Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Genel Kurulu Toplandı

Meclis Genel Kurulu Toplandı

Gündem Sayıştay Raporları....

 
 
Meclis Genel Kurulu Toplandı
Lefkoşa, 11 Şubat 13 (T.A.K.): Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu saat 11.00'de Meclis Başkanı Hasan Bozer başkanlığında toplandı.


Toplantının sunuşlar bölümünde herhangi bir sunuş olmadığı için gündemdeki konulara geçildi.


Toplantıda ilk olarak Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin Posta Dairesi'nin 2007 Mali Yılı Gelirleri Sayıştay Denetim Raporu görüşülüyor.


Komite Başkanı UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy komite raporunu okudu. Ardından ilk sözü CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu aldı.


Bugünkü toplantının gündeminde toplam 8 Sayıştay raporu bulunuyor.


Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin Posta Dairesi'nin 2007 Mali Yılı Gelirleri Sayıştay Denetim Raporu görüşülürken söz alan CTP - BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, "Bugün yasama günü ama gündemde bir yasa yok" diyerek hükümete eleştiriler yaptı.


Yorgancıoğlu, öncelikle ülkenin ihtiyaç duyduğu yasaların Meclis'in gündeminde yer alması, Sayıştay raporlarının ikinci sırada gelmesi gerektiğini söyledi.


"KURULTAY SEVDASI"


Komitelerde yasaların görüşülmesinin bitirilemediğini, UBP'li komite üyelerinin konuya önem vermemesi veya kurultay "sevdasından" iş yapılamadığını savunan Özkan Yorgancıoğlu, ülkede kriminal olayların ve sorunların arttığını, hükümetin ise duyarsız kaldığını öne sürdü.


Özkan Yorgancıoğlu, Ercan Havaalanı'nın özelleştirilmesinin yarattığı sorunlara işaret ederek taksicileri örnek gösterdi.


Ülkede yasa ve kural dışı işler yapıldığını, insanların kendi geleceklerinden endişe duyduğunu ifade eden Yorgancıoğlu, "hükümetin beceriksizliğinin karmaşa yarattığını, insanların her alanda sorunlarla karşılaştığını" öne sürdü.


"HİÇ BU KADAR BAŞIBOŞ KALMAMIŞTI"


Yorgancıoğlu, "hiçbir ülkede iktidar partisinin kendi yarışı nedeniyle ülkenin hiç bu kadar başıboş kalmadığını" öne sürerek, hükümetin vurdumduymazlığının tahammül sınırlarını aştığını; bunun halka ihanetin belirtileri olduğunu söyledi.


"Ülkede polis karakollarına molotof kokteyli atılacak kadar ileri gidildiği halde mafya ilişkilerini düzenleyecek yasaların gündem yapılmadığını" belirten Özkan Yorgancıoğlu, hükümetin sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti.


Ülke bu haldeyken Meclis gündemine oylaması olmayan sadece bilgiye sunuş olan Sayıştay raporlarının gelmesini eleştiren CTP -BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, hükümetin toplum yararına getirdiği yasalara destek verdiklerini ama artık her şeyin 24 Şubat'taki UBP kurultayına kilitlendiğini; ülke yararına hiçbir şey yapılmadığını savunarak; halkın bunları hak etmediğini söyledi.


Yorgancıoğlu, "Ben beklerdim ki bugün Sayıştay raporlarından önce bu konular da gündem olsun" diye konuştu.


Yorgancıoğlu, "bu durumun UBP'ye bir bedelinin olacağının bilinmesini" istedi.


Meclis Genel Kurulu'nda daha sonra ikinci Sayıştay raporuna geçildi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, ülkede insanların artık tefecilerden medet umduğunu ve ulaşılan hacmin ölçülebilir olmadığını ileri sürdü.


Maliye Bakanı Ersin Tatar da tefecilik ve para piyasalarında kendilerini rahatsız eden konuların ülkede tasvip edilmeyen çirkin olaylara vesile olduğunu kaydederek, Cumhuriyet Meclisi'in meseleye derhal el atması gerektirdiğini belirtti.


Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin raporlarının görüşülmesi sırasında Sayıştay'ın durumunun yanı sıra "tefecilik" faaliyetleri konuşuldu.


