Ana Sayfa » Kıbrıs » Muhabir Olarak Girdiği Kurumdan Müdür Olarak Emekli Oldu

Muhabir Olarak Girdiği Kurumdan Müdür Olarak Emekli Oldu

Tak'ın Emekli Müdürü Gazeteci Perihan Aziz: "türk Ve Rum Tarafı Arasında Gazete Değişimi Hiç Kesilmedi".

 
 
Muhabir Olarak Girdiği Kurumdan Müdür Olarak Emekli Oldu

Lefkoşa, 11 Mart 12 (T.A.K Züleyha Karaman): Muhabir olarak girdiği Türk Ajansı-Kıbrıs'tan (TAK) müdür olarak ay başında emekli olan ve Kıbrıs'ta sıcak günlere tanıklık eden gazeteci Perihan Aziz, Kıbrıs'ta en sıcak savaş günlerinde bile Türk ve Rum tarafı arasında gazete değişiminin hiç kesilmediğini söyledi.

TAK'ın ilk kadın çalışanları arasında yer alan ve 'mektepli ilk kadın gazeteci' olarak bilinen Perihan Aziz, 21 Aralık 1973'de kurulan TAK'da 1 Mayıs 1975'de işe başladı ve 2012 Şubat ayı sonu itibarıyla emekli oldu. KKTC'nin kuruluş  bildirgesini yazdığını belirten Aziz, hemen her gün "devlet ilan edeceğiz" diyen merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın o gün hiç konuşmayarak gazetecileri atlattığını söyledi.

Kıbrıs'ın tarihi açıdan çok kritik günlerine gazeteci olarak tanıklık eden Perihan Aziz, mesleki yaşamındaki bazı önemli ve tarihi anları Anadolu Ajansı Kıbrıs temsilcisi Züleyha Karaman ile paylaştı.

Kıbrıs'ta çatışma ortamı izlerinin canlı olarak durduğu ve hiçbir şeyin yerli yerine oturmadığı, Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin yeni ilan edildiği dönemde gazeteciliğe başladığını anlatan Aziz, Ümran Akpınar'la birlikte sokağa çıkan ilk kadın gazeteciler olduklarını, bunların o dönem topluma ters geldiğini belirterek, o yıllarda "özgürlük göçlerinin" devam ettiğini söyledi.

Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'tan göçlerine yakından tanıklık ettiğini, çok duygusal anlar yaşandığını, mesleğin ilk yıllarının bu olayları izlemekle geçtiğini belirten Aziz, yazdıkları haberlerle tarihe not düştüklerini kaydetti.

"Özgürlük göçlerinde" birbirine kavuşan insanların sevincine ağlayarak kendisinin de ortak olduğunu dile getiren Aziz, savaşı ve savaş sonrasını yaşayan biri olarak, Rum tarafından Türk tarafına gelen ve kavuşan ailelerin duygularını çok iyi anladığını belirtti.

"EŞLERİNİN ÖLDÜĞÜ KADINLAR GÜNÜNDE SÖYLENDİ"

Rumlar, Kıbrıs Barış Harekatı'nın başladığı 14 Ağustos 1974'de Taşkent (Dohni) köyünün erkeklerini (89 kişi) evlerinden toplayarak Limasol'a götürür ve topluca kurşuna dizer. Evlerinden zorla alınan ve topluca öldürülen 89 Kıbrıslı Türk dozerlerle açılan çukurlara gömülmüştü. Köyün kadınları, eşlerinin, oğullarının, kardeşlerinin eve döneceği günü umutla bekliyordu.

Taşkentli kadınlara eşlerinin öldürüldüğü haberinin verilmesine de tanık olan Aziz, ailelerle birlikte ağladığını ve haberini ağlayarak yazdığını paylaştı.

Taşkent'teki tüm kadınların Mayıs 1975'te, Anneler Günü nedeniyle Lefkoşa'da Mücahitler Sitesi denilen mekanda toplandığını, o dönem Türkiye'de Senato olduğunu, Perihan Arıburun'un senato başkanının eşi olarak, bir grup senatör eşiyle Kıbrıs'a geldiğini anlatan Aziz, Taşkentli kadınların toplantıya iyi haber alacakları umuduyla gittiğini belirtti.

Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın orada bir konuşma yaparak, "Artık umutlanmayınız, hepimizin başı sağ olsun, kesin gerçek budur..." dediğini aktaran Perihan Aziz, o an insan mı, gazeteci mi olduğunun birbirine karıştığını, ağlamaktan gözlerinin şiştiğini, bir taraftan da not aldığını, senatör eşlerinden birinin "zavallı kızım çok da gençmişsin" diyerek kendisine sarılıp öptüğünü dile getirdi. Aziz, yaşadığı acılara rağmen, ajansa dönünce haberini de yazdığını belirtti.

 "DENKTAŞ O GÜN SUSTU"

KKTC'nin kuruluş bildirgesini ajansta kendisinin yazdığını ifade eden Aziz, KKTC'nin ilan edilmesinden hemen önce, ülkenin dış dünya ile iletişim bağının kesildiğini, hemen her gün "devlet ilan edeceğiz" diye demeç veren Rauf Denktaş'ın o gün hiç konuşmadığını ve o gün kendilerini "atlattığını" söyledi.

