Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Genel Kurulu Toplandı

Meclis Genel Kurulu Toplandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Denetim Görevini Yapmak Üzere Toplandı..

 
 
Meclis Genel Kurulu Toplandı
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplantısında ilk gündem dışı konuşmayı "Eğitim Sistemindeki Sorunlar" başlığıyla CTP Milletvekili Mehmet Çağlar yaptı.


CTP Milletvekili Mehmet Çağlar, ülkenin içinden geçtiği zor dönemde eğitim sisteminin Lefkoşa Belediyesi'nin durumundan daha kötü olduğunu savundu.


Eğitim sistemini batağa götüren icraatların her gün devam ettiğini, boş sözler ve hayali vaatler üzerine kurgulanan eğitim sisteminin duvara tosladığını ileri süren Mehmet Çağlar, çocukların hala daha yarış atı gibi görülmeye devam ettiğini savundu.


Araç olması gereken sınavların amaç haline geldiğini, değerlendirmelerin sadece sınavlarla yapıldığını kaydeden Çağlar, bunun sakıncalarına işaret etti.


Akademik sınıflarda okuyan öğrencilerin kolejlere girişinin engellendiğini, yönlendirme sınavının yerleştirme sınavına dönüştürüldüğünü anlatan Çağlar, eğitimde yapılan değişikliklerin vatandaşa yeterince açıklanamadığını söyledi.


SBS ve kolej sınavlarında yaşananların sınavların geçerlilik ve güvenini ortadan kaldırdığına, öğrencilerin psikolojilerini bozan bu uygulamanın devam etmesinin hatalı olduğuna değinen Çağlar, yarışmacı eğitim anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini savundu.


Kolejlerde sadece GSE ve A level sınıflarının oluşturulacağına dair vaatlerin de yerine getirilmediğini ifade eden Çağlar, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Dürüst'ün sözünün arkasında durmasını istedi.


Bütçe görüşmelerinde gündeme gelen tam gün eğitim konusuna da değinen Çağlar, bu konuda hala daha somut bir adım atılmadığını söyledi. 


Çağlar, önümüzdeki dönemde tam gün eğitime geçileceğine ilişkin söylemlerin de, boş sözlerden öteye gitmeyeceği inancını dile getirdi.


Üniversite yaşanan sıkıntılara ve burs uygulamalarına da değinen Çağlar, bu durumun vatandaşları ciddi şekilde huzursuz etmekte olduğunu kaydetti.


Girne'ye yeni bir ortaokul sözü verilmesine karşın, bunun da boş bir vaatten öteye gitmediğini ileri süren Çağlar, Girne'ye ortaokul yapılmaması durumunda önümüzdeki dönemde sınıflardaki öğrenci sayısının 50'ye yükselebileceği uyarısında bulundu.


Meslek Liselerinde İlahiyat bölümü açılması  yanında dini eğitimi öngören külliyeye izin verilmesini de eleştiren Çağlar, Meclis'te bu konuda araştırma komitesi kurulmuşken külliyeye izin verilmesinin Meclis'e karşı büyük bir saygısızlık olduğunu söyledi.


Türkiye'deki 4+4+4 sisteminin KKTC'de uygulanmayacağının söylenmesine karşın, bunun nasıl yapılmayacağının net bir şekilde açıklanmadığını dile getiren Çağlar, bu konuda da kamuoyunun aydınlatılmasını istedi.


UBP'nin tüm tepkilere rağmen dini eğitim konusunda geri adım atmamasının kamuoyunun vicdanını yaraladığı görüşünü de dile getiren Çağlar, hükümeti eğitim alanında AB ile kurulan tüm bağları koparmakla da suçladı.


UBP'nin Kıbrıs pasaportu konusundaki tutumunun hiç değişmediğini, yurt dışında kursa veya eğitime katılacak olan kişi, öğrencilere devlet katkısını kestiğini kaydeden Çağlar, öğrencilerin jurnallendiğine işaret ederek bu durumu eleştirdi. 


Çağlar, yabancı ülkelerde okuyan Kıbrıslı Türk öğrencileri zararlı görenlere seslenip ülkedeki üniversitelerde eğitim veren yabancı öğretim üyelerine işaret ederek "Öyleyse bu insanları da ülkeden atalım. Arı bir ırk yaratalım. Tam Türk, tam  Müslüman yaratalım. Böyle bir anlayış olamaz" şeklinde konuştu. 