SOYER


Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin Muhaceret Dairesi 2007 Yılı Gelirleri Hakkında Sayıştay Denetim Raporu'nu görüşürken ilk sözü alan CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, ciddi bir çalışmanın sonucu olan Sayıştay raporlarının değerlendirilmesinde önemli eksiklikler bulunduğunu belirterek, mali performans konusunda da ciddi bir denetim gerektiğini söyledi.


Yolsuzluk ve usulsüzlük olmasa da alınan kamu kaynağının sağlıklı kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkması için mali performans değerlendirmesi yapılmasını isteyen Soyer, Sayıştay'ın personel takviyesi ve eğitiminin şart olduğunu kaydetti.


Mali kaynağın yerinde kullanılıp kullanılmadığının hesabının verilmesi gerektiğini vurgulayan Soyer, "Alınan verim, harcanan kaynağa denk mi? Bunun değerlendirilmesi lazım" dedi.


Performans ve verimin çağdaş ülkelerde ölçülmesi gereken önemli bir konu olduğunu vurgulayan Ferdi Sabit Soyer, "Bu yapılsaydı Lefkoşa Türk Belediyesi bu hale gelmeyecekti" şeklinde devam etti.


Soyer, Sayıştay sınavını geçen ancak işe alınmayarak mağdur olan gençlerin sorununun çözümlenmesi ve bir şekilde devlette istihdam edilmeleri gerektiğini kaydetti.


"(TEFECİLİKTE) ULAŞILAN HACİM KORKUNÇ"


Ferdi Sabit Soyer, güncel olaylara değinirken, insanların tefecilerden medet umduğunu ve ortada büyük bir hacmin döndüğünü belirtti.


Fahiş faizlerin uygulandığını; bozulan çarklar nedeniyle insanların önemli servet kaybına uğradığını kaydeden Soyer, özetle şöyle dedi:


"Ulaşılan hacim ölçülebilir değildir ve korkunçtur. Özellikle Merkez Bankası'nın, Maliye Bakanlığı'nın, hükümetin bu konuda yeni bir siyaseti gündeme taşıması kaçınılmazdır. Bankacılık sistemi dışına çıkan bu para işi ekonomiyi ve insan ilişkilerini büyük bir sıkıntıya sokmaya adaydır. Büyük bir güç merkezi oluşmuştur. Bunlar yasal süreçlerin dışındadır. Ne kadar vergi vermektedirler? Kıbrıs Türk halkı yeni bir servetin el değiştirmesine doğru gidiyor. Benim incelemelerime göre Merkez Bankası'ndaki mevduatların yüzde 55-60'ı 3-4 yıl içinde önemli ölçüde farklı bir duruma girecek. Bu orandaki para 100 kişinin eline geçecek. Yeni bir servet değişimi oluşuyor."


"SERMAYE TEKELLERİN ELİNDE ŞEKİLLENİYOR"


CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, tekelleşmelere dikkat çekerek, orta kesimin giderek yoksullaştığını ama belli kesimlerin mihraklaşarak,güçlendiğini söyledi.


Ekonomideki örgütlenme biçiminin ciddi tekelleşmeler doğurduğunu belirten Soyer, sermayenin tekellerin elinde şekillendiğini, bunun da giderek siyaseti, medyayı domine edeceğini belirtti. Soyer, ülkenin kaderinin negatif etkileneceğini belirterek, bunları tartışmak ve tedbirlerini almak gerektiğini kaydetti.


Soyer, tekelleşmenin Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi'nin raporunda da önemli bir sorun olarak işaret edildiğini belirtti.


Ülkede siyasetin konuşulması gerektiğini kaydeden Ferdi Sabit Soyer, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın geçen hafta"Meclis iç tüzüğünü aşarak" söyledikleri konusunda bugün kürsüye çıkıp iddialarını dile getirmesini beklediğini kaydetti. Soyer, siyasi partilerin birbirine söyleyeceklerinin, polemikler değil, çıkış yolları olması gerektiğini söyledi.


Soyer, özetle "Ben seninle de, TDP ile de ikiz kardeşim çünkü bu memleketin evladıyım. İkiz kardeşlerin de farklılıkları var, ama bunlar problem değil, zenginliktir. Artık siyasette avantaj elde etme kısırdöngüsünden çıkmalıyız. Ortak payda, Kıbrıs Türk halkının selamete yürümesidir" diye konuştu.


