Ana Sayfa » Kıbrıs » MECLİS TOPLANDI

MECLİS TOPLANDI

Meclis Genel Kurulu bugün saat 10.30'da toplandı.

 
 
MECLİS TOPLANDI

 

Meclis Başkanı Sibel Siber başkanlığında yapılan Genel Kurul toplantısında güncel konuşmalara yer verilecek.  Milletvekillerinin 11 güncel konuşma istemi bulunuyor.

Meclis Genel Kurulu toplantısında ilk olarak, Demokrat Parti-Ulusal Güçler (DP-UG) Grup Başkanlığının Sayıştay Komitesi'ndeki üye değişikliğine ilişkin tezkeresi onaylandı.

Komitede, Hasan Taçoy'un Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevine atanmasıyla boşalan üyeliğe DP-UG Milletvekili Hüseyin Avkıran Alanlı görevlendirildi.

Genel Kurul'da daha sonra Meclis İdare Amiri seçimine geçildi.

DP-UG Milletvekili Özdemir Berova'nın Milli Eğitim Bakanlığı görevine atanmasıyla boşalan İdare Amirliğine DP-UG Milletvekili Hamit Bakırcı aday gösterildi.

Milletvekilleri oylarını salona konulan sandıkta kapalı olarak kullandı. Bakırcı, 38 kabul, 6 ret oyu alarak Meclis İdare Amirliği'ne seçildi.

KTAMS, Hava-Sen ve Kamu-Sen yetkilileri Genel Kurulu kısa süreliğine izledikten sonra salondan ayrıldı.

"Sosyal sigortalarda ve çalışma hayatında işler iyi gitmiyor? diyen Çavuşoğlu, Sosyal sigortalarda primlerin maaş ödemelerini karşılamakta zorlandığını öne sürerek, borçlanmayla ilgili bazı Bakanlar Kurulu kararlarına işaret etti.

Çavuşoğlu, önlem alınmadığı takdirde Sosyal Sigortalar Dairesi'nin daha çok sıkıntıya düşeceğini söyledi.

Popülizm yapılarak, hükümet edilemeyeceğini belirten Nazım Çavuşoğlu,  kayıt dışı çalışma oranının arttığını da iddia etti. Çavuşoğlu, "Sosyal Sigortalar Dairesi'ni bizden devraldığınızda ertelenen borçlar ne kadardı? Şimdi ne kadardır? Maaşları ödemek için ihtiyaç duyulan miktar nedir?? diye sordu.

Kayıt dışılığı önleme konusunda nasıl bir mücadele yürütüldüğü konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar'dan bilgi isteyen Çavuşoğlu, "Bu konuda bir mücadele yapıldığını gözlemlemedim? dedi.

Çavuşoğlu, Sosyal Sigortalar Dairesi'ndeki aktif-pasif oranları, İskele'deki bina ihtiyacı ve tahsilatlar konularına da değindi.

GÜRPINAR: "SOSYAL SİGORTALARDAKİ SIKINTILAR GİZLİ DEĞİL?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar, Sosyal Sigortalar Dairesi'nde bazı sıkıntılar olduğunu, bunun gizli olmadığını ifade ederek, geçmişteki bazı uygulamalar nedeniyle de ek yükler oluştuğunu söyledi.

Gürpınar, Sosyal Sigortalar Dairesi'ndeki aktif-pasif oranının geçtiğimiz yıla göre daha iyi noktada olduğunu, geçen yıl 2.52 olan oranın bu yıl 2.54'e yükseldiğini kaydederek, 79 bin 500 aktif sigortalı olduğunu belirtti.

Gürpınar, "Borçlanma maliyetlerini daha geriye çekmek için 2015 yılındadaha uzun vadede ve yüksek miktarda yapılandırılmış borçlanma gerçekleştireceğiz ancak bir süre daha şu anki sistemin yürütülmesi gerekiyor? diye konuştu.

Kayıt dışı yaşama yönelik denetimlerin sürdüğünü belirten Gürpınar, bu yıl denetim performansında yüzde 30'luk bir artış olduğunu kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar, 2015 yılında Sosyal Sigortalar Dairesi ve Çalışma Dairesi'ndeki kadro sayısını artıracaklarını, böylelikle kayıt dışılıkla mücadelenin daha etkin sürdürülebileceğini ifade etti.

