Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Mülkiyet Ve Yönetimle İlgili İki Belge...

Mülkiyet Ve Yönetimle İlgili İki Belge...

"bm Kıbrıs Türk Tarafından Yeşil Işık Alırsa Rum Tarafına Baskı Yapacak".

 
 
Mülkiyet Ve Yönetimle İlgili İki Belge...
HRİSTOFYAS "ÖN ŞARTLAR HÂSIL OLMADAN KONFERANSA KATILMAYIZ"


RUM BASININA GÖRE PROSEDÜR KIŞ UYKUSUNA GİRİYOR


ANASTASİADİS DOWNER'LA GÖRÜŞTÜ: "GERÇEKLERİ YANSITMAYAN TEZLER BENİMSEYEREK İTİBARINI AZALTMAKTAN KAÇINACAĞINA İNANIYORUM"


MATSİS KKTC'DEKİ ESKİ RUM MALLARININ "KURTARILMASI" ÖNERİSİ HAKKINDA ANASTASİADİS'TEN DESTEK ALDI


Lefkoşa, 29 Şubat 12 (T.A.K.): BM'nin Mülkiyet ve Yönetim başlıklarında köprü kurucu öneriler hazırladığı, bu önerilere Kıbrıs Türk tarafının olurunu almaya çalıştığı, başarması halinde bu fikirleri kabul etmesi için Rum tarafına baskı yapacağı öne sürüldü.


Fileleftheros haberi "Mülkiyet ve Yönetim Konusunda Köprü Kurucu Fikirler...  Şimdilik Kıbrıs Türk Tarafında Nabız Yokladılar... Köprü Kurucu Fikirlerle İki Belge" başlığıyla yansıttı.


BM yetkililerinin, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'ın grubu tarafından hazırlanan önerilere Kıbrıs Türk tarafının olurunu sağlamaya çalıştığını, ardından da Rum tarafıyla görüşmelere başlayacağını belirten gazete, Kıbrıslı Türklerin olurunu aldıktan sonra, bu fikirleri kabul etmesi için Rum tarafına baskı yapmaya çalışacağını yazdı.


"KIBRIS TÜRK TARAFINDAN YEŞİL IŞIK ALIRSA RUM TARAFINA BASKI YAPACAK"


Gazete haberi şöyle detaylandırdı: "BM köprü kurucu öneriler sunma projesini uygulamaya başladı. Mülkiyet ve Yönetim başlıklarına ilişkin fikirler içeren iki BM belgesi; nabız yoklama ve tepkileri kaydetme şeklinde Kıbrıs Türk tarafının önüne konuldu. BM yetkilileri, Downer grubundaki uzmanlar tarafından hazırlanan bu fikirlere Türk tarafının olurunu almaya çalışıyor, ardından Kıbrıs Rum tarafıyla görüşmelere başlayacak. BM'nin, Kıbrıs Türk tarafının bu iki belgeye yeşil ışık yakması halinde Rum tarafına baskı yapmak niyetinde olduğu açıktır.


Alexander Downer'ın, Kıbrıs sorununda, çok taraflı konferans 'çağrılıp çağrılmaması' konusundaki raporunu Genel Sekreter'e sunmasından önceki 'son düzlükte' BM tarafından pek çok harekette bulunulacağı bellidir.


Hristofyas, Politis'in dünkü (Downer tarafından mülkiyet konusunda taslak sunulacağı) haberiyle ilgili olarak; Kıbrıs Rum tarafına böyle bir şeyle ilgili hiçbir imada bulunulmadığını söyledi ve hemen ardından 'Politis'in kimlerle ne teması oldu bilmiyorum. Nihayetinde çok şeyin habercisidir. Her halükarda biz halen böyle bir bilgi almadık' dedi. Politis gazetesinin bunun daha sonra cereyan edecek olguların habercisi mi olduğu sorusuna karşılık da Hristofyas, 'hem evet hem hayır' yanıtını verdi.


Dünkü Eroğlu-Hristofyas görüşmesinde iki müzakereci mülkiyetle ilgili belgeler sundular ve bunlar okundu. Hristofyas mülkiyetin toprakla birleştirilmesinde ısrar etti. Mülkiyet meselesinin sadece veri sunmakla (ki bu veriler yetersizdir) geçirilemeyeceğine işaret etti. İade hakkına içerik kazandırılması gerektiğini söyledi.


