Ana Sayfa » Kıbrıs » Meclis Genel Kurulu'nun Kıbrıs Konulu Genel Görüşmesi 10 Saat Sürdü

Meclis Genel Kurulu'nun Kıbrıs Konulu Genel Görüşmesi 10 Saat Sürdü

Nami: "Kıbrıs Türk Tarafının Dünya Tarafından Kabul Edilerek Desteklenen Tek Belgesi 2 Ocak 2010 Belgesidir...".

 
 
Meclis Genel Kurulu'nun Kıbrıs Konulu Genel Görüşmesi  10 Saat Sürdü

EMİROĞLULARI: " GÖRÜŞMELER KESİLEMEZ KESİLMEMELİDİR...."

TÖRE: "KIBRIS SORUNU OSMANLI ADADAN AYRILDIĞI GÜN BAŞLAMIŞTIR..."

ÇAĞLAR: "FARKLI PARADİKMALARLA AYNI OLAYA BAKILDIĞINDA İNSANLAR FARKLI ŞEYLER GÖREBİLİYOR"

ÖZGÜRGÜN: "GÖRÜŞMELER KESİLMEZ. BİR ŞEKİLDE SÜRER...48 SENE GÖRÜŞTÜK 48 SENE DAHA GÖRÜŞÜRÜZ GEREKİRSE...

Lefkoşa, 8 Haziran 12 (T.AK.): Meclis Genel Kurulu'nun Kıbrıs sorunuyla ilgili genel  görüşmesi tamamlandı. Genel Kurul'un yaklaşık 10 saat süren dünkü birleşiminde, genel görüşmenin ardından gündem dışı konuşmalar, gruplararası mutabakatla ertelendi.

CTP/BG Lefkoşa milletvekili Özdil Nami, konuşmasına Hüseyin Angolemli'nin isyanına katıldığını söyleyerek başladı.

Nami, "böylesine özel bir günde Kıbrıs konusunun tartışıldığı bir birleşimde bir tek bakanın salonda olması asla kabul edilemez" dedi.

Nami, sabah konuşma yapanların bazılarının tüm cumhurbaşkanlarını aynı kefeye koyduğuna işaret ederek, bunun kabul edilmez olduğunu söyledi.

Böyle bir tartışma yapılacaksa, geriye dönüp neler kaybedildiğini bir bir gözden geçirmek gerektiğini ifade erden Nami,  bunların en önemlilerinden birinin Kıbrıs Türk tarafının reddettiği Gali Fikirler Dizisi'ndeki "Kıbrıs, (o zaman AB yoktu) Avrupa Ekonomik Topluluğu'na iki halkın ayrı ayrı referandumu ile üye olabilir" kuralı olduğunu hatırlattı.

Nami, Kıbrıs Türk halkının bugün yaşadığı sorunların yıllar önce, dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a AB'nin genişlemeden sorumlu sekreteri tarafından tek tek anlatıldığını, o toplantıda kendisinin de bulunduğunu söyledi.

Özdil Nami,  kendisinin de görüşme heyetinde bulunduğu ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın görevi süresince, 33 yakınlaşma kağıdı, 3 başlık, 2 kapı açılması konusunda anlaşıklarını, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun ise yakınlaşma olduğunu söylemesine karşın "bunu gösteren hiçbir kağıdın ortada olmadığını" anlattı.

Nami, 4 Ocak 2010 tarihli belgenin, Türk tarafının  tüm dünya tarafından destek gören tek kağıdı olduğunu anlatarak, yeni dönemde bunların terk edildiğini, bugünkü tıkanıklığın nedeninin bu olduğunu söyledi.

İki yılın, sırf çapraz oyun kaprisi yüzünden kaybedildiğini ileri süren Nami, çapraz oyun, siyasi eşitliğe, iki toplum ve iki bölgeliliği halel getirmediğini, bunun da iki yıl sonra Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından uluslararası konferans kaydıyla kabul edilmesiyle, onaylandığını söyledi.

Nami, çapraz oy, vatandaşlık ve mülkiyet konusunda çerçeve anlaşması (iç konuşmalarda anlaşma olmadan) uluslararası  konferans toplanamayacağı konusunda Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun imzası varken bunun aksini nasıl isteyebileceği sorusunu sordu.

Özdil Nami, Başbakan İrsen Küçük'ün kürsüden Kıbrıs konusundaki görüşmelerin liderler düzeyinde olmasa da, BM parametreleri çerçevesinde sürmesi gerektiği açıklaması yaptığını hatırlatarak, bunun Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun tavrıyla farklı olduğunu söyledi.

Nami, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun yetki aldığı Meclis'e sormadan farklı davranmasının anlaşılır olmadığına işaret ederek, bunun bugün söylenen önemli sözlerden biri olduğunu belirtti.

Özdil Nami, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun görüşmelerin 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren kesilmesi yönündeki açıklamasını eleştirerek, bunun somut nedeninin ne olacağını sordu.

Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın aday olmaması nedeniyle görüşmelerin devam etmeyeceğini söylemesinin de doğru olmayacağını anlatan Nami, karşı tarafın lideri masada olduğu sürece görüşmelere devam etmenin gereklilik ve doğru yöntem olduğunu söyledi.

Nami, çözümsüzlük ortamının Kıbrıs Türküne getirisinin ortada olduğu, bunun için çözüme yoğunlaşmak gerektiğine işaret ederek, çözümün her iki tarafa da önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Özdil Nami, çözüm için bıkmadan usanmadan dünyanın anladığı dilden konuşmaya devam etmek gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.

EMİROĞLULARI

TDP Milletvekili Mustafa Emiroğluları, Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya yönelik olarak görüşmelerin devam etmesi gerektiğini ifade ederek, Kıbrıslı Türklerin bir yandan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin Rumlar tarafından işgal edilmesi ve Türklerin orayı terk etmesi; diğer yandan Türkiye'nin adanın kuzeyindeki uygulamalarıyla çifte ozmosis konumunda kalmaması gerektiğini söyledi.

Emiroğluları, Kıbrıs konusunda genel görüşme yapıldığı bir birleşimde bakanlar dahil UBP'lilerin salonda olmamasını eleştirdi.

Mustafa Emiroğluları, Kıbrıs Türklerinin hiçbir zaman 1960 anlaşmasından kaynaklanan haklara sahip çıkmadığını ancak belli konular (petrol ve gaz arama gibi) gündeme geldiğinde  "ha bizim 1960 anlaşmasından kaynaklanan haklarımız var" denilebildiğini söyledi.

Emiroğluları, Kıbrıs konusunda genel görüşme yapıldığında, Meclis'ten aldığı yetkiyle görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun da görüşmeye katılması gerektiğine işaret ederek, Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin ancak böyle şekilleneceğini belirtti.

Emiroğluları, Maraş'ın eski sahiplerine verilmesinin Kıbrıs sorununun çözümüne katkı yapması halinde buna destek vereceklerini kaydetti.

TÖRE

UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre ise, Kıbrıs sorununun yaklaşık 50 yıldır devam ettiğine işaret ederek, uzun sürece karşın sorunun uzayarak gittiğini söyledi.

Töre, Kıbrıs sorununun Osmanlı İmparatorluğu'nun adadan çekildiği gün başladığını anlatarak, bu sorunun Türkiye ve Kıbrıs Türkleri için ortak milli bir dava olduğuna işaret etti.

Zorlu Töre, Kıbrıs sorunun tarihçesi hakkında bilgi vererek, kendisi için Kıbrıs sorununda bağımsız tavrın önemli olduğunu, Türkiye'nin kabul etmesine karşın kendisinin Annan Planı'na hayır dediğini hatırlattı.