Ekonomik ilişkilerin tefecilerin ellerinde toplandığını; dolaylı vergiler nedeniyle yükün dar ve orta gelirli insanlara yıkıldığını kaydeden Ferdi Sabit Soyer, yurtseverlik için vergi oranlarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


SEÇİMİN ERTESİ GÜNÜ...


Soyer, LTB'yi kurtarmak için ortak bir zemin yaratılamazsa başarılı olunamayacağını; tüm partilerin iddialarını ortaya koyması gerektiğini belirterek, "Ama seçimin ertesi günü, seçim gününden daha da önemlidir" dedi.


Toplumu dışlayıcı metotların, gün gele bunu uygulayanları da vurduğunu ifade eden Ferdi Sabit Soyer, UBP'de yaşananın da bu olduğunu savundu.


Soyer, siyasal tarihin dikkatle kaydedilmesi gerektiğini söyledi. Nezire Gürkan'ın Serdar Denktaş ile röportajının yer aldığı kitapta CTP için "tecrübesiz" ifadesi kullanması nedeniyle Denktaş'ı eleştiren Soyer, "Sizden katbekat tecrübeliyiz" dedi.


Ferdi Sabit Soyer, CTP ile koalisyona girdi diye milliyetçi kesimlerden haksız eleştirilere uğrayan DP'nin bugün "toplumu CTP'den kurtarmak için" uğraştığını söyledi.


Popülizmden vazgeçilmesi çağrısı yapan Soyer, siyasette toplumsal faydanın önde tutulmasının önemini vurguladı.


TATAR YANITLADI: "MECLİS DERHAL EL ATMALI"


Maliye Bakanı Ersin Tatar, Soyer'in çok doğru konulara değindiğini belirterek, tefecilik ve para piyasalarında kendilerini rahatsız eden konuların, ülkede tasvip edilmeyen çirkin olaylara vesile olduğunu söyledi. Tatat, Meclis'in meseleye derhal el atmasını gerektirdiğini belirtti.


Faiz meselesiyle ilgili yasayı görüşen ad-hoc komiteye CTP Milletvekili Soyer'in derhal katılmasını ve çalışmalara katkısını beklediklerini ifade eden Maliye Bakanı Tatar, tarihi bir fırsat bulunduğunu, gecikmeden yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti. Tatar, komite başkanı Hasan Taçoy'un Soyer'i toplantılara davet etmesini istedi.


Tatar, faiz tartışmaları içinde çok zaman harcadıklarını; yasal işlemler için yasaların bir an önce geçmesi gerektiğini belirtti.


Sayıştay kadrolarının yetersiz kaldığını; 1997'de olan olayların bugün tartışıldığını kaydeden Ersin Tatar, bunun kimseye faydası olmadığını; nasıl bir yenilikle teftiş ve denetim mekanizmalarının hızlandırılabileceğinin konuşulması gerektiğini söyledi.


"ADAY OLANLAR NE YAPACAKLARINI AÇIKLAMALI"


LTB için aday olanları ve olacakları kutlayan Tatar, "Günün sonunda alacakları tedbirleri çıkıp kamuoyuyla paylaşmalıdırlar. Temennilerden ziyade ne tedbir alacaklarını söyleyecekler" dedi.


Daha sonra DP Genel Başkanı Serdar Denktaş söz aldı.

ÇAKICI: "UÇUYORUZ DERKEN TITANIC GİBİ BATIYORUZ"


SOYER: "LTB'DE BATIŞ KOPENHAG KRİTERLERİNDEN SARAYÖNÜ KRİTERLERİNE DÖNÜLMESİYLE BAŞLADI"


ÖZCAFER: "BRT İKTİDAR PARTİSİ İÇİNDE DE EŞİT SÖZ HAKKI VERMİYOR"


Meclis Genel Kurulu'nda Sayıştay raporları görüşülürken söz alan parti başkanları ve milletvekilleri, güncel konularda konuşmalar yaptı. 


DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, partisinin hiçbir zaman saldırgan ve karşısındakini ötekileştiren bir tavır sergilemediğini söyledi.