Derviş Eroğlu ise takas seçeneğini önerdi ve 'insanları yeniden evsiz bırakamayız çünkü sosyal doku bozulur' dedi. Eroğlu iade seçeneğine de değindi..."


HRİSTOFYAS: "ÖN ŞARTLAR HÂSIL OLMADAN KONFERANSA KATILMAYIZ"


Gazete "Hristofyas: Ön Şartlar Hâsıl Olmadan Konferans Olmayacak" başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı'nın dünkü görüşmenin ardından Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde yaptığı açıklamaya yer verdi.


Habere göre "gerekli ilerleme olmaz ve Kıbrıs sorununun iç yönleri çözülmezse BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs sorununda konferans çağırması garip olur" diyen Hristofyas, bu "ön şartların hâsıl olmaması" durumunda, Rum tarafının bir uluslararası konferansa katılmayacağına işaret etti.


Mülkiyet müzakeresinin aynen devam ettiğini belirterek, "henüz sonuçlara ulaşıldı diyemem" diyen Hristofyas, özlü müzakere yapılabilmesi için bütün verilerin sunulup sunulmadığı sorusuna karşılık "hem evet hem hayır. Başka verilere daha ihtiyaç var" yanıtını verdi.


Gazete, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun, Rum Sözcü Stefanu'nun, "Hristofyas'ın, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devralmasından sonra da müzakereleri sürdürmeye hazır olduğu" iddiasını gündeme getirerek, bunun, "Rum tarafının çözüm konusundaki iradesizliğini gösterdiği" vurgusuna işaret etti.


Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun bu vurgusuyla Rum Sözcü Stefanu ile "sürtüşmeye girdiğini" savunan gazete Stefanu'nun ise, Eroğlu'nun açıklamasını "provokasyon" olarak nitelediğini yazdı.


"PROSEDÜR KIŞ UYKUSUNA GİRİYOR"


Politis "Kıbrıs Sorunu Kış Uykusuna Giriyor... BM Prosedürü Dondurmaya Yöneliyor... Derviş Eroğlu Kendi Yolunu Tutacağını Söylüyor" başlıklı manşet haberinde Kıbrıs sorununun hava şartlarına uygun hareket ettiği yorumunda bulunarak, baharın ilk ayına, BM'nin etkin adımlarının damgasını vurmasının beklendiğini yazdı.


"Ancak olgular, sorunu, belki uzun bir kış uykusuna yönlendiriyor" ifadesini de kullanan gazete Alexander Downer'ın Kıbrıs sorununda bir uluslararası konferans çağrılmasını önermesinin çok zor olacağını anladığını, bu nedenle başka seçeneklere yöneldiğini savundu.


Gazete Downer'ın seçenekleri arasında, "2013'te Rum tarafında yapılacak başkanlık seçimleri sonrasında yeniden başlaması hedefiyle müzakerelerin mart sonlarına doğru kesilmesi" veya "prosedürel açıdan ancak indirgenmiş bir düzeyde idame ettirilmesi" bulunduğunu yazdı. Gazete, özetle şu detayları aktardı:


"Downer, Eroğlu ve Hristofyas'ın dünkü görüşmesinde, yaklaşmakta olan çıkmazın ilanına açıkça değinmekten kaçındı ancak bunu, geçen hafta Kıbrıs Türk örgütlü gruplarla (sivil toplum örgütleri) yaptığı görüşmede ve kısmen de DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis'le dünkü görüşmesinde dile getirdi.


Gazetemizin edindiği bilgilere göre Downer, dün (dolaylı ancak net şekilde CTP ve Kıbrıs Türk sendikalarıyla görüşmesinde olduğu gibi) Mart sonunda çok taraflı konferans çağrılmasını savunarak, rapor yazmasının çok zor olduğunu söyledi. Downer, böyle bir durumda Kıbrıs sorununun geleceğine ilişkin senaryoların, prosedürün uyutulması etrafında döneceğini kaydederek, ancak BM Genel Sekreteri'nin yetkisini iadesiyle prosedürün kesin sonla nihayetlenmesi ihtimali de bulunduğunu ifade etti.