Töre, Rumların anlaşmaya yanaşmadığını, ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın anlaşmaya ulaşılamamasının nedeninin Rumlar olduğunu belirten açıklamalarını hatırlatarak, sürekli hayır diyen Rum ve Rum liderliğine hiçbir şey söylemeyenlerin, Türk liderliğini sürekli suçlamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Töre, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun sürdürdüğü görüşme sürecinde hata yaptığını kabul etmediğini; Hükümet'in Cumhurbaşkanı ile birlikte sürdürdüğü dış politikayı doğru bulduğunu belirterek, konuşmasını milletvekili yemini okuyarak tamamladı.

ÇAĞLAR

CTP/BG Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar, yaşananlardan anlaşılanın aslında olaya bakanın sahip olduğu paradikmayla ilgili olduğuna işaret ederek, bunun için Zorlu Töre ile bir başka konuşmacının aynı konuya baktıklarında farklı şeyler görebildiğini söyledi.

Çağlar, bugün gelinen noktada, anlı açık, sözüne itimat edilen bir yönetimin ortada olmadığını, ahlaksızlığın sistemsizliğin parçası olduğunu ileri sürdü.

Mehmet Çağlar, iki yıldır sürekli çapraz oylamayı şeytanlaştırdıktan sonra, çapraz oylamanın iki yıl sonra bu gün kabul edilmesini anlamanın mümkün olmadığına dikkat çekerek, aslında yaşanan sürecin siyasete olan güvensizliğin en belirgin özelliği olduğunu söyledi.

Çağlar, "Biz bu topraklara yurt dedik. Kimileri ise bizim yurt dediğimiz yere ekonomik kazançlarının arttığı yerler olarak bakmaya başladı" diyerek sürdürdüğü konuşmasında, tüm bunların çözümünün aslında Kıbrıs sorununun çözümünden geçtiğine işaret etti.

Mehmet Çağlar, Kıbrıs Türkü'nün çözüme ihtiyacı olduğunu, birleşik federal Kıbrıs'ı kurmanın önemli olduğunu ısrarla vurgulayarak, Türkiye'yi yönetenlerin kendisinden daha küçük diye Kıbrıs Rumlarına "Onlar, 23 Nisanda koltuklara oturtulan çocuklara benzer" diye eleştirmenin doğru olmadığını söyledi.

Çağlar, nüfusla ilgili olarak bir başka toplumu, halkı çocuklarla eş görme doğruysa, Çin yanında daha pek çok ülkenin çocuk olabileceğini kaydetti.

Oxford Üniversitesi yüksek lisanstan mezun olan bir Kıbrıslı Türkün, kendisine gönderdiği yergi dolu e-mailini (elektronik postasını) okuyan Mehmet Çağlar, bu mektubun benzerinin yüzlercesi olduğuna işaret ederek, eski Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun mektubunun yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Çağlar, dünyada insan odaklı bir hayatın oluşturulmakta olduğunu anlatarak, eski ekonominin, dünyada artık bilgi eksenli üretim ilişkisine dönüştüğünü, kol gücünün yerini beyin gücünün aldığını ifade etti.

Çağlar, zenginliğin yer altından petrol çıkarmak değil, halk olduğunu, bu nedenle halka daha iyi ve güzeli getirmek gerektiğini söyledi.

Çağlar, Kıbrıs sorununda ilerleme varsa herkesle bunun paylaşılması gerekliliği üzerinde durarak, çözüm gerçekleşmez ve bu anlamda dünya ile bütünleşilmezse Kıbrıs Türk halkına söylenen pek çok şeyin yanlış olduğunun ortaya çıkacağını belirtti.

"Bizim karşı olduğumuz, ne Türkiye insanı ne de Anadolu'dur. Bizim karşı olduğumuz, ülke insanımızın rakiplerine karşıdır" diyerek sürdürdüğü konuşmasında, özellikle toplumsal değerlerin dışına taşan değerlere halkın kırmızı kartını göstermesini istedi.

