Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Ortak Açıklamada Perde Gerisi Müdahaleler...

Ortak Açıklamada Perde Gerisi Müdahaleler...

Amerika, Türkiye'yle İletişimi Olduğundan Oyunda Rol Sahibi Ancak Ab'nin Böyle Bir Olanağı Yok .

 
 
Ortak Açıklamada Perde Gerisi Müdahaleler...

OSMAN ERTUĞ VE ANDREAS MAVROYANNİS BRÜKSEL'E GİDİYOR

"PROSEDÜR BAŞLARSA GELİŞMELER BAŞ DÖNDÜRÜCÜ HIZDA OLACAK, ÜÇ AYDA SONUCA VARILABİLİR"

DOWNER PAZARTESİ AKŞAMKİ YEMEKTEN SONRA TARAFLARLA TELEFON GÖRÜŞMELERİ YAPTI, ADA'YA GELMEYE KARAR VERDİ

ANASTASİADİS'İN ARA BÖLGEDEKİ YEMEKLE MURADINI POLİTİS AÇIKLADI

Lefkoşa, 1 Aralık 13 (T.A.K.): Ortak açıklamada mutabakata varılamaması nedeniyle Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımın havada kaldığı, yoruma açık ifadeler içermemesi halinde ortak açıklamada mutabakatın zor göründüğü, şimdi dikkatlerin perde gerisi müdahale olanaklarında olduğu haber verildi.

Fileleftheros "Sadece Perde Gerisine Yatırım Yapıyorlar... Amerikalılar Faaliyette, Müzakerecileri 'Ağırlayacak' Olsa da AB Harekete Geçemiyor" başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Özel Temsilcisi ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Osman Ertuğ ile Rum tarafının müzakerecisi Andreas Mavroyannis'in bu hafta ayrı ayrı temaslarda bulunmak üzere Brüksel'de olacağını ancak öncesinde görüşmeyeceklerini yazdı.

Bu günlerde dikkatlerin perde gerisi müdahale olanaklarına çevrildiğine; "vatanı kurtaracak" ve çöküşü engelleyecek olanların da bu müdahaleleri teşvik edenler olacağının söylendiğine işaret eden gazete, özetle şöyle devam etti:

AMERİKA,TÜRKİYE'YLE İLETİŞİMİ OLDUĞUNDAN  OYUNDA ROL SAHİBİ ANCAK AB'NİN BÖYLE BİR OLANAĞI YOK

"Şu anda perde gerisi hareketler oyununda tek rol oynayabilecekler Ankara ile arasında açık iletişim hattı bulunan Amerikalılardır. Bu aşamada zorluklara ve sorunlara karşın prosedürün başlayabileceğini düşünenler de çok azdır. Bu aktif rolü üstlenmiş görünen Amerika'nın Lefkoşa'daki Büyükelçisi gerek özgür bölgelerde gerek işgal bölgelerinde temaslarda bulunuyor.

Son günlerde işgal lideri Derviş Eroğlu ve sözde Dışişleri Bakanı Özdil Nami ile görüştü. Geçen hafta, gayrı resmî yemekli toplantı (Eroğlu-Anastasiadis) öncesinde Anastasiadis'le de görüştü. Bilgi sahibi bir kaynağın vurguladığına göre mesele, Amerikalıların Ankara'da da temaslarda bulunup bulunmayacağıdır. Bununla ilgili olarak, Başkan Anastasiadis'in geçen Eylül'deki ABD ziyareti sırasında Amerikalı yetkililerin kendisine, kendilerinden talep edildiği anda 'Kıbrıs sorununa yardımcı olmaya' her an hazır olacakları sözü verdiklerine de işaret ediliyor.

Brüksel'de Komisyon'un Türkiye nezdinde müdahale olanağı yoktur. Ankara ile temaslar, karar alma grubuna dâhil olmayan AB Bakanı Egemen Bağış düzeyinde sınırlıdır. Erdoğan'ın AB ile bağlantıları güçlü değildir, Davutoğlu'nun bağlantısı da zayıf görünüyor.