Asgari Ücret Yasası'nda yapılacak değişikliklere de işaret eden Gürpınar,  söz konusu değişikliklerin sivil toplum örgütleriyle de görüşüleceğini söyledi.

Bina ihtiyacı konusuna da değinen Gürpınar, İskele'deki Sosyal Sigortalar Dairesi ihtiyacının karşılanması için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bakanlık altındaki 4 birimin tek çatı altında toplanması hedeflerinden söz eden Aziz Gürpınar, tahsilat oranları konusunda da bilgi verdi.

DÜRÜST: "EĞİTİM KONUSUNDA VİZYONLARI YOK?

UBP Milletvekili Kemal Dürüst, eğitim konusundaki güncel konuşmasında, "Bu hükümetin eğitim konusunda vizyonu olduğuna inanmıyorum? dedi.

Mustafa Arabacıoğlu'nun istifasına değinen Dürüst, yeni bakanın göreve gelmeden bürokratların değiştirilmesini eleştirerek, "Bunun altında yatan gerçek sebep nedir? Bu kamuoyu ile paylaşılmalıdır? ifadesine yer verdi.

Okullardaki sıkıntılara değinen Kemal Dürüst, öğretmen eksikliği nedeniyle eylemler yapıldığını, nakil sürecinin doğru çalışmadığını ve bu nedenle beklenenin üzerinde bir açık doğduğunu savundu.

Taşımacılık, burslar ve kitap eksikliği konusuna da değinen Dürüst, Türkiye'den gelen belli mevkilerdeki insanların çocuklarının sınavsız koleje alındığı iddialarının gerçek olup olmadığını sordu.

ARABACIOĞLU: "EĞİTİMLE İLGİLİ DEVLET POLİTİKASI ŞART?

Dürüst'ün eleştirilerine cevap vermek üzere söz alan eski Milli Eğitim Bakanı, DP-UG Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, tüm sorulara bütçe çalışmalarında ayrıntılı bilgi vereceğini söyledi.

Kolejlere alımlarda böyle bir isim varsa, bunu öğrenmek istediğini kaydeden Arabacıoğlu, eğitimle ilgili devlet politikasının oluşturulmasının şart olduğunu ifade ederek, gelen giden bakanlarla eğitim sisteminin değiştirilmesinin önüne geçilmesinin şart olduğunu söyledi.

Arabacıoğlu, "Bir gecede 6 yıllık eğitim 5 yıla indirildi. Bu gibi birçok karar var. Bunların önüne geçilmesi gerekir? dedi.

BEROVA, YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALARI ANLATTI

Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova da söz alarak, ilk etapta 10 öğretmen kadrosunun açılacağını ifade ederek, hükümet olarak geri kalan eksikliğin nasıl giderileceği konusunu değerlendireceklerini kaydetti.

Kemal Dürüst'ün eleştirilerine de değinen Berova, "Taşımacılık konusunda asıl sorulması gereken şudur, taşımacılığı Milli Eğitim Bakanlığı mı yapmalıdır?? dedi. Berova, bunun Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'na aktarılması için girişimleri olacağını söyledi.

Berova, burs ve nakil tüzüğü konusunda nasıl iyileştirmeler yapılacağı konusunda çalışma başlattıklarını; kitap eksikliğinin giderilmesi ve okullardaki diğer eksikliklerle ilgili çalışmaların sürdüğünü de belirtti.

CTP-BG Milletvekili Tufan Erhürman, "trafik? konulu üçüncü gündem dışı konuşmada, ölümlü trafik kazalarında verilen cezaların çok caydırıcı olduğunu söylemenin mümkün olmadığını ifade etti.

Erhürman, "Cezaların çok caydırıcı olduğunu söylemek mümkün değil. Ceza Yasası'nda azami ceza 7 yıl, ancak bu güne kadar verilen en yüksek ceza onun yarısı? dedi.

Erhürman, trafik kazalarında birinin ölümüne sebep olmanın ne zaman "ağır ihmal? kapsamında değerlendirileceğini sordu.

