlıkların işlevsiz hale getirilmesinin sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Çağlar, kimsenin yardımlara karşı olmadığını vurguladı.

Çağlar, Kıbrıs Türk halkını iradesini, haklarını gözeterek destek ofislerinin kurulması gerektiğini belirtti.

Haber: Gözde Süreç Sarı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, "T.C Hükümeti ile K.K.T.C Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Dışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin(Onay)Yasa Tasarısını? görüşmeye devam ediyor.

YORGANCIOĞLU

CTP Milletvekili Özkan Yorgancıoğlu, yasa tasarısının geçirdiği aşamaları anlattı.

CTP-DP döneminde söz konusu metnin imzalanmış şekilde önlerine geldiğini ve endişelerini paylaştıklarını söyleyen Yorgancıoğlu, o dönem bazı düzenlemeler yaptıklarını kaydetti.

Yorgancıoğlu, TC'nin katkılarına ihtiyaç olduğunu ancak katkıların yapılış biçimlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Yorgancıoğlu, Anlaşmanın bugün tartışılması ancak oylanmaması ve ihtiyaçlara yönelik ek bir protokol hazırlanmasını önerdi. Bunun toplum yararına olacağını, aksi halde oylamanın gerginlik yaratacağını ifade eden Yorgancıoğlu, ek protokol yapılıp bu oylamanın yapılmasını önerdi.

AKANSOY

CTP Gazimağusa Milletvekili Asım Akansoy da, bugün anlaşma ile ilgili yapılan tartışmanın sıradan bir tartışma olmadığını ifade ederek, tartışmanın toplumun varlığı ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Toplumun ileriye taşınması açısından önem taşıyan bu tartışmalar çerçevesinde Yorgancıoğlu'nun önerisinin dikkate alınmasını isteyen Akansoy, hükümetten böyle bir beklentisi olduğunu söyledi.

Akansoy, geçmiş dönemde su protokolü ile ilgili Meclis'te yapılan tartışmaları anımsatarak, nasıl o anlaşma adım adım uygulanıyorsa gençlik koordinasyon ofisinin de aynı durumda olduğuna, imzalanması durumunda anlaşmanın adım adım uygulanacağına işaret etti.

Anlaşmanın geri çekilerek ek protokolle yeniden Meclis'e getirilmesini isteyen Akansoy, bugün burada halkın egemenliğini de tartıştıklarını kaydetti.

Ülkenin, demokrasinin, halkın ayaklar altına alınacağı uygulamalara girildiği sürece siyasete güvenin de azaldığını, halkın sandığa gitmediğini savunan Akansoy, "Bu yasa geçtikten sonra egemenlik kayıtsız şartsız halkın olmayacaktır? dedi.

Hükümeti eleştiren Akansoy, gençlik koordinasyon ofisi anlaşmasının içeriğine de değinerek, bu anlaşmanın imzalanması durumunda kararları alma yetkisinin devredileceğini, kültür alanında düzenlemelere gidileceğini, içeriğin sadece gençlik ve spor ile kısıtlı kalmayacağını anlattı.

Bu anlaşmanın 5 yılı kapsadığını, 6 ay içerisinde itiraz edilmesi durumunda feshedilebileceğini, ancak başlatılan projelerin devam edeceğini, hükümetin değişmesi durumunda da bu projenin veya anlaşmanın devam ettirilmek zorunda kalınacağını anlatan Akansoy, bu durumun kabul edilebilecek bir konu olmadığını söyledi.

Akansoy, TC Yardım Heyetinin de artık ülkede demokratik yapıya zarar verdiğini, her kesimin, kulüplerin muhtarlıkların aranıp ofise destek vermesi için kullanıldığını ifade ederek, bu anlaşmanın bir demokrasi yarası olduğunu savundu ve karşı olduklarını vurguladı.

ŞAHALİ

CTP Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali de, hükümetin salonda olmadığını ileri sürüp hükümeti eleştirerek, konunun geçmişte gündemden düştüğünü ancak yeniden gündeme getirildiğini ifade etti. Şahali, ülkede son 10 yıldır gençlik ve spor bakanlığı kurulmadığını, ancak Türkiye'den bir bakanlığın koordinasyon ofisinin ülkede kurulmak istendiğini söyledi.