Çağlar, yerel yönetimlerin çöktüğü, eğitim sisteminin ise Lefkoşa Türk Belediyesi'nden beter olduğu bir ülkede ne ekonomik kalkınma, ne de çözümden bahsetmenin mümkün dolmadığını söyledi.

Mehmet Çağlar, tüm bu nedenlerle, müzakere sürecini baltalayanları protesto ederek, bu konuda halkın ve meclisin bilgilendirilmesini istedi.

ULUÇAY

CTP/BG Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay ise, gün boyuncu söylenenleri yinelemeden bazı konuları aktarmak istediğini söyledi.

Uluçay, sürekli enosis enosis diye diye Rumların AB Dönem Başkanlığına kadar gelindiğini ifade ederek, çözüm bulunmasının gereği üzerinde durarak, çözümsüzlükten en fazla zarar görenin Kıbrıslı Türkler olduğunu belirtti.

Görüşmeleri sürdüren Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun iki yıllık süre içinde hiçbir fark üretemediğini, bunun tutanaklardan görüldüğünü anlatan Uluçay, görüşme sürecinin kesilmemesini istedi.

Teberrüken Uluçay, 1 Temmuz'dan sonra da görüşmelerin sürdürülmesinde ısrarlı olmak gerektiğine işaret ederek, görüşmelerin sürdürülmesi halinde yapılabilecek her şeyin daha iyi yapılması gerekliliği üzerinde duruldu.

Uluçay, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin AB Dönem Başkanlığı nedeniyle Avrupa Parlamentosundaki grupların adaya geldiğini, üç günlük ziyaretin bir gününün Kuzey Kıbrıs'a gelmesinin olumluluk olduğunu anlattı.

Avrupa Parlamentosu Grup Başkanlarının Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nu ziyaretinde kendisi ve Hasan Taçoy'un ziyareti yapan başkanların talebi olmasına karşın ziyarete davet edilmemesinin olumsuzluk yarattığını anlatan Uluçay, bundan ders çıkarılmasını istedi.

Teberrüken Uluçay, bundan sonraki süreçte Meclis'i, burada konuşulanları dikkate alan bir görüşmeci heyetin oluşması dileğinde bulundu.

ÖZGÜRGÜN

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs konulu genel görüşmede, yaklaşık 9 saattir konuşulduğunu anlatarak, görüşme sürecinde  gelinen aşama konusunda bilgi verdi.

Özgürgün, dönüşümlü başkanlık konusunda, özellikle çapraz oylamaya konusunda, Türk tarafının geri adım atmasıyla bir ilerleme olduğunu; Türk tarafının tüm vatandaşların yeni devletin vatandaşı olmasını savunurken Rum tarafının buna "yerleşikler" ifadesiyle karşı çıktığını anlattı.

Dışilişkiler ve bunun sürdürülmesi konusunda Türk ve Rum taraflarında farklı görüşler olduğunu anlatan Özgürgün, harita ve rakamların görüşülmediğini, çünkü bunun en son konuşulması kararına varıldığını hatırlattı.

Rum tarafının 100 bin göçmenin yerleştirileceği bir toprak verilmesini istediğini; Karpaz'ın da istendiğini anlatan Özgürgün, Türk tarafının, devleti içinde ayrı kanton yaratılmasına karşı çıktığını kaydetti.

Hüseyin Özgürgün, başta merkez bankası olmak üzere ekonomik konularda belirli sıkıntı ve tartışmalar yaşandığını, ekonomi ve AB müktesebatının uygulanması konusunda Türk tarafının belirli bir süre konulmasını isterken, Rum tarafının ise hemen uygulamaya geçilmesini istediğini anlattı.

Özgürgün, varılacak anlaşmanın AB'nin birincil hukuk olması konusunda Türk tarafının isteğine karşın Rumların buna sıcak bakmadığını anlatarak, görüşme sürecindeki sıkıntıların, Türk tarafından kaynaklanmadığını, ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın 2008 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki konuşmasından  alıntılar yaparak ortaya koydu.

