Ana Sayfa » Kıbrıs » Özgürgün; "Hedef Yeni Bir Ortaklık"

Özgürgün; "Hedef Yeni Bir Ortaklık"

"GEÇMİŞİ BİLEREK SAĞLAM BİR ANLAŞMA ZEMİNİ BULABİLİRİZ"

 
 
Özgürgün;
"İKİ HALKIN SİYASİ EŞİTLİĞİ, İKİ KURUCU DEVLETİN EŞİT STATÜSÜ, SULANDIRILMAMIŞ İKİ KESİMLİLİK, TÜRKİYE'NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİ VE YENİ ORTAKLIK TEMEL HEDEFİMİZ VE BU ÇERÇEVEDE SÜREKLİ AÇILIM YAPIYORUZ"

"RUM TARAFINDAKİ IRKÇI AÇIKLAMA VE EYLEMLERE RAĞMEN BİZ ADİL VE KALICI BİR ANLAŞMA İÇİN MÜZAKERELERİ SÜRDÜRÜYORUZ"

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs'ta iki halkın siyasi eşitliği, iki kurucu devletin eşit statüsü, sulandırılmamış iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisiyle yeni bir ortaklığın temel hedefleri olduğunu söyledi.

Geçmişin bilinmesiyle sağlam bir anlaşma zemini bulunabileceğini ifade eden Özgürgün, Rum tarafındaki ırkçı açıklamalara ve eylemlere rağmen, Kıbrıs Türk tarafının adil ve kalıcı bir anlaşma için müzakereleri sürdürdüğünü kaydetti.

Dışişleri Bakanı Özgürgün, bugün Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi'nde "Kıbrıs'ın Dünü, Bugünü ve Yarını" konulu konferans verdi. UBP Gençlik Kolları'nın talebiyle, bakanlık tarafından düzenlenen toplantıda görsel malzemelerle sunum yapan Bakan Özgürgün, tarihsel süreçte Kıbrıs'ı ve Kıbrıs sorununu anlattı.

"BEDAVA UÇAK GEMİSİ"

Coğrafi konumu nedeniyle adanın bedava uçak gemisi olduğunu ve büyük önem taşıdığını belirten Hüseyin Özgürgün, adada hüküm süren egemenliklerin kültürel eserlerinden örnekler verdi.

BM Barış Gücü'nün 4 Mart 1964'ten beri adada asker bulundurduğunu belirten Özgürgün, İngiliz idaresine karşı isyan eden Rumların Megali Idea hedefiyle başlattığı faaliyetlere karşı Kıbrıslı Türklerin de taksim istemiyle Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kurduğunu; Yunanistan'ın Kıbrıs konusunu iki kez BM gündemine götürdüğü o yıllarda Türkiye Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü "bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yoktur" dediğini anlattı.

Daha sonra Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Selim Sarper'in "Türk hükümeti Enosis'e müsaade etmeyecektir" dediğini kaydeden Hüseyin Özgürgün, Kıbrıslı Türklerin varlığını ispatlamak için de Çetinkaya'nın 1951 şampiyonluk fotoğrafını gösterdiğini; bunun üzerine Türk varlığını engellemek için 1954'te Çetinkaya'nın ligden atıldığını belirtti.

Özgürgün, 16 Ağustos 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ne üniter, ne de ulus devlet olduğunu, fonksiyonel federasyon olarak kurulduğunu ifade ederek, anayasasının temel unsurlarını hatırlattı ve İngiltere'ye de toplam 254 kilometrekarelik iki üs verildiğini söyledi. Özgürgün, bu üslerin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük silah gücü olduğunu belirtti.

Makarios'un Kıbrıs Cumhuriyeti'nden memnun olmadığını, nihai hedeflerinin bu olmadığını ve Enosis'e doğru mücadelelerinin devam edeceğini söylediğini ifade eden Bakan Özgürgün, bu amaçla Anayasa'daki değiştirilemeyecek maddelerde değişiklik talep ettiklerini ve 13 maddelik öneri hazırladıklarını, bunlar arasında cumhurbaşkanı ve yardımcısının veto hakkının ve cumhurbaşkanı yardımcısıyla meclis başkanının vekalet haklarının kaldırılmasının da yer aldığını anlattı.

Bu önerilerini 30 Kasım 1963'te Dr. Küçük'e, 16 Aralık 1963'te de Türkiye Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye sunan Makarios'un Türkiye'yi "bu maddeler değişmezse kan dökülür" diye tehdit ettiğini kaydeden Dışişleri Bakanı Özgürgün, Makarios'un Ankara'yı ziyaret eden ilk ve tek Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı da olduğunu söyledi.

Özgürgün, Anayasa değişiklik talepleri reddedilince Kıbrıslı Türklere saldırıların başladığını ve 21 Aralık 1963'ün Kanlı Noel olarak tarihe geçtiğini hatırlatarak, Türk jetlerinin 25 Aralık 1963'te müdahale ettiğini; Yeşil Hat'tın da 30 Aralık 1963'te İngiliz Komutan Peter Young tarafından çizildiğini, bu hatla Kıbrıslı Türklerin korunmasının amaçlandığını kaydetti.

Bakan Özgürgün, adanın 1974'te Türkiye'nin müdahalesiyle bölünmediğini, Yeşil Hat'tın böyle oluştuğunu belirterek, BM Güvenlik Konseyi'nin 4 Mart 1964'teki kararıyla BM askerinin adaya geldiğini ancak aynı kararla Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Kıbrıs'ta tek yasal devlet olarak tanıdığını; o günkü koşullarda daha fazla Kıbrıslı Türk ölmesin diye bunun kabul edildiğini anlattı.

