Ana Sayfa » Kıbrıs » MECLİS'TE BUGÜN

MECLİS'TE BUGÜN

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugün saat 10.40'ta Meclis Başkanı Sibel Siber başkanlığında toplandı.

 
 
MECLİS'TE BUGÜN

(T.A.K): 

Genel Kurul'da ilk sözü Siber alarak TC ve KKTC arasında imzalanan ve Meclis'te oy çokluğu ile geçen Koordinasyon Ofisi Yasası'yla ilgili gelişmeleri aktardı.

Meclis'ten geçen tüm yasaların Cumhurbaşkanı'na gönderildiğini anımsatan Siber, Cumhurbaşkanının bu yasanın Anayasa'ya uygun olup olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğunu hatırlattı.

Anayasa Mahkemesi'nin Meclis Başkanlığına bir tebligat gönderdiğini, sürecin böyle işlediğini ve duruşma tarihinde Meclis Başkanlığı'nı temsilen bu yasayı savunacak bir avukatın hazır bulunmasının talep edildiğini beliren Sibel Siber, Anayasa'da yazdığı şekilde hareket ettiklerini anlattı.

Savcılıktan bu davada Meclis Başkanlığı'nı temsil etmesini istediğini söyleyen Sibel Siber, "Savcılık bu davada Anayasa Mahkemesi tarafından görevlendirildiğini belirterek olumsuz yanıt verdi ve Meclis'ten hukukçu görevlendirmemizi istedi? dedi. Meclis'te sadece 2 hukukçu olduğunu dile getiren Siber, her iki hukukçunun farklı nedenlerden dolayı bu yasayı savunmayacaklarını bildirdiğini kaydetti. Siber, bu konuda yaptığı araştırmalara işaret ederek "Dışarıdan hizmet alımı yapılması gerektiği ve bunun daha önce de bu şekilde yapıldığı bilgisini aldım? dedi ve divan üyelerini toplantıya çağırdığını anlattı.

Divanda temsil edilen parti başkanı, grup başkanlarını konuyla ilgili bilgilendirdiğini kaydeden Siber, "Divan üyelerinden yasaya Meclis'te olumlu oy veren üyeler avukat olarak bir isim önerdiler ve kurumsal yapı içinde yapmamız gerektiği gibi Başkanlık divanı kararıyla ilgili avukata bu görevi verdik? dedi.

Meclis Başkanı Sibel Siber, daha önce geçmiş yasama dönemlerinde de bu gibi durumlarla karşılaşıldığında dışarıdan 13 kez hukukçu hizmeti alındığı bilgisini de paylaştı.

Son atamalarla Meclis'teki hukukçu sayısının ikiye indiğini de söyleyen Sibel Siber, "Meclis Başkanı olduğum bu süre içinde değişik dönemlerde Meclis'te çalışan 4 personel üçlü kararname ile farklı yerlerde görevlendirildiler? dedi.

Meclis'te en çok hukukçuya ihtiyaç olduğunu belirten Siber,  "1 hukukçu için münhal açtık,  üzerinden yaklaşık 8 ay geçti hala sınav yapılmadı. Üstelik defalarca aciliyet belirttiğimiz halde? İşler böyle yürüyor maalesef.  Kurumlar arasında iletişim yok, biz bu şekilde iş yapmaya çalışıyoruz?  dedi.

Siber, Meclis Başkanlığı'nın basın ve dışilişkiler amirinin üçlü kararnameyle Cumhurbaşkanlığı'na müdür olarak atandığını da söyleyen Siber,  bu konuda herhangi bir resmi bildirim almadığını aktardı.

Siber, "Nasıl mı haberim oldu? Yaklaşık 1 hafta sonra Meclis Genel Sekreteri söyledi.  Bir kurumun personeli,  başka bir kuruma görevlendiriliyor ve o kurumun en üst yöneticisine haber verme gereği  duyulmuyor.  İnanamadım. Burada eleştirilmesi gereken Cumhurbaşkanı değil.  Kurumsallaşmama budur? dedi.

Siber, "Bu personelin buradan alınması buradaki verimliliği nasıl etkiler? Bu personel diğer bir kurum için önemli olsa bile nasıl bir yol izlenmeli? Nezaketen de olsa kurumun başkanlığına, yönetimine bilgi verilmesi gerekmez mi? Kurumlar arası iletişim bu boyutta maalesef. Ardından yasama ve parlamenter uzmanı memurumuz atandı. Onu da kendisinin verdiği bilgiden öğrendim? dedi.