"2006'da LTB'nin önünden AB bayrağı indirildi, Türk bayrağı çekildi" sözünün kendisine ait olmadığını belirten Serdar Denktaş'a yerinden yanıt veren CTP Milletvekili Kadri Fellahoğlu, "Biz kimin söylediğini biliyoruz; babanız söyledi" dedi.


Serdar Denktaş da "Bir avuç insanız, kol kola yürümenin yolunu bulmalıyız" diyerek, kimsenin, babasının söyledikleriyle yargılanamayacağını belirtti.


UBP Milletvekili Zorlu Töre de yerinden, Bayrak Yasası'na göre zaten AB bayrağının belediyeye çekilemeyeceğini söyledi.


"CTP-UBP BENZERLİĞİNİ VATANDAŞ DA GÖRÜYOR"


DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, geçmiş iktidar dönemlerine bakıldığında CTP ve UBP'nin ne kadar aynı olduğunu sadece kendisinin değil, vatandaşın da gördüğünü savundu.


Denktaş, LTB için ortak aday arayışlarına sıcak bakılmayınca yapabileceklerinin en iyi kanıtı olarak en güçlü adayı çıkardıklarını; ne yapacaklarını bir ay içinde halkla ayrıntılarıyla paylaşacaklarını açıkladı.


Serdar Denktaş, Cemal Bulutoğluları'yla sürekli "aman yapma, aman etme diye uğraştıklarını", Mustafa Arabacıoğlu ile öyle bir sorun yaşamayacaklarını; kısa süre sonra halkla paylaşacakları programla belediyenin bir yıl içinde önünü göreceğini belirtti.


CTP ve UBP'nin farklı görüşleri bulunan ama aynı noktaya ateş eden konumda olduğunu savunan Denktaş, hem federal çözüm yaklaşımlarına, hem de insanları devletten soğutan yaklaşımlara karşı olduklarını söyledi.


Sadece Türkiye'nin yardımlarıyla yürüyen bir sistem öngörmediklerini; üçüncü yol önerdiklerini kaydeden DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, "Söylediğimiz her şeyin arkasındayız. Bundan da gocunmayız" dedi.


"ÇAPRAZ OY VE TEK EGEMENLİK MASADAYKEN KARŞIYIZ"


Denktaş, karşı olduğunu söylediği halde Cumhurbaşkanı'nın çapraz oy ve tek egemenlik masadayken görüşmeleri sürdürmesine karşı olduklarını söyledi.


DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, bakanlar arasında işbirliği ve samimiyet olmadığını; o yüzden ekonominin ve halkın durumunun kötüye gittiğini savundu. 


ÇAKICI: "TITANIC GİBİ BATIYORUZ"


TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı da ülkenin kurşunlamaların, cinayetlerin yaşandığı kötü bir dönemden geçtiğini; halkın moral bozukluğu yaşadığını söyledi.


Çakıcı, "hükümet uçuyoruz derken ülkenin Titanic gibi battığını" kaydetti.


Meclisin de miadını doldurduğunu, artık halka gitmek gerektiğini söyleyen Çakıcı, faiz mağdurlarıyla ilgili tasarının komitedeki görüşülme sürecinin UBP'deki kararsızlıklar yüzünden uzadığını; UBP'nin ülkenin kanını emenlerin yanında olduğunu öne sürdü.


Mehmet Çakıcı, DP'nin LTB Başkanı adayı Mustafa Arabacıoğlu'nun bir gazetede yer alan eleştirilerini yanıtlayarak, kendisinin de CTP Milletvekili Mehmet Çağlar'ın da YDÜ'de çalıştığını ama hükümette olup imtiyaz sağlayan kişiler olmadıklarını belirtti.


İmtiyaz sağlanan şirketlere, hedef alınarak saldırmamak gerektiğini kaydeden TDP Genel Başkanı Çakıcı, "10 milyon borç alındı diye filanca şirketi hedef almadım. Doğru veya yanlış bir iş yapılıyor diye bir üniversiteyi hedef almadım. Hayvan kaçakçılığından bahsettim ama şirketi hedef almadım" diye konuştu.


"Düzelmesi gereken sistemdir" diyen Çakıcı, siyasetçinin gerekli yasaları yaparak suçluları yargıya götürmesi gerektiğini belirtti. 


