Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Genel Kurulu toplandı

Meclis Genel Kurulu toplandı

Meclis'in gündeminde gündem dışı konuşmalar yer alıyor

 
 
Meclis Genel Kurulu toplandı
Meclis Genel Kurulu Toplandı.
Meclis Genel Kurulu'nun gündeminde, gündem dışı konuşmalar, sözlü ve yazılı sorular yanında "Hali Araziler (İcarlama ve Yönetim) (Değişiklik) Yasa Tasarısı"nın üçüncü görüşmesi ve "Yükseköğretim Kurumlarından İlişiği Kesilenlere Öğrenimlerine Devam Edebilme Hakkı Verilmesine İlişkin (Geçici Kurallar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı" ile İdari ve Sosyal İşler Komitesi'nin tasarıya ilişkin raporu bulunuyor.Meclis Genel Kurulu ayrıca, 14 Temmuz'da başlayacak yaz tatilinde komitelerin çalışmaya devam etmesini de hükme bağladı.
Meclis Genel Kurulu'nun bugünkü birleşiminde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi de, sosyal güvenlikte sürdürülebilirlik için reformun kaçınılmaz olduğunu vurguladı.Genel Kurul, 2 Mayıs'ta kurulan "Gazimağusa Serbest Liman ve Bölgesine Boşaltılan Kum, Yanık Un, Kepek ve Mısır Kepeği ile İlgili İhmal, Yasa Dışılık, Haksız Kazanç olup Olmadığı Hakkında Meclis Araştırma Komitesi"ne ise oybirliğiyle 2 aylık ek süre verdi. Uluslararası Bankacılık Birimleri Değişiklik Yasa Tasarısı'nın ilgili komitede ivedilikle ele alınması isteminin görüşülmesi sırasında söz alan TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, bankaların artık tefecilik yaptığını, insanları bezdiren bir mali sistemle karşı karşıya kalındığını savundu. Angolemli'nin konuşmasının ardından ivedilik istemi kabul edildi ve Sabıka Kaydının Silinmesi Yasa Tasarısı'na ivedilik istemi ele alındı. Bu sırada söz alan TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ise, meclis önünde yaptıkları eyleme değindi. TDP'nin siyah bayraklarla Kıbrıs Türk halkının kötü yönetimine karşı isyan ettiğini belirten Çakıcı, ülkedeki suç olaylarına ve işkence konularına dikkat çekti. Suç olaylarını önleme yönünde bir istek olmadığını savunan Çakıcı, Savcılık makamını da "süs durmakla" suçladı.Yargılama sisteminin çağdışı olduğunu ileri süren Çakıcı, Afrika gazetesinin kurşunlanması olayına da değindi.Konuşması sırasında zaman zaman UBP'li bazı milletvekilleri ile tartışan Çakıcı, Afrika gazetesine daha önce giden ve itiraflarda bulunan zanlının nasıl olup da tekrar adaya elini kolunu sallayarak girdiğini sordu. Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif ise Çakıcı'yı, "senaryo yazıp oynamakla" suçladı ve protokolleri iyi okumasını istedi. Olayların farklı yerlere çekilmemesini isteyen Kaşif, konuyla ilgili yorumlar üzerine, adli tabibin Konya doğumlu olduğunu ve TC vatandaşıyken evlilikten KKTC vatandaşlığı aldığını anlattı. Başbakan İrsen Küçük ise, Çakıcı'yı a "agresif " davranmakla suçladı ve hukuk çerçevesinde kalıp iç tüzüğe uyulmasını istedi. "Sabıka kaydının silinmesi konusunda özelleştirme"nin ne anlama geldiğini soran Başbakan, hükümetin özelleştirme yapmadığını, Özelleştirme Yasası çıkmadan da özelleştirme yapılmayacağını söyledi. Özelleştirme ile icraatları ayırmak gerektiğini vurgulayan Küçük, hükümet programında özelleştirme bulunduğunu ancak yasa çıkmadan bunun yapılmayacağını belirtti. Eylemlerle ilgili eleştirileri yanıtlarken de, DAÜ eylemcilerinin dolu pet şişelerini üstüne atmalarına rağmen