Uykusuz, alkollü bir kişinin yol açtığı kazalarda tedbirsizlik ve ihmalden değil, ağır ihmalden yargılanması gerektiğini ifade eden Tufan Erhürman, Ceza Yasası'ndaki bazı maddelerde bu yönde düzenleme yapılmasını istedi.

"BÜYÜK SIKINTI VAR?

"Azami ceza 7 yılken en fazla 3 yıl 6 ay ceza veriliyorsa burda çok büyük sıkıntı var? diyen Erhürman, ölümlü trafik kazalarından sonra kamuoyunda yapılan yorumlara işaret etti ve sanığa önce saldırılması, ardından kendisine acınmasının yargı sürecini etkileyebildiğini belirtti.

"MAĞDUR ODAKLI BAKIŞ GEREK?

CTP-BG Milletvekili Erhürman, konuya mağdur odaklı bir bakışın da gerektiğini vurguladı.

İstinafa giden 5 trafik davasından sadece 1'inde ceza artırımına gidildiğini kaydeden Erhürman, istinaf mahkemesinin de kamuoyundan etkilendiğinin görüldüğünü söyledi.

Hakimin gözü önünde sürekli sanık ve avukatları varken etki altında kalmamasının mümkün olmadığını kaydeden Erhürman, ister istemez psikolojik etkilenme yaşandığını kaydetti.

Erhürman, Yüksek Mahkeme'nin caydırıcı ve orantılı ceza üzerinde durduğunu ifade ederek, Ceza Yasası'nda değişiklik gerektiğini söyledi.

"ADALETİN ÜRETTİĞİ SONUÇLARDAN MEMNUN OLUNMUYORSA...?

Şartlı tahliye konusuna da değinen Tufan Erhürman, "İnsanlar adalet mekanizmasının ürettiği sonuçlardan memnun olmuyorsa bu işlerin nereye gideceği belli olmaz? dedi.

Erhürman, "cezanın tek başına çözüm olmadığını ancak mağdurun yakınlarının hayatının çok değiştiğini de hesaba katmak gerektiğini; yargının elinde Ceza Yasası'ndaki 205. maddeyi kullanmak gibi bir imkan bulunduğunu; yürütmenin de trafik cezalarında cezanın yarısından sonra değil üçte ikisinden sonra şartlı tahliye hakkı verilmesi yönünde bir düzenleme yapabileceğini? anlattı.

HAMZAOĞULLARI TOPLU TAŞIMACILIKTAKİ SORUNLARI ANLATTI

"Toplu taşımacılık? konusunda konuşan CTP-BG Milletvekili Biray Hamzaoğulları, toplu taşımacılıktaki sorunlara değindi.

Sektörde denetimin şart olduğunu ancak polisin gerekli denetimleri yapamadığını savunan Hamzaoğulları, sektörden gelen biri olarak çok büyük sorunlar gözlemlediğini anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrenci taşımacılığı için en yakın mesafeye günde 280 TL ödemesi gerekirken 150 TL ödediğini, bu rakamdan masraflar çıkınca şoförlere ne kaldığını soran Hamzaoğulları, YDÜ'nün toplu taşımacılığa darbe vuracak şekilde fiyat kırarak taşımacılık yaptığını savundu ve bu üniversiteye bazı eleştiriler yöneltti.

Biray Hamzaoğulları, Güney Kıbrıs'a T izni olmadan öğrenci taşıyanların da sektörü olumsuz etkilediğini belirterek, bu konuda sınır kapılarında denetim yapılmasını istedi.

"ŞOFÖRLER HER GEÇEN GÜN DAHA ÇOK BATIYOR?

Hamzaoğulları, "yanlış? diye nitelediği bazı T izinleri dağıtılmaya başlanacağı yönünde duyumlar aldığını belirterek, örneğin GAÜ'ye, YDÜ'ye, UKÜ'ye, LAÜ'ye, DAÜ'ye izin verileceğini duyduğunu; bu üniversitelerin toplu taşımacılığa girdiğini ve bireylere göre devletle rekabet etme güçlerinin daha yüksek olduğunu ancak KAR-İŞ üyesi şoförlerin her gün daha çok battığını söyledi.

 Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda milletvekilleri güncel konuşmalarıyla çeşitli konuları gündeme getirmeye devam ediyor.

UBP Milletvekili Dursun Oğuz konuşmasında, Gıda ve Yem Yasası'na değindi. Oğuz, "Gıda güvenliği insan sağlığı diyoruz ama yasa yapmak önemli değil, önemli olan tüzüklerin geçirilmesi, gerekli alt yapının oluşturulmasıdır? dedi.

Oğuz, ülkede GDO'lu gıdaları tespit edecek bir cihazın olmamasını eleştirdi; cihazla ilgili iptal edilen ihaledeki son durum konusunda Meclis Başkanı Sibel Siber'den bilgi istedi.

Oğuz, Sanayi Odası'nın hellim konusunda milletvekillerine gönderdiği bir mektubu da okuyarak, ülkedeki küçükbaş hayvan sayısının artırılması gerektiğini savundu.

Tarım Bakanlığı'nın küçükbaş hayvancılık konusunda ev ödevini yapmadığını söyleyen Dursun Oğuz, "Bu ülkede ürün çeşitliliği şarttır, üretilen sütün eritilmesi gerekiyor ama bakanlık uyumaya devam ediyor? diye konuştu.

Dursun Oğuz, Gıda Güvenliği Laboratuarı'nın da hala faaliyete geçemediğini söyleyerek, hükümeti ve ilgili bakanlığı "becerisizlikle? suçladı.

Hayvan hastalıkları konusuna da değinen Oğuz, "Sayın Bakan Genel Tarım Sigortası'nın kapsamını değiştirmek için ne yaptı? Üreticiyi doğal afetlerden korumak için neler yapılıyor, ne gibi önlemler alınıyor?? diye sordu.

ANGOLEMLİ KIRSAL KESİM SORUNLARINI ANLATTI

TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli "kırsal kesimin sorunları? konulu konuşmasında, toplantıda çok az sayıda milletvekili bulunmasını eleştirdi ve konuşma tutanaklarının ilgili bakanlara gönderilmesini istedi.

Angolemli, üçlü kararnameyle yapılan atamaları eleştirdi.

Alçak orman arazilerine otel yapılabilmesi için özel tüzük yapıldığını ama köylerdeki sorunların sürdüğünü; birçok köyde insanların ellerinde tapu bulunmadığını kaydeden Angolemli, "İlgili bakan Topçuköy'e, Mehmetçik'e, Karpaz'a gitsin ve 2003'te yürürlüğe giren Alçak Orman Arazisi Yasası'nın uygulanmamasından dolayı ordaki insanlarımızın çektiklerini görsün? dedi.

Bu köylerdeki insanların teşvik alamadığını, Genel Tarım Sigortasından yararlanamadığını ifade eden Angolemli, insanların mağduriyetlerinin giderilmesini ve tapularının verilmesini istedi.

Angolemli, Beyarmudu'nda "Rum Yönetimi, İngiliz Üsleri ve KKTC? idarelerinin yetkili olduğunu belirterek, bu bölgedeki arazilerin nasıl kiralandığını sordu.

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, verimin artması için bazı ürünlerin dönüşümlü ekilmesi gerektiğini belirterek "Ancak bu bilimsel olgu bizim ülkede uygulanamıyor. Tarlalarını değişmek isteyen iki arkadaş bunu yaparsa teşvikten yararlanamaz, uğradıkları zararları Tarım Sigortası'ndan alamıyorlar. İlgili bakanlıklar bu sorunu ivedilikle çözmeli? dedi.

Kira kimin adınaysa onun teşvikten yararlanabildiğini kaydeden Angolemli, hali arazilerin de teşvikten yararlanamadığını belirtti.

Hüseyin Angolemli, tarım olmazsa halkın da olamayacağını, üretmeyen toplumların var olamayacağını vurgulayarak, üretimdeki sorunlar çözümlenmeden hiçbir yere varılamayacağını söyledi.

Tapu alamayan yabancıların yaşadığı zorluklara değinen ve birçok yabancının KKTC aleyhine sosyal medyada kampanyalar başlattığını kaydeden Angolemli, alçak orman arazilerine yapılan konutların tapu alamadığını ve insanların mağdur olduğunu anlattı.

Angolemli, bu konularda Meclis'in bir karar alması halinde destek vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

ULUÇAY: "DOĞAL AFETLERİN TAZMİNİ İÇİN BAKANLIK BÜTÇESİNDE KALEM YOK?

İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay, doğal afetlerle ilgili kimin sorumlu olduğu yönünde UBP Milletvekili Dursun Oğuz'un sorusunu yanıtladı ve tarımla ilgili konuların Tarım Bakanlığı; bunun dışındaki konuların da İçişleri Bakanlığı gündemine geldiğini söyledi.

Uluçay, İçişleri Bakanlığı bütçesinde doğal afetlerin zararlarının ödenmesine yönelik herhangi bir kalem bulunmadığını; bunu da vatandaşlara açık ve net olarak söylediklerini bildirdi.

Göreve geldiğinde 2010-2013 döneminde 3 milyon liraya ulaşan bir zarar ziyan faturasının bakanlıkta beklediğini ifade eden Uluçay, "Uzun soluklu bir çalışma ve bu konuyla ilgili kaynağı somutlaştırmak gerekiyor? dedi.

Uluçay, Bakanlar Kurulu kararıyla daha önce meydana gelen zararların sadece yarısının karşılandığını belirtti.

Doğal afetlerin zararlarının tazminine yönelik kaynak yaratılması için bir çözüm bulunması gerektiğini anlatan İçişleri Bakanı Uluçay, bazı zorunlu uygulamalarla kaynak yaratılabileceğini söyledi.

Alçak orman arazilerinin köylülerce ekilmesi sırasında bazı sıkıntılar yaşandığını kaydeden Uluçay, Bakanlar Kurulu kararıyla buna bazı kolaylıklar getirdiklerini ancak Sayıştay'ın "buraları kiralıyorsanız bedeli olması lazım, olmazsa hesabını sizden sorarım? dediğini aktardı.

İçişleri Bakanı Uluçay, alçak orman arazilerinin kullanımıyla ilgili bütünlüklü bir çözüm üretmeye çalışacaklarını ifade etti.

Uluçay, Beyarmudu köyünde tarımsal arazi nitelikli arazilerin diğerleri gibi yıllık bazlı kiralandığını; hali arazilerin ise ekilse bile doğrudan gelir desteği kapsamında olmadığını belirtti.

"BEYARMUDU VE ÜSLER BÖLGESİNDE İMAR ÇALIŞMASI BAŞLATTIK?

Beyarmudu bölgesinde İngiliz üs bölgesini kapsayarak bir imar çalışması başlattıklarını açıklayan Uluçay, İngiliz Üs Yönetimi'yle istişare içinde olduklarını; bazı sıkıntıları aşmak için girişimler yaptıklarını anlattı.

Tarımsal amaçlı hali arazi kiralamadıklarını ancak geçmişten kalan böyle uygulamalar bulunduğunu ifade eden Bakan Uluçay, böylesi yerlerde bazı çelişkilerin sürdüğünü ancak kendilerinin bugün yaşanan sorunların benzerlerinin yaşanmaması için kesinlikle hali arazilerde tarımsal faaliyet öngörmediklerini vurguladı.

ANGOLEMLİ YENİDEN...

Yeniden söz alan TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, ilgili yasadaki alçak orman arazileriyle ilgili maddeyi okudu ve buralardaki mülkiyet hakkının devredilmesinin Anayasa'ya aykırı olmadığını; engelin bakanlıklarca yaratıldığını, tüzük yapılabileceğini söyledi.

 UBP Milletvekili Zorlu Töre, Meclis Genel Kurulu'nda "Tarımda yaşanan bazı sıkıntılar ve çözüm önerileri? konulu bir konuşma yaptı.

Töre, tarımda ve hayvancılıkta sorunlara çözüm üretilmediğini savunarak, uzun vadeli planlar yapılmadığını söyleydi. Töre, "AB'ye uyum çerçevesinde birçok yasa çıkarıyoruz ama arkasından tüzükler gelmiyor? dedi.

Hayvan hastalıkları, hayvan ıslahı, tarımda sigortacılık ve fon konularında çalışma yapılmasının şart olduğunu söyleyen Töre, Türkiye'de hayvancılığa ve tarıma verilen teşvikler çok daha iyi olduğunu belirtti.

Töre, Türkiye'den gelecek suyun ülkeye bereket getireceğini de ifade etti.