Çakıcı; YDÜ ile Arabacıoğlu arasında araziler konusunda husumet bulunduğunu, yol geçerse Arabacıoğlu'nun arazilerinin değer kazanacağını, siyasetten soğuduğunu söyleyen Arabacıoğlu'nun LTB'ye başkan adayı olduğunu ve YDÜ'ye saldırdığını, LTB'yi batıranların da DP'liler olduğunu iddia etti.


Çakıcı, Mustafa Arabacıoğlu'nu daha önce Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu hatırlatıp "nöbetçi aday" diye niteleyerek, şimdi de malları gündeme gelince aday olduğunu öne sürdü. 


Çakıcı, hastaneyi sel basması olayında da Arabacıoğlu'nun suçlu olduğunu, Sağlık Bakanlığı döneminde de bir vizyon ortaya koyamadığını savundu.


"Serdar Denktaş YDÜ'nün öğrencisi midir?" diye soran TDP Genel Başkanı Çakıcı, kendisinin ve bir profesör olarak Mehmet Çağlar'ın YDÜ'de bulunmasının bir değer olduğunu söyledi.


"Önce siz temiz olacaksınız, sonra başkasına çamur atacaksınız. Eğer bir üniversitede hocalık yapmak suçsa, ben bu suçu işliyorum" diyen Çakıcı, hükümete gelip YDÜ'ye bir imtiyaz sağlarsa suçlanabileceğini belirtti.


Çakıcı, LTB'nin batmasına neden olan istihdamları yapanın DP olduğunu öne sürdü. 


Mehmet Çakıcı, Arabacıoğlu'ndan "Tabipler Birliği'yle ilişkilerini, onkolojideki ölümleri, Gönyeli'de arazi açmalar ve sel baskınlarını, Mehmetçik Belediyesi'nde olanları" açıklamaya çağırdı.


DENKTAŞ YENİDEN


Yeniden söz alan DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Arabacıoğlu'nun röportajının adaylığından önce yapıldığını ve sorulara yanıt verdiğini söyledi.


Denktaş, Çakıcı'ya da, 20 yıldır duruşuyla kendini kanıtlayan Arabacıoğlu'nun gereken cevabı vereceğini kaydetti.


"Birine saldırma niyetimiz yok, ne yapıp da ileriyi görebilir hale geleceğiz onu söyleyeceğiz halkımıza..." diyen Denktaş, madem DP'nin batırdığı söyleniyor, LTB'yi ayağa kaldırmanın görevleri olduğunu ifade etti.


Cemal Bulutoğluları'na "yapma-etme" baskısını sürekli yaptığını ifade eden Serdar Denktaş, Bulutoğluları'nı da çıkıp o dönemi anlatmaya çağırdı.


DP'nin en az istihdam yapan parti olduğunu kaydeden Serdar Denktaş, Mehmetçik Belediyesi'ndeki sorunun ise "inatlaşma" olduğunu belirtti.


TATAR YERİNDEN KONUŞTU... "O ŞEYLERİ GETİRDİ BİZİM PARTİNİN İÇİNE DÖKTÜ..."


Cemal Bulutoğluları'nın seçilmesi, parti değiştirmesi ve icraatları konusunda milletvekilleri karşılıklı konuşmalar yaparken, yerinden konuşan Maliye Bakanı Ersin Tatar, "Başka partiden seçildi, o şeyleri getirdi bizim partinin içine döktü" sözleri işitildi.


Denktaş da, "Bizden seçildiydi ama, durmadı ki rahat..." ifadelerini kullandı.


SOYER: "ÖZEYRANLI KIŞLANA DÖN DİYE MİTİNG DÜZENLEDİK"


Yeniden söz alan CTP Gazimağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, bireylerin üzerine bu şekilde gidilmemesi gerektiğini söyledi.


Soyer, CTP'nin koalisyon ortağı olduğu dönemlerde yaşanan bazı olayları örnek vererek, kör intikam adına hukuku ayaklar altına almadıklarını; dönemin GKK Komutanı Ali Nihat Özeyranlı'nın UBP-TKP koalisyonu döneminde söylediklerini de kınadıklarını, "Özeyranlı kışlana dön" diye CTP olarak mitingler düzenlediklerini anlattı. 