davacı olmadığını anlatan Başbakan Küçük, "bunun bana, yarın size" diyerek olayların savunmasını yaparken dikkatli olunmasını ve sorumlu davranılmasını istedi. Eczacılık ve Zehirler (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nın komitede ivedilikle görüşülmesi sırasında söz alan TDP Milletvekili Mustafa Emiroğluları ise, tasarının ceza artırımını öngördüğünü, ancak cezalarla sağlık sisteminin düzelemeyeceğini söyledi. DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ise, sosyal güvenlik sistemiyle ilgili tasarıya ivedilik talebinin geri çekilmesini ve yaz tatili boyunca bu konuda çalışma yapılmasını istedi. Denktaş, "Tatil boyunca yedi gün 24 saat uzmanlarla çalışmaya hazırız" dedi. Denktaş, ivedilikte ısrar edilirse tasarıya ret oyu vereceklerini de kaydetti. CTP-BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi'nin lehte ve aleyhte konuşmaların ardından tekrar kürsüye çıkıp konuşmalara cevap vermesi-nin tüzüğe aykırı olduğunu söyledi. Tasarıda doğum izinlerinden borçlanma hakkının kaldırılmasını eleştiren Soyer, “Analık izinleri gasp ediliyor” dedi.
Daha sonra tasarının ivediliği oyçokluğu ile onaylandı.
Bilgiye ve onaya sunuşların tamamlanmasının ardından, Hali Araziler (İcarlama ve Yönetim) (Deği-şiklik) Yasa Tasarısı'nın üçüncü görüşmesine geçildi.
Görüşmede söz alan DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, hayvancılık yapmak isteyenlerin arazi ihtiya-cına imkan tanıması nedeniyle olumlu olan tasarının, köy içlerinde mandıra kurma izni verilmesinin ise sorun yaratacağına dikkat çekti.
Genel Kurul'da Tasarı oybirliği ile onaylandı.
Genel Kurul'da daha sonra "Yükseköğretim Kurumlarından İlişiği Kesilenlere Öğrenimlerine Devam Edebilme Hakkı Verilmesine İlişkin (Geçici Kurallar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı"nın görüşülmesine geçildi.
Tasarı hakkındaki İdari ve Sosyal İşler Komitesi raporunun okunmasının ardından CTP-BG Milletve-kili Abbas Sınay söz aldı.Hükümeti Meclise sürekli hak gaspları içeren tasarılar getirirken, mali kriz var derken diğer yandan istihdamları sürdürmekte olduğunu savunan Sınay, 52-54 yaşında insanların işe alınmakta olduğunu ileri sürdü.
UBP Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu da, DP'den niçin ayrıldığını ve niçin UBP'ye geçtiğini daha önce anlattığını belirterek, Genel sekreterliğe de iki kişiyle yarışarak geldiğini söyledi.
Hasipoğlu, Seçim ve Halk Oylaması ile Partiler Yasası konusunda çalışmaları yürüten komitenin baş-kanının şu an itibarı ile olmadığını, partisinin, kendisinin yerine başka birisini atayacağını söyledi.
Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst, çeşitli vesilelerle ilişiği okullarından kesilen üni-versite öğrencilerine bir şans tanımak için tasarıyı hazırladıklarını söyledi.
Dürüst'ün konuşmasının ardından tasarı oybirliği ile onaylandı. Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplantısında, yasa tasarılarının ele alınmasının ardından gündem dışı konuşmalara geçildi. Bu bölümden önce usul hakkında söz alan CTP Girne Milletvekili, Grup Başkan Vekili Ömer Kalyoncu, meclisin yasamadan önce görevinin denetleme olduğunu söyledi.İcrayı denetlemenin muhalefetin görevi olduğunu ifade eden Kalyoncu, iktidarın denetleme istemediğini ve denetleme günlerinde iktidar milletvekillerinin toplantıya gelmediğini savundu.