Siber, "Bunları söylerken üzülüyorum? ifadesine yer verdi.

Siber, "35'li yaşlardaki bir hukukçu, ya da başka yetişmiş bir diğer personel hükümet değişince evine gönderilecek. Bu nasıl kabul edilebilir? Meclis Başkanı olduktan sonra hiç müşavir yaratmadım. İlgili bakanlıkların onayını alarak müşavirleri görevlendirdik? şeklinde konuştu.

Konuşmasında Güney'deki saldırıya değinerek, bu tür saldırıları kınadıklarını  belirten Siber, Güney'deki makamların bu konudaki açıklamalarının barış kültürüne katkı sağlayacağını söyledi.

Daha sonra onaya sunuşlara yer verildi.

İlk olarak Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı'nın komitelerin Meclis tatili sırasında çalışmalarına devam edebilmesine ilişkin tezkeresi okutulup onaya sunuldu.

Yerinden söz alan CTP milletvekili Ferdi Sait Soyer, Meclis'in tatile girmesi konusundaki düzenlemesinin sağlıklı olmadığını söyledi, yeni bir düzenleme talep etti. Ardından oylamaya geçildi. Tezkere oy birliğiyle kabul edildi.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanlığı'nın Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nın genel kurulda üçüncü görüşmelerine ilişkin tezkereleri de okutulup onaya sunuldu. Her iki tezkere de oy birliğiyle kabul edildi.

Tezkerelerin okutulup onaya sunulmasının ardından TDP milletvekili Mehmet Çakıcı, Denetimli Serbestlik Yasası üzerine söz aldı.

Haber: Rahme Çiftçioğlu

 TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı, Denetimli Serbestlik Yasası’nın Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi tarafından engellendiğini savunarak, Sağlık Bakanlığı’nı bu konuda uyarı yapmaya çağırdı.

Bazı kişileri Denetimli Serbestlik Yasası’nın uygulanmasına takoz koymakla eleştiren Mehmet Çakıcı, Meclis’ten oy birliğiyle geçen bir yasanın uygulanmasının engellenemeyeceğini söyledi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda, sunuşlar bölümünün ardından söz alan Çakıcı, yasadan yararlanmak isteyen ve şu anda mahkemesinin son aşamasında olan bir çocuğun mahkeme tarafından rapor almak üzere 3 kez Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiğini anlattı.

Çakıcı, bu çocuğun psikiyatrist kontrolünden geçtiğini ancak raporun sadece 1 doktor tarafından imzalanması nedeniyle mahkeme tarafından yeniden hastaneye sevk edildiğini söyledi, bunu eleştirdi.

Mehmet Çakıcı, “Mahkeme bir kez daha hastaneye gönderiyor. Eğer bugün rapor alabilirse bu çocuğun geleceği belli olacak” dedi.

Bu konuda hastane başhekimini suçlayan Çakıcı, Meclis’ten oy birliği ile geçen yasanın başhekim tarafından engellendiğini savunarak, bunu eleştirdi.

Sağlık Bakanlığı’nı yasanın uygulanmasını engelleyen kişileri uyarmaya çağıran Çakıcı, mahkemelerdeki hakim ve savcıları da insafa davet etti.

Çakıcı, Devlet Laboratuvarı’nın da yeniden organize olması gerektiğini belirtti.

SÜTEK (DEĞİŞİKLİK) YASA TASARISI

Çakıcı’nın konuşmasının ardından da sırayla gündemdeki yasa tasarılarının görüşülmesine geçildi. İlk olarak Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (Değişiklik)Yasa Tasarısı ele alındı.

SOYER: “BİR BALYA 100 TL, TARIMIN CİDDİ DESTEĞE İHTİYACI VAR”

Tasarı hakkında ilk sözü alan CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, değişikliğin pozitif bir değişiklik olduğunu belirtti. Soyer, CTP-DP, CTP-UBP hükümetleri döneminde en fazla konuşulan konunun tarım olmasına rağmen, şimdilerde bu konuda derin bir sessizlik olduğunu söyledi.

Soyer, balyanın tanesinin 100 TL’ye çıktığı bir dönemin yaşandığını belirterek, bu kuraklık şartlarında tarım sektörüyle ilgili ciddi bir tartışma, düzenleme ve desteğe ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Tarımda dış pazar olgusunun önemine de dikkat çeken Soyer, uzun vadeye yayılacak plan ve program doğrultusunda hedef konulması için toplumsal seferberliğe ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Soyer, ortaya çıkan problemlere kısa vadeli çözümler üretildiği için hep tekrarlanan sorunlarla yüz yüze kalındığını belirtti. 

Bazı köşe yazarlarının tarıma destek sağlanmasını eleştirerek ithalatçıların sözcülüğünü yaptığını belirten Soyer, üretmeyen, yerel sektörlerini dumura uğratan bir ülkenin krizden çıkamayacağını vurguladı. 

“TÜK’ÜN ÜRETİCİLERE TESLİM EDİLMESİ ZAMANI GELDİ”

Soyer, süt çalıştayının sonuçlarını çok merak ettiğini belirterek, Süt Kurumu, TÜK gibi kurumlara sahip çıkılması gerektiğini, özellikle TÜK’ün üreticilere teslim edilmesinin konuşulma zamanının geldiğini söyledi.

ANGOLEMLİ: “HAYVANCIYLA ALAY EDİLİYOR”

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de yasa tasarısı üzerine söz alarak ülkedeki tarım ve hayvancılık politikasını eleştirdi.

Angolemli, 2 TL olarak açıklanan keçi sütü için 1.50 TL ödendiğini söyledi; “Bu hayvancıyla alay etmektir. Hayvancı ses çıkarmazsa bunu 1’e kadar indirecekler. Aferin küçükbaş hayvancıyı destekliyorlar” eleştirisinde bulundu.

“Sağlıklı bir toplum istiyorsak hayvancıyı ve çiftçiyi desteklememiz gerek” diyen Angolemli, Güney Kıbrıs’taki restoranlarda masaya her zaman hellim geldiğini belirtti.

Angolemli, “Biz bunu bile yapmaktan aciziz, neden? İthalatçı zarar görmesin diye. Bu konuda tedbir alınmalı ve tekelleşme önlenmeli” şeklinde konuştu.

Hüseyin Angolemli, “SÜTEK’in asıl görevi üreticileri korumak, daha verimli üretim yapmalarını sağlamaktır. Bugün huzurumuza getirilen yasa değişikliği yönetim kuruluya ilgilidir, hükümet kimi seçecek… Yönetim kurulunun en az 3’ünün çiftçi ve hayvancı birliklerinden olmalı” dedi.

Hayvan üreticilerinin sigorta primlerinin yatırılması gerektiğini de kaydeden Angolemli, sigorta yatırımını yapamayan üreticilerin mera da kiralayamadığını söyledi.

Angolemli, yasa değişikliğine ret oyu vereceklerini ifade ederek, “Hayvancının lehine olsaydı evet diyebilirdik” diye konuştu.

TATAR: “KORUMAMIZ GEREK…”

UBP Milletvekili Ersin Tatar, “Dünyanın her yerinde olduğu gibi kendi üreticimizi, gençlerimizi korumamız gerekiyor” dedi. Tatar, gençlerinin tarım ve hayvancılığa ilgili olduğunu söyledi.

Bu sektörde yatırımlara ihtiyaç olduğunu, su projesinin de bu alana ivme kazandıracağını ifade eden Tatar, “Biz hayvancıya, SÜTEK’e önem veriyoruz. Devlet kendi müdahaleleriyle bu sektöre yön vermeli. Her şeyi özel sektöre bırakamazsınız” şeklinde konuştu.

Ersin Tatar, Tarım Bakanı’na çalışmalarında başarı dileyerek, süt çalıştayının yararlı geçtiğini belirtti.

Çalıştayda yaptığı konuşmada, Türkiye pazarına markalaşarak gidilmesi gerektiğini söylediğini kaydeden Tatar, iç piyasada tüketimin artırılması gerektiğini ancak pazar arayışının da önemli olduğunu söyledi.

Ersin Tatar, “Bu memlekette mutlu olmak istersek, rafta benim imalatçımın, üreticimin ürünü varsa onları almalıyız. Güney’e gitmek olmaz. Kendi ürünlerimizi tüketmemiz gerek” dedi.

Hükümeti dövmek için yola çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Tatar, uzlaşıdan ve iyi niyetten söz etti.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Türkiye’den getirilen suyun Dikmen deposuna ulaştığını,  Mağusa eski hattında yol aldığını ve  akşama da Mağusa’ya ulaşmasının beklendiğini açıkladı.

Mecliste konuşan Çavuşoğlu, “Yarın da Güzelyurt’a suyu vereceğiz” diyerek, Karpaz’daki çalışmaların sürdüğünü ; Lefkoşa ile ilgili görüşmelerin de devam ettiğini belirtti.

HAMZAOĞULLARI

Meclis Genel Kurulu’nda SÜTEK (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşülürken söz alan CTP İskele milletvekili Biray Hamzaoğulları, 2010’lu yıllarda küçükbaş hayvancının daha mutlu olduğunu söyleyerek, “Herkes çıkar burada değirmi değirmi konuşur o yıllardaki kıstas neydi, sorun nedir, kim kime al ver yaptı da durum bu noktaya geldi ?” diye sordu.

“Bu sistem yanlıştır” diyen Hamzaoğulları, küçükbaş hayvanın yem ihtiyacını sordu “Hep süte hep süte verirseniz küçükbaş hayvancı bir yere varamaz. 30 milyon destek verirsiniz. 18 milyonu 50 kişi alır. Zengine çalışılır…” şeklinde konuştu.

Hamzaoğulları, “Bu sıkıntıları iyi irdelemeniz gerekir. İddia ediyorum ki çalıştaya çok az çoban kişi geldi. Bilir kişilerle yapıldı. KKTC gerçekleriyle bağlantılı yapılmasını isterdim. Katılamadım. Katılamadığım için de pişmanım. Süte zam yapılması veya sütte indirim yapılmasıyla hiçbir yere varılamaz” dedi.

Hamzaoğulları, Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu yasasında değişikliğe red oyu vereceğini söyledi.

ŞAHALİ

CTP milletvekili Erkut Şahali, süt sektörü için lokomotif bir kuruluş olan SÜTEK’ in yasasının küçük bir değişiklik içerdiğini belirterek, sektörün içinde bulunduğu durum dikkate alındığında bu kurumun daha dinamik çalışması için değişikliğin yerinde olduğunu belirtti.

Sektördeki sorunların giderilmesi için bunun tek başına yeterli olmadığını belirten Şahali, sektörün yeniden yapılandırılmasının esas olduğunu kaydetti.

Süt sektörünün üretim ve imalat bacağı ile ülkeye sağladığı istihdam katkısının yadsınamaz olduğunu belirten Şahali, sektörde planlı dahi olsa küçültülmeye gidilmesinin istihdamı önemli ölçüde etkileyeceğini vurguladı.

Şahali, ithal ürünlerin piyasadaki hakimiyeti dikkate alındığında, iç tüketimde tüketicinin damak zevkindeki değişime neden olacağını, bunun da yerli ürünün daha da gerileme tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını söyledi.

Şahali, Tarım Bakanlığı döneminde SÜTEK’te yeniden yapılandırma konusundaki çalışmalara işaret etti.

Şahali,SÜTEK’in dinamik bir yönetim kurulu tarafından yönetilecek olmasının sevindirici olduğunu söylerken, atanacak kişilerin sektörle ticari ilişki içinde olmaması konusunda dikkatli olunmasını istedi.

ÇAVUŞOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, iki kelime değişiklik yaptıklarını ifade ederek, tarım ve hayvancılık konusunda birçok konuşma yapıldığını söyledi.

“SU DİKMEN’E ULAŞTI. MAĞUSA’YA YOL ALDI. YARIN DA GÜZELYURT’A …”

Çavuşoğlu, su meselesinin bir aşamaya geldiğini kaydederek, “Meclis açıldığında konuşmaya fırsat bulsaydım suyun Dikmen deposuna ulaştığını müjdeleyecektim. Su şu an Mağusa eski hattında yol aldı.

Mağusa’ya sanırım akşama ulaşacak. Yarın da Güzelyurt’a suyu vereceğiz. Karpaz’daki çalışmalar hızlı şekilde sürüyor. Lefkoşa ile ilgili görüşmeler sürüyor. 30 Haziran’da belediye meclisini toplayacaklarını duyuyorum. Onlara da suyu Dikmen’den vereceğiz” şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, süreçteki bütün paydaşlara teşekkürü bir borç bildiklerini, Türkiye’ye, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini sunduklarını iletti.

Balyanın ülkede 100 TL olduğunun söylendiğini ifade eden Çavuşoğlu, 15 bin ton balya ihalesine çıkıldığını, ihale fiyatları ve ülkedeki balya fiyatları konusunda alınması gereken tedbirler olduğunu söyledi.

Süt çalıştayında, verim alınmaması noktasında herkesten fikir istendiğini, ancak bu çalıştaya sadece TDP’nin katıldığını ifade eden Çavuşoğlu, hayvan sayısının 67 bin olduğunu, bunun teyidini isteyeceklerini kaydetti.

Ülkede hak edişin olduğunu, ancak hak edişi alıp almama kararının tamamen imalatçıya ait olduğunu belirten Çavuşoğlu, yeni imalatçıya izin verilmesinin imalatçı tarafından engellendiğini kaydetti.

Ülkede teminatsız hak ediş veya süt alımının mümkün olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, ancak hiçbir imalatçının kendilerine teminat vermek istemediğini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, kendilerinin belirlediği süt fiyatını imalatçının kabul etmediğini, imalatçının istediği fiyatı ise üreticinin kabul etmediğini söyleyerek, böyle bir kısır döngünün içinde bulunulduğuna işaret etti.

Hükümetin süt konusunda kalıcı çözümü üreteceğini, buradaki tartışmaların da bunun için bir fırsat olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, işletmelerin kategorilere ayrılacağını söyledi.

Herkesin tarımı çok önemsediğini görmenin ve herkesin tarım için söylenecek sözü olmasının kendisi için önemli olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, ancak söylemlerin hiç birinin popülizm içermemesi gerektiğini belirtti.

Çavuşoğlu, tarımda geçmişte uygulanan tedbirlere değinerek, bunun devam edeceğini ekledi.

Bakan Çavuşoğlu, hem sütü hem de TÜK’ü, birliklere yasa ile devretmeye hazır olduğunu belirtti.

Konuşmaların ardından, Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (Değişiklik) Yasa Tasarısı  oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul toplantısı devam ediyor.

Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın oy çokluğuyla kabul edilmesinin ardından Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşülmeye başlandı.

ERHÜRMAN

Yasa tasarısı hakkında ilk sözü alan CTP Milletvekili Tufan Erhürman, Sayıştay’ın özerkleştirilmesi, personel yapısının güçlendirilmesi ve Sayıştay’ın diğer ülkelerdeki gibi daha güçlü bir denetim kuruluşu haline getirilmesinde bir sorunlarının bulunmadığını belirtti.

Erhürman, hükümetten gelen yasa tasarısı Meclise sunulduğu halde sayıştay başkanı, üyeleri ve denetçilere ayrılmış tahsisatlar bulunmasını eleştirerek, hükümet yasa tasarısını bakanlar kurulundan geçirip meclise sevk ederken maliye bakanlığı ile görüşülmüş olması gerektiğini söyledi.

Yasa tasarısı komitede görüşülürken, “maliyenin bütçesinde varsa” diyen muhalefet milletvekilleriyle birlikte oybirliği ile geçtiğini anımsatan Erhürman, ancak bu sabah hükümetin tasarıya değişiklik önerisi ile bütçe olanakları elvermediği için denetçilere verilmesi öngörülen ek ödeneklerin kaldırılmasını önerdiğini öğrendiklerini belirtti.

Bunu, “hükümetin ciddiyetsizliği “ olarak nitelendiren Erhürman, sayıştay başkanı ve üyelerine temsil ödeneğinin verilmesi konusunda ise bir değişiklik olmadığını, sadece arazideki denetçilerin ek ödeneklerinin kesilmesinin öngörüldüğünü dile getirdi.

“Sayıştay’ın elini güçlendirelim derken, Denetçi ödeneğinin bir kısmının kalkmasının öngörüldüğünü” ifade eden Erhürman, “bu konuda yapılan ancak kaş yapayım derken göz çıkarmaktır” dedi. 

Bu memlekette yasaları yorumlayanın Sayıştay değil, başsavcılık olduğunu vurgulayan Erhürman, Sayıştay ve Başsavcılığın görüşlerinin teatisi konusunda farklılıklar olmasını eleştirdi.

Hesapların doğru yapılması gerektiğini belirten Erhürman, “keşke hesaplar iyi, doğru yapılsaydı da insanlar boşuna sevindirilmeseydi” dedi.

Sayıştay’ın gereksiz yere “demoralizasyona sokulduğunu” ifade eden Erhürman, böyle bir duruma oylarının belli olduğunu, bu tür işlerin çok ciddi bir şekilde yapılması gerektiğini kaydetti.

ÇAKICI

TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı da, Sayıştay’ın ülkenin en önemli denetim organlarından biri olduğunu, dolayısıyla güçlendirilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Yasa tasarısının ivediliğini ilk planda reddeden parti konumunda olduklarını belirten Çakıcı, ek ödeneklerin ilk etapta hiç kafalarına yatmadığını, bir ön çalışma yaptıklarında ise kişisel ödeneğin bir çok kurumda verilmediğini öğrendiklerini ve öneriye ret oyu verdiklerini anımsattı.

Daha sonra yapılan görüşmeler ardından kişisel ödeneğin, risk ödeneği gibi bir ödenek olduğunu öğrendiğini de ifade eden Çakıcı, denetçilerin kişisel ödeneklerinin emeklilik hakkı olarak yansımadığını söyledi.

Eğer bütçede ödenek yoksa, neden sadece denetçilerin ek ödeneklerinin iptal edilmek istendiğini soran Çakıcı, bu haliyle yasa tasarısına oylarının ret olacağını kaydetti.

ÖZGÜR

CTP Milletvekili Birikim Özgür de, suyun verilmesini kutlayarak, hayırlı olmasını diledi.

Yasa tasarısının gündeme geliş konusunun çok ciddi soru işaretlerine yol açtığına dikkat çeken Özgür, bütçe politikası ve mali unsurlar bakımından tasarıda hem bakanlar kurulu, hem de komite aşamasında bir takım iyileştirmeler yapıldığını söyledi.

Özgür, tasarının zamanlamasının “al gülüm, ver gülüm diye algılandığını” söyledi.

Tasarıdaki Sayıştay Başkanı ve üyelerinin temsil ödeneğinin gelir vergisi hesaplamasında dikkate alınmayacağı şeklindeki hususun, Gelir Vergisi Yasası ile çeliştiğine dikkat çeken Özgür, “Teknik olarak özel yasalardaki bu gibi unsurların yasallığı ileri sürülebilse de Gelir Vergisi Yasası gibi tüm toplumu doğrudan ilgilendiren bir yasanın bu şekilde baypas edilmesinin gelecekte ciddi sorunlara yol açacağı da muhakkaktır” dedi.

GÜNDÜZ

Bağımsız Milletvekili Menteş Gündüz, bağımsız milletvekillerinin komitelerde söz ve oy hakkı olmadığına dikkat çekerek, komite aşamasında yasa tasarılarının hangi yasalara atıfta bulunacağına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Gündüz, şimdi Sayıştay’da verilen hakları diğer memurların da isteyeceğine işaret ederek, temsili ödeneklerin ciddi şekilde elden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Temsili ödeneklerin bir kısmının emekliliğe yansıyacağını, bir kısmının yansımayacağını belirterek, bu konuda sıkıntılar yaşanacağını kaydetti.

Gündüz, “bu konu komitede daha ciddi ele alınsaydı, bugün sorunlar yaşanmayacaktı” dedi.

GÜLLE

CTP Milletvekili Ahmet Gülle de, ülkede güçlü bir sayıştaya ciddi şekilde ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, daha etkin, daha hızlı görev yapabilen bir sayıştaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Uzun bir süredir, mali disiplin oluşturma ve kendi kendimizi yönetebilme adına ciddi bir tutum içerisinde  bulunulduğuna işaret eden Gülle, kendi hükümetleri döneminde yapılan işlere dikkat çekti.

Yasa tasarısı, Komitede görüşülmeye başlandığında, daha ilk görüşmede belli sıkıntıların olduğunun görüldüğüne işaret eden Güllle, devletin adaleti doğrultusunda, ek tahsisatalar konusunda benzer görevleri yapanlara da ek tahsisatlar verilmesi gerektiğini söyledi.

Bu konuda maliyenin tutumunu sorduklarını ifade eden Gülle, sürecin baştan yanlış olduğunu söyledi.

Denetçilerin, “riski göze alanların” tahsisatlarının çıkarılmak istenmesini eleştiren Gülle, yasa tasarısı Sayıştay’ı bir bütünlükle ele alıyordu, önemli bir motivasyon kaynağıydı, ancak yasada çıkarılmak istenenle, yasanın bu ruhunun ortadan kaldırıldığını söyledi.

Hükümetin önemli bir noktaya getirilen kamu reformunu hızlı bir şekilde gündeme getirmesinin önemine değinen Gülle, tasarının geri çekilmesi ve komitede bütünlüklü şekilde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, Sayıştay’ın ve yasa tasarısının önemine değinerek, yasa tasarısının oy birliğiyle geçmesinin gerekli olduğunu, ancak yasa tasarısının son haliyle bugün oy birliğiyle geçemeyeceğini kaydetti.

Yasa tasarısının bu haliyle geçmesinin, çalışma barışı açısından doğru olmayacağını dile getiren Angolemli, “maliyenin gücü yoksa sadece denetçilerin değil sayıştay ve üyelerinin de ek ödenekleri iptal edilmeli. Eğer tasarı ilk baştan sadece sayıştay ve üyeler için ek ödenek olarak gelseydi bu sorun yaşanmazdı ama şimdi verilen hakkı geri alıyorsunuz. Biri yer biri bakar o yerde kıyamet kopar” dedi.

Angolemli yasa tasarısının geri çekilerek, komitede yeniden görüşülmesini istedi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, yasanın meclis gündemine biraz aceleyle geldiğini ifade ederek, “hükümetin yasayı meclise getirirken gösterdiği aceleciliği, gerekçede ifade edildiği gibiyse, yasanın bu tartışmaların ardından geçirilmesinin tam tersi etki yaratacak bir noktada olduğunu” kaydetti. 

Yasanın bugün geçmesi halinde, motivasyonu bozulmuş bir Sayıştay’ın yaratılmış olacağını ifade eden Şahali, Sayıştay’daki iç barışın halkın menfaatleri bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Tahsisatlar konusuna değinen Şahali, eğer denetçi tahsisatı ortadan kalkıyorsa, bunun yasanın genel gerekçesinde ifade edilenlerin “ıskalanması” anlamına  geldiğini söyledi.

Şahali, hükümet bu yasanın bu şekliyle geçmesi konusunda ısrarlı olacaksa, tahsisat konusunun tamamıyla ortada kaldırılmasını ve sadece kadro konusunun ele alınmasını önerdi.

SOYER

CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de, Sayıştayın verimliliğinin arttırılmasının önemine değinerek, TC ile imzalanan protokolde devletin ilgili bakanlıklarda mali teftiş yapacak denetim mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği üzerinde durulduğunu belirtti. Soyer, bunun sağlanması halinde sayıştayın daha verimli hale geleceğine olan inancını dile getirdi.

Yasa tasarısıyla, Sayıştayın görevlerinin geliştirildiğini, yetkilerinin de genişletildiğini belirterek, Sayıştay’ın çalışması konusunda, kesin hesapların sayıştay denetiminden geçmesi konusunda güçlendirici bir durum olduğunu, ancak süre konusunda bir şey bulunmadığını söyledi.

Soyer bu tasarının, kesin hesap yasa tasarılarının meclise zamanında gelmemesi sorununa cevap vermediğini, ayrıca tasarıdaki maddeler arasında zamanlama açısından çelişkiler bulunduğunu söyledi.

Soyer Sayıştay’ın denetlenmesi konusuna da gerekli önemin verilmesini istedi.

Tahsisatlar konusundaki uygulamayı eleştiren Soyer, “Böyle paraya böyle iş” mantığının da yanlış olduğunu dile getirdi.

“Sayıştay’ın her hükümet dönemine ve siyasi konjonktüre göre farklı uygulama yaptığını” söyleyen Soyer, “Et kokarsa tuz koyarsın. Tuz kokarsa ne koyarsın? Bu mantık tuzun koktuğunun göstergesidir” dedi.

“Sayıştay siyasi domine noktalarına kapılarını kapatmak zorundadır” diyen Soyer, aynı durumun yargı için de geçerli olduğunu dile getirdi.

 Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda oyçokluğuyla onaylandı.

Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşüldüğü toplantıda kürsüye çıkan CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları, “Bu yasa kanka yasasıdır , bu kişiye özel yasadır, bu bir rezilliktir, bugünden itibaren Sayıştaylık güven vermemektedir” diye konuştu.

Bu yasanın topluma hizmet vermediğini bu nedenle geçmemesi gerektiğini dile getiren Hamzaoğulları, 2013’ten sonra Meclis’e giren vekilleri halkın “değişim için gönderdiğini” dile getirerek, bu vekilleri oylama sırasında dışarı çıkmaya çağırdı.

DENKTAŞ

Ardından söz alan Başbakan Yardımcısı Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yasanın Meclis tatile girmeden hayata geçmesi için çalıştıklarını belirtti.