Kıbrıs sorununa en iyi çözümün evrensel kabul gören federasyon olduğunu vurgulayan Soyer, uluslararası camiada en önemli avantajın da Annan Planı referandumundaki tutum olduğunu kaydetti. 


Ferdi Sabit Soyer, DP'nin desteğiyle seçilen Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun BM Genel Sekreteri'ne ilk gönderdiği mektupta Annan Planı'na bağlı olduğunu; Talat'ın çizgisinde görüşmeleri sürdürdüğünü ve çapraz oy konusunda da bazı şartlarla olumlu görüş belirttiğini ifade etti.


"KOPENHAG KRİTERLERİNDEN SARAYÖNÜ KRİTERLERİNE..."


"Farklılıkları doğru temelde tartışmak gerek. Nasıl olacak da biz Kıbrıs Türk halkını evrensel ilişkilerin içine sokacağız? Hukuk siyaset, sosyal ilişkiler konusunda kapıyı açacak şeylere ivedi ihtiyacı vardır bu halkın..." diyen Soyer, LTB'de batışın, "Kopenhag kriterlerinden Sarayönü kriterlerine dönülmesiyle" başladığını söyledi.


Bazı milletvekillerinin Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ın da battığını söylemesi üzerine Soyer, "Onlar evrensel kriterlerin kriziyle battılar ama biz Sarayönü kriterleriyle battık" dedi.


Seçim döneminde LTB'nin içine düştüğü çıkmazın tartışılacağını, LTB'ye 780 bin TL ekstra kaynak sağlandığını, kurultay nedeniyle 400 kişinin işe alındığını; seçim yaklaşınca bu sayının 7 bine çıkacağını savunan Soyer'e Maliye Bakanı Tatar yerinden yanıt verince kısa süreli tartışma yaşandı.


Soyer, "Özel sektör az para verir" deyip 400 kişi istihdam ettiği gerekçesiyle Maliye Bakanı'nı eleştirdi.


Her konunun tartışılabileceğini kaydeden Soyer, bunun hainlik edebiyatı ve çamur atma siyasetiyle olmamasını istedi.


ÖZCAFER: "BRT İKTİDAR PARTİSİ İÇİNDE DE EŞİT SÖZ HAKKI VERMİYOR"


UBP Gazimağusa Milletvekili Afet Özcafer, milletvekillerinin görev süresine sınırlama getirilmesi gerektiğini söyledi.


Sayıştay yasasının yeniden düzenlenmesi ve yapılandırılması gerektiğini ifade eden Özcafer, bu amaçla bütçede pay ayrıldığını kaydetti.


Meclis yayınlarının BRT'den yayımlandığını ama son günlerde BRT'nin yayınlarında siyasetçilere eşit söz hakkı vermediğini; bunun iktidar partisi içinde de yaşandığını söyledi.  Özcafer, BRT'nin tarafsız olması gerektiğine inandığını vurguladı.


Soyer'in popülizm yapılmasın görüşüne katıldığını belirten Afet Özcafer, halkın aynı şeyleri duymaktan usandığını söyledi.


1960'larda postada Kıbrıslı Türk ve Rumların yaşadığı sorunu örnek veren Özcafer, popülizm ve milliyetçilik içinde küçük Kıbrıs adasının bugünlere geldiğini kaydetti.


"Belki bizim siyasette yaptığımız yanlışlıklar vardır" diyen Özcafer, 1950'lerden beri yapılan yanlışların hala meclis kürsülerinden konuşulduğunu belirtti.


Afet Özcafer, Sayıştay'ın tam anlamıyla bağımsız olması gerektiğini vurguladı.


Meclisteki konuşmalarda sanki belediye başkanlığı propagandası yapıldığını kaydeden Özcafer, esas gündeme gelmesi gerekenin Belediyeler Yasası'nın denetleme mekanizmasının olduğunu ancak bir türlü bu yasaların gündeme gelmediğini anlattı. 


Özcafer, yıllardır gündemde olan kamu reformu yasasının bir türlü meclise gelmemesini eleştirerek, müşavirlik olayının artık kaldırılması gerektiğini söyledi.


Belediye başkanlarının özerk yapıya sahip olabileceğini ama hiçbir denetime tabi olmamalarının da kabul edilemeyeceğini dile getiren Afet Özcafer, borçlar ve borçluların denetimi konusunda bankalara da büyük görev düştüğünü kaydetti.