ERTUĞ VE MAVROYANNİS BRÜKSEL'E GİDİYOR

Ancak iki müzakereci, Osman Ertuğ ve Andreas Mavroyannis bu hafta AB merkezinde olacak. Müzakerelerin gidişatı ve anlaşmazlıklar konusunda Brüksel'i bilgilendirmek üzere çeşitli temaslarda bulunacaklar. Daha sonra Paris'e gidecek olan Mavroyannis'in temasları; Anastasiadis'in geçen hafta Brüksel'de gerçekleştirdiği temasların devamı niteliğinde olacak.

Ertuğ'un, açıklanmayan Brüksel seyahati konusunda detay yok.  Ancak gelişmelere, Türk yorumunu katmaya çalışacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ertuğ 'kötü' ve 'sert' rolünü üstlendi ancak Türk yaklaşımını ifade ettiği açıktır, 'çizginin dışında' olduğunun düşünülmesi zordur.

Bugüne kadar ortaya konulan tezlere bakıldığında, en büyük diken görünen konu, bir dereceye kadar çözümün şeklini de belirleyen egemenlik konusudur. En büyük diken görülüyor çünkü şu ana kadar diğer başlık ve yönlere (toprak, güvenlik, yerleşikler, v.b.)  daha dokunulmadı bile. Türk tarafının egemenlikle ilgili görüşüyor göründüğü tek şey, devletin tek uluslar arası temsiliyeti olacağıdır. Yani uluslar arasında tek temsiliyeti olacak. Bunun ötesinde egemenliğin iki kurucu devletçikten kaynaklanacağı ve tek vatandaşlık olmayacağı görüşündedirler.

"PROSEDÜR BAŞLARSA GELİŞMELER BAŞ DÖNDÜRÜCÜ HIZDA OLACAK, ÜÇ AYDA SONUCA VARILABİLİR"

Yabancı diplomatik kaynaklar son prosedür başlarsa, gelişmelerin baş döndürücü hızda olacağını vurguluyor ve üç ay içerisinde sonuca varılmasını ihtimal dışı görmüyorlar.  Mesele, prosedürün  nasıl, hangi zeminde başlayacağıdır. Perde gerisinde güçlü şekilde işitilen, 'her zamanki şüphelilerin' Annan planının sürümleriyle flört ettiğidir."

Gazete "Ulusal Konsey'i ve AB Büyükelçilerini Bilgilendiriyor" başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in yarın Rum Ulusal Konsey'e bilgi vereceğini ve partilerden, prosedürün ve çözüm çabalarının nasıl ilerleyeceğine dair görüşlerini isteyeceğini yazdı.

Gazete, Anastasiadis'in yarın öğlen, AB dönem başkanlığını yürütmekte olan Litvanya'nın vereceği yemek çerçevesinde AB'nin Güney Kıbrıs'taki büyükelçilerini de bilgilendireceğini yazdı.

DOWNER PAZARTESİ AKŞAMKİ YEMEKTEN SONRA TARAFLARLA TELEFON GÖRÜŞMELERİ YAPTI, ADA'YA GELMEYE KARAR VERDİ

Fileleftheros "Downer'ın Kıbrıs Sorununa Müdahil Herkesle Peş Peşe Temasları" başlıklı haberinde BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'ın Kıbrıs sorununa müdahil bütün taraflarla arasında açık iletişim kanalı bulunduğunu, geçen Pazartesi akşamı gerçekleşen Eroğlu-Anastasiadis görüşmesinden sonra gerek KKTC gerek Rum tarafı ile telefon görüşmeleri yaptığını yazdı.

Downer'ın bu telefon görüşmelerinin ardından, prosedürü hayatta tutmak için Ada'ya yeni bir ziyaret gerçekleştirme kararı verdiğini belirten gazete, ziyaret programına göre 8-13 Aralık tarihleri arasında Ada'da olacak Downer'ın Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis'le ayrı ayrı, Osman Ertuğ ve Andreas Mavroyannis'le de ortak görüşme yapmayı planladığını kaydetti, şunları ekledi:

"Downer'ın Kıbrıs Rum tarafından aldığı mesaj, ortak açıklamada mutabakata varılmadan yeni bir Eroğlu-Anastasiadis görüşmesinin söz konusu olmadığı idi. Önünde, tarafların son dönemde karşılıklı olarak sunduğu ortak açıklama taslakları bulunan BM -zemin olduğunu saptaması halinde- anlaşmazlıkların 'üzerine köprü kuracak'  açıklamalarla uzlaşı fikirleri ortaya koymaya çalışacak.

Downer'ın Ada'ya gelmek istemesinin, kendisi için önemli özel bir nedeni de var. New York'taki BM yetkilileri Kıbrıs sorunu ile zaman zaman ilgilendiğini düşünüyor ve kendisini neredeyse 'turist' görüyor. Bilgi sahibi kaynakların ifade ettiğine göre Downer'ın son New York seyahati ve BM Genel Sekreterliği'ndeki temasları sırasında Ban Ki Moon kendisinden, Kıbrıs sorunuyla daha çok ilgilenmesini istedi."

Politis, Downer'ın Ada'ya 8 Aralık'ta geleceği bilgisinin BM Barış Gücü Sözcüsü tarafından doğrulandığını yazdı.

ANASTASİADİS'İN ARA BÖLGEDEKİ YEMEKLE MURADINI POLİTİS AÇIKLADI

Politis, Rum tarafının, merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş örneğinde olduğu gibi Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun, Cumhurbaşkanlığı'ndan indirilmesi için ortam yaratmaya çalıştığını açıkladı. Gazete, Türkiye'nin Eroğlu'nu ancak, gözlemlenmekte olan çıkmazın sorumlusunun Türk tarafı olduğunun uluslararası alanda açıkça tespit edilmesi halinde "indirebileceğini" savundu ve Rum Yönetimi Başkanı "Anastasiadis'in geçen hafta ara bölgede gerçekleşen görüşmenin de tam olarak bu hedefi taşıdığını" vurguladı.

Politis "Kıbrıs Sorununda Yeni Çıkmaza Doğru" başlıklı haberinde, Aleksander Downer'ın önümüzdeki hafta Ada'ya dönmesiyle birlikte Kıbrıs doğrudan müzakerelerinin yeniden başlaması için var olan çok az fırsat olanaklarını değerlendirmek üzere son çabaların harcanacağını yazdı.

Gazete, BM'nin son iki haftadır ortak açıklama konusunda iki tarafın birbirinden uzak görüşlerinin üzerine köprü kurmak hedefiyle çeşitli metinler üzerinde çalıştığını yazdı, özetle şunları kaydetti:

"Başkan Anastasiadis'in geçen hafta Brüksel'de gerçekleştirdiği temaslar temelinde prosedüre dahil olan AB de Eroğlu'nun grubunun müzakere masasına koyduğu bazı aşırı tezlerin ılımlılaştırılması hedefiyle doğrudan Ankara'ya çağrı yapacak.

Nikos Anastasiadis, Kıbrıs Rum tezlerinin Brüksel'de gördüğü karşılıktan özellikle cesaretlenmiş durumdadır. Güvenilir bir diplomatik kaynağa göre Anastasiadis 'Brüksel'e gitti ve daha bir şey istemeden, Kıbrıs sorununa hemen çözüm bulma çabaları konusunda ikna etti. bu nedenle Barroso'nun açıklamaları Kıbrıs Rum tarafı açısından olumluydu.'  Bilindiği gibi Barroso NATO Genel Sekreterliği'ne adaylığını koymaya meyillidir ve bu konuda Türkiye'nin olumlu oyuna ihtiyacı var. 

