Ana Sayfa » Kıbrıs » Mecliste satılmışlar-satılmamışlar kavgası çıktı.

Mecliste satılmışlar-satılmamışlar kavgası çıktı.

Cumhuriyet Meclisinin dün yapılan birleşiminde Dış Türkler Birimi ve Ejder Aslanbaba polemikleri Mecliste oldukça sert tartışmalar yarattı. Özellijkle Sonay Adem ve Arabacıoğlu'nun Aslanbaba'ya söylediği sözler adeta "Gavgada bile gitmez" deyimini herkese hatırlattı. Adem bir ara ben satılmış milletvekillerini muhatap almam diyerek ortamı daha da gerdi.

 
 
Mecliste satılmışlar-satılmamışlar kavgası çıktı.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanı Hasan Bozer başkanlığında, yasama gündemiyle toplandı.


Meclis Genel Kurulu’nun bugün saat 11.10’da başlayan toplantısının gündeminde Dilekçe Komitesi’nin 20 Şubat 2012 tarihli toplantısında aldığı kararları gösteren cetvel; Yabancıların Çalışma  İzinleri (Değişiklik) Yasa tasarısı; Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite’nin dokuz farklı raporla ilgili raporu ve Cihangir köyünde Abohor Camii Vakfına ait 200 numaralı parselden geçit hakka verilmesi ile ilgili Vakıflar adına açılacak istibdal fonu hesabına yatırılmasına ilişkin karar tasarısı bulunuyor.

---- 


Meclis Genel Kurulu'nda ilk olarak Bakanlıklar Kuruluş İlkeleri Değişiklik Yasa Tasarısı'na ilgili komitede ivedilik istemi gündeme geldi.


Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP/BG) Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu söz alarak, başta milletvekilleri olmak üzere herkesin ülkedeki yasalara sahip çıkması, olmayan yasalar varmış gibi hareket etmemesi gerektiğini söyledi.


Yorgancıoğlu, ülkenin kuruluş yasalarına göre olmayan, henüz oluşmamış bir konuda bir milletvekilinin bir televizyon programına varmış gibi katılıp sorumlu gibi hareket etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.


Özkan Yorgancıoğlu, Dış Türklerle ilgili böyle bir dairenin kuruluşu olmadan varmış gibi hareket edilerek, kimsenin olmayan bir dairenin sorumlusuymuş gibi hareket edemeyeceğini, böyle hareket etmeye kalkışan bir milletvekiline öncelikle Başbakanın engel olması gerektiğini söyledi.


Yorgancıoğlu, Dışişleri Bakanı'na da eleştiri yönelterek, "yetkileri parça parça elinden alınan bir bakan" olarak bu konuda açıklama yapması gerektiğini belirtti. 


ÇAKICI


Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ise, Dış Türklerle ilgili yeni bir birimin oluşturulması konusu gündeme geldiğinde bunun öncelikle bir şaka olduğunu düşündüğünü, çünkü bu konuda çalışan ve yeterli personele sahip bir birimin Dışişleri Bakanlığında var olduğunu söyledi.


Çakıcı, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün'ün konuyla ilgili açıklama yapmamasını kendisinin de yadırgadığını ifade ederek "bunun nedeni  Özgürgün'ün de yapılmak istenenin yanlış olduğunu düşünmesidir" dedi.


Çakıcı,  "yaşananlarla Ulusal Birlik Partisi (UBP) Hükümeti'nin tüm memleketin gözünde komik durumu düştüğü" uyarısında bulunarak,  parti olarak,kamudan bu işi yapacaklar varken kamu dışında hizmet alınmasına karşı olduklarını söyledi.


ARABACIOĞLU


Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu ise konuşmasında, Dışişleri Bakanlığı'nın altında Dış Türkler Birimi diye bir birim varken bugün yapılmak istenenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Sayın Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürün koltuğunuzu düşünmüyorsanız derhal istifa etmelisiniz" dedi.


Arabacıoğlu,  Başbakanlık bünyesinde Dış Türklerle ilgili birim oluşturulmasıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararını okuyarak, "böyle bir birim oluşturulması için Dedeoğlu  Şirketi isimli biriyle sözleşme yapılması kabul edilemez. Bu siyasi rüşvettir" dedi.


Arabacıoğlu'nun konuşmasına UBP Milletvekili Ejder Aslanbaba yerinden tepki gösterirken, UBP Milletvekili Esat Ergün Serdaroğlu ise, milletvekili olarak kendisinin de böyle bir birime karşı olduğunu söyledi.


Mustafa Arabacıoğlu, Aslanbaba'yı  "siyasi rüşvetçi" olarak suçlarken, Serdaroğlu'na da "Karşıysanız bunu oyunuzla gösterin" diye seslendi.