Son yaşanan bombalama olaylarını kınayan Özcafer, Meclis'in gerekeni yapacağını ama bankaların da önemli görevi olduğunu söyledi.


Yeniboğaziçi Belediyesi'ne bağlı bir yerde yaşadığını ifade eden Afet Özcafer, hafta sonu sahillerdeki kirliliği temizlemek için bölge kadınlarına bir çağrı yaptıklarını, katılım az olsa da güzel bir çevre çalışması yaptıklarını, bunun kesinlikle siyasi olmadığını anlattı.


Afet Özcafer, tüm kadınların duyarlı olmasını isteyerek, belediyelerin ve ilgili bakanlığın da daha ciddi çalışması gerektiğini belirtti.


Sahillere gençlerin bazı yanlış ve çarpık davranışlarına karşı polisin özellikle gece kontrolleri yapmasını istedi.


Meclis Genel Kurulu'nda, Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin denetim raporları ele alınırken,  milletvekilleri çeşitli konuları da gündeme taşıdı.


EMİROĞLULARI 


TDP Gazimağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları, hükümetin 4 yılda köklü reform yapamadığını söyledi.


Türkiye'de 600 bin kişinin bildirim yapmadığı için maaşlarının kesilmesinin gündeme geldiğini belirterek, denetimin önemini ifade eden Emiroğluları, protokolleri hiçe sayan hükümetin istihdama devam ettiğini belirtti.


Emiroğluları, "Sokak yanıyor" diyerek, vatandaşların yaşadığı sıkıntılara işaret etti.


Önce ekonominin düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Emiroğluları, kurultaydan sonra memurlara 500'er lira dağıtılacağı söylentileri dolaştığını belirterek, "Yeni istihdam edilenlere maaş ödendi mi" diye sordu ve bu kişilerin ödenemeyeceğini savundu.


Emiroğluları, ekonomi düzelmediği için sermayenin birkaç yüz kişide kaldığını, ülkenin de kaosa sürüklendiğini belirtti.


Özel bir hastane olan Kolan Hastanesi ile Sağlık Bakanlığı'nın anlaşma imzalamasını da eleştiren Emiroğluları, Rekabet Kurulu'nun ne gibi tedbirler düşündüğünü sordu.


DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu'na LTB Başkanlığı adaylığı için başarılar dileyen Emiroğluları, belediyede ortada bir sorun olduğu ve bunu bir an önce çözecek adımların atılması, kararların alınması gerektiğine işaret ederek, "Gönül arzu ederdi ki muhalefet,  siyasi rant düşünmeden ileriye dönük adımları atacak ortak adayda birleşebilsin" dedi.


ÇAĞLAR


CTP-BG Milletvekili Mehmet Çağlar da, basında çıkan bir haberle ilgili meclisteki bazı söylemlere atıfta bulunarak, siyasi kimliği yanında akademisyen de olduğunu anlattı ve Ocak 2004'ten beri bir üniversitede  part- time olarak master-doktora öğrencilerine ders verdiğini kaydetti. 


Başkalarını suçlayarak bir yere varılamayacağını ifade eden Çağlar, kendi köşe yazılarından alıntılar yaparak toplumun da artık hoşlanmadığı söylemlerden vazgeçmek gerektiği üzerinde durdu.


Toplumun siyasete güvenini kaybettiğini, yeniden güven sağlanması için ne yapmak gerektiğini düşünmek gerektiğini  kaydeden Çağlar, daha rasyonel insanlar yetiştirmek için çaba harcamak, bu yönde projeler geliştirilmesi gerektiğini söyledi. 


TÖRE


UBP Milletvekili Zorlu Töre ise, Rum tarafının Hristiyan toplumu  olmasından dolayı ayrıcalık gördüğünü ve dünyanın Türk tarafını cezalandırdığını ifade etti.


Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadele neticesinde bugünlere gelindiğine işaret eden Töre, tarihi bilgiler de aktardığı konuşmasında, Rum tarafının çözüm planları ve önerilerine hep karşı çıkan taraf olmasına rağmen bazı kesimlerin Kıbrıs Türk liderliğine suçlamalar getirdiğini belirterek bunu eleştirdi. 


