Ana Sayfa » Kıbrıs » Özdemir Tokel: "En ucuzu HANEDAN”

Özdemir Tokel: "En ucuzu HANEDAN”

Özdemir Toke köşesinde “Kıbrıs’ta en ucuz siyasi reklam Eroğlu ailesine “HANEDAN” diyerek yapılan reklamdır. Eskiden, ucuza kaçarak “Şöhret için soyunurlardı şimdi şöhret için EROĞLU’na sövüyorlar...” şeklinde yazdı…

 
 
Özdemir Tokel:
İşte Özdemir Tokel'in son köşe yazısı;

En Ucuzu Hanedan

Üniversite yıllarında hocalarımızdan biri sınıfta bize sormuştu…

Arkadaşlar sizce en ucuz reklam nasıl yapılır?

O zamanlar bir Kıbrıslı bir Türk genci olarak Türkiye’de öğrenciyiz, yarı baygın bir Türkçemiz var, sınıfta iki cümle etsek stand-up komedi yapıyormuşuz gibi sınıf bize gülmekten kırılıp geçiyor, 300 kişilik sınıfın ortasında ayağa kalkıp söz isteyip bu soruya cevap verenlerden biri haliyle ben olmamıştım…

Ama sınıfta hocaların sorularına anında ayağa kalkıp yanıtlar veren ayrı bir parmakçı grubu vardı o zamanlar… Bu arkadaşların hayatta var olma nedenleri ve sınıftaki tek işleri hoca soru sorunca anında parmak kaldırıp cevap vermekti. Neyse bu parmakçı gruptan arkadaşlar yine sırayla kalkıp yığınla cevaplar verdiler hocaya…

Hoca oralı bile olmamıştı…

Sonra yeniden söz hocamıza geçti ve hoca anlatmaya başladı…

Bakın çocuklar dedi; Bu vermiş olduğunuz cevaplar mantıksız değiller ama “En ucuz reklam, soyunmaktır.” Soyunmak, yani çıplaklık (müstehcenlik) her zaman işe yarmıştır. Ve yüzyıllardır bu iş ilgi görmeye devam etmektedir. Hem maliyetsizdir hem de etkilidir… Ancak iyi bir reklam türü de değildir...

Üzerinden yıllar geçti… Olayı çok fazla doğru bulmasak da zaman içerisinde hocamızın ne kadar haklı olduğunu yaşadıklarımız bize kanıtladı…

Yıllar geçti, kader kısmet işi, bir üniversitemizde öğretim görevlisi olma şansına ulaştık ve bizim de öğrencilerimiz oldu… Böylelikle hocalarımızdan aldığımız öğretileri kuşaktan kuşağa, nesilden, nesile aktarmak görevini de yerine getirme şansı yakaladık.

Hoş bir yöntem olmasa da, takdir etmesek de bir varsayım olmaktan çıkan ve bir gerçeklik haline dönüşen “En ucuz reklam soyunmaktır” bilgisini biz de sırası geldikçe öğrencilerimizle paylaşıyoruz…

Yalnız şunu da eklemeyi unutmuyoruz. Bakın arkadaşlar “Reklamın iyisi, kötüsü olmaz” diye bir tabir vardır … Sakın siz bu söze inanmayın… “Reklamın iyisi de vardır kötüsü de”… Ve bu reklam türü iyi bir reklam türü değildir. Kısa vadede size şöhret kapılarını açsa da uzun vadede çok ciddi sıkıntılar yaratır, bir daha o imajınızı değiştiremezsiniz… Bunu da aklınızdan çıkarmayın diye ekleriz…

Gelelim şimdi bizim meselemizin özüne;

Söz konusu kişisel reklam ise evet en ucuz reklam soyunmaktır…. Ama adı üstünde “en ucuz reklamdır,  soyunmak”…

Peki ya söz konusu "en ucuz siyasi reklam" ise sorunun cevabı nedir acaba?

Yine son dönemlerde bir varsayım olmaktan çıkmış ve üniversitelerde üstüne bir kürsü kurulabilecek kadar gerçeklik haline dönüşmüş yeni bir reklam türü ortaya çıkmıştır…

Kuzey Kıbrıs'ta en ucuz siyasi reklam “Eroğlu ve ailesine HANEDAN” diyerek yapılan reklamdır!

Ve bu da adı üstünde “dünyanın en ucuz siyasi reklamdır”…

Maliyeti yoktur, tek bir kelimeden oluşur ve etkisi de büyüktür…

"Eskiden gelin size bir kaset yapalım dedikleri insanların, oralarını buralarını açtırıp, fotoğraf çektirip, reklam işini ucuza kapatrılardı, ülkemizde ise gelin sizi milletvekili veya siyasi kariyer sahibi yapalım dedikleri insanlarımızı ise Eroğlu’na sövdürtüyorlar… Eskiden, ucuza kaçarak  “Şöhret için soyunurlardı şimdi şöhret için EROĞLU’na sövüyorlar..."