KÜÇÜK


Başbakan İrsen Küçük, olayın kişiselleştirilmesi halinde bu tür tartışmaların normal olduğunu, Başbakanlık altında Dış Türklerle ilgili bir birim oluşturulmasını istediklerini ve bu konuda yasal yapının oluşturulacağını belirtti.


Küçük, daha sağlıklı ve işlevi olan bir birimin oluşturulmasının mümkün olduğunu, bunun için yasal düzenlemeye gidildiğini ifade ederek herhangi bir milletvekilinin bunun oluşmasına katsı yapmasının doğal olduğunu ancak bunun sorumlusu olduğunu söylenmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.


İrsen Küçük, konuyla ilgili olarak İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türklerin Türkçe bilmediğini görmesi üzerine bunu yaşama geçirmeye karar verdiğini anlattı.


ADEM


CTP/BG Milletvekili Sonay Adem de söz alarak, bugün tartışılan konunun esasının "parlamento içinde milletvekili transferleriyle ortaya çıkan ve halkın iradesini ortadan kaldıran sürecin sonucu olduğunu" anlattı.


Adem, yaşanan süreci "rüşvetin imzalı belgesi olarak kamuoyuna mal edilmesi" olarak değerlendirerek, "bir transferin ödemesinin Bakanlar Kurulu kararıyla Dedeoğlu Şirketi aracılığıyla yapıldığını" iddia etti.


Sonay Adem, Dışişleri Bakanlığı'nda böyle bir birim olduğunu, bu başarısızsa gerekli güçlendirilmenin yapılarak çalışmasının sağlanması gerektiğini anlatarak, "birim dururken olmayan bir birim için iş yapmayan bir şirkete Bakanlar Kurulu kararıyla ödeme yapıldı. Bu açık ve net bir rüşvettir" şeklinde konuştu.


Kaç UBP'li milletvekilinin yaşananları ne kadar içine sindireceğini merak ettiğini anlatan Adem, bunun da çok yakın zamanda görüleceğini söyledi.


Konuşmalardan sonra Bakanlıkların Kuruluş İlkeleri Değişiklik tasarısının ivedilik oylamasına geçildi. Ancak bu noktada muhalefet Genel Kurulu terk ederek yeniden nisap yoklaması yapılması yoluna gidildi. 


Yapılan yoklamada nisap olmaması nedeniyle Genel Kurul toplantısına yarım saat ara verildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, nisap düşmesi nedeniyle verdiği aradan sonra saat 12.55'de nisap sağlayarak çalışmalarına devam etti. 



Genel Kurul, Bakanlıkların Kuruluş İlkeleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nın ivediliğini kabul etti. 



Bunu, "Yurttaşların KKTC Cumhuriyet Meclisi'ne Dilekçeyle Başvurmaları ve Dilekçelerinin İncelenmesi ile Karara Bağlanmasını" düzenleyen yasanın altıncı maddesi uyarınca Dilekçe Komitesi'nin 20 Şubat tarihli toplantısında aldığı kararları gösteren cetvel ile ilgili olarak Genel Kurul'un bilgilendirmesi izledi. 



Genel Kurul, Yabancıların Çalışma İzinleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı'nı görüşmeyi Meclis İç Tüzüğü gereği ilgili komite başkan ve başkan yardımcısının olmaması nedeniyle erteledi. 



Cumhuriyet Meclisi, Sayıştay Raporlarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici (Özel) Komite'nin "KKTC Hentbol Federasyonu adına KKTC Merkez Bankası tarafından çıkarılan devlet çeklerinin Hentbol Federasyonu hesabına yatırılmaması; KKTC Hentbol Federasyonu adına gümrüksüz olarak ithal edilen kupa, madalya veya şiltlerin Özilkem Ltd tarafından Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'na satışının yapılmasıyla" ilgili denetim raporunu görüşmeye başladı. 



CTP/BG Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu söz alarak konunun kendisinin Gençlik ve Spor Bakanlığı dönemi öncesindeki bir olayla ilgili olduğunu söyledi.



Yorgancıoğlu, konunun sadece devlet çekleriyle sınırlı olmadığını, Cumhurbaşkanlığı'ndan  buna benzer bir çekin gece kulübünde bozulması sonrasında ceza gördüğünü ancak Kamu Hizmeti Komisyonu'nun ceza alan bir insanı görevine iade ettiğini hatırlattı. 



Yorgancıoğlu, o dönemde buna olanak veren yasayı değiştirerek, bu şekilde suç işleyen kamu görevlilerinin de göreve iadesinin önünün kapatıldığını anlattı. 



Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın raporuna göre, UBP hükümeti döneminde rüşvetin onuncu sıradan üçüncü sıraya yükseldiğini de savunan Yorgancıoğlu, sabahleyin tartışılan konunun özünün bir milletvekili için ödenen bedeli gösterdiğini kaydetti. 



