Ana Sayfa » Kıbrıs » Özdemir Tokel, “olduğumuz yerde sayıyoruz”

Özdemir Tokel, “olduğumuz yerde sayıyoruz”

Hasan Hastürer’le Bugün ve Son Nokta Programının Konuğu Özdemir TOKEL'di...

 
 
Özdemir Tokel, “olduğumuz yerde sayıyoruz”


Vizyonel olaylardan uzaklaşıp kişisel çıkarlar içerisinde boğulduğumuzu belirten Tokel, “olduğumuz yerde sayıyoruz” dedi

Kurultayın UBP için büyük bir handikap olduğunu sözlerine ekleyen Tokel, bunun iyi günleri bulma adına bir sancıysa katlanılabilir bir durum olacağını ifade etti
İşte Hasan Hastürer’le Bugün ve Son Nokta Programı’ndan öne çıkan detaylar şu şekilde:

‘BİR İNSAN NEDEN BAŞBAKAN OLMAK İSTER?’:“Bir ülkede bir insan neden başbakan olmak ister? Neden bakan olmak ister? Neden milletvekili olmak ister, yazar olmak ister? Bunlara net cevap istersek hepsi toplumsal ortak düşüncenin çağrışımını yapar. Bu ülke daha ileriye gitsin, refah içinde yaşansın diye başbakan hayalleri kurulabilir. Bu ülkede bir insan neden başbakan olmak ister sorusuna yanıt bulamıyorum. Tamamen politik bir statü. Tamamen yalın bir statü, ben başbakan olmak istiyorum. Bazen, babama bu soruyu sorarım. Neden siyaset ve neden milletvekilliği? Onun kendine göre hayalleri, çıkarımları var. Tabii ki benim kuşağım belki onun vizyonel yapıdan farklılaşmış olabilir ama benim beklentim şudur ben başbakan olmak istiyorum sebep şu; bu ülkeye şunları şunları vereceğim insanlar bu faydayı sağlayacaklar.”

‘DÜNYA DURMUYOR’:“Her türlü vizyonel olaylardan uzaklaştık. Tamamen kişisel çıkarlar. Dünya durmuyor. Dünya bizi takmıyor, bizim dünyanın peşinde koşmamış gerekirken biz olduğumuz yerde sayıyoruz. Türkiye bizim 100 yıl önümüze geçti.”

‘AÇIK SÖZLÜ, DÜRÜST KİŞİLİK’:“Siyasetin Türkay Tokel gibi insanlara ihtiyacı vardır. Siyasete ahlaki açıdan standartlar getirmiştir. Açık sözlü, dürüst kişiliğe sahiptir. Ve iyiki politikada vardır. Belli bir çizgisi var. O çizgiye her şeye rağmen devam etti. Hiçbir zaman çizgisini değiştirmedi. Kıbrıs siyaseti olarak bizim değişik bir çizgimiz var. Siyasette herkesin farklı yoğurt yiyişi vardır. Bizim memlekette yoğurt tek değil ki nasıl kaşıklandığına bakalım. Bizde her partinin yoğurdu başka. Halk da yiğidi yoğurt yiyişine göre değerlendirmiyor, yoğurt tadına göre değerlendirmeye başladı. Tercihlerimizi yaparken yanılgıya düşme sebebimiz bu. CTP’nin yoğurdu barış çözüm birleşik Kıbrıs. UBP’nin KKTC’nin varlığı, kimilerine göre statüko. Taraf seçerken hizmete bakılmaksızın seçiliyor. Dünyada siyaset öyle değil. Dünyada partiler iktidara giderler hepsi farklı yer. Kimi sağlık sistemine önem verir, kimileri ağır sanayiyi destekler. Bir önceki dönemle bu dönemi kıyaslar. Bu ülkeye katkı sağlamış mıdır o parti onu değerlendirir. Sistem buna kurgulanmadığı için siyasilerin icraat kaygıları yok.”

‘KEMİK OY’:“2004 sonrası %20’lik kaygan zemin oluştu. Bu zemin iktidarları belirler oldu. Kemik oy diyoruz. Bir partinin kemik oyu mu olur. Bir gün bir seçim kampanyası sırasında Tokel’e destek amaçlı köy gezilerindeyiz. UBP’de kart basıp dağıtmak gelenektir. Bir amcaya dedim ki buyur amca desteğni bekliyoruz. Adam kartı almadı. Hayırdır dedim, reddettiğini düşündüm. Hayır dedi ben bu adama kesin oy vereceğim o yüzden bu kartı başkasına verin. Merak ettim gerçekten seçim dönemlerinde insanlar renklerini belli etmek istemezler adaylara karşı. Çok uzun zamandır kimse bu kadar net dememiş dedim ki neden babam? Sen daha çocuksun dedi bilmen. Dedim anlatın da öğrenelim. Sen küçüktün dedi , ben dedenin evlerinin yapımında çalıştım. Bu sebepten mi dedim? Ben senin dedenin evini yaptım dedi. Bu işin başka boyutu. Kınadığım yok ama. Oy verme alışkanlığına bakar mısınız? Siz ideolojiyi biliyor musunuz, belki bu ülkeyi daha da batıracak. Bu ülkede oy verme alışkanlıkları bu şekilde devam ederse siyasetin devam etmesini düşünmek mümkün değil. Yeni kuşaklar da bu şekilde güdülüyor.”