Bu basın toplantısında yaptığı konuşmayı kendisi ve Özdil Nami'nin ayakta alkışlattığını anlatan Özgürgün, bu konuşmayı yapan Talat'a, Rumların baskısıyla soru bile sorulamadığını söyleyerek, bu gerçeklerden hareketle konuya bakmak gerektiğini söyledi.

Özgürgün, İslam ülkeleriyle herhangi bir sorunu olmadığını, Rum tarafının yaptığı her şeyin suçlusunun Türk tarafı olmadığına işaret ederek, ortada hata olduğunu, Kıbrıs Türk tarafının da hataları olduğunu kabul etti.

Rum tarafında meydana gelen patlama nedeniyle Hristofyas'ın masadan çekilmek istendiğini ancak onu masada tutmak için Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun ona gerekli esnekliği gösterdiğini anlatan Özgürgün, Rumların da çözüme yönelik olarak ciddi sorunları olduğunu kaydetti.

Hüseyin Özgürgün, aday olmayan Hristofyas'ı görüşme masasında ısrarla tutmaya çalışmanın doğru olup olmayacağının, iyice düşünülmesi gerektiğini anlatarak, Ban Ki-moon'un da böyle bir ortamda özlü konularda görüşme olmasına sıcak bakmadığını ifade etti.

Özgürgün, sonuçta görüşmelerin kopmayacağı, teknik konularda süreceğini ifade ederek, bunun zaman kaybı olduğunun doğru olduğu ancak bazen yapacak bir durum olmadığını düşündüğünü kaydetti.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün "Görüşmeler kopmaz, görüşmeler bir şekilde devam eder" diyerek, 48 yıl görüşüldü diye başka görüşme yapılamaz denilemeyeceğini, gerekirse 48 yıl daha görüşülebileceğini ifade etti.

Kıbrıs adasının küçük olmasına karşın sorunlu bir bölgede olduğunu, bu nedenle sorunlar yaşamasının doğal olduğuna işaret eden Özgürgün, Kıbrıs'ta BM parametreleri çerçevesindeki çözümün önemli olduğunu, her iki tarafın da çözümden yararı olacağını söyledi.

Hüseyin Özgürgün, uzun süreli görüşmede dile getirilenlerden yararlandığını anlatarak, bu görüşmenin herkese hayırlı olması dileğinde bulundu.

KALYONCU

CTP/BG Girne Milletvekili Ömer Kalyoncu söz alarak, önemli olanın bilerek ve isteyerek hata yapılmaması olduğuna işarete ederek, bizim işlediğimiz suçları söylemek gerektiğini ifade ederek, konuşmaların bu nedenle sert oluğunu belirtti.

Kalyoncu, "Biz kendi hatalarımızla ilgili olarak rahat konuşabilmeliyiz" diyerek, Rum tarafının hatalarının konuşulacağı yerin başka bir yer olduğunu ve bunun da yapılması gerektiğini söyledi.

Ömer Kalyoncu, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın patlama nedeniyle gücü düşmeseydi BM'nin Kıbrıs Türk tarafını suçlu ilan etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ifade ederek, her şeye karşın AP'de yapacağı konuşmayı merakla beklediğini kaydetti.

Kalyoncu, çözümsüzlük ortamında Rum tarafının Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmemesi için ortaya koyduğu politikaların başarılı dolduğunu, bunu kırmanın yolunun çözüme ulaşmak olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından, Kıbrıs konulu genel görüşmesini tamamlayan Genel Kurul, gruplararası mutabakatla gündem dışı konuşmaları erteledi ve çalışmalarını tamamladı.

Genel Kurul'un  bir sonraki birleşimi 11 Haziran pazartesi saat 10.00'da yapılacak.

(HY/ÖK)

 
8 Haziran 2012 Cuma 10:03
Okunma: 555
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)