Özkan Yorgancıoğlu, Sayıştaylığın hazırladığı bir raporda, "Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu'nun AKSA'dan kademeli olarak satış garantili elektrik almasının kurumun batmasıyla eş anlamlı olarak nitelendiğini" de belirterek, bunun neden dikkate alınmadığını sordu. 



Yorgancıoğlu, devletin bağımsız denetim kurulu olan Sayıştay'ın hazırladığı raporların dikkate alınmadığı bir ortamda raporların hiçbir anlamının olamayacağını ifade ederek, hükümetten Sayıştay raporlarına ilgi göstermesini  istedi. 



CTP/BG Genel Başkanı Yorgancıoğlu, Sayıştay'ın  raporlarının hükümet icraatlarının denetimi için önemli olduğunu, pek çok ülkede hükümetlerin kendisini denetlemesi için Sayıştay Başkanlığı'na muhalefetten atama yaptığını  kaydetti. 



KALYONCU 



CTP/BG  Girne Milletvekili Ömer Kalyoncu  da, Dış Türklerle ilgili olarak özel bir şirketten para karşılığı hizmet alınmasının siyasi ve etik bir konu olduğunu, yoksa "Sayıştaylıktan da görüş aldık" denilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. 



Kalyoncu, söz konusu milletvekili transferi için şartların bu olduğunun aylar öncesinden bilinen bir gerçek olduğunu, kimsenin de aslında bunu inkar etmediğini ileri sürerek, bunun açık ve net bir şekilde milletvekili transferi için ödenen bedel olduğunu savundu. 



Kalyoncu, rüşvet iddialarının açığa çıkması için gerekenin yapılmasının kaçınılmaz olduğuna işaret ederek,  hükümetin her tür denetimden kaçmaya çalıştığını çok iyi bildiklerini belirtti. 



Kalyoncu, tüm havalimanlarının körüklü olmadığını, körüklü havalimanlarında her uçağın körüğe yaklaşması gerekmediğini belirterek, sırf körük yapılacak diye Ercan Havalimanı'nın özelleştirilmesinin kabul edilmez olduğunu söyledi. 



Kalyoncu, Ercan'da yapılacak özelleştirmeyle devletin ve halkın neler kaybedeceğinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, "Yoksa bu işte da mı rüşvet var acaba? Çünkü özelleştirmenin devlete ne kazandıracağı veya kaybettireceğinin hesabı verilmiyor" dedi. 



ADEM



CTP/BG Gazimağusa Milletvekili Sonay Adem de, görüşülmekte olan Sayıştay raporunun 2000 yıllarında meydana gelen, yargı aşaması tamamlanmış ve üzerinden uzun süre geçmiş olay olduğunu belirterek, burada yapılan konuşmaların herhangi bir hükmü olmadığını belirtti. 



Adem, bu raporlar konusunda yapılması gerekenin Sayıştay raporlarını takip etmek olduğunu belirterek, Başbakan İrsen Küçük'ün özel bir şirkete ödeme yapılmasıyla ilgili olarak Sayıştay ile görüşüldüğü yönündeki açıklamasının "külliyen yalan" olduğunu  savundu. 



Sayıştay başkanı ile bu konuyu sabahleyin konuştuğunu, sözleşmenin nasıl yapılacağıyla ilgili bilgi almakla sınırlı olduğu bilgisin aldığını anlatan Adem, Dışişleri Bakını Hüseyin Özgürgün ile de konuştuğunu belirtti. 



Adem, Özgürgün'ün "Bakanlığımın yetki alanında bulunan herhangi bir konuda düzenlemeye karşıyım" dediğini anlatarak, bu konuda da Özgürgün'nün açıklama yapmasını beklediğini söyledi. 



Adem, dış Türklerle ilgili birimin oluşturulması konusunun "bir milletvekilinin transfer parası" olduğunun açıkça görüldüğünü  iddia ederek, bunun aslında transfer parasının sadece bir kısmını oluşturduğunu , bunun gazinocuların açıklamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini  ekledi.



ASLANBABA 



UBP milletvekili Ejder Aslanbaba da söz alarak, CTP/BG hükümeti döneminde danışmanlık adı altında hizmet satın alınmasıyla ilgili verileri ortaya koyarak, kendi zamanında bunu yapıp sonra karşı çıkılmasını eleştirdi. 



Aslanbaba'nın  kürsüye çıkması üzerine CTP/BG  milletvekilleri salonu terk etti. 