Denetçilerle yaptıkları görüşmelerde “ya kadro artırımı ya tahsisat” teklifi sunduğunu dile getiren Denktaş, denetçilerden “kadronun artırılması daha önemlidir” cevabı aldığı için bu yönde değişiklik yaptıklarını anlattı.

Denktaş, Sayıştay’ı kim denetleyecek sorusuna cevaben, Sayıştay’ın bütçesinin Maliye Bakanlığı tarafından kontrol edileceğini, burada bir yanlışlık görülürse bunun adliyeye taşınacağını anlattı.

Denktaş, “En çok denetlenmesi gereken yer Maliye’dir dolayısıyla buradaki bağımsızlık bizim için önemlidir” dedi.

Hem tahsisat artırımı hem kadro çoğaltımının mümkün olmadığını dile getiren Denktaş, “Bu ülkenin baş hakimi üstlendiği sorumluluğun karşılığını almalı, Cumhurbaşkanı da almalı, Savcısı da almalı memuru da almalı” dedi.

“SİSTEMSEL DEĞİŞİKLİĞE GİDİLMELİ…”

Ancak bir noktadan sonra tahsisatların arkasının geleceğini ve her kesimin bu taleple ortaya çıkacağını anlatan Denktaş, bu nedenle sistemsel değişikliğe gidilmesi ve herkesin üstlendiği sorumluluğa göre maaş alması gerektiğini kaydetti.

Eski KTHY çalışanları konusuna da değinen Denktaş, KTHY çalışanlarının temsilcilerine baremler konusunda düzenleme yapma teklifi götürdüğünü ancak bunun “ Ya bizim istediğimiz değişiklik yapılsın ya hiçbir şey yapılmasın” denilerek reddedildiğini dile getirdi. Denktaş bu yaklaşım devam ederse ilgili önerilerini de geri çekeceklerini söyledi.

Okul müdürlerine, öğretmenlerin hazırlık ödeneği alabilmesi için yazı gönderdiklerini dile getiren Denktaş, aksi yönde Sayıştaylık kararı olduğu için müdürlerin, ödeme yapmadığını belirtti.

ULUÇAY

Ardından söz alan Teberrüken Uluçay, “bu gibi yasalarda bu adımları atarken bir defa değil on defa düşünmek zorundayız” dedi.

Bu tasarının komitede görüşülüp oybirliğiyle geçtikten sonra Meclis’te farklı müdahalelere uğradığını dile getiren Uluçay, bunun muhalefete saygısızlık olduğunu dile getirdi.

“Genel Kurul’da bunu değiştireceksek bunu mutlaka komite gündemine tekrar götürmeliyiz” diyen Uluçay, yapılacak değişikliklerin Sayıştay’daki çalışanlar arasında ihtilaf yaratmaması için çalışılması gerektiğini dile getirdi.

NİSAP DÜŞT܅ 10 DAKİKA ARA

Konuşmaların ardından oylamaya geçilmesi için nisap arandı. Nisabın yetersiz olması nedeniyle oturuma 10 dakika ara verildi.

Aradan sonra yeniden toplanan Genel Kurul’da Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın madde madde görüşülmesine geçildi.

DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ KABUL EDİLDİ… DENETÇİLERE EK TAHSİSAT ÖDENEĞİ VERİLMEYECEK

Madde madde görüşme sırasında Maliye Bakanı Serdar Denktaş, değişiklik önerisi sundu. Değişikliğe göre denetçilere ek tahsisat ödeneği verilmeyecek. Öneri oyçokluğuyla kabul edildi.

Denktaş’ın bir diğer değişiklikle ise derece yükselmelerinde İngilizce sertifika koşulunun kaldırılması oldu. Bu öneri de oyçokluğuyla kabul edildi.

Daha sonra tasarının bütünü oylandı ve Sayıştay ( Değişiklik) Yasa Tasarısı oyçokluğuyla geçti.

Genel Kurul’da daha sonra Sayıştay Komitesi’nin, Nüfus Kayıt Dairesi’nin 1994, 1995, 1996, 1997 ve 1998 yılları Sayıştay Denetim Raporu’na ilişkin raporu ele alındı.

Rapor üzerinde söz alan olmayınca görüşmeler tamamlandı.

Meclis’in bir sonraki birleşimi 30 Haziran Perşembe günü gerçekleştirilecek.

 

 
27 Haziran 2016 Pazartesi 18:08
Okunma: 412
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)