Ana Sayfa » Kıbrıs » Özgürgün: Hükümet Alternatifsiz Değil

Özgürgün: Hükümet Alternatifsiz Değil

Ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün genel seçimlerde halkın mesajını iyi okuyarak anlayan partisini, üst kadrolarını yeniden yapılandırarak, kısa sürede ciddi iktidar alternatifi olduklarını bildirdi. Özgürgün bu bağlamda Hükümet'in alternatifsiz olmadığını belirtti.

 
 
Özgürgün: Hükümet Alternatifsiz Değil
(T.A.K- Emir ERTORUN; Fotoğraflar Arda SAMUR) Ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün genel seçimlerde halkın mesajını iyi okuyarak anlayan partisinin, üst kadrolarını yeniden yapılandırarak, kısa sürede ciddi iktidar alternatifi olduklarını bildirdi. Özgürgün bu bağlamda Hükümet'in alternatifsiz olmadığını belirtti.


Özgürgün, UBP'nin yeniden yapılanmasına uygun olarak Meclis'te de uyum, ahenk ve işbirliği içerisinde çalıştığına işaret ederek, Hükümet'i gölge kabineyle yakından takip ettiklerini, iyi işlerde Hükümet'e destek vererek yapıcı eleştiriler yönelttiklerini vurguladı.


Hüseyin Özgürgün, UBP'nin yapıcı ve olumlu muhalefet anlayışına karşın Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler, Demokrat Parti Ulusal Güçler (CTP/BG-DP/BG) Hükümeti'nde "yaprak kıpırdamadığını" ileri sürdü. Özgürgün, Hükümet'in ülke sorunlarına daha çok eğilmesini, özellikle ekonomiyle ilgili plan ve projelerini ortaya koymasını istedi.


Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile Kıbrıs (Rum) Futbol Federasyonu (KOP) arasında imzalanan anlaşmanın kabul edilemez olduğunu, KTFF'nin 1955 yılında kurulduğunu ve 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti'nde de iki federasyon olduğunun tescil edildiğine dikkat çeken Özgürgün, "Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Lefkoşa Türk Belediyesi gibi tanınmışlığı olan kurumlar gidip diğer Rum Belediyesi veya Rum Ticaret Odası altına yama olamaz, KTFF'de böyle olmalıdır. Onun için biz buna karşı çıkıyoruz. KTFF'nin KOP altına girmesi ve üye olması kesinlikle kabul edilemez. İşbirliği yapabilir fakat KTFF'nin kimliği kesinlikle tartışma konusu yapılmamalıdır, bunu ben siyasetçi olarak değil gerçekten bir sporcu olarak söylüyorum" dedi.


Ana muhalefet UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)'a partisi, ülke gündemi, ekonomi, Kıbrıs konusu, hükümet çalışmaları ve yerel seçimlerle ilgili açıklamalarda bulundu.


UBP'DEKİ SON DURUM


Özgürgün, UBP'nin genel seçimler sonrası sandıktan çıkan mesajı iyi anladığını, okuduğunu, seçimler sonrası kurultaya giderek, yeni bir genel başkan ve genel sekreter seçtiğini, genel yönetim kurulunu belirlediğini anımsatarak, yapılanların halkın mesajı ve UBP'yi nasıl görmek istediğine uygun olarak gerçekleştirildiğini söyledi.


Kurultay'da değiştirebilecek Parti Meclisi hariç, partinin üst yönetiminde yeniden bir görev dağılımı yapılarak değişimin tamamlandığını ifade eden Özgürgün, "Biz UBP olarak halkın sandıkta verdiği mesajı iyi okuyan, buna da karşılık veren cevap vermek zorunda olan bir partiyiz. UBP'nin yapısıyla ülkeye güven vermesi, halka, iktidar veya sorumluluk gerektiğinde bu sorumluluğu rahatlıkla alabilecek yapının UBP'de olduğu mesajını ortaya koyması ve mesaj vermesi gerekiyordu, Bu cevap verilmiştir" dedi.


Özgürgün, bunun dışında UBP'nin tüzüğünde de bazı değişiklikler yapılması gerektiğini, buna yönelik hazırlığın tamamlandığını bu yıl çıkmadan Tüzük Kurultay'ı yapmayı düşündüğünü ifade etti.


UBP'nin yaptığı yeniliklerle iktidara ciddi alternatif olduklarına işaret eden Hüseyin Özgürgün, bugün itibarıyla ana muhalefet görevini Meclis'te 14 milletvekiliyle özveri, uyum, ahenk ve işbirliği içerisinde yerine getirdiklerini belirtti.


"UBP CİDDİ İKTİDAR ALTERNATİFİ..."


Özgürgün, UBP'nin huzurlu yapısına bağlı olarak yüzünü halka döndüğünü ifade ederek, halkın da partisinden beklentisinin bu olduğunu kaydetti. Hüseyin Özgürgün, UBP'nin ülkede ciddi bir iktidar alternatifi olduğunu, bu bağlamda CTP/BG-DP/UG Hükümeti'nin alternatifsiz olmadığına dikkat çekerek, partisinin ana muhalefet görevini iktidara hazır şekilde sürdürdüğünü savundu.


UBP'nin Hükümet'teki  icraatları nedeniyle götürülmediğini, UBP'nin iktidarda acı tedbirler almak zorunda kaldığını, ancak bu acı tedbirlerin ekonominin yaşaması, devamı ve ülkenin geleceği için gerekli olduğunu, alınan acı tedbirlerin Avrupa ve Güney Kıbrıs'ta da alındığını anlatan Özgürgün, bu tedbirlerin ülke ekonomisini iyileştirdiğini, ