Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "muhtemel Nautilus Belası"

"muhtemel Nautilus Belası"

Nautilus Araştırmalarının Bölgedeki Hidrokarbon Çalışmalarını Etkilemesi Olasılığına İlişkin Endişeler Var.

 
 

Lefkoşa, 27 Ağustos 12 (T.A.K): Amerikan araştırma gemisi Nautilus'un, Kıbrıs'ın güneyinde gerçekleştirdiği araştırmaların, Güney Kıbrıs'ın sözde "Münhasır Ekonomik Bölgesi - MEB" içerisindeki hidrokarbon çalışmalarını olumsuz etkilemesi olasılığının olduğu belirtildi.

Politis gazetesi " 'Nautilus'tan Kaynaklanacak Belalara İlişkin Korkular...  MEB İçerisindeki Araştırmalara İlişkin Tepkileri Kımıldatması Mümkün" başlıklarıyla manşetten verdiği haberinde,  Güney Kıbrıs'ın sözde "MEB"i içerisindeki Nautilus'un araştırma görevine, yetkili makamlar tarafından izin verilmiş olabileceği, ancak, bazı yetkili bakanlık ve dairelerde, araştırmacıların hazırlayacağı raporunun ve buluntularının, denizaltı çevrenin ve Eratosthenis'deki ekosistemin korunması bahanesiyle 12'inci parseldeki sondajı ve araştırmaları engelleme girişiminde bulunmuş olan sivil toplum örgütleriyle  karar merkezlerine argümanlar vermesi olasılığına ilişkin düşüncelerin olduğunu yazdı.

Haberi iç sayfalarında "Nautilus Muhtemel Bela... Buluntuları Belki MEB'deki Araştırmalara Karşı Silah Verebilir... Hem Sondajlar, Hem de Koruma" başlıklarıyla veren gazete, Rum Hükümet'inden bazı yetkililer ve çeşitli bölümlerdeki çalışanların, Amerikan araştırma gemisi Nautilus'un, Kıbrıs'ın güneyinde -ve özellikle Güney Kıbrıs'ın sözde "MEB"i içerisindeki büyük Eratosthenis sıradağı üzerinde - yaptığı deniz araştırmalara ilişkin düşünce ve kısmen endişeler taşıdığını kaydetti.

Nautilus'un bölgedeki bilimsel görevinin, izni veren devlet makamlarınca önceden bilindiğine işaret eden gazete, Nautilus'un, Eratosthenis'in jeofizik ve biyolojik verilerine ilişkin araştırmalarının sonucunun, Güney Kıbrıs'ın sözde "MEB"i içerisindeki ikinci tur izinlerin tamamlanmasının ve Eratosthenis'de ya da yakınında, yeni araştırmalar ya da yeni sondajların yapılmasının engellenmesi için Hükümet ya da sivil toplum örgütleri tarafından yurtdışında kullanılması olasılığına ilişkin kuşkuların bulunduğunu aktardı.

Gazete, bölgeye ilişkin başvuruların şirketler tarafından yapıldığını ve devam eden ikinci tur izinler sırasında (ekonomik ve hukuki zeminde) değerlendirilmekte olduğunu yazdı.

Topladığı bilgilere dayanarak, yetkili faktörlerin,  Nautilus araştırmacıları ve denizaltı çalışmalarının, sözde "MEB"deki hidrokarbon arama çalışmalarının herhangi bir dolaylı engellenmesi çabasıyla doğrundan bağlantısını yapmadığını saptadıklarını kaydeden gazete, araştırmacıların hazırlayacağı ve Rum Hükümeti'ne de verilecek raporda, sıradağda ya da sıradağın bölümlerinde doğal çevre ve denizaltı yaşamına ilişkin dikkate değer buluntuların kaydedilmesi durumunda, Rum Yönetimi'nin bölgedeki çıkarlarına ve "haklarına" karşı çıkan, bunları şüpheye düşürmek isteyen baskı guruplarıyla karar merkezleri tarafından değerlendirilmesi girişiminde bulunulmasının mümkün olduğu değerlendirmesinde bulunduğunu aktardı.

Habere göre, bu endişeler yoktan var olmadı. Endişeler yakın geçmişte de tarihi var. Politis gazetesinin bilgileri,  yaklaşık bir yıl önce Rum Yönetimi'nin, Brüksel'deki Daimi temsilci aracılığıyla, "Oceana" çevre örgütünün protestolarının ardından Avrupa Komisyonu'na ve bilhassa, genel müdür aracılığıyla MEB içerisindeki araştırmalarla ilgili bilgi isteyen Çevre Müdürlüğüne geniş yazılı bir yanıt vermeye ihtiyaç duyduğundan bahsediliyor.

Gazete, Türk unsurlarının da faaliyet gösterdiğinin söylendiği Oceana'nın müdahalesinin, Rum Yönetimi'nin, Amerikan Noble Energy şirketiyle işbirliği içerisinde, Eratosthenis sıradağına dahil olmayan 12'inci parselde ilk sondajın yapılmasını programladığı sırada olduğuna dikkat çekti.

Gazetenin elde ettiği bilgilere göre, Komisyon'un daimi temsilciye gönderdiği mektup, Oceana'nın endişelerini benimsemiyordu ve konuyla ilgili bilgi istedi. Ancak AB'nin yetkili kurumu, bu fırsattan yararlanarak,  Rum Yönetimi'nin önüne, bölgede denizaltı araştırmalarının ve sondajların yapılmasıyla ilgili birçok mesele koydu ve "devletin" yapmaya borçlu olduğu hareketlere ilişkin hatırlatma yaptı.