Aslanbaba,  Dış Türklerle ilgili danışmanlık hizmeti sunan Adil Dedeoğlu'nun Dış Ticaret hesabından, birimde çalışan gençlerin ödendiğini, kendisinin dış ziyaretlere devletten tek kuruş almadan gittiğini belirterek,  "Aksi halde gelsinler, Saray önünde yüzüme tükürsünler. Dış Türkler Birimi'ni kurarak teslim edeceğim. Birimde 11 pırıl pırıl genç çalışıyor. Burdan sağlık dışında 24 saate kadara talep ettiğiniz bilgileri alamazsanız, ben istifa ederim" dedi. 



Dünyanın her yerinde diasporalar bulunduğunu, Dışişleri Bakanlığının görevinin bürokratik ve siyasi olduğunu, lobi yapamadığını anlatan  Aslanbaba, yurt dışında yaşayan 600 bin vatandaş bulunduğunusöyledi.



Ejder Aslanbaba, elektrik ve su borcu bulunduğuna yönelik iddiaları da yanıtlayarak, hiçbir borcu olmadığını kaydetti. 



Aslanbaba, kendisinin bir bütün olarak yurtdışında yaşayan 600 bin Türkün hakkını sonuna kadar savunacağını söyledi. 



ANGOLEMLİ



TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli de konuşmasında, devletin harcaması olduğu zaman bunun denetiminin Sayıştaylık tarafından yapılmasının normal olduğunu, zaten Sayıştaylığın kuruluş nedeninin bu olduğunu vurguladı. 



Angolemli, bir milletvekili bir başka partiye transfer oluyorsa Sayıştaylığın dikkat etmesi gerektiğini, ortada rüşvet kokusu olduğunu, bu nedenle derhal Sayıştaylığın gereğini yaparak göreve başlamasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. 



Angolemli, bugünkü konuşmaların tümünü dikkatle dinlediğini, kimsenin transfer ve transfer parasıyla ilgili herhangi bir ret durumunun söz konusu olmadığını anlattı. 



Angolemli, tartışılan raporla ilgili olarak yapılan işlemlerde eksiklik olduğunu, en azından geriye alınan paraların ne kadar parayı faizleriyle birlikte geri alındığı bilgisinin yer almamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. 



Sıradan insan nasıl suç işlediğinde cezalandırılıyorsa bakan, başbakan veya milletvekili olsun suç işleyenlerin cezalandırılması gerektiğini anlatan Angolemli, yaşanan sorunun siyasilerin hata ve suçları nedeniyle hesap vermemesi olduğunu  kaydetti. 



TAÇOY



UBP milletvekili Hasan Taçoy da konuşmasında, bugün rapora iyi bakıldığında ilgili kişilerin 62 gün soruşturma sürecince tutuklu bulunduklarını, mahkemenin bunun dışında başka bir ceza vermediğini belirtti. 



Genel Kurul daha sonra, Geçici (Özel) Komite'nin Güzelyurt Belediyesi 2006, 2007, 2008  ile 2009 mali yıllarına ait Sayıştay denetim raporunu görüşmeye başladı. 



Bu raporla ilgili bilgilendirme Komite Başkanı Hasan Taçoy tarafından yapılarak, raporun oy çokluğuyla onaylandığı açıklandı. 



KALYONCU



CTP/BG Girne milletvekili Ömer Kalyoncu yeniden söz alarak, partisinin hizmet alımı yapılmadı gibi bir iddiada bulunmadığını, aksine özellikle lobicilik için hizmet alımı yoluna gittiklerini ancak yapılan tüm işlemlerin Sayıştaylık denetimine açık yapıldığını söyledi. 



Kalyoncu, bu konudaki açıklamayı kamuoyuna duydukları saygı nedeniyle yapmak durumunda olduklarına işaret etti. 



Kalyoncu, belediyelerin yol tamiri başta olmak üzere hizmetlerini yerine getirmek için  su parasını toplaması gerektiğini anlatarak, zamanında toplanmayan ve seçimlerde "beni seçmezseniz yerime gelen bunları sizden ister" söyleminin bir başka bağlamda rüşvet olduğunu iddia etti. 



Hiçbir belediyenin su paralarını toplamamakta haklı olmadığını söyleyen Kalyoncu, bunu yapmamak ve sonra hükümete yüklenmenin doğru olmayacağını  kaydetti. 



Konuşmalardan sonra bu raporun görüşmesi tamamlandı.


Meclis Genel Kurul, Geçici (Özel) Komite'nin Lefkoşa Kaymakamlığı 2007, 2008, 2009 ve 2010 mali yılına ve İskele Kaymakamlığı ile Mehmetçik Bucağı 2007-2009 ile 2010 mali yılına ait Sayıştay raporlarını görüşmesinin ardından birleşimini tamamladı. 



Cumhuriyet meclisi bir sonraki toplantısını perşembe günü saat 10.00'da yapacak.


 
3 Nisan 2012 Salı 08:09
Okunma: 546
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)