Ana Sayfa » Kıbrıs » 'Müzakerelere son verip tanınma için yola çıkma kaçınılmaz"

'Müzakerelere son verip tanınma için yola çıkma kaçınılmaz"

Kıbrıs Türk Milli Konseyi, Müzakerelere Son Verip Tanınma İçin Yola Çıkmanın Kaçınılmaz Olduğunu Savunarak, Bugünden İtibaren "KKTC'nin Tanınma Hareketini" Başlattıklarını Açıkladı.

 
 
'Müzakerelere son verip tanınma için yola çıkma kaçınılmaz
“BUGÜNDEN İTİBAREN KKTC’NİN TANINMA HAREKETİNİ BAŞLATIYORUZ”

Milli Konsey, ayrıca, başta hükümet ve muhalefet partiler olmak üzere anayasa ve yasalar altıdan faaliyet gösteren çevreleri sorumlulukla hareket etmeye davet etti.

Kıbrıs Türk Milli Konseyi, bugün basın toplantısı düzenleyerek, amaç, hedef ve düşüncelerini açıkladı.  Konsey, görüşlerini 21 madde halinde sıralayıp kamuoyuna duyurdu.

Basın toplantısında Milli Konsey Merkez Yürütme Kurulu adına Kamil Özkaloğlu, Ahmet Ötüken ve Vedat Çelik hazır bulundu. Toplantının başında Özkaloğlu toplantının amacını açıkladı ve hazırlanan 21 maddelik belgeyi Ötüken okudu.

TOPLUMSAL VAROLUŞ PLATFORMU’NA ELEŞTİRİLER

Kamil Özkaloğlu, “134 yıllık şanlı direnişe gölge düşüren ve Kıbrıs Türk halkını çok tehlikeli durumlara düşürme amacını güden olaylar yaşandığını” söyleyerek, “kendilerine Toplumsal Varoluş Platformu ismini veren bazı kuruluşlar, Kıbrıs Türk halkına ve KKTC’ye yönelik eylem sürdürmektedir” iddiasında bulundu.

Bu eylemin parçası olmadıklarını ve şiddetle karşı olduklarını dile getiren Özkaloğlu, Kıbrıslı Türklerin, bir devlete, cumhuriyete sahip olarak benzer direniş gösteren halkları imrendirecek bir noktada olduğunu kaydetti.

“Dıştan yönetilen, emperyalizmin çıkarlarına hizmet ettiği aşikar olan bir kesimin ülkede kaos yaratan sendika ağalarının yaptıkları ortadadır” diyen Özkaloğlu, buna yönelik eleştirilerde bulundu.

“BUNDAN BÖYLE FAALİYETLER ÇOK AKTİF ŞEKİLDE…”

Özkaloğlu, Milli Konsey’in bundan böyle faaliyetlerini çok aktif şekilde sürdürme kararlılığında olduğunu belirterek, KKTC’nin egemenliğine inanan herkesle işbirliği yapmaya da hazır olduklarını söyledi.

Ahmet Ötüken ise, Milli Konsey’in, halkın çeşitli kesimlerinin bir araya gelip, Kıbrıs Türkü’nün varlık ve bekasını ilgilendiren gelişmeleri değerlendiren, tutum belirleyen ve uygun gördüğü zamanlarda görüşlerini paylaşan sivil, demokratik bir girişim olduğunu ifade etti.

KONSEY’İN VARLIK SEBEBİ

Ötüken, Konsey’in varlık sebebinin, Kıbrıs Türk Halkının bu topraklardaki tutunma, var olma ve özgür kalma mücadelesini daha ileri boyutlara taşımak ve soylu mücadelenin sonucu kurulan KKTC’nin bu coğrafyada ilelebet, bağımsız ve egemen bir devlet olarak yaşaması mücadelesini kararlılıkla sürdürmek olduğunu belirtti.

“KKTC’ye yönelik tehdit ve tehlikenin” bilincinde olan Milli Konsey’in bu duyarlılıkla aynı gerekçelerle ortak değerleri paylaşan diğer sivil toplum örgütleriyle de bir araya gelerek, ortak bir örgütsel güç oluşturmaya da katkı sağlamayı hedeflediğini vurgulayan Ötüken, Konsey’in Kıbrıs Türk halkının varlık ve bekasıyla devletin özgür ve egemen bir varlık olarak devamını tehdit eden gelişmeleri değerlendirdiğini ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya karar verdiğini söyledi.

Ötüken, Konsey’in “Kıbrıs sorunu” olarak takdim edilmek istenen sorunu, Rumların Kıbrıs’ı Yunan adası haline getirmek üzere sürdürmekte olduğu mücadele karşısında Kıbrıs Türkü’nün bir varlık özgürlük ve egemenlik mücadelesi olarak gördüğünü belirtti.

KONSEY’İN GÖRÜŞLERİ

Kıbrıs Türk Milli Konseyi’nin hazırladığı 21 maddelik açıklamada, çözümün dayatma öneriler ve planlarda aranmaması, tarafların birbirine ihtiyaç duymaları için onlara katkısız eşit muamele gerektiği, eşit şartlarda çözüm isteyenlerin KKTC’yi güçlendirmek için ellerinden geleni yapması gerektiği, en makul çözümün bile KKTC’nin egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesinden daha iyi daha güvenli çözüm olmayacağı görüşleri yer aldı.

Milli Konsey, aynı zamanda, eşit şartlarda çözüm isteyenlerin KKTC’yi güçlendirmek için ellerinden geleni yapması gerektiğini, ortaklığın ancak o zaman gündeme gelebileceğini ve kimi siyasi parti, örgüt ve çevrelerin çözüme muhtaç taraf olunduğunu lanse etmeye çalışmalarının Rum tarafının elini güçlendirdiği gibi uluslararası çevrelerde de haksız yere suçlanmaya yol açtığını belirtti.

Konsey, BM Güvenlik Konseyi’nin 186, 541 ve 550 sayılı kararlarıyla ilgili diğer tüm kararlarının Kıbrıs Türk halkını Rum’un esaretine sokacak bir çerçeveyi dayattığı ve bu çerçeve zemininde bulunacak en iyi çözümün bile Kıbrıs Türk halkı için tehlikeler içereceğinin açık olduğunu da kaydetti.

 
1 Şubat 2012 Çarşamba 14:58
Okunma: 433
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)