Ana Sayfa » Kıbrıs » Orkin'den halka uyarı, karasinek'te büyük tehdit kapıda.

Orkin'den halka uyarı, karasinek'te büyük tehdit kapıda.

Lefkoşa Türk Belediye’sinde son dönemde yaşanan olaylarla gündemin ilk sıralarına oturan halk sağlığı konusunda Orkin Haşere Kontrol’ün Teknik Müdürü Vet. Hek. Dr. Zeliha İmamzade ile yapılan söyleşi olayın ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

 
 
Orkin'den halka uyarı, karasinek'te büyük tehdit kapıda.
Kendileri küçük  yarattıkları dertler büyük olan haşereler, Lefkoşa Türk Belediye’sinde son dönemde yaşanan olaylarla gündemin ilk sıralarına oturdu.  Halk sağlığını tehdit edip, toplumun huzurunu kaçıran sinek ve fareler tüm Lefkoşa’nın ortak sorunlarından biri haline geldi. Biz de bu istenmeyen misafirlere karşı halkın kendisinin neler yapabilecekleri konusunda Orkin Haşere Kontrol’ün Teknik Müdürü Vet. Hek. Dr. Zeliha İmamzade ile kısa bir söyleşi yaptık.

Soru: Çöplerin toplanmaması ve ilaçlamaların yapılamaması bu sene Lefkoşalıyı çok zorda bıraktı. Bu saatten sonra neler yapılması gerek?

Cevap: Çöplerin toplanması ile paralel olarak mücadelenin de başlaması gerek. En büyük dert karasinek ve fare-sıçan olacak. Çünkü toplanmayan yaş çöpler yani organik çöpler karasineklerin üremesi için biçilmiş kaftan. Hava sıcaklıkları da uygun olduğundan karasineklerin çoğalması kaçınılmaz.

Çöpler toplandıktan sonra düzenli bir ilaçlama programı ile karasinek seviyesinin normale düşürülmesi sağlanmalıdır.

Karasinekten en fazla restoran ve kafe gibi işletmeler etkilenecektir. Bu işletmelerin açık alanlarında lokal ilaçlamalarla ancak geçici rahatlamalar sağlanabilir. Ancak çevreden sürekli sinek baskısına maruzdurlar. Öncelikle sineklerin içeriye girmeleri engellenmelidir. Kapılara hava perdeleri takılıp aktif çalıştırılmalı, kapılar kullanılmadığında sürekli kapalı tutulmalı, pencerelere sineklik takılmalıdır. İçeriye giren sinekler, ultraviyole sinek makinaları ve kimyasal mücadele ile yok edilebilir.

Tüm işletmeler, çöplerini ve çöplük alanlarını temiz tutmalıdır. Organik çöpler, çöp poşetleri içerisinde atılarak çöp bidonlarının ağızları kapalı tutulmalıdır. Çöp bidonlarının haftada bir yıkanması da kokuyu engelleme ve kokuya çekilen sineklerin işletmenin içine girmesini engellemek için çok önemlidir.

Soru: Çöplerin toplanması ile karasinek sorunu bitecek mi? Geçtiğimiz yıllarda da karasinek sıkıntısı oluyordu.

Cevap: Karasinek problemini sıfırlamak hiçbir zaman mümkün olmayacak. Karasinekler sadece çöplerde üremiyor ki.. Hayvan leşleri, mandıralar ve doğal olarak gübre, köpek kulübeleri, kümesler ülkemizde karasinek üretim alanlarıdır.

Soru: Mandıralardaki sineklerden konu açılmışken, hayvancının en büyük derdi karasinektir. Bu konuyla ilgili kendilerine ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Gübredeki karasinek üremesi inanılmazdır. Gübrenin üzerindeki kabuğu kaldırdığınızda altından binlerce karasinek larvası çıkmaktadır. Hayvanların altından gübrelerin sık sık kazınarak tarlalara yayılması ve kurutulması mandıralarda en güzel karasinek mücadelesidir. Eğer gübreyi yayarak kurutmak mümkün değilse, bir yerde tepe şeklinde tutularak üzerlerinin sera naylonlarıyla iyice örtülmesi de bir çaredir. Çünkü naylonlar yazın gübre içinde üremeyi engelleyecek kadar ısının yükselmesini sağlar. Mandıralara ilaçlama yaptırılıyor ancak bu ilaçlamalarda uçan karasinekler hedefleniyor. İlaçla düşenin yerini zaten yenileri dolduruyor bu nedenle esas hedef larva olmalıdır. Hayvanların tutulduğu padokların içleri, üzeri açık gübre tepelerinde larva ilaçlaması yapmak çok zordur. Süreklilik de isteyen bir iştir. Onun yerine gübreyi kurutmak veya üzerini örtmek daha kolaydır, maliyetsizdir ve etkilidir. Ayrıca çevrecidir de.. İlaç kullanmadan sinek mücadelesi böyle yapılır.