UBP hükümetinin  dini siyasete alet etmek, ülkeye uymayan bir sistemi ülkeye sokmakla da suçlayan Çağlar, hükümeti bilimsel çalışmalara da yeterli kaynak ayırmadığını savundu.


Eğitimin insan yetiştirme sistemi olduğunu ifade eden Çağlar, toplumu ileriye taşımak mı, yoksa başka ülkeye yama mı yapmak istendiğine artık karar verilmesi gerektiğini söyledi.


KEMAL DÜRÜST


Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst eleştirilere verdiği yanıtta, son derece yararlı eleştiriler yanında, bazı katı noktalar da olduğunu söyledi.


İlahiyat Bölümü konusuna değinen Dürüst, bunu yaygınlaştırma niyetleri olmadığını, ancak bu alanı tek bir okul bünyesine taşımanın gündemlerinde olduğunu söyledi.


Kolej sınavları konusunda her isteyenin sınav kağıtlarını görebilme çağrısı yaptıklarını, 10 kişinin başvurmasına karşın hiçbir şikayet yapılmadığını açıklayan Dürüst, bu konuda istenilen bilginin verilmesine olanak sağlamak için bürokratlarını Meclis'e çağırdığına işaret etti.


Kolejler konusunda çok iyi bir adım attıklarını düşündüklerini, bu politikalarının doğru olduğu inancını dile getiren Dürüst, bu konuda uyguladıkları sistemle ilgili olarak ayrıntılı bilgi verdi.


Çocukların Türkiye dışında öğrenim görmesine karşı olmadığını, bu konuda kapıları kapatmadıklarını ifade eden Dürüst, buna karşın GSE A-level düzeyindeki çocukların Türkiye'deki üniversitelere gitmesini artırmak arzusunda olduklarını söyledi.


Dürüst, öğrencilerin Güney'e gitmeleri konusunda muhalefetle görüş farklılıkları olmasına karşın esas amaçlarının Güney'e ihtiyaç kalmayacak şekilde KKTC'deki alternatifi yaratarak eğitim kalitesini yükseltmek olduğunu söyledi.


Tam gün eğitim konusunda CTP döneminde başlatılan pilot uygulamanın tıkanmış olduğunu kaydeden Dürüst, ancak hükümet olarak tam gün eğitime geçme konusunda çalışmalarını çok ciddi şekilde sürdürmekte olduklarını da açıkladı. Dürüst tam güne geçişle ilahiyat bölümünün  hiçbir bağlantısı olmadığını da kayıtlara geçmesi açısından söylemek istediğine de işaret etti 


AB ile ilişkileri geriye götürecek hiçbir adım atmadıklarını kaydeden Dürüst, kendilerinin AB'nin bütün güzelliklerinden faydalanma düşüncesinde olduklarını, bunu yapmayı sürdürdüklerini, ancak düzenlenen törenlerde AB yetkililerinin KKTC bayrağı bulunmasına karşı çıktığına işaret etti, "Ancak ben Eğitim Bakanı olarak bizim bayrağımızın olmadığı hiçbir törene katılmayı uygun görmüyorum" dedi.


Girne'ye ortaokul yapılması konusunda da değinen Dürüst, okulun bütçesinin hazır olduğunu, Şubat ayına bitirmeyi hedeflediklerini de açıkladı.


Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ikinci gündem dışı konuşmayı “Ekonomik ve Mali Konular”  başlığıyla CTP-BG Milletvekili Ömer Kalyoncu yaptı.
Meclis Komitesi’nden dün, Girne Limanı’nın gelirlerinin bir kısmının İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı tarafından toplanmasına ilişkin bir tasarı geçtiğini açıklayan Kalyoncu, buradaki amacın muhalif  belediyelerin gelirlerini kısmaya  yönelik olduğunu söyledi.
Kalyoncu, komite toplantısına Girne Belediye başkanının çağrılmamasını eleştirdi.
CTP hükümetindeki uygulamaları ortadan kaldıran UBP  Hükümetinin şimdi de iyi durumdaki CTP  belediyelerini batırmayı amaçladığını savunan Kalyoncu, “Bu belediyeler batmayacak ve diğer belediyelerden daha fazla hizmet götürmeye devam edecektir”  dedi.
Kalyoncu “CTP belediyelerinin başarısı UBP’ye batıyor” şeklinde konuştu.
UBP belediyelerine bağlı bazı dağ köylerinin mahrumiyet bölgesi haline geldiğini, bu köylerdeki durumun yürekler acısı olduğunu söyleyen Kalyoncu, muhtarlara, “bağlanacak” denilen maaşların, muhtarlıklara bağlandığını ve her harcama için makbuz istendiğini anlattı. Kalyoncu “Muhtarlar bu işe ‘Eksik olsun daha iyi bağlanmasaydı’ demektedirler” şeklinde konuştu.
Dağıtılan kırsal kesim arsalarının satılmaya başladığını, bunun da “rezaletin daniskası” olduğunu ifade eden Kalyoncu, ihtiyacı olmayanlara arsa verilmesini eleştirdi.
Bir Sanayi bölgesinde,  9 Ekim 2009’da verilen  arsanın üzerine 6 ayda proje hazırlanıp, 3 yılda proje tamamlanacak şartı olmasına karşın halen hiç bir şey yapılmadığını kaydeden Kalyoncu “Kimindir bilirsiniz Kadın Bakanın” dedi.
İhtiyat Sandığı Davaları’na bakan avukatlardan birinin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı  Şerife Ünverdi’nin oğlu olduğunu savunan Kalyoncu, Ünverdi’yi, “çocuklarına çıkar sağlamakla” suçladı.
Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel ise eleştirilere verdiği yanıtta, Gine Limanı’nın Bakanlar Kurulu kararı ile Turizm Çevre ve Kültür  Bakanlığı’na verildiğini, kendilerinin de bu konuda bir takım çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Yetki karmaşasının ortadan kaldırılması için belediyenin yaptığı bazı çalışmaları Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı bünyesine aldıklarına işaret eden Üstel,  dünyada eşi emsali olmayan  Girne Antik Limanı’nı, eski şekline getirilmesi için bu çerçevede devraldıkları günden bu yana çalıştıklarını vurguladı.
2 ay önce devraldıkları Girne Limanı’nda  Gümrük Binası’nın acınacak durumda olduğunu, ihaleye çıkılarak bu binaların restorasyonuna başlandığını kaydeden Üstel, bu binalarda bir idari mekanizma oluşturacaklarını açıkladı.
Girne Antik Limanı’nda çevreyi rahatsız edecek bütün görüntüleri ortadan kaldırdıklarını ve tamir çalışmalarının aralıksız sürdüğünü anlatan Bakan Üstel, balıkçılar için de ayrı bir düzenlemeye gittiklerini söyledi.
Bu otantik limanda şemsiye karmaşası olduğunu ifade eden Üstel, tek tip şemsiye konusunda da çalışmaları olduğunu vurguladı.
Girne Antik Liman dışında, korumaya muhtaç diğer bölgelere de sahip çıkılmasına yönelik bir yasa yaptıklarını kaydeden Bakan Üstel, bu çerçevede  Karpaz’da da bir yağ değirmeninin eko turizme kazandırılması için çalışma başlattıklarına işaret etti.
Apostolos Andreas Manastırı’ndaki satış yerlerinin yarattığı çirkin görüntünün ortadan kaldırılması yönünde de çalışma başlattıklarını kaydeden Üstel, manastır dışındaki alanların da koruma  altına alınmasını hedeflediklerini söyledi.
Üstel, söz konusu yasayı, korumaya muhtaç bölgelere sahip çıkmak amacıyla yaptıklarını yineleyerek sözlerini tamamladı.
Yeniden söz alan Ömer Kalyoncu,  Antik Limanı’nın 1999  yılında Girne Belediyesi’ne verildiğini söyledi.
Bakanlar Kurulu kararının sadece Girne Limanı ile ilgili olduğunu ve kasıt bulunduğu iddialarını yineleyen Kalyoncu, “Madem yetki karmaşası vardı Limanı niye Girne Belediyesi’ne vermediniz?”  diye sordu.
Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Üstel ise, Girne Belediyesi’nin gelirlerini azaltmaya yönelik bir düşünceleri olmadığını vurgulayarak, “Ben Ömer arkadaşıma sormak isterdim. Kendisi Girne Limanı’nın durumundan memnun muydu?” dedi.
Bu arada, CTP-BG Milletvekili Kalyoncu, Turizm Çevre ve Kültür Bakanı’nı “Başkasının parası ile hovardalık yapmakla ve uçak paralarını ödeyememekle” suçladı.
Bakan Üstel de, kendisinin kimsenin parası ile hovardalık yapmadığını, uçak paralarının da ödendiğini söyledi.