Başbakan İrsen Küçük, yasama günlerinin hep denetim gibi olduğunu, usul hakkında diyerek kürsüye çıkan milletvekillerinin her konuda konuşmayı alışkanlık haline getirdiğini belirtti.“Usul hakkında söz almak bu döneme has bir olaydır” diyen Başbakan Küçük, gündem dışı konuşmaların sayısı yüksek olduğu halde tümüne onay verdiklerini ve süre sınırlarına da uyulmadığını kaydetti.
TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, muhalefetin konuşmalarından UBP’nin rahatsız olmaması gerektiğini söyledi.Bugün 4 yasa geçtiğini belirten Çakıcı, “UBP’ye zahmet mi oluyor konuşmalarımıza yanıt vermek?” diye sordu.UBP’nin güncel konularda söyleyecek hiç mi sözü olmadığını da soran Mehmet Çakıcı, Meclis İç Tüzüğü’ndeki değişikliğin temelinin muhalefetin sesini kısmak olduğunu belirtti.
İlk gündem dışı konuşmayı yapan TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli ise, çevre ve tarım sorunları üzerinde durdu. Tarımla çevrenin iç içe olduğunu belirten Angolemli, çevre temiz olmazsa, ürünlerin de temiz olmayacağını vurguladı.Angolemli, haftalardır patates üreticilerinin sorunlarına değinirken, geçen yılki patates ürünlerinin bedellerinin halen ödenmediğini; bu yüzden yeni üretimde de zorlandıklarını anlattı.
Angolemli’yi yanıtlayan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu, ürün bedellerinin mali olanaksızlıklar nedeniyle zaman zaman ödenemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu ancak 2010 ilkbahar patates ürünlerinin yüzde 50’sinin tazmin edilmesi için alınan Bakanlar Kurulu kararıyla bu hafta sonuna kadar ödenerek sorumluluğunun yerine getirileceğini söyledi.Amcaoğlu, ödemenin gecikmesinin en önemli nedeninin, bütçe tekniğine uygun şekle getirilmesi olduğunu ifade ederek, “Muhtemelen bu hafta sonu ödemeler yapılmış olacak” dedi.
Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel, çevrenin herkesin hassas olduğu bir konu olduğunu vurgulayarak, “Çevremizin istediğimiz noktada olmadığını buradan da belirtmek isterim” dedi.DAÜ Beach Club’taki inşaatı, yasaların verdiği yetkiyle denetlediklerini ve yapabileceklerini yaptıklarını belirten Üstel, İçişleri Bakanlığı’nın da yetkileri olduğunu ve istişare içinde çalışmaları takip ettiklerini, cezai uygulamayı yaptıklarını söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda "Tarım sektöründeki sorunlar" konusunda konuşan CTP İskele Milletvekili Önder Sennaroğlu, hükümetin tahıl alım fiyatlarını açıklamamasını ve alımların geç başlamasını eleştirdi. Sennaroğlu, tarımda vergisiz akaryakıt kullanımının CTP hükümeti döneminde kendisinin bakan olduğu 2007-2008'de hayata geçtiğini ancak UBP hükümete gelince bu uygulamayı kaldırdığını söyledi.
Tüm AB ülkelerinde ve Güney Kıbrıs'ta mazotun üreticilere renklendirilerek verildiğini ancak Kuzey Kıbrıs'ta bu uygulamada sorun çıktığını çünkü istasyonlarda bu amaçla kullanılabilecek depo bulunmadığını; yeni depo inşaatının ise çok masraflı olduğunu anlatan Sennaroğlu, birkaç yıl sonra normal mazot kullanımının ortadan kalkacağını o zaman boşalacak depolara renkli mazot konulabileceğini kaydetti.
Sennaroğlu, kendi dönemlerinde kart uygulamasıyla tarım sektörüne vergisiz akaryakıt verildiğini ifade ederek, renklendirme yapabilselerdi UBP'nin de bunu kaldıramayacağını belirtti.
Önder Sennaroğlu, Tarım Bakanlarının sürekli değişmesini eleştirirken, "UBP 5 yıl hükümette kalırsa 8 Tarım Bakanı lazım. Zorlu bey gitti, Ali bey geldi, ne değişti?" diye sordu ve süt üreticilerin alacağının hükümetçe gasp edildiğini savundu.