"MİTİNGLER BUGÜNKÜ GİBİ DEĞİLDİ"

İlk Türk şehidin 1964'te Cengiz Topel olduğunu, ardından Boğaziçi ve Geçitkale saldırılarının yaşandığını, Kıbrıslı Türklerin mitinglerinin de o dönemde yoğunlaştığını kaydeden Özgürgün, "Bugünkü gibi değil, Türk ordusunu Kıbrıs'a çağıran mitinglerdi. Bugün maalesef bizi üzen mitingler var Türkiye'ye karşı ama o günlerde Kıbrıslı Türkler Anavatan'a ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne adaya gelmesi için çağrı yapıyordu" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, sağlam bir anlaşma zemini bulunabilmesi için geçmişin bilinmesi gerektiğini; Kıbrıs'ta yaşananlar bilinmez, unutulursa anlaşma olamayacağını kaydetti.

MAKARİOS BM'DE "KIBRIS YUNANİSTAN VE CUNTA TARAFINDAN İŞGAL EDİLDİ, MÜDAHALE EDİLMELİ" DEDİ

15 Temmuz 1974 darbesinden sonra adadan kaçan Makarios'un BM'deki konuşmasında "Kıbrıs'a müdahale edilmelidir çünkü ada, Yunanistan ve Cunta tarafından işgal edilmiştir" dediğini ifade eden Özgürgün, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin Garanti Anlaşması'nın 4. maddesine dayandığını ve tamamen meşru olduğunu söyledi.

Kıbrıs'ta 1968'de başlayan müzakere süreciyle ilgili de bilgiler aktaran Bakan Özgürgün, doruk anlaşmaları, BM belgeleri ve planları anlattı; bu süreçte bir anlaşmaya varılmasını hep Rumların reddettiğini belirtti.

Özgürgün, 4 Temmuz 1990'da AB üyeliğine başvuran Güney Kıbrıs'ın 1993'te işlemlerinin başladığını ve 1 Mayıs 2004'te üye olduğunu hatırlatarak, Annan Planı referandumunda da Kıbrıslı Türklerden evet, Rumlardan hayır çıktığını; dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın hayal kırıklığını ifade ettiği raporunda "Planı reddetmekle aslında Rumlar Kıbrıs'ta bir çözüme hayır dedi" dediğini ancak Rusya'nın vetosundan olayı bu raporun halen Güvenlik Konseyi'nin raflarında beklediğini kaydetti.

ANNAN PLANI SÜRECİNDEKİ OLUMLU ŞEYLER

Annan Planı sürecinde sağlanan olumlu şeylerden birinin iki halkın adanın kaderini ayrı ayrı tayin hakkı olduğunun görülmesi ve Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargoların haksızlığının tartışılması olduğunu söyleyen Bakan Özgürgün, AB'nin verdiği sözlerin birçoğunun yerine gelmediğini ama AKPM'de oy hakkı olmadan iki üyelik verildiğini ve Annan Planı'nda öngörülen adıyla "Kıbrıs Türk Devleti"nin İKÖ'ye gözlemci üye alındığını belirtti.

Özgürgün, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün Rum Yönetimi'nin engellemeleri yüzünden halen beklediğini, Kıbrıs Türk halkının halen izolasyon altında tutulduğunu; ortada gerçekten haklı oldukları bir dava bulunduğunu ancak seslerini duyurmanın kolay olmadığını söyledi.

3 Eylül 2008'de 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın girişimleriyle başlayan müzakere sürecinde bugüne dek yüzün üzerinde görüşme yapıldığını ama ilerleme sağlandığını söylemenin zor olduğunu belirten Hüseyin Özgürgün, altı başlıkta sürdürülen müzakerelerle ilgili bilgiler aktardı.

"MÜLKİYET EN ZORU"

Mülkiyet konusunu en zor başlık diye niteleyen Özgürgün, BM Genel Sekreteri Ban'ın Kıbrıs Türk tarafının önerilerini olumlu bulduğunu ancak Rum tarafının kendi görüşünde ısrar ettiğini; garanti sistemini istediklerini ancak Rum tarafının karşı çıkıp "demode oldu" dediğini anlattı.

TEMEL HEDEF VE AÇILIMLAR

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının müzakerelerdeki temel hedefini "iki halkın siyasi eşitliği; iki kurucu devletin eşit statüsü, sulandırılmamış iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ve yeni ortaklık" diye sıralayarak, Türk tarafının bu temel hedefler çerçevesinde sürekli açılımlar yaptığını söyledi.

Kıbrıs müzakereleri başlayalı BM'nin 6 genel sekreter değiştiğini kaydeden Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifiyle 2003'te kapıların açıldığını, bugün 7 kapı bulunduğunu ancak Rum tarafındaki fanatizmin sürdüğünü çeşitli örnekler vererek anlattı.

"Biz bunlara rağmen adil ve kalıcı bir anlaşma için müzakereleri sürdürüyoruz" diyen Özgürgün, BM'nin, Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığını devralacağı Temmuz 2012'den önce bir çözüme varılmasının altını çizdiğini; kendilerinin de bunu istediğini kaydetti.

Kaynak TAK

 

 
21 Mayıs 2011 Cumartesi 18:29
Okunma: 568
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)