ÜSTEL: "ELEŞTİRİLER DOĞRU... BAKANLIK OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ"


Lefkoşa, 14 Haziran 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda üçüncü  gündem dışı konuşmayı "Hükümetin İcraatları" konusunda, CTP-BG Milletvekili Sonay Adem yaptı.


Ülkede yeniden, açık ve hesap verilebilecek bir döneme ulaşılması için bir an önce seçime gidilmesi gerektiğini kaydeden Adem, bu nedenle oluşturulan komitenin bir an önce Seçim ve Halk Oylaması Yasası çalışmalarını tamamlamasını istedi.


Tek bölgeli seçim yönündeki öneriler konusuna değinen Adem, bunun uygulanmasının çok büyük fayda getireceğine olan inancını dile getirdi.


Adem, seçim harcamalarının denetlenebilmesi açısından siyasi partilerle ilgili yasanın da değiştirilmesinin şart olduğuna işaret etti.


Lefkoşa İmar Planı'nın değiştirildiğini gazetelerden öğrendiğini açıklayan Adem, "Bu yeni imar planı ile birlikte hangi bakan veya siyasetçilerin mal varlıkları önemli miktarlarda değer kazanmıştır? Bunun çok kısa süre içerisinde yanıtlanması gerekir" dedi.


Milletvekillerinin bazı önemli yasa tasarıları konusunda bilgilendirildiğini, ancak halkın bilgilendirilmediğini kaydeden Adem, bir yanlışlıksa bunun düzeltilerek bu tasarılar konusunda halkın da bilgilendirilmesini  istedi.


Haspolat  arıtma tesisinden kaynaklanan ve Mağusa'ya kadar uzanan atık sular konusuna değinen Sonay Adem, bu atıklar nedeniyle bölgedeki göletlerde bulunan balıkların da ölmeye başladığını, her tarafta sivri sinek istilası olduğunu söyledi.


27 bin ton arıtılmış, bin ton vidanjör ve noro suyunun derelere dökülerek Mağusa'ya kadar ulaştığını belirten Adem,  atıklar izinsiz dökülüyorsa, bu konuda ilgili bakanlığın gerekeni yapmasını istedi.


Atık suların, derelerin geçtiği bölgelerdeki  su kaynaklarına da zarar verebileceği uyarısında bulunan Adem, "Bu konu son derece önemlidir" dedi.


Bu konuda herkesin sorumluluğu birbirine attığını savunan Adem, bu durumu eleştirdi.


Lefkoşa Arıtma tesislerinden çıkan suyun değerlerinin AB standartlarının çok üstünde olduğunu ifade eden Adem, bu suların tarımsal amaçlı kullanıldığını, insan sağlığını tehdit eden bu durumun önüne bir an önce geçilmesi gerektiğini vurguladı.


Mağusa Göleti'ne dökülen atık sular konusuna da değinen Adem, bu konularda bir an önce ciddi tedbirler alınmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.


Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel eleştirilere verdiği yanıtta, Adem'in eleştirilerinin doğru olduğunu ancak bakanlık olarak kendilerinin üzerlerine düşeni yapmaya çalıştıklarını söyledi.


Haspolat Arıtma Tesisi'nin kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, ancak bunlar bitene kadar kirliliğin devam etmesi gerektiğini anlatan Bakan Üstel, bu konuda bir komisyon oluşturduklarını vurguladı.


Atık suların bir kısmının dereye aktığının doğru olduğunu, arıtmanın işletmecisi olan Lefkoşa Belediyesi'ni uyardıklarını anlatan Üstel, bunun dışında Aslanköy'den sonra derelere kaçak vidanjör ve noro sularının dökülmekte olduğunu tespit ettiklerine ve bu çerçevede güzergah üzerindeki belediyeleri de uyardıklarına işaret etti.


Kaçak olarak dökenlere yer gösterdiklerini ve bunun önemli oranda önlendiğini kaydeden Bakan Üstel, yine de dökülmemesi için elden gelen gayretin gösterilmekte olduğunu söyledi.


KAŞİF: "SAĞLIKTA ELDE KANIT OLMADAN İDDİA ORTAYA ATILMASI DOĞRU DEĞİL"


Lefkoşa, 14 Haziran 12 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda dördüncü gündem dışı konuşmayı "Hükümet İcraatları" konusunda TDP Milletvekili Hüseyin Angolem yaptı.