Köpek kulübeleri ve kümesler de çok karasinek yapar. Köpek dışkıları ve idrarı karasinekleri çeker, sonra da buralarda üreme olur. Köpek besleyen vatandaşlarımızın köpeklerin dışkılarını günlük toplamaları da karasinek mücadelesidir. Konunun bu tarafına dikkat çekmeye çalışıyorum. Bazen şikayet ettiğimiz haşerelerin üremesine veya çoğalmasına -bilerek veya bilmeyerek-kendimiz katkı sağlıyoruz.

Soru: Peki farelere karşı ne önlemler alınmalıdır?

Çevre temizliği ve yalıtım da esasen haşere kontroldür. Temizlik haşerelerin üremesini, yuvalanmasını engellerken yalıtım da içeriye girişlerini engeller. Çok yerde karşımıza çıkıyor ki, evler veya işletmeler kullanmadıkları malzemeleri yığınlar halinde bahçelerinde depoluyorlar, zaten kırsal bir ülke olduğumuzdan dolayı altlarına fareler yuvalanıyor. Sonrasında mücadele için kemirgen zehirlerine başvuruluyor. Yine yukarıda anlattığım gibi, bahçelerinde gereksiz yığınlar tutulmaması fareleri çekmemek için önemlidir. Giriş kapılarının altına fırça takılması da, hem fareler hem de yürüyen haşerelerin içeriye girişlerini engeller. Fareler bir dolma kalemin geçtiği her yerden geçebilir, bu nedenle dışarıyla bağlantılı her türlü açıklığın kapatılması gerekir.

Soru: Önerileriniz daha çok kimyasal olmayan yöntemlerle haşere mücadelesinin yapılması yönünde. Ancak artık haşereler bu kadar artmışken bu öneriler ne derece işe yarayacak.. İlaçlama yaptırmamız daha faydalı olmayacak mı?

Cevap: Haşereler bu kadar rahatsızlık verirken ilaçlama ile populasyonu kırabilirsiniz ve bu açıdan da çok faydası olacaktır. Benim dikkat çekmek istediğim husus, insanlar alacakları basit önlemlerle kendileri de haşere mücadelesi yapabilirler. Sonuçta kullanılan kimyasalların da bir ömrü vardır. Güneş ışığı, yağmur, temizlik vb.. unsurlar ilaçlamaların ömrünü azaltmaktadır. Ayrıca bilinçsiz haşere ilacı kullanımı ülkemizde yaygın. İlaçlar bilinçsiz kullanılırsa sağlığa zarar verir. İlaçlama yapılmalı ama insanlarımız da basit tedbirlerle haşere mücadelesine çok büyük katkı sağlayabilirler.

Soru: İlaçlama firmaları sinek, fare, hamamböceği gibi genel haşerelere karşı hizmet vermektedir. Bizler ilaçlama firması seçerken neye dikkat etmeliyiz?

Cevap: Bu soruya tarafsız bir cevap vermeye çalışacağım. Tüketici olarak işimizin teknik detaylarına hakim olmanız elbette mümkün değil ancak bizim sektörümüzde en önemli kriterler teknisyenlerin mesleki kalitesi ve kullanılan ürünlerin kalitesidir. Eğer bunları sorguladığınızda ilaçlama firması size güven veriyorsa devam ediniz.  Mesela bizler firma olarak bir marka değerine sahibiz. Orkin markasını Kıbrıs ve Türkiye’ye getirdik. Amerikalı ve İngiliz uzmanlardan teknik eğitimlerle personelimizi eğittik, hiç bir firmada olmayan eğitim kitapları ile sürekli teknik eğitim sağlayabiliyoruz. Dünyadaki yenilikleri anında kendimize katabiliyoruz.. Şu anda hem Türkiye’de hem KKTC’de attığımız her adım fark yaratıyor ve bu bundan sonra da böyle olacak. İnsana ve eğitime yatırım yapıyoruz ve en önemlisi buna yatırım yapılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü farkı yaratan insandır.

Soru: Kullanılan haşere ilaçlarının kaliteli olup olmadığını vatandaş nasıl anlayabilir ki?

Cevap: Haklısınız ama bilinen markalar var. Onlar tercih edilebilir. En  önemli sorumluluk devletimizdedir.  Devletimiz Avrupa Birliği’nde kullanılmayan ürünlerin kullanılmasına izin vermemeli, ilaçlama işinde çalışan firmaları ve personellerini eğitimlere sokarak lisans vermelidir. Lisansı olmayana da dur demelidir. Firmanın mesul müdürü olmalı, ilaçlama teknisyenlerinin de resmi lisans veya sertifikaya sahip olması sağlanabilir. Böylece hem bu iş devlet eliyle profesyonelleştirilmiş olur hem de bilinçsizce ilaçlama yapılmasının önü kesilir.
 
28 Mayıs 2012 Pazartesi 17:11
Okunma: 3780
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)