Diplomatik kaynaklar gazetemize, Downer'ın son günlerdeki temaslarından; bu kötü durumun tersine dönmesi için bir mucize umanın sadece kendisi (Downer) olduğu genel izlenimini edindiğini ve şu muhtemel senaryoları gördüğünü söylediler:


- Ya müzakere prosedürü; 2013'teki başkanlık seçimlerinden sonra yeniden başlamak hedefiyle mart sonundan hemen sonra kesilecek - Veya müzakereler 1 Temmuz'a veya sonrasına (Kasım ayına) kadar prosedürel olarak, indirgenmiş şekilde; muhtemelen Özersay ve Yakovu görüşmeleriyle veya BM uzmanlarının iki tarafla görüşmeleriyle idame ettirilecek. Diplomatik kaynaklara göre ilk senaryo, daha baskın görülüyor.


ANASTASİADİS DOWNER'LA GÖRÜŞTÜ


DİSİ Başkanı, Downer'la görüşmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, Genel Sekreter'in Özel Danışmanı'nın; mart sonundaki değerlendirmesini müzakerelerdeki gerçeklere göre yazacağına, gerçekleri yansıtmayan tezleri benimseyerek itibarını azaltmaktan kaçınacağına inandığını söyledi. Downer'ın Kıbrıs sorununun iç yönlerinde ilerleme olmadan bir uluslararası konferansın netice veremeyeceği duyarlılığını göstereceğine de inanç belirtti.


Edindiğimiz bilgilere göre Anastasiadis, Downer'la görüşmesi sırasında, müzakerelerin gidişatının kötü olduğundan kuşkusu olmadığını söyledi ve (Downer'a) bunu canlandırmaya yönelik herhangi bir hareket için çok kıymetli zamanın tükendiğini vurguladı. Anastasiadis'in Downer'a BM'nin ne iyi niyet misyonunu kesin iade ederek ne de çok taraflı konferansa ilerleyerek durumu daha da uç noktalara çekmemesi gerektiğini söylemiş görünüyor.


Anastasiades, BM tarafından yapılacak bu tür hareketlerin 4 yıllık müzakereler boyunca ortaya çıkartılan bütün olumlu unsurları yıkacağını ve Kıbrıs sorununun geleceğine dair bütün kontrolün yitirileceğini savundu. Downer, Anastasiadis tarafından ortaya konulan bu tezlere katılıyor göründü ve Anastasiadis'e, Kıbrıs sorununun ertesi gününe ilişkin alternatif senaryoları saydı.


Downer'ın, beklenmedik bir şey olmazsa, çok taraflı konferans çağrılması konusundaki beklentilerinin de düşük olduğu mesajını Başkan Hristofyas da almış görünüyor ki dün kendinden emin bir şekilde; BM Genel Sekreteri'nin, gerekli ilerleme olmadan ve iç yönler çözülmeden Kıbrıs sorununda bir konferans çağırmasının garip olacağı inancını dile getirdi.


Hristofyas, Downer'ın değerlendirme raporunda sürpriz olmasını beklemediğini de söyledi ve bu ön şartlar hâsıl olmadan Kıbrıs Rum tarafının uluslararası konferansta yer almayacağını bir kez daha belirtti.


BM Genel Sekreteri'nin hareketlerine ilişkin kendinden emin değerlendirmeleri, Başkan Hristofyas'ın gerek Genel Sekreter, gerek Güvenlik Konseyi'ne karşı uyguladığı 'önleyici politikaya' verilen karşılıktan da kaynaklanıyor görülüyor. Başkan Hristofyas'ın (Ban'ın hafta sonunda Güvenlik Konseyi'ne sunacağı rapor ışığı altında) gönderdiği ve ön şartlar hâsıl olmadan olası bir çok taraflı konferansın daha başlamadan başarısızlığa uğrayacağını tekrarladığı mektubu da bu frekanstaydı.


Edindiğimiz bilgilere göre mülkiyet başlığının ele alındığı dünkü Eroğlu-Hristofyas görüşmesi sırasında Politis'in; Downer'ın son kozunu oynayacağı ve iki tarafa, mülkiyetin genel çözüm taslağını sunacağı haberi de tartışıldı. Hristofyas BM'nin söz konusu projesinden duyduğu rahatsızlığı alenen (görüşme sonrasındaki açıklamasında) dile getirdi, aynı şeyi Downer'ın huzurunda da yaptığını dolaylı ancak net şekilde ima etti. Hristofyas 'Bize bununla ilgili hiçbir imada bulunulmadı' dedi ve ardından gazetemize de çatarak; bilginin kaynağını ve sızdırılmasını eleştidi. 'Politis'in kimlerle ne temaslar yaptığını bilmiyorum. Politis nihayetinde çok şeyin habercisidir' diyerek rahatsızlığını Politis'e iğneleyici şekilde iletti.


