Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Nikos Rolandis: "başımıza Gelen Her Şeyin Sorumlusu Yine Biziz"

Nikos Rolandis: "başımıza Gelen Her Şeyin Sorumlusu Yine Biziz"

"1963'te Taksimi Tetikledik, 1974'te Olacağına Hiç İnanmadığımız Türk İstilasına Kapı Açtık, 1983'te Bm İnisiyatiflerini Reddettik Şimdi Devlet Tırnak İşareti Olmadan İleri Götürülüyor".

 
 
Nikos Rolandis:

"S-300'LERİ SATIN ALARAK 270 MİLYON DOLARI GİRİT'İN DAĞLARINA GÖMDÜK"

"HİDROKARBONLAR KONUSUNU KIBRIS SORUNUNU, KIBRIS-YUNANİSTAN-TÜRKİYE SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE KATALİZÖR OLACAK ŞEKİLDE YÖNETMİYORUZ"

"DOĞALGAZ BU AŞAMADA BİZE FİNANSMAN SAĞLAYAMAZ  ÇÜNKÜ HENÜZ PROSEDÜRÜN BAŞLARINDAYIZ. BU GERÇEKTİR, KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM" 

"TAKTİK DEĞİŞTİRMEZSEK ÖNÜMÜZDEKİ 30 YIL İÇİNDE YENİDEN BİR KADER ANI YAŞAYACAĞIZ VE MAALESEF TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ, PEKÇOK HAKLI BAHANESİ OLACAK"

"HEM ADIMIZI HEM GÖZÜMÜZÜ ÇIKARDIK, İTİBARIMIZI KAYBETTİK"

Lefkoşa, 30 Aralık 12 (T.A.K.): Rum Yönetimi eski bakanlarından, bir dönemin etkili ismi Nikos Rolandis, Rumların başlarına gelen her şeyin sorumlusunun yine kendileri olduğunu açıkladı.

Politis, "İnanılmaz Bir Paradoks" başlığıyla yayınladığı makalesinde, Rolandis'in 1974'te yaşamlarının ve mallarının; her şeyin alaşağı olduğunu ancak o zaman darbe ve Barış Harekâtı'nın yaşandığını hatırlattı ve ekonomik krizi kastederek, "şimdi hayatımızı istila eden kim?" sorusunu sorduğunu yazdı.

Rolandis, Rum ekonomisinin (17 milyar Euro veya 22 Milyar Dolar) Avrupa ekonomisinin (20 trilyon Dolar) binde biri ve dünya ekonomisinin (60 trilyon Dolar) on binde üçü kadar olduğuna işaret etti. Dünya ve Avrupa ekonomisine katkılarının yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Rolandis küçük olmalarına karşın yine başlarını belaya soktuklarını vurguladı.

"1963'TE TAKSİMİ TETİKLEDİK, 1974'TE OLACAĞINA HİÇ İNANMADIĞIMIZ TÜRK İSTİLASINA KAPI AÇTIK, 1983'TE BM İNİSİYATİFLERİNİ REDDETTİK, ŞİMDİ DEVLET TIRNAK İŞARETİ OLMADAN İLERİ GÖTÜRÜLÜYOR"

Rolandis; "Şimdi hayatımızı istila eden kim? Maalesef suçlu da istilacı da yine biz kendimiz ve bazı liderlerimizdir" vurgusunu yaptıktan sonra tezine kanıt olarak şunları gösterdi:

"Bu, Kıbrıslı Rumların ve Helenizm'in olguları yanlış değerlendirmesi ve acı bedelini ödediğimiz ilk örnek değil. Anayasa'yı değiştirmeye kalkıştığımız 1963'te başımızı belaya soktuk ve taksimi tetikledik. 1974'te uluslararası camianın güçlülerini ve Türkiye'yi yanlış değerlendirdik, Rum-Yunan darbesi aracılığıyla, olacağına hiç inanmadığımız Türk istilasına kapı açtık. 

Geçen yıllar içerisinde Kıbrıs sorununa ilişkin çözümleri birbiri ardına reddederek sorunumuzu çözülemez halden çözümsüz hale getirdik. 1983'te, bize gelen, 'devlet' ilan edileceği uyarılarına karşın BM'nin inisiyatifini reddettik. Dışişleri Bakanlığı görevimden istifa etmem de aynı zamana denk gelir. Bu 'devlet' maalesef bugün başkaları tarafından tırnak işareti (") kullanılmadan devlet olarak ileri götürülüyor.