Türkiye'nin anlaşmalarının hep  "işbirliği? anlaşması olarak imzalandığını ancak KKTC ile imzalanacak anlaşmanın koordinasyon ofisi anlaşması olduğunu ifade eden Şahali, su konusunda bu yıl içinde yaşananların çok öğretici ve tarih dersi niteliğinde olduğunu kaydetti, önüne gelen anlaşmayı imzalayan devletlerin geleceğini kuramayacağını dile getirdi.

Şahali, Türkiye'den gelen anlaşmaların müzakere edilmesinin ülkeye bir şey kaybettirmeyeceğini, aksine ülkeye çok şey kazandıracağını söyleyerek, su anlaşması, Ercan ihalesi gibi anlaşmaları örnek olarak gösterdi.

Türkiye'de yaşanan gelişmelerin ülkeyi de çok yakından ilgilendirdiğini, Türkiye'yi de en az Türkiyeliler kadar önemsediklerini ifade eden Şahali, Türkiye'de son dönemde kültür ve gençlik anlamında yaşanan gelişmeler ve değişimlerden duydukları rahatsızlıkları dile getirdi.

Şahali, bugün Meclis'te görüşülen anlaşmanın uzlaşılarak ve gerekli ek protokol yapılarak Meclis'ten geçirilmesinin daha doğru olacağını belirterek, bu anlaşmanın uygulayıcılarına güvenmediğini ifade etti ve eleştirilere kulak verilmesini, gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.

ULUÇAY

CTP Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay da, bu önemli anlaşmanın Meclis'ten oybirliği ile geçmesi temennisinde bulunarak, bunun için de anlaşmanın ülkeye ve yasalarına uygun bir şekle getirilmesinin esas olduğunu vurguladı.

Uluçay, teknik ve hukuki açıdan bazı sıkıntıları olan anlaşmanın değiştirilmesi için komite çalışmalarında da ortaya koyduğu önerileri burada da ortaya koymak istediğini ifade ederek, anlaşmanın hayat bulmasından sonra değil öncesinde olası sorunları ortadan kaldırmak istediklerini söyledi.

Daha yolun başındayken bu anlaşmanın geri çekilmesini ve yeniden ele alınıp ülke koşullarına uygun hale getirilmesinin daha doğru olacağını söyleyen Uluçay, sıkıntıların bugünden giderilmemesi durumunda ileride daha büyük sıkıntılar yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Ülkede TC Yardım Heyeti ile birlikte zaman içerisinde kurulan sistemin nasıl sıkıntılı olduğunu bu sıkıntıları yaşayanların yakından bildiğini ifade eden Uluçay, hükümetin bu sistemi ele alıp değiştirebileceğini, bu anlaşmayı da yeniden müzakere edebileceğini kaydetti.

"Anlaşma TBMM'den geçti? diye yeniden ele alınıp değerlendirilemeyeceği gibi bir konu olmadığını, bunun Türkiye'ye de anlatılıp yeniden ele alınabileceğini ifade eden Uluçay, bu anlaşmadan geri dönülebileceğini, bunun ne KKTC Meclisi ne de TBMM açısından sorun olacağına inanç belirtti.

Uluçay, ülke sporu, tesisleri, sahalarının geliştirilmesi için bütçeye ihtiyaç olduğunu, bu bütçenin her yıl da ülke bütçesi içerisine konduğunu ifade ederek, kimsenin bu yatırımların ülkeye gelmesinin önüne geçmediğini, karşı olmadığını kaydetti.

Mevcut sistemde zaten bunun hayata geçirilebileceğine işaret eden Uluçay, ülkede koordinasyon ofisinin açılmasının daha büyük sorunları, çıkmazları getireceğini savundu.

DERYA

CTP Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya da, hükümeti oluşturan partilerin kendilerini "milliyetçi, egemenliğe sahip çıkan? olarak nitelediğini, ancak her hükümet dönemlerine "KKTC KKTC? dedikleri devletin içini boşalttığını savundu.

Bu partilerin her hükümete geldiğinde ülkenin kurumlarını "peşkeş? çektiğini, şimdi de gençlik ve spor alanı başta olmak üzere diğer ülke değerlerinin "asimile? edilmek istendiğini savunan Derya, bu anlaşma ile kimden ülkeyi düzenleme talebi istendiğini sordu.

Derya, Meclisin "noter? gibi görüldüğünü, ancak ülkede her kurumu ve alanı kalkındırabilecek gücün ve uzmanlığın olduğunu ifade ederek, koordinasyon ofisi açılmasını eleştirdi, anlaşmanın geçmesinin ardından "birkaç gün bağıracaklar sonra unutacaklar? diye düşünüldüğünü söyledi. Derya, ancak hükümetin eylem yapan, geleceğine sahip çıkan gençleri görmesini istedi.

Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'nin tek tek muhtarları, kulüpleri arayarak ofise destek istediğini, gençler arasında ayrımcılık yaptığını ve yetkilerini aştığını iddia eden Derya, hükümetin de buna göz yumduğunu savundu.

SOYER

CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de, bugün yapılan tartışmanın toplumda da yapıldığını, toplumda bir tepki oluştuğunu, toplumun geleceğine değerlerine sahip çıktığını ifade ederek, bu tartışmaların çok olumlu sağlıklı olduğunu söyledi.

Soyer, anlaşmanın iki ülke arasındaki dostluk ilişkisini geliştirmek için yapıldığını ancak içeriğinin böyle olup olmadığının tartışıldığını ifade ederek, örnek olarak "güzel, ciddi ve ihtiyaç olan? su projesi ile ilgili süren tartışmaları gösterdi.

"Dostluk ilişkisine? dayandırılarak getirilen koordinasyon ofisinin de dostluğu artırmak yerine zedelediğini savunan Soyer, bu anlaşmanın 5 yıllık olarak görüldüğünü, ancak sürekli olduğunu, çünkü içeriğine göre sürekliliği olduğunu söyledi.

Soyer, anlaşmanın onaylanmasının ardından değiştirilmesinin de çok zor olacağına işaret etti.

Anlaşmanın iki ülke sporcularının spor müsabakası yapması veya ülke sporcularının Türkiye'deki yarışmalara katılmasının önünü açmadığını, sadece Türkiye'nin spora mali katkı yapması için bu anlaşmanın ortaya çıktığını ifade eden Soyer, ülkede hiçbir alanda yatırım için gerekli araştırmaların yapılmadığını söyledi, örneğin üniversite, yurt gibi yatırımların neye göre izinlendirildiğini sordu.

Anlaşmanın ülkede birçok alanda sıkıntı yaratabileceğini dile getiren Soyer, Türkiye'nin de KKTC'nin manevi değerlerine hassas davranması gerektiğini, para ilişkisinden değil, dostluk ilişkisinden yürünmesi gerektiğini vurguladı.

Soyer, ofise neden diplomatik bir misyon yüklendiğini de sorarak, bu ofisin Türkiye ile ilişkilerde neyi getireceğini merak ettiğini belirtti, bu diplomatik misyonun büyükelçilik ve yardım heyeti ile ilişkisinin ne olacağını sordu.

Bu anlaşmaya yönelik eleştirilerin dikkate alınmasını ve bu yönde iktidarın bir erdem göstermesini isteyen Soyer, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilip güçlendirmesinin de bundan büyük yarar sağlayacağını söyledi.

ANGOLEMLİ

TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli de, koordinasyon ofisi konusunda bir hata yapılmaya doğru gidildiğini, ancak bunun önüne geçilmesi için gençlerin sesini yükselttiğini ve bir mücadele ortaya koyduğunu dile getirdi.

Angolemli, devletin kurumlarını bir bir elden kaybettiklerini, devletin makamlarının da kaybedildiğini, suyun da artık elde olmadığını, elektrik, limanlar, telefonun sırada olduğunu, bugün gençlik ve sporun tartışıldığını ifade ederek, tüm bunların ardından Rumların Türkiye'yi muhatap almasını eleştirdiklerini söyledi ve "devlet nedir? diye sordu.  Angolemli, "Yıllarca kendi kendimizi yönetmenin mücadelesini verdik. Eğer hedef başka bir şeyse ortaya konsun. Çünkü bizim yöneticilerimiz Türkiye yetkilileri ile masaya oturduğunda tartışmadan her şeye evet diyor? dedi.

CTP-DP hükümeti döneminde güdeme gelen anlaşmanın bugün CTP tarafından eleştirilmesini anlayamadığını belirten Angolemli, hükümetin bu anlaşmayı sırf bütçe düzeltmek için onaylamak istediğini savundu. Bu anlaşma ile devletin elinden gençlik ve spor bakanlığının kayıp gittiğini savunan Angolemli, anlaşmanın içeriğini okudu ve değerlendirmelerde bulundu, bu anlaşma ile devletin bu kurumunun da devredileceğini söyledi. Angolemli, bu anlaşma ile bütün yurtların da verileceğini, KKTC'nin ise proje sağlamak ve çalışmalara destek vermekten sorumlu olacağını ifade ederek, anlaşma ile ofise ve çalışanlarına birçok ayrıcalık tanındığını anlattı.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun  Bulunmasına  İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı'nın görüşülmesine devam ediliyor.