İthal edilen balyaların hayvanları zehirlediğini savunan Töre, "Hayvanların sütü azalıyor, düşükler oluyor? dedi.

İthal süt, süt ürünleri ve meyve sularına değinen Zorlu Töre, girdi fiyatlarının nasıl azaltılacağı konusunda çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

SENNAROĞLU: "UYUYAN KİM, HALK KARAR VERSİN?

Bakanlığıyla ilgili üç konuşmaya yanıt veren Gıda, Tarım ve Enerji Bakanı Önder Sennaroğlu, "Tarım Bakanı uyur? şeklindeki eleştirileri reddetti.

Sennaroğlu, UBP hükümeti döneminde 3 kez Tarım Bakanı değiştiğine işaret ederek, "Uyuyan ben miyim, siz misiniz? Uyuyan kimdir, halk buna karar versin? diye sordu.

Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi gerektiğini çoktan beri söylediğini kaydeden Sennaroğlu, hayvan hastalıkları, Genel Tarım Sigortası Fonu'nun yetersizliği gibi konularda hem muhalefette, hem iktidarda defalarca konuşmalar yaptığını vurguladı.

Sennaroğlu, tarımda münavebeyi destekleyen politikaların şart olduğunu ifade ederek, Karpaz köylerindeki halkın arazi sahibi olması için orman arazilerinin temizlenerek, verildiğini ancak Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle tapu verilemediğini kaydetti.

Sennaroğlu, alçak orman arazilerinin de kuraklık tazminatı ve doğrudan gelir desteklerinden yararlanabilmesi için bu yıl bir karar aldıklarını ancak köklü bir çözüm gerektiğini ifade etti.

Brucella hastalığı konusunda yapılanları anlatan Sennaroğlu, 2015'te bu hastalıkla mücadele için ödenek konulmasını isteyeceklerini açıkladı.

AB ülkelerinde Brucellalı etlerin, üzerinde belirtilerek satılabildiğini ancak bunun KKTC'de uygulanabileceğine inanmadığını ifade eden Önder Sennaroğlu, hükümetin görüşünün Brucellalı hayvanların itlaf edilerek, tazmin edilmesi yönünde olduğunu söyledi.

Tarımda sigorta konusunda çalışma başlattıklarını ifade eden Sennaroğlu, Gıda Labaratuarı'nın çalışmadığını, bunun nedeninin de bütçe yetersizliği nedeniyle yaşanan personel eksikliği olduğunu anlattı.

Enerji Dairesi oluşturulması gerektiğini ancak bunun önünde de bütçe yetersizliği engelinin bulunduğunu kaydeden Sennaroğlu, Narenciyede Tür Değiştirme Projesi konusunda basın açıklaması yapacağını anlattı.

Balya konusunun büyük bir sıkıntı olduğunu ve balyanın ihale usulüyle en düşük fiyatı verene verildiğini ifade eden Sennaroğlu,üreticinin balya konusunda büyük bir talebi olduğunu ancak balyanın ikinci siparişinin hala limanda beklediğini kaydetti.

Ülkeye getirilen portakal suyunun ülke narenciyesini zora koyduğu söylemine karşılık Sennaroğlu, portakal suyunun Türkiye'den geldiğini ancak konsantrenin de Türkiye'ye satıldığını ifade etti. Sennaroğlu, "Eğer ben Türkiye'den gelen portakal suyunu yasaklarsam, Türkiye'ye konsantre satamayacağız. Nasıl Türkiye'den gelen portakal suyunu yasaklayayım? dedi.

UBP Gazimağusa Milletvekili Erdal Özcenk, DAÜ rektör atamasının gayrı yasal olduğunu ileri sürerek, bunun sıkıntılarının üniversitede yaşandığını iddia etti.

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ise, DAܒde kimin işe alınacağı konusunda bir baskıları olmadığını belirterek, üniversitede kaos çıkarmak için uğraş veren kesimler bulunduğunu söyledi.

Özcenk, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde yaşananlar konusunda yaptığı güncel konuşmasında, hükümetin “gayrı yasal karara” imza atarak, demokratik sürece darpe vurduğunu ileri sürdü ve bu karardan geri dönülmesini istedi.

Üniversitelerin siyasi kararlardan uzak tutulması gerektiğini ifade eden Özcenk, yapılan gayrı yasal atama ile üniversitenin zora itildiğini ileri sürdü.