Hristofyas, dünkü görüşmenin verimli olmadığını çünkü Kıbrıs Türk tarafının özlü müzakere için gerekli verileri vermediğini söyledi ve 'başka verilere de ihtiyaç var' dedi. İki tarafın mart sonuna kadarki görüşme haritasını çizmeden sadece bir sonraki toplantı tarihini (8 Mart) belirlediği söylemi, görüşmelerin ne kadar kötü gittiğinin göstergesidir."


MATSİS'E ANASTASİADİS'TEN DESTEK


Yine Politis, "Matsis-Anastasiadis... Mülkiyetle İlgili Öneri" başlıklı haberinde DİSİ eski başkanlarından ve eski Rum Avrupa Milletvekili Yannakis Matsis'in dün DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis'e; KKTC'deki eski Rum mallarının "kurtarılması" önerisini anlattığını bildirdi.


Gazeteye göre Matsis Rum yönetiminin, gereken parayı toplamak için ekonomik yöntem bulması ve Rum "göçmenlere", KKTC'deki eski mallarını elde etmeleri konusunda yanlarında olduğu kararlı mesajını verilmesi gerektiği iddiasında bulundu.


Anastasiadis'in Matsis'in önerisine destek verdiği belirtilen haberde, dünkü görüşmede Kıbrıs sorunundaki son gelişmelerin de ele alındığı kaydedildi.


ÖN ŞARTLARDA ISRAR


Haravgi, "Ön Şartlarda Israr Ediyoruz" başlıklı manşet haberinde Hristofyas'ın Kıbrıs sorununun iç yönleri çözülmeden Rum tarafının uluslararası konferansa katılmasının söz konusu olmadığı söylemini öne çıkardı.


Hristofyas'ın Rum Başkanlık Köşkü'ne dönüşünde söylediklerini aktaran gazete Downer'ın Ban'a yazacağı raporunda takınacağı tavırla ilgili bir izlenimi olup olmadığı sorusuna karşılık, şu anda varsayımlarda bulunmak istemediğini söylediğini ve "sürprizlerle karşılaşmayacağımıza inanmak istiyorum, inanıyorum da" dediğini yazdı.


STEFANU EROĞLU'NU "PROVAKASYON YAPMAKLA" SUÇLADI


Gazete "Eroğlu'nun Açıklamaları Provokasyon" başlıklı haberinde ise Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun, AB Dönem Başkanlığı sırasında da müzakereleri sürdürmeye hazır olduğu açıklamasının Rum tarafının, Kıbrıs sorununun çözümündeki iradesizliğini gösterdiği açıklamasına Rum Sözcü Stefanos Stefanu'nun "ağız kapatıcı yanıt verdiğini" savundu.


Eroğlu'nun açıklamasının "provokasyon" olduğunu ileri süren Stefanu, "Eroğlu'nun dünkü görüşmenin ardından yaptığı açıklamalar muhatabına saygısızlıktır. Bir görüşme biter bitmez Sayın Eroğlu bu tür açıklamalar yapıp bu şekilde hareket edemez" iddiasında bulundu. Stefanu, Eroğlu'nun, "Bunu, Rum tarafını ve muhatabını (Hristofyas) mesnetsiz ve keyfi şekilde suçladığı açıklamalarında sıklıkla yaptığını" iddia etti.


Stefanu, iddialarını şöyle sürdürdü: "BM Genel Sekreteri'ne yönelik taahhütlerini yerine getirmeyip uzlaşılardan cayan Rum tarafı değil Kıbrıs Türk tarafıdır. Sayın Eroğlu'nun BM Genel Sekreteri'ne ilişkin söylemleri provokasyondur ve tartışmasız reddedilir. Türk ve Kıbrıs Türk tarafları, BM'nin Kıbrıs ve Kıbrıs sorunuyla ilgili onlarca kararını reddederken BM Genel Sekreteri'ne atıfta bulunamaz."


Alithia haberini "Hristofyas: Diğerlerinin Aynısı..." başlığıyla aktardı.


(ŞA/HÖ)


************


 
29 Şubat 2012 Çarşamba 12:56
Okunma: 422
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)