Töre, yönetim hatalarından, ekonomik sıkıntılardan  dolayı devletten vazgeçilmeyeceğini de vurguladı.


SAYIŞTAY DENETİM RAPORLARI


Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin Tatlısu Belediyesi'nin 2007 Mali Yılı Genel Sayıştay Denetim Raporuyla ilgili görüşmesinin tamamlanmasının ardından aynı komitenin  Muhaceret Dairesi 2007-2008 Mali  Yılı Gelirleri Hakkında Sayıştay Denetim Raporu'nun görüşülmesine geçildi. 


İlgili komite başkanının raporunu sunmasının ardından söz almak isteyen olmayıncaLimanlar Dairesi 2007-2008 Mali  Yılları Gelir Hesapları Sayıştay Denetim Raporu ile Spor Fonu 2007 Mali Yılına Ait Gelirlerinin Sayıştay Denetim Raporu da aynı şekilde ele alındı. 


FELLAHOĞLU


Bu aşamada söz alan CTP-BG Milletvekili Kadri Fellahoğlu, meclise sahip çıkmak gerektiğine işaret ederek, salonun boş olmazını üzücü ve rahatsız edici bulduğunu söyledi. 


Yasa bulunmadığı için bugün Sayıştay raporlarının gündem olduğunu ve bu vesileyle birçok konunun konuşulduğunu anımsatan Fellahoğlu, bazı konuşmalardan  rahatsızlık duyduğunu, kurumları suçlayıcı konuşmaları doğru bulmadığını ifade etti.


YDÜ'yle ilgili konuşmaların yıpratıcı olduğunu ifade eden Fellaoğlu, o kurumdan herhangi birinin bulunmadığı bir ortamda yapılan suçlamaların yanlış olabileceğini kaydetti. 


Ülkedeki polisiye olaylardaki artışa da değinen  Fellahoğlu, bu gelişmelerden  tedirgin hale geldiklerini anlattı. 


Fellahoğlu, yürürlükteki Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası'nın  etkin şekilde uygulanmadığını da belirterek Sağlık Bakanlığı'nı eleştirdi ve kamuya açık alanlarda sigara içilmesini engellemeye yönelik önlem alınmasını istedi. 


Bakanlığın 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamayı da yetersiz bulan Fellahoğlu, sigaranın zararlarına dikkat çekerek, çağdaş ülkelerde her isteyenin istediği yerde sigara içemediğini, Türkiye'de de bu konuda önemli mesafe kaydedildiğini anlattı. 


Genel Kurul'da daha sonra Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin sırasıyla şu denetim raporları görüşüldü:


"Değirmenlik Belediyesi 2008 Mali Yılı Sayıştay Denetim Raporu; Dikmen Belediyesi 2007-2009 Mali Yılı Kesin Hesapları Sayıştay Denetim Raporu; Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK) 2008-2009 Mali Yılı Kesin Hesapları Sayıştay Denetim Raporu."


ANGOLEMLİ


TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de arada söz alarak, denetimlerin yetersiz kalmasından kaynaklanan sorunlar yaşandığını belirtti ve Sayıştay'ın personel yokluğundan denetimlerini gününde yapamadığını anlattı.


LTB örneğini veren Angolemli, kurumların ve dairelerin iş ola denetlendiğini,  caydırıcı cezalar verilmediği için işlerin doğru yapılmadığını iddia etti.


Çevre sorunlarına da değinen Angolemli, kirli suların yarattığı çevre felaketiyle ilgili bakanlığı göreve çağırdı. 


Angolemli, yapılan son istihdamlar konusunda eleştiriler yaparken  Kamu Hizmeti Komisyonu'nun tarafsızlığı konusunda da sorunlar yaşandığını anlattı. 


Angolemli, "Bizim tepeden tırnağa her şeyimiz bozuktur. Tarafsızlığımız yoktur. Böyle sistem olamaz. Denetim mekanizmasını çalıştırmalıyız. Herkes yargıdan çekinmelidir... Denetim olmazsa devlet bile olamayız" şeklinde konuştu. 


Raporların  ardından Genel Kurul bugünkü çalışmalarını tamamladı. Gelecek birleşim 14 Şubat Perşembe yapılacak.
 
11 Şubat 2013 Pazartesi 11:16
Okunma: 659
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)