TÖRE

UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, Avrupa Birliği'nin bölünmüş ve ihtilafı olan Kıbrıs'ta Rum tarafını üye  almakla büyük  hata yaptığını kaydetti.

UEFA ve FIFA'nın Türkiye takımlarına KKTC'de futbol maçı yapmasına engel ve ambargolar koyduğunu KTFF'nin bunu kırma çalışmalarının da Rum fanatizmi yüzünden gerçekleşmediğini söyleyen Töre, spor ambargolarının kırılması için TC ve KKTC'nin işbirliği yapması gerektiğini kaydetti.

Töre, kürsüden "ben Müslüman ve Türk değilim? diyen milletvekilleri olduğunu söyleyince muhalefet milletvekillerinden bu sözlere tepki geldi.

Meclis salonunda bir anda tansiyon yükseldi ve Zorlu Töre ile bazı milletvekilleri arasında  karşılıklı diyaloglar yaşandı, Zorlu Töre'nin yalan söylediğini iddia eden milletvekilleri sözlerini geri almasını  ve özür dilemesini istedi.

Töre, muhalefetin AB ile entegrasyona karşı çıkmadığını ancak Türkiye ile ilgili atılan her adıma karşı çıktığını savunarak, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

CANDAN

CTP Güzelyurt Milletvekili Armağan Candan da toplumun bugün birtakım tepkiler vermesinin nedeninin kaygı kaynaklı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk toplumunun bir süredir neo -Osmanlı yayılmacı zihniyeti, ve neo-İslamcı harekete karşı durmaya çalıştığını belirten Candan, Kıbrıs Türk toplumun  kendi örf adet, gelenekleriyle ve manevi değerlerine  müdahale edilmesiyle  ilgili kaygılar taşıdığını ifade etti.

Yüzyıllar içerisinde Ada'da Kıbrıslı Türk kimliği oluştuğunu, bunun değiştirilmesi tehlikesi ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Candan, Koordinasyon Ofisi'nin de bu işin tezahürü olduğunu belirtti.

Candan, Kıbrıs Türk halkının laik yaşayış tarzını benimsediğini, böylesi mekanizmalarla bunun geriye götürülebileceği endişesini yaşadığını söyledi.

Birtakım radikal çevrelerin İslam'ı da zor durumda bırakabilecek davranışlar sergilendiğini ve İslamafobi'nin Avrupa ve Amerika'da yayılmasını artırdığını  söyleyen Candan, "Kıbrıs Türk halkının çağdaş yapısının korunmasıdır derdimiz? dedi.

Candan eli vicdana koyarak sonradan olabilecekleri görerek bir karar vermek gerektiğini belirtti.

ÇELER

TDP Girne Milletvekili Zeki Çeler Meclis dışında eylem yapan eylemciler adına da Meclis'te bulunduklarının altını çizdi.

Anayasa'ya gör egemenliğin kayıtsız şartsız Kıbrıs Türk halkının olduğunu kaydeden Çeler, bazı kişilerin egemenliği kendine mal ettiğini savundu.

Eylem yapan gençlerin kendi kendini idare etmek istediğini belirttiğini söyleyen Çeler, Koordinasyon Ofisi'nin yetki devrini içerdiğini, KKTC'deki  AB Koordinasyon Merkezi  ve AB Destek Ofisi'nin dokunulmazlıkları bulunmadığını söyledi.

Herkesi ilgilendiren bir konu olduğu için uzun konuşacağını söyleyen Çeler,  Türkiye hükümeti ile diyaloğa girilerek antlaşmanın yeniden düzenlenmesinin sağlanmasını umut ettiğini kaydetti.

Çeler, eğer "bu ülkeyi biz yöneteceğiz? deniliyorsa, uluslararası bir antlaşma imzalanmadan önce bunun tüm yönleriyle tartışılması ve  Hukuk Dairesi tarafından incelenmesi ve  Anayasa'ya uygunluğunun araştırılması gerektiğini kaydetti.

Çeler, uzun süren konuşmasının büyük bölümünde Koordinasyon Ofisi Antlaşması'na ilişkin Cumhuriyet Meclisi ve TBMM tutanaklarını okudu.

 
13 Haziran 2016 Pazartesi 10:44
Okunma: 1316
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)