"20 Haziran'da ödenmesi gereken süt parası, bugün 4 Temmuz'dur hala ödenmemiştir" diyen Sennaroğlu, hükümetin tarımdaki ödemeleri yapmamasını sürekli maddi imkansızlık diye açıklamasını da "E be kardeşim niye oturuyorsun orada? Niye hükümetsin? Oturma o zaman orada, ödeyebilen varsa gelsin ödesin. Makam arabalarını değişmek için para bulabiliyorsunuz" diye konuştu.
Hükümetin doğrudan gelir desteğinden öte alım fiyatını bile açıklamadığını belirten Sennaroğlu, rekolteyi yansıtan bir görüntü, alım merkezlerinde bir yoğunluk da olmadığını çünkü arpanın büyük çoğunluğunun Güney Kıbrıs'a geçtiğini çünkü Güney'de arpanın 52 kuruştan kooperatiflerce peşin ödemeyle alındığını anlattı.
Ülkede girdi fiyatlarının yüksekliği nedeni ile üreticinin rekabet etmesinin mümkün olmadığını belirten Sennaroğlu, devletten maaş çekenlerin üretim yapamayacağına dair görüşünün üreticiler arasında gerginlik yarattığını belirtti ve hükümetten bu konuyu açıklamasını istedi.
Sennaroğlu, TÜK'ten durdurulan 16 kişiden 3'ünün UBP örgüt başkanları istediği için, biri de Çiftçiler Birliği Başkanı istedi diye geri alındığını ileri sürerek, 12 kişinin ise UBP'li olmadıkları için işten atıldığını, bunun ayıp olduğunu savundu.
Özelleştirme furyasından Koop-Süt'ün de nasibini alacağını, Türkiyeli bir firmaya verileceği söylentileri dolaştığını belirten Önder Sennaroğlu, "Koop-Süt ülke tarımı için olmazsa olmazımızdır. Lütfen yetkililer bu güzide kuruluşa sahip çıksınlar. Sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması için tedbir alsınlar çünkü Koop Süt özelleştirilirse üretici sütünü satamayacak; dereye dökmek zorunda kalacak ve tüm üreticiler üç-dört imalatçının esiri olacak" dedi.
AMCAOĞLU: "SÜT ÜRETİCİLERİNE 9 MİLYON ÖDENDİ"
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu da, yanıt konuşmasında, 8 Haziran'da ve 17 Haziran'da süt üreticilerine toplam 9 milyon liralık ödeme yapıldığını; ödenmeyen paraların ödenmesi için de çalışma yaptıklarını söyledi.
Amcaoğlu, 2009 seçimi öncesi geriye dönük alınan Bakanlar Kurulu kararıyla geçmiş borçlarla ilgili ödeme kararı bulunduğunu; bunu da incelediklerini belirtti.
Vergisiz mazot uygulamasının CTP döneminde başladığını ama doğrudan gelir desteğinin de Başbakan İrsen Küçük'ün tarım bakanlığı döneminde başladığının göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydeden Bakan Amcaoğlu, vergisiz mazot yerine doğrudan gelir desteği verdiklerini ifade etti.
Arpa alımlarının iklim koşulları nedeniyle geç başladığını açıklayan Ali Çetin Amcaoğlu, arpadaki nem oranının istenen seviyeye gelmesini beklediklerini kaydetti.
Amcaoğlu, memurlara doğrudan gelir desteği ödemesi yapılıp yapılmayacağını soran Sennaroğlu'na hitaben, "Sayıştay'ın bu konudaki görüşünü herhalde siz de bilirsiniz. Sayıştay'ın doğrudan gelir desteği ödemelerinin kamuda çalışanlara ödenmemesi yönünde görüşü var. Bunları ödemenin yasadışı bir işlem olduğunu söylüyor. Bu düşünce geçmişi de töhmet altında bırakan bir düşüncedir. Yani siz de yıllarca doğrudan gelir desteğini bu kesimlere ödediniz. Bu, ciddi bir görüştür, üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. Biz hükümet olarak bu konudaki çalışmamızı sürdürüyoruz, bundan nasıl bir çıkış yolu bulunabileceğinin çalışmasını yapıyoruz" dedi.