Senatonun rektör atamasından sonra bir takım kararlar aldığını ve üniversitede bazı istifalar yaşandığını anlatan Özcenk, bugüne kadar yapılan rektör seçimlerini tarihlerine göre aktardı.

Abdullah Öztoprak’ın DAܒye  nasıl rektör seçildiğini de anlatan Özcenk, Öztoprak’ın, senatonun önerisi üzerine seçildiğini belirtti ve senatonun rektörü seçme yetkisinin bulunduğuna vurgu yaptı.

Konuyla ilgili bugünkü duruşmanın da, hukukçunun olmaması nedeniyle bir hafta sonraya ertelendiğini söyleyen Özcenk, bu konunun mahkemede ivedilikle sonuçlandırılmasının önemine değindi.

DENKTAŞ: “

Konuyla ilgili söz alan Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, eleştirileri yanıtlamadan önce, Başkanlık Divanı ve Danışma Kurulu’ndan bir ricada bulundu.

Denktaş,  Pazartesi ve Perşembe günü Meclis, Çarşamba günü Bakanlar Kurulu olduğunu hatırlatarak, Bakanlıktaki görevlerini icra etmeleri için en azından Perşembe günleri sıralamanın konulara göre belirlenmesini, böylece sadece kendileriyle ilgili bölüme gelip, geriye kalan zamanda Bakanlıktaki işlerini yürütebilmelerine imkan tanınmasını istedi.

Özerk ve demokratik üniversite anlayışı gereği, tüm kademelerdeki seçimlerin tamamen demokratik olması gerektiğini dile getiren Denktaş, bu noktada kırılmalar yaşandığını dile getirdi.

Devlet üniversitesi imkanlarının, kendi yerini korumak için nasıl kullanıldığının önemli olduğunu söyleyen Denktaş, üniversite içindeki paydaşların  baskı altına alındığını ve çalışanlara “bu rektör giderse, hepimiz istifa etmek zorundayız” denerek baskı yapıldığını kaydetti. Denktaş, “Rektörün görevi uzatılmadı. Görevi uzatılmayan bir rektör var diye üniversitenin geleceği kararacak görüşünü kabul etmek mümkün değil” dedi.

Hukuksal süreç sonrası Abdullak Öztoprak’ın görevine dönemeyeceğini dile getiren Denktaş, Öztoprak’ın görev süresinin dolduğuna işaret ederek ” süresini tamamladı ve gitti. Hangi hukuk rektör budur deyebilir? Yok böyle birşey” dedi.

Öztoprak’ın yerine yine bir akadamiseyen atandığını hatırlatan Denktaş, “Ya Ahmet, ya da hiçkimse” görüşünün kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Münhal ilan edildiğinde dışardan da kişilerin başvuru yapacağını ve bunlar içinden en iyisinin seçilebileceğini anlatan Denktaş, “Ya bu ya hiç” baskısının kabul edilebilir olmadığını belirtti.

Hükümetin siyaseten DAܒye el atma niyeti olmadığını, bu konudaki haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Denktaş, üniversitede kaos çıkarmak için uğraş veren kesimler olduğunu anlattı.

UBP’yi elini DAܒden çekmeye çağıran Denktaş, rektör değişince oluşan DAܒdeki iktidar değişikliğinin UBP’yi rahatsız ettiğinin görüldüğünü ancak böyle bir düşüncenin kabul edilebilir olmadığını kaydetti.

Kimin işe alınması ya da istifa etmesi yönünde herhangi bir baskıları olmadığının altını çizen Denktaş, “Gelin DAܒyü elbirliğiyle hakikaten demokratik bir hale getirelim” dedi. Denktaş, DAܒnün siyaseten kullanılmasına izin vermeyeceğini sözlerine ekledi.

ÖZCENK

Yeniden söz alan Erdal Özcenk, üniversitede bir anket yapılarak mevcut durumun anlaşılmasını isteyen Özcenk, kendilerinin yaptığı görüşmelerde, üniversite ve bölge esnafının durumdan rahatsız olduğu sonucuna ulaştıklarını belirtti.

 
23 Ekim 2014 Perşembe 13:29
Okunma: 1053
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)