Her gün Rum basın özetlerini alarak Denktaş'a gittiklerini ve gündemi değerlendiklerini, Denktaş'ın sık sık "Devlet ilan edeceğiz, başka çaremiz yoktur" diye demeç verdiğini anlatan Perihan Aziz, şöyle devam etti:

"O sabah gittiğimizde hiçbir şey söylemedi, hiçbir açıklama yapmadı. Ne Rumları eleştirdi, ne 'Kıbrıs konusunda Türk tarafı bunu yapacak' dedi, ne muhalefeti eleştirdi. Oradan ayrılırken, 'bugün bizi ekmeksiz bıraktınız, başka haber bulmak zorundayım' dediğimde, 'sen bugün evine git de yat' dedi. O gün normal günümüzü geçirdik, gece saat 10'a doğru bir arkadaşım arayarak, 'Yarın devlet ilan ediliyor' dedi. 'Gecenin bu saatinde şaka olmaz' dedim, 'telefonunu kaldır' dedi. Telefonu kaldırdığımda hatlar kesikti. Telefonlar kesildi. Kuzey Kıbrıs'ın dünya ile tüm irtibatı kopmuş durumdaydı. Onda niyet neydi; gece vakti birileri duyurursa, devlet ilanı engellenebilirdi..."

Gece hemen, şimdiki  Cumhurbaşkanlığı sarayına gittiğini ve orasının ana baba günü olduğunu, Denktaş'a ulaşarak "Doğru mu" diye sorduklarını ve "Doğru" yanıtını aldıklarını ifade eden Aziz, Denktaş'ın kendisine, KKTC'nin kuruluş bildirgesini verdiğini, o sırada yanlarına gelen Aydın Denktaş, kendisi ve Rauf Denktaş'ın sarılarak ağladıklarını anlattı.

O an herkesin ağladığını, bağımsızlık bildirgesini telekse "flaş flaş flaş" diye yazdığını aktaran Aziz, o tarihi anları şöyle anlattı:

"Bir gazeteciye çok fazla nasip olmaz böyle haberler yazmak. Telekse, 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi' diye bütün bildirgeyi döktük ve sabahı bekledik. Telekste hazır olmasına rağmen, geçebileceğimiz bir yer yoktu. Haber elimde ateş gibi duruyor ama hiçbir şey yapamıyorum. Mecliste onaylanıp, Denktaş Atatürk Meydanı'nda konuşmaya başladığı anda KKTC'nin dünya ile bağlantısı kurulmuş oldu. Bandı takıp da tak tak sesi duyunca dünyanın en mutlu insanı olmuştum. Hem mesleki bakımdan hem de Kıbrıslı bir Türk olarak..."

 "GAZETELER MAZGAL DELİKLERİNDEN DEĞİŞTİ"

"Kıbrıs'ta en sıcak savaş günlerinde bile hiç değişmeyen, hiç kopmayan bir ilişki vardı; o da Türk ve Rum gazetelerinin değişim olayı" diyen Perihan Aziz, KKTC'nin ilanının ardından Türk ve Rum tarafının sınırlarda teyakkuz durumuna geçtiğini, çok büyük heyecan ve endişe yaşandığını, ilandan 1 gün sonra gazetelerin değişimi için yollar arandığını ve gazetelerin Lefkoşa'da mazgal deliklerinden değiştirildiğini anlattı.

Türk ve Rum tarafı arasında gazete değişiminde kesinti olmadığını ama gerilimin sürdüğünü belirten Aziz, KKTC'nin ilanının ardından Denktaş'ın New York'a, BM Genel Kurulu'na çağrıldığını, Denktaş'ı uğurlamak için havaalanına gittiğinde çok farklı duygular yaşadığını, o an Denktaş'ın kendisinde, "tek başına dünyaya meydan okuyan, tek başına bir şeyler yapmaya giden" bir insan görüntüsü yarattığını, bunu yıllar sonra Denktaş'a, "O anda ne hissediyordunuz" diye sorduğunu ve "Kendimden emindim" cevabını aldığını anlattı.

Anadolu Ajansı ile her zaman yakın işbirliği içinde olduklarını, AA'nın yıllar içinde TAK personeline  mesleki kurslar düzenlediğini, AA'nın her zaman her konuda kendilerine destek olduğunu da aktaran Aziz, "Anadolu Ajansı aslında bizim gözbebeğimiz oldu, her zaman için" dedi.

Göreve başladığı 1975 yılından günümüze sektörde baş döndürücü değişim olduğunu, bir 'tık' ile dünyanın  diğer ucuna ulaşıldığını ifade eden Aziz, mesleğe yeni başlayanlara, mesleği her yönüyle sevmelerini, işin sadece vitrinine kanmamaları tavsiyesinde bulunarak, gazeteciliğin özveri ve sevgi mesleği olduğunu söyledi.

Meslek yaşamına 1 Mayıs 1975'te TAK'ta başlayan Perihan Aziz, ilkokulu Lefke'ye bağlı Bağlıköy'de, ortaokul ve liseyi Lefke'de, yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda tamamladı. Yakın Doğu Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler dalında yüksek lisans yapan Aziz, Emir Ersoy'un 30 Nisan 2010'da emekliye ayrılmasının ardından müdürlük görevini üstlendi. 1 Mart itibariyle emekliye ayrılan Aziz, TAK'ta 36 yıl 10 ay çalışma süresiyle en uzun süre çalışan personel unvanına da sahip.

(AA/ÖK/GÜR) FOTOĞRAFLI

 
11 Mart 2012 Pazar 13:41
Okunma: 534
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)