Turistik tesislerin ihtiyaç duyduğu özellikli et sıkıntısına karşı özel izin verilmesi dışında başka et ithalat izni verilmediğini, üreticinin elinde hayvanlarının kalmayacağını, TÜK'ün GKK'nın ihalesini aldığını, KTBK'nın ihalesini alan firmaya ise vereceği eti iç piyasadan temin etmesi koşulu getirildiğini anlatan Amcaoğlu, "Herkes rahat olsun, elimizden geldiğince üreticiye yardımcı olacağız" diye konuştu.
Yeniden söz alan Önder Sennaroğlu, süt üreticilerinin ödenmesindeki gecikmeleri yeniden eleştirdi.
TÖRE: "KIBRIS MESELESİNİ RUM-YUNAN YARATTI"
UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, "7 Temmuz zirvesi ve Rumların zihniyeti" konulu konuşmasında, zirvenin Cenevre'de değil, Brüksel'de olması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs'ta var olan iki ayrı milliyet ve dini birleştirme çalışmalarının 40 yıldır devam ettiğini kaydeden Töre, Kıbrıs meselesinde garantör ülke olan Türkiye'nin müdahalesine "işgal" suçlamasının hem içte hem dışta yapıldığını kaydetti.
Kıbrıs meselesini yaratan Rum tarafı ve Yunanistan'ın AB'ye alınmaması gerektiğini ama alındığını; buna karşılık Türkiye'yi cezalandırmanın doğru olmadığını ifade eden Töre, Kıbrıs meselesinin Türkiye'nin AB yolunda engel konulmasını eleştirdi.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'in açıklamalarını eleştiren Zorlu Töre, Kıbrıs Türk halkının çektiği acı ve sıkıntıların, paradan daha çok olduğunu söyledi.
Devlete ve egemenliğe sahip çıkılması gerektiğini belirten Töre, Kıbrıs sorununun adanın Elenleştirilmesinden çıktığını; adada bulunacak çözümde iki ayrı egemenliğin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Töre, 1960'taki ortak cumhuriyetin yürümemesinin sebeplerinin sürekli incelenmesi gerektiğini kaydederek, Kıbrıslı Türklere eşit yaklaşım sergilendiğini göremediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu ve ekibine 7 Temmuz zirvesinde başarı dileyen Zorlu Töre, "İnanıyorum ki Kıbrıs Türk halkının hakları korunacaktır" dedi.
ALBAYRAK'TAN TAKKE VE TESPİHLİ KONUŞMA
CTP Gazimağusa Milletvekili Arif Albayrak, "Kıbrıs'ta ender Katolik kiliseleri ve hükümetin tutumu" konulu gündem dışı konuşmasında, takke taktı, tespih çekti.
St. George tarafından Vadili'de yaptırılan Katolik kilisesinin avlusuna beton döküldüğünü belirten Albayrak, Meclis iç tüzüğünde yapılan değişiklikle yakında kadın milletvekillerine şal, erkeklere takke ve tespih dağıtılacağını savunarak, başına takke, eline de tespih aldı. Albayrak, kürsüden bir sure de okudu ve "Kıbrıs Türk toplumu kendi dininin kurallarını bilir" dedi.
Tarihi değeri olan dini yapılara duyarsızlığı eleştiren Albayrak, TİEMDER'in KKTC'yle ilgili raporunda imam hatip lisesi ve ilahiyat fakültesi açılması gerektiği söylemini de eleştirdi.
"Dini, Allah sevgisiyle öğrendik, Müslümanlığın beş şartını da evelallah biliyoruz ama bir kısım insan Allah korkusuyla veya din ve siyaseti karıştırarak bir şeyler yapıyor" diyen Albayrak, DAK'ta bu akşam Grup Yorum'un katılımıyla yapılacak eyleme halkı davet etti.