Anastasiadis'in 3S'si (single sovereignty, single citizenship, single international personality /tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek uluslar arası temsiliyet) artık BM ile AB'de anlayış buluyor ve Kıbrıs Rum tarafının özlü müzakerelere ilerlemesi için olmazsa olmaz şart kabul ediliyor. Aynı zamanda Kıbrıs Rum tarafı müzakere masasında Kıbrıs Türk tarafının, federal devletin iki oluşturucu devletçiğinin siyasi eşitliğiyle ilgili bütün endişelerini, yeni devletin egemenliğinin Kıbrıs'ın yasal sakini Kıbrıslı Türklerden ve Kıbrıslı Rumlardan kaynaklanacağını kabul ederek tatmin etmeye hazırdır.

Kıbrıs Türk tarafı 'hükümet' düzeyinde bile önemli ihtilafta görünüyor. Eroğlu-Ertuğ ikilisi müzakere masasında aşırı görüşleriyle, yeni federal (ve hatta konfederal) devleti kuracak iki mevcut devletten söz ederek tek egemenliği sakatlamaya çalışıyor. Öte yandan Mehmet Ali Talat ve Eroğlu hükümetinin üyesi Özdil Nami etkin müdahaleleri ile BM'nin de kabul ettiği müzakere zeminini kabul ederek çok daha ılımlıdır. Talat ve Nami'nin açıklamalarında, federasyonun artık yetkilerinin güvence altına alınması konusunda bazı açıklamaları var ancak bunlar üzerine köprü kurulamayacak şeyler değil. Türk Dışişleri Bakanlığı ise bu konuda görüş belirtmedi. Diplomatik bir kaynağa göre bu şu veya bu şekilde hiçbir iletişimi olmayan 'Derviş Eroğlu'un dolaylı ortada bırakılması' olarak görülüyor.

Üçüncü gözlemcilere (özellikle Avrupa ülkeleri diplomatları) göre ortak bir açıklamada mutabakata varılmasındaki en ciddi sorun, işgal bölgelerindeki çifte dillilik ve Derviş Eroğlu'nun, özellikle iç cepheye işgal bölgelerinin efendisinin kendisi olduğunu göstermek için aşırı görüşlerde ısrar etmesidir. Ankara nasıl tepki gösterecek? 2004'te Denktaş'ın indirilmesi örneği var ve şu anda Derviş Eroğlu'nun Denktaş'ın o zamanlar olduğundan çok daha zayıf olduğu aşikârdır. 

Türkiye Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giriyor. Erdoğan bu dönemde seçim kampanyasına Kıbrıs sorununun da karışmasını istemiyor. Türk tarafı hangi şartlar altında Derviş Eroğlu'nu atma prosedürüne girebilir? Diplomatik kaynağa göre bu, gözlemlenmekte olan çıkmazın sorumlusunun Türk tarafı olduğu uluslar arasında kesinleştiğinde olabilir.

Kıbrıs Rum tarafı bu yönde birçok şey yapabilir ve Anastasiadis'in geçen hafta Derviş Eroğlu ile ara bölgede gerçekleştirdiği görüşme de tamamen bunu hedefliyordu. Diplomatik kaynağa göre 'bu görüşmede Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türk tezlerine doğru küçük bir adım atsa, iki devlet taktiğini ortaya çıkaracak ve kendisini (Türk tarafını) her şeyi reddetmeye zorlayacaktı çünkü son tahlilde Eroğlu'nun Denktaş'tan hiçbir farkı yoktur.'

Glafkos Klerides'in müzakere taktiğinde hâkim olan bu adım, Kıbrıs Rum tarafının halen istediği şeydir çünkü hem Tasos Papadopulos'un eski blame game (sorumluluk yükleme) taktiğini izleyerek Türkiye'yi rahatsız etmeyecek hem de BM ile gereksiz çatışmalara halen çok büyük siyasi sermaye harcamış durumdadır. BM, Kıbrıs Rum tarafının başlıca müttefikidir çünkü neredeyse Rum tarafının ve bugün Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğunu temsil eden Talat-Nami tezlerinin yüzde 90'ına katılıyor."

(ŞA/ÖK)

 
1 Aralık 2013 Pazar 12:08
Okunma: 688
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)