"S-300'LERİ SATIN ALARAK 270 MİLYON DOLARI GİRİT'İN DAĞLARINA GÖMDÜK"

Bütün partiler (tek istisna liberallerdi) S-300'lerin satın alımı ve getirilmesini ileri götürürken 1998'de 270 milyon Doları Girit'in dağlarına attık. 2000-2001'de Menkul Kıymetler Borsası yüzünden başımız belaya girdi. 2012'de de mekanizmaları, hayatımızı ve ekonomimizi önemli ölçüde yerle bir edecek olan Troyka ile başımızı belaya soktuk. Doğal olarak geldiğimiz bu noktada, Troyka olmazsa, yerle bir olacak ne hayatımız ne de ekonomimiz kalır.

Olumsuz geçmişimizi değerlendirdiğimde bugün beni kaygılandıran, petrol ve doğalgaz perspektifleridir. İki ana korkuma yeniden vurgu yapmak isterim:

"TAKTİK DEĞİŞTİRMEZSEK ÖNÜMÜZDEKİ 30 YIL İÇİNDE YENİDEN BİR KADER ANI YAŞAYACAĞIZ VE MAALESEF TÜRKİYE'NİN GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ, PEKÇOK HAKLI BAHANESİ OLACAK"

1- Hidrokarbonlar konusunu çok yanlış yönettiğimize inanıyorum. Bunları Kıbrıs sorununun ve daha geniş ölçekli Kıbrıs-Yunanistan-Türkiye sorunlarının çözümüne katalizör olacak şekilde yönetmiyoruz. Yataklar tüketilene kadar petrol ve doğalgaz önümüzdeki 30-50 yıl içinde bölgemizde olacak. Bunlar küçük bir ülke için çok uzun süre çok büyük bir zenginlik teşkil ediyor. Bölgemizde, hemen yanımızda güçlü ve tehlikeli bir talibi, Türkiye var. Taktik değiştirmezsek nihayetinde, önümüzdeki 30 yıl içerisinde yeniden bir kader anı ile yüz yüze gelerek başımızı belaya sokacağımızdan korkuyorum. Tıpkı, çoğunda aldığımız uyarılara kulak asmadığımız diğer örneklerde olduğu gibi... Maalesef Türkiye'nin bizimle ilgili, tıpkı geçmişte olduğu gibi, muhtemel hareketini haklı gösterecek pek çok bahanesi olacak. 

2- Keşif çalışmalarını 1998'de başlattığım doğalgaz bu aşamada bize finansman sağlayamaz  çünkü henüz prosedürün başlarındayız. Bu gerçektir, kendimizi kandırmayalım.  Doğalgazın ticari açıdan kullanılabilir olabilmesi için daha şu aşamaların tamamlanması gerekir:

a) Kalitesinin teyidi için 12'nci parselde 1-2 sondaj daha yapılması gerekir

b) Denizaltı boru hattı ve doğalgaz sıvılaştırma kara terminali için yatırımcı ve finansörler gerekir (boru hattının maliyeti 1,5 milyar, terminalin maliyeti 10-12 milyar Euro)

c) Bu devasa meblağın bulunabilmesi için 20-25 yıl yetecek doğalgaz saptanması, önümüzdeki 20-25 yıllık erişim olanakları ve satış fiyatının hesaplanması, Kıbrıs ve bölgedeki siyasi ve askeri tehlikenin olumlu değerlendirilmesi gerekir.

d) Doğalgazın çıkarılmasına başlanması gerekir.

"HEM ADIMIZI HEM GÖZÜMÜZÜ ÇIKARDIK, İTİBARIMIZI KAYBETTİK"

Bir Kıbrıs deyişi 'Adın çıkacağına gözün çıksın' der. Biz maalesef her ikisini de çıkardık. Sorunlarımızı zamanında fark edemedik, çarpıttık ve itibarımızı kaybettik."

(ŞA/HÖ)

 
30 Aralık 2012 Pazar 12:14
Okunma: 493
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)