Gazete bilgilere göre, Çevre Müdürüne yanıtı 25 Temmuz 2011 tarihinde o zamanki Daimi Temsilcilik Başkanı, bugün Güney Kıbrıs'ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Müsteşar Andreas Mavroyannis verdi.

Habere göre Mavroyannis, Eratosthenis'in, Noble'nin sondajının yapılmasının planlandığı bölge içerisinde bulunmadığına işaret etti ve Çevre Müdür Karl Falkenberg'e, o zamana kadar ikinci tur izinlere ilişkin karar alınmadığı bilgisini verdi. Mavroyannis devamında uzun bir şekilde protokoller, talimatlar ve yasalara ilişkin Rum Yönetiminin tezlerini ortaya koydu.

Habere göre, Marroyannis yanıtında şunlara da değindi:

"Güney Kıbrıs, Barselona Sözleşmesinin ilgili protokolü çerçevesinde, Akdeniz'deki özel koruma altındaki bölgelere girmesi için Eratosthenis'i hiç dahil etmedi ya önermedi. Ancak tuhaf bir şekilde Eratosthenis (Rum Yönetimi tarafından değil) bahse konu kataloga eklendi ve 2010 Haziran ayından bundan çıkması için girişimlere  ihtiyaç duyuldu. Mavroyannis, Falkenberg'e protokol temelinde özel koruma altındaki bölgeler kataloguna bölgelerin dahil olmasının, başka hiçbir kimse tarafından değil, sadece ilgili devlet tarafından yapılabileceğine işaret etti".

Haberde,  92/43.EOK sayılı direktife ilgili, Mavroyannis'in, Eratosthenis'de biyolojik çeşitlilikle ilgili mevcut araştırma unsurlarının, deniz altı dağının koruma altındaki bölgelere girmesi için yeterli olmadığını,  yapılan ya da yapılacak tüm araştırmaların yetkili birimler tarafından incelendiğini belirttiği aktarıldı.

Gazete yetkili birimlerin önerisi üzerine kaydedilen  ifadenin,  Nautilus'un raporunun, dağda belirli bir tür ya da habitatın korunması gerektiğini göstermesi durumunda "devlete" (Rum Yönetimine) karşı talepler ortaya koymasının mümkün olduğu yorumunda  bulundu.

"HEM SONDAJLAR, HEM DE KORUMA" İDDİASI

Gazete yukarıdaki başlık altında verdiği haberinde, yetkili faktörlerin 12'inci parselde yapılan sondajın, AB normları ve devletin diğer uluslararası yükümlülüklerine uygun bir şekilde hazırlanan çevreye etkileri değerlendirmesi çalışmasına uygun olduğunu (gazeteye) vurguladığını yazdı. Habere göre, yetkili faktör ayrıca, aynı çalışmanın, ikinci tur izinler çerçevesinde gelecekte yapılması muhtemel tüm araştırma ve sondajlara da yapılacak. Ayrıca Eratosthenis'de çevre korumasını gerektiren noktaların var olduğu gelecekte saptanması durumunda, araştırmaların ya da sondajın gerçekleşmesinin, hassas noktaların korunması önleminin uygulanmasıyla paralele olarak kombine edilmesine yönelik teknik araçlar ve bilimsel bilginin var olduğunu vurgulandı.Haberde,  Güney Kıbrıs'ın sözde "MEB"i içerisindeki, ikinci tur izinler çerçevesinde başvuruların yapıldığı 7 ve 8'inci parsellerinin "Eratosthenis"in sınırları içerisine girdiği belirtildi.

ALTIN YÜKLÜ UÇAK ARANIYOR İDDİASI

Öte yandan Fileleftheros gazetesi, geçmişte Kıbrıs'ın denizaltı alanındaki çeşitli araştırmalara müdahil olan bazı kişilerin iddia ettiği üzere, son dönemde, Güney Kıbrıs'ın deniz bölgesindeki araştırmaların arkasında milyonlarla ifade edilen kayıp define avının olduğunu yazdı.

Haberi "Altın (Yüklü) Uçağı Arıyorlar... Bilgilere Göre İkinci Dünya Savaşında Düştü... Eratosthenis Yakınlarında Uçağın Bölümlerinden Parçalar Bulundu" başlıklarıyla ilk sayfadan veren gazete, yakın zamanda ABD'den, İkinci Dünya Savaşı sırasında altın yüklü uçağın Kıbrıs'ın deniz bölgesinde düştüğüne dair bilgilerin sızmasının ardından, belirli örgütlerin araştırma faaliyetlerini, son zamanlarda yoğunlaştığını savundu.

Uçak hakkında bazı bilgiler veren gazete, yakın zamanda düşen Etiyopya uçağının araştırılması için izin verildiğinde  aslında yapılanın bu uçak dışında, altın yüklü olduğu söylenen uçağın aranması olduğunu iddia etti. Gazete,  altının bulunduğuna dair hayalleri canlandıran bir diğer olayın da, 2009 yılı sonu, 2010 yılı başlarında, araştırma çerçevesinde Alman araştırma gemisinin, uçağın bölümlerinden küçük dört parçayı gemiye çekmesi olduğunu savundu.

Habere göre,  Eratosthenis'in yakınlarında bulunan parçaların saptanmasıyla ilgili mektup hazırlandı, bununla ilgili fotoğraflar da bulunuyor.

Öte yandan gazete, yabancı örgütlerin, (Güney) Kıbrıs'ın deniz bölgesindeki olası doğalgaz çıkarmayı ve herhangi bir araştırmayı yasaklama amacında başarıya ulaşmak için Eratosthenis'deki araştırmalardan yararlandığını yönünde iddiaların bulunduğunu da kaydetti.

(HC/HY)

*******

 
27 Ağustos 2012 Pazartesi 12:02
Okunma: 566
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)