Ana Sayfa » Yaşam » Mutsuzluk Hastalığı: Distimi

Mutsuzluk Hastalığı: Distimi

Kendini sürekli mutsuz ve keyifsiz hisseden pek çok insan "distimi" hastası olabileceğinden habersiz!

 
 
Mutsuzluk Hastalığı: Distimi
Distimi kelimesini daha önce hiç duymamış olabilirsiniz ama depresyon, pek çoğumuz için oldukça tanıdık bir hastalık... Depresyonun hafif ama uzun süre devam eden hali olarak tanımlanan 'distimi'; kendini sürekli mutsuz hisseden insanların kişilik özelliği zannedildiği için de güçlükle teşhis edilebiliyor.

ZAMAN ALIYOR
Cosmopolitan dergisi, sinsi bir şekilde seyreden distimi sorununu mercek altına aldı ve uzman psikolog Sinem Gül Şahin; hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi:

Bir kişide "Distimik bozukluk var" denilebilmesi için mutsuzluk ve neşesizlik gibi semptomların, yetişkinlerde iki yıl, çocuk ve ergenlerde ise en az bir yıl sürmesi gerekiyor. Arada mutluymuş gibi hissedilen dönemler olsa bile bunlar iki aydan fazla sürmüyor. Sonra tekrar depresif sürece geçiliyor.

Bu iki yıllık süre boyunca kişinin majör depresyon (belirtileri çok net görülen ağır bir depresyon türü) geçirmemiş olması, "Bu kişide distimik bozukluk var" denebilmesi için gerekli bir ölçüt oluyor.

Distimi; erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı olarak ikiye ayrılıyor. 21 yaşından önce başlamışsa erken başlangıçlı, 21'den sonra başlamışsa geç başlangıçlı distimi olarak tanımlanıyor. Distiminin oluşumunda, hem genetik hem çevresel faktörlerin etkili olduğu görülüyor.

Semptomların hafif şiddette ve kronik olması, hastanın bunları kendi kişilik özelliği zannetmesine yol açıyor ve tedavi için bir uzmana başvurmakta gecikiliyor. Tedavi edilmeyen distimi ise kendini fiziksel olarak ağrı, bitkinlik ve herhangi bir iç hastalığı şeklinde dışa vurabiliyor.

SADECE TERAPİ YETERLİ OLMUYOR
Distimi tedavisinde sadece terapi ya da sadece ilaç kullanımı yeterli değil. Böyle bir yaklaşım, iyileşme süresinin uzamasına veya hastalığın ileriki bir dönemde tekrar ortaya çıkışına neden olabilir.

HASTA SABIR GÖSTERMELİ
En ideal tedavi yöntemi; bir psikiyatr kontrolünde, uygun ilaçların alımı ve bir uzman tarafından verilen terapi desteğinin paralel bir şekilde gitmesidir. Distimik bozukluğu olan kişinin terapideki devamlılığı ve sabrı, ilaçları uygun dozlarda ve düzgün kullanımı da iyileşme süreci için önemli.
Tedavi sonrası, depresyonun üstesinden gelebilenler; yaşamdan zevk alıp hayatın iyi ve kötü yönleriyle yüzleşebiliyor.
 
21 Eylül 2012 Cuma 10:43
Okunma: 2837
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)