FELLAHOĞLU ÖZELLEŞTİRMELERİ ELEŞTİRDİ
Mecliste son gündem dışı konuşmayı "özelleştirme" konusunda yapan CTP Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, ülkede özelleştirme adı altında çok trajik işler yapıldığını söyledi.
Malta'dan ve Güney Kıbrıs'tan örnekler veren Fellahoğlu, "Özelleştirmeye bu koşullarda karşıyız. Yapılması gereken özerkleştirmedir ama özelleştirmeyle ilgili yasa tasarısı hala meclise gelmemiştir" dedi.
KTHY'de yaşananların özelleştirme bile olmadığını, yeni bir havayolu kurulması sözlerinin de yerine getirilmediğini kaydeden Fellahoğlu, fiberoptik kablo döşenmesiyle ilgili de eleştiriler yaptı.
Fellahoğlu, bugünkü koşullarda özelleştirme yabancılaştırma, emeğin daha da ucuzlaması anlamına geldiğini kaydederek, hükümetin özelleştirmeyle ne elde ettiğini açıklamasını istedi.
SANER: "YENİ HAVAYOLU İÇİN SÖZLEŞMEDE TADİLATA GİDİLİYOR"
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, cevabi konuşmasında KTHY'nin özelleştirilmediğinin doğru bir tespit olduğunu, çünkü battığını söyledi.
Sırf havayolu olsun diye dünya devi bir ortaktan ayrılmasının, gidilecek köyün minarelerini gösterdiğini; sorunun 2005'te dünya havacılık sektöründeki gelişmelerin doğru görülememesinden kaynaklandığını anlatan Saner, THY ile yeniden kurmaya çalıştıkları şirkette büyük zorluklar yaşadıklarını; ilk kez devlet-özel ortaklığıyla bir şirket kurulacağını, özel sektörün devletin hisselerini artırması tehdidine karşı güvence istediğini anlattı.
Saner, şimdi ortaklık sözleşmesi tadilatı imzalayacaklarını ve burada, devletin hisselerinin yüzde 40'ı aşamayacağı yönünde bir madde konulacağını açıkladı.
Bakan Saner, fiberoptik hat döşenmesiyle ülkenin haberleşme altyapısının yedeklendiğini; bu amaçla Türk Telekom'un 10 milyon dolarlık yatırım yaptığını ama tek bir bağlantı verme hakkı olmadığını, bu işlemlerin bakanlık üzerinden yapılacağını anlattı.
Saner, bu uygulamanın geçmişte GSM sözleşmelerinde de uygulanmasını ve ihale yapılmasını beklediklerini ama yapılmadığını söyledi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, Türk Telekom'la yaptıkları ikinci fiber optik hatla ülkede internet ve kredi kartı iletişiminin aksamasının önleneceğini anlattı.
Yeniden söz alan CTP Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, KTHY'den ayrılmayı THY'nin istediğini; o dönemde de kamuoyunun ulusal bir havayoluna sahip olmayı istediğini söyledi.
Bu sırada, Fellahoğlu ile yerinden cevap veren Bakan Saner arasında KTHY konusunda sözlü tartışma yaşandı.
Fellahoğlu, KTHY'yle ilgili meclis araştırma komitesinin 9 ayda sadece bir kez toplanmasını da eleştirdi.
Yeniden söz alan Ersan Saner de, "KKHY yüzde 30 ortaklıkla milli havayolu olacaksa, Türk Telekom'u nasıl algılarsınız" diye sorduğunu belirterek, Türk Telekom'la yapılan anlaşmanın iyi olduğunu, şimdi Elektronik Haberleşme Yasası'nın geçeceğini kaydetti.
Saner, CTP hükümeti dönemindeki GSM operatörlerine lisans devriyle ilgili eleştiriler yaptı ve sorular yöneltti.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda son olarak sorular bölümüne geçildi ancak soru sahipleri veya ilgili bakanlar salonda olmadığı için sorular ertelendi.
Böylece Meclis bugünkü çalışmalarını saat 18.30'da tamamladı. Gelecek toplantı Perşembe günü yapılacak.
 

TAK

 
4 Temmuz 2011 Pazartesi 12:49
Okunma: 809
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)