Son dönemlerde bazı siyasetçiler ve siyasetçi adayları bu ucuz reklama çok ciddi bir şekilde prim vermeye başlamaları tabi ki kendileri açısından üzücü…

Kimin sayfasını açsak Eroğlu’na bir sataşma var…

Kimin bloğuna girsek Eroğlu’na bir küfür var…

Hangi gazeteyi açsak, köşe okusak içinde bir köşesinde Eroğlu var…

Bu kadar uğraşıyorlar da kendilerine fayda sağlıyorlar mı diye soracak olursanız ise;

Siyaset çemberinin dışına savrulmuş bir yığın Eroğlu düşmanını gördükten sonra, üstüne üstlük Eroğlu’nun tüm bu çabalara rağmen Cumhurbaşkanı seçilmiş olması bize bir sonuca ulaşamadıklarını açıkça gösteriyor...

Sebebi gayet açıktır..Yapılan iş, ucuz iştir. Bu reklam ucuz reklamdır.. Ve hala ısrar ediliyor olmasına rağmen tutmamıştır….

Uzun vadede yapana zarar vermiş, bu kötü reklamı yapanlar hep kaybetmiştir. Bunlara mukabil, reklamı yapılan hep kazanmıştır…

Siyasetin bir bilim dalı olduğunu hep söylüyoruz. Tabi ki bu insanları fikirleri ile yön veren tırnak içerisinde söylüyorum “danışmanlar” ülkedeki siyaseti hem bu kadar "ucuz" hem de  “Yüzünü Kuzey’e çevir sırtını halkına dön.” den ibaret saydıklarından hala işin püf noktasını kaçırıyorlar…

İşin öz şudur; "siz yok etmek istediğiniz bir kişiyi ve ya bir markayı veya herhangi bir ürünü her yerde var ederken, nasıl yok edebilirsiniz?"

Bu insanlar, hayatlarının bu kadar merkezine oturttukları bir kişiyi, adeta tabulaştırdıkları bir kişiyi yok etmeyi düşünerek büyük bir hataya düşmüş olmuyorlar mı?

Oysa doğru stratejiye bir bakın;

O kadar yazıp çiziyorsunuz, o kadar çamur atıyorsunuz, o kadar yalan dolan bir yığın şey ortaya koyuyorsunuz, karşı taraf size hiç çıkıp cevap vermiyor...

“Bunlara cevap veremez onlar” diyenleri duyar gibiyim…

Siz de öyle zannedin derim ben de!

Olan şudur aslında; Karşı taraf sizi yok sayıyor… Sizinle polemiğe girerek sizi beslemiyor. Reklamınızı yapmıyor… Sizi hiçleştiriyor… isimsiz kılıyor sizi… Adınızı bile anmıyor… Oysa siz onun adını ağzınızdan düşürmüyor sunuz…

Ben bile bu yazıyı yazarken adınızı bile vermeyerek sizi hiçleştiriyorum aslında…

Oysa siz her satırda EROĞLU reklamı yapıyorsunuz…

İster kabul edersiniz ister etmezsiniz, ister seversiniz, ister sevmezsiniz, bunu bir kere teslim edelim ki;  Eroğlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti siyasetinin son dönemlerdeki en önemli aktörüdür…

Hiç kimse bu ülkede kara kaşına, kara gözüne, 23 yıl parti genel başkanlığı veya 16 yıl başbakanlık yapamaz. Yapamadı da zaten… Varsa bilmediğim lütfen hatırlatınız…

Öncelikle bazı gerçekleri kabul edip varsa Eroğlu karşıtı bir stratejiniz bunu ona göre hayata geçireceksiniz. Öyle reklamın en ucuzu ile yapmayacaksınız bu işi… Aksi halde her zaman olduğu gibi yenilmeye ve kaybetmeye mahkum kalırsınız… Ergenekon dediniz bir dönem… Şimdi ise Hanedan diyorsunuz…  Sonuç ortada…

Eroğlu, siyasi deneyimi ve ortaya koyduğu hareket tarzı ve sizin o hep olmadığını iddia ettiğiniz ileriyi görme yeteneği (vizyonu) sayesinde sizden hep bir adım önde gidiyor…
"Tam bitirdik dediğiniz an küllerinden yeniden doğuyor…"


Sonuç olarak;

Yok etmenin en güçlü silahı "yok saymaktır".

Var saymak,  var etmektir!


Hafif bir ders kıvamında olacak ama söylemeden geçemeyeceğim; Yapmaya çalıştığınız şey aslında “itibarsızlaştırma hareketi”… Siyasi propaganda stratejilerinde yeri de vardır… Ancak itbarsızlar, itibarsızlaştırma stratejisini uygulayamazlar, eğer bu uygulanmaya çalışılırsa bumerang etkisi yaratır ve itibarsızlaştırmaya çalışan itibarsız olduğundan, itibarsızlaştırmaya çalıştığı kişi bu süreçten itibar kazanarak çıkar.

Neyse ben sizi daha fazla tutmayım, siz “ucuz reklam” yazılarınıza devam ediniz.

Ve meraklılarına son bir ucuz ve yaratıcı reklam fikri daha; Mecliste hem soyunup, hem de Eroğlu’na hanedan derseniz reklamın etkisi iki kat artar...

Manşetleri sanki okur gibiyim, kürsüye çıktı, soyundu ve hanedan dedi!
 
11 Eylül 2013 Çarşamba 15:50
Okunma: 3109
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)