Lefkoşa Belediye çalışanlarının hala ödenmediğini, ödeneceğine dair hiçbir işaret bulunmadığını ifade eden Angolemli, ödenmemesi durumunda çalışanların haklı olarak yeniden greve gideceğini söyledi.


Haspolat Arıtma Tesisi'nden kaynaklanan sorun konusuna çoktan önlem alınması gerekirken bunun yapılmadığını belirten Angolemli, yasalara ve mahkeme kararlarına uymayan belediye başkanlarının önüne kimsenin geçemediğini savundu.


Ülkede belediyelerle ilgili yaşananlara karşın, belediyelerin çalışmalarını düzenleyecek bir yasa tasarısının hala daha gündeme getirilmemesini eleştiren Angolemli, yasalara uymayan belediye başkanlarına yaptırım getirilmesinin şart olduğunu belirtti.


DAÜ'nün derelere döktüğü atık suların Glapsides'e kadar ulaşmakta olduğunu savunan Angolemli, DAÜ'nün kimden izim alarak bu atık suları dereye döktüğünü sordu.


Angolemli, toplum sağlığını yakından ilgilendiren çevre sorunlarının bir an önce çözülmesi için hükümetin acil önlemler almasının kaçınılmaz olduğuna işaret etti.


3 ay önce Meclis'ten geçirilen Çevre Yasası'nda atıkların yönetilmesi konusunda bir tüzük öngörmesine karşın, bu tüzüğün çıkarılmadığına da dikkat çeken Angolemli, "Sorarım 21. maddenin öngördüğü tüzükler neden yapılmadı?" dedi.


Angolemli, çevreye sahip çıkılması için yasanın öngördüğü tüzüklerin hemen çıkartılması gerektiğini vurguladı.


Lefkoşa Belediyesi'nin bütün gelirlerinin direkt borçlarına gittiğini ifade eden Angolemli, önce çalışanların ödenip kalan miktarların borçlara yatırılmasını öngören düzenlemeye gidilmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu.


Belediyeler Yasası'nda gerekli değişikliği yapması için hükümete çağrıda bulunan Angolemli, Başsavcılığın Lefkoşa Belediyesi ile ilgili dosyayı polise gönderdiğini açıkladığını savundu ve  bu konuda polisin ne yaptığını sordu.


Başbakanlık Denetleme Kurulu tarafından polise gönderilen dosyalar konusunda da bir şey yapılmadığını savunan Angolemli, "Polis niye görev yapmıyor. Polisin elini tutan kimdir?" diye sordu.


İnsanların sivrisinek saldırıları nedeniyle ellerinin kollarının kıpkırmızı olduğunu kaydeden Angolemli, 21. yüzyılda sivrisineklerle başa çıkamayan bir yönetimle karşı karşıya bulunduklarını söyledi.


"Onun için Hükümet top yekün çevre konusuna eğilecek. Yasaların öngördüğü tüzükleri yapacak" diyen Angolemli, ancak hükümette böyle bir niyet görmediğini ifade etti.


Angolemli, Pazartesi gününe kadar Lefkoşa Belediyesi çalışanlarının ödenmesi konusunda çare üretilmesini istedi.


KAŞİF


Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, eleştirilere verdiği yanıtta, Haspolat Arıtma'dan çıkan suların Mağusa'ya kadar ulaşması konusunda yaşanan sorunlarla ilgili olarak bakanlığının elden gelen her türlü çalışmayı yaptığını ve yapmaya devam ettiğini söyledi.


Atık sulardan örnekler aldıklarını, bunların sonuçları çıkınca kamuoyu ile paylaşacaklarını açıklayan Bakan Kaşif, Haspolat'a  sadece Kuzey'in değil Güney'in atık sularının da gelmekte olduğunu anımsattı.


Tifo konusundaki iddialara da değinen Kaşif,  sağlıkta elde kanıt olmadan iddia ortaya atılmasının doğru olmadığını söyledi.


Sineklerden herkesin rahatsız olduğuna işarete den Kaşif, tifo ve herhangi bir bulaşıcı hastalığın söz konusu olmadığını, olmaması için de gerekli çalışmaların devam ettiğini, gerekli tedbirlerin alındığını vurguladı.
 
14 Haziran 2012 Perşembe 11:19
Okunma: 626
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)