Ana Sayfa » Kıbrıs » Özgürgün, Ap 2011 Türkiye Raporunu Değerlendirdi

Özgürgün, Ap 2011 Türkiye Raporunu Değerlendirdi

Özgürgün: "Kıbrıs'a İlişkin Talihsiz Ve Gerçeklerle Bağdaşmayan Değerlendirmeler İçeriyor".

 
 
Özgürgün, Ap 2011 Türkiye Raporunu Değerlendirdi
"RUM TARAFININ SÖZDE MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGESİNE ATIFLA, RUM TARAFININ BU ÇERÇEVEDE YÜRÜTTÜĞÜ FAALİYETLERE MEŞRUİYET KAZANDIRILMAYA ÇALIŞILDI"


Lefkoşa, 5 Nisan 12 (T.A.K.) Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Avrupa Parlamentosu 2011 Türkiye Raporu'nda, Kıbrıs'a ilişkin talihsiz ve gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmelerin, Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde ortaya konan çabalara yardımcı olmadığı belirtti.


Özgürgün, "İlgili üçüncü taraflardan beklenen, Rum tarafını çözüm yönünde cesaretlendirmeleri, en azından Rum tarafını daha da uzlaşmaz kılacak adımlardan kaçınmalarıdır" dedi.


Dışişleri Bakanı Özgürgün, Avrupa Parlamentosu 2011 Türkiye Raporu ile ilgili değerlendirmesinde, raporun, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda bilinen yanlı tutumu çerçevesinde hazırlandığını söyledi. Özgürgün, "Kıbrıs'a ilişkin paragrafları bu yıl da gerçeklerden uzak bir şekilde ele alınmış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs'taki olgular yok sayılarak, Kıbrıs konusunun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Türkiye arasında bir mesele olduğu izlenimi verilmeye çalışılmıştır" dedi.


Rum tarafının muhatabının Türkiye değil Kıbrıs Türk tarafı olduğunu, başta Rum liderliği olmak üzere, ilgili tüm taraflara hatırlatmakta fayda gördüğünü kaydeden Özgürgün, şöyle devam etti:


"Anavatan Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ortaya koymuş olduğu samimi ve yapıcı tutumu ortadayken, raporda müzakereler için sözde uygun ortam yaratmak amacıyla Türkiye'ye askerini çekmeye başlaması ve doğrudan ticaretin hayata geçmesini teminen Maraş'ın Birleşmiş Milletler'e devri için çağrıda bulunulması kabul edilemez bir yaklaşımdır. Bu konuda ayrıca, Maraş'a ilişkin tüm yetkinin Türkiye'de değil Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarında olduğu gerçeği de göz ardı edilmektedir.


Raporda, 550 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na atıfla, Maraş yerine Gazimağusa'nın BM'ye devredilmesinden bahsedilmesi, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusuna ne kadar hakim olduğunu yansıtmaktadır. 38 yıldır adada barış ve huzuru sağlayan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'nin adadan çekilmeye başlanmasını talep etmek, geçmişte yaşanan acı tecrübeler ışığında, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve geleceğini tehlikeye atmayı önermekle eşdeğer olup, bu yönde tek taraflı bir adım atılması söz konusu değildir"


Özgürgün, Kıbrıs Türk halkına yönelik hayatın tüm alanlarını kapsayan izolasyonlar devam ederken, Kıbrıs Türk halkının temel bir hakkı olan doğrudan ticaretin Maraş'ın devri koşuluna bağlanmış olmasının, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusundaki samimiyetsizliğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.


Türkiye Cumhuriyeti kökenli KKTC vatandaşların, demografik dengeyi bozacakları iddiasıyla, adaya yerleştirilmesinden kaçınılması için Türkiye'ye çağrı yapıldığına dikkat çeken Özgürgün, "Halbuki, Türkiye'nin kendi vatandaşlarını adaya yerleştirme gibi bir politikası hiçbir zaman olmamıştır. Bilindiği üzere, 1974'den sonra iş gücü ihtiyacına paralel olarak ülkemizde Türkiye kökenli şahıslara istihdam imkanı sağlanmış ve evlilik, doğum veya uzun süreli ikamet vasıtasıyla bu kişiler uluslararası normlar çerçevesinde yasal vatandaşlık hakkı kazanmışlardır" dedi.


Dışişleri Bakanı Özgürgün, AP raporunda, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin sözde münhasır ekonomik bölgesine atıfla, Rum tarafının bu çerçevede yürüttüğü faaliyetlere meşruiyet kazandırılmaya çalışıldığını belirtti.


Özgürgün, "Halbuki, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kıbrıs'ın deniz yetki alanlarına ilişkin olarak adanın iki eşit halkından biri olan Kıbrıs Türk halkının rızası olmadan tek başına karar alabilmesi veya herhangi bir tasarrufta bulunması mümkün değildir" dedi.


Hüseyin Özgürgün şöyle devam etti:


"Rum liderliğinin, müzakerelerin devam ettiği bir dönemde adadaki tansiyonu artırarak Kıbrıs'ın çevresinde yürüttüğü tek taraflı ve gayrı yasal hidrokarbon arama faaliyetlerine göz yumulması, hatta bunların cesaretlendirilmesi, sadece Rum tarafının değil, adada adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması konusunda üçüncü tarafların da samimiyetinin doğal olarak sorgulanması sonucunu doğurmaktadır. Bu vesileyle, Kıbrıs Türk tarafının Anavatan Türkiye'nin de tam desteğiyle ada üzerindeki ve çevresindeki eşit hak ve çıkarlarını korumak hususunda kararlı olduğunu bir kez daha vurgulamakta fayda görmekteyiz"


(FEZ/HÖ)


 
4 Nisan 2012 Çarşamba 09:11
Okunma: 490
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)