‘DELEGE SİSTEMİ’:“Delege dediğimiz sistem oluştu. Örneğin UBP’de 1600 delege var. Bu kadar delege 1600 insan mıdır? Yoksa 300-400 kişilik grup tarafından yönlendiriliyorlar mı? Baktığınız zaman bu yapı içerisinde, bu siyasete çıkış yolu aramak zor. Dolayısıyla sarmal olarak bu her yıl gelip, her yıl bizi buluyor.”

‘UMUTLUYUM’: “Bizde orkestra oluşturabilme koşulları var ama bunu orkestral bir yapı içerisinde yöneten şef konusunda ciddi sıkıntılar var. Bu ülkesel anlamda konuşuyorum. Potansiyel var yok değil. Ben umutluyum. Bu ülkede kötü giden her şeyden biz sorumluyuz. Bize bunu yaptırmadılar alışkanlığı var. Hep aynı şeye sarılıyoruz. Gönyeli çemberindeki 10 senedir süren sıkışıklığı önlememiz için bize engel olan ne var? Kim engelliyor?Yollarda yanmayan ışıkların tamirini kim engelliyor? Hiç kimse.”

‘DESTEĞİN YAN ETKİLERİ’:“Türkiye’den buraya inanılmaz bir destek var. Bizim bir adım ileri gitmemiz için inanılmaz destek var. Kanser hastalarına kortizon verilir, hayatta kalabilmesi için kortizon şarttır ama unutmayın ki o kortizon bile, sizi hayatta tutacak unsur bile saçlarınızı döküyor. Yani her şey bazı yan etkileri var. Önemli olan resmin geneline bakın. Kortizon bize bir şekilde veriliyor. Yan etkileri olabilir bunu asgariye indirmek de bizim görevimiz. Dertlerimizi diyalog içerisinde anlatabilirsek karşı tarafın anlamaması mümkün değil.”

‘KURULTAY’:“Bu kurultay bir fırsat UBP için. Kurultay neden aday oldu? Ters giden bir şeyler var demek ki. Sıkıntı olmasaydı zaten kurultay geçmezdi. Kurultay UBP için büyük bir handikap. İyi günleri bulma adına bir sancıysa katlanılabilir bir durumdur ancak ortam çirkinliğini artırırsıa UBP bu kurultaydan zararlı çıkacak. Ben şahsen Ahmet Kaşif’in düşüncesini bildiğim için aralarında çok net farklar olduğunu söyleyebilirim. Ahmet Kaşif daha yumuşak güç kullanıyor. Ahmet Kaşif’in neden başbakan olmak istediğinin sorusunun cevabı duymak isteniyor ancak sadece Derviş bey istediği için kimse başbakan olamaz.”


“Bir evlat özünü inkar etmez. Erkek evlat soyadını da babadan alır ve devam eder her ne kadar bir süre öncesinde yapılan düzenlemeyle evlenmelerine rağmen isterlerse baba soyadını sürdürebilirler. Bir insan varsa bunun kökü, geçmişi vardır. Yani atası vardır. Bir söz var boynuz sonradan çıkar ama kulağı geçer. İstediği kadar geçsin yine de çağrışımda hele babanın bir yaptığı uğraşla bağlantılı bir popüleritesi varsa o popülerite o statü bir gölge gibidir. Babadan evlada geçen genetik özellikler kadar, hatta sosyal anlamda yaşamın akışı içerisinde, daha farklı, daha etkin bir yeri vardır. Bu hem avantaj, hem dezavantajdır. Boynuz sonradan çıkar kulağı geçer. Bu doğal akışa, Kıbrıs Türk insanının genel karakteristiklerine de uygundur. Biz iki üç kuşak geriye gittiğimiz zaman, bu topraklarda okumak isteseniz de okuma koşulları yoktu. Bırakın 5 tane bizim üniversitemiz var, artı ODTÜ, İTÜ Çukurova aktif hale gelmenin eşiğinde. Yıllar öncesine bakacaksınız. Bu sürecin insanlık tarihinde teknolojiyle beraber kısaldı. Çok daha hızlı değişimler yaşıyoruz. Bu süreçte evladın atasından önde olması doğaldır. Anca konuşmaya gelince zorluk çekersiniz. Her gün konuşuyoruz ve ben her gün yazıyorum. Hergün yazmak zor değil mi diye sorarlar. Zor değil. Bütün mesele belirli bir standart tutarak yazmaktır. Yoksa eğer mesele 500-600 kelimeyi bir araya getirip köşe doldurmaksa bir günde 20 tane öyle yazı yazabilirim. Gazeteciliğin temeli bilgiye, habere dayanır. Yorum çok önemli değildir. Ben yazarken kendim baş başayım. Sıra konuşmaya gelince durum farklılaşıyor. Benim için insanların düşünceleri önemli değildir farklı düşünceleri daha fazla benimserim. Çünkü bir düşünce farklı bir düşüncesi yoksa cılızlaşmaya mahkumdur. Türkay Tokel’i konuşulabilecek az insandan biri görürüm. Ben dedim Meclis’ten kimseyle konuşmayacağım bu sefer Özdemir Tokel’le konuşacağım... Konuştuğumuz zaman düşündüğümüz için birşeyler bulacak dedim. Bu memlekette hayır yok diyenlere genç kuşağın düşüncelerini taşımayı, toplumun umut meşalesinin ışıltılı yanmasını sağlayacağını düşünüyorum. Samimi eleştiri varsa, başımın üstünde yeri var. Amaç çekiştirmeyse elimin tersiyle iterim... Konuğum Özdemir Tokel...” 

STAR KIBRIS
 
24 Ağustos 2012 Cuma 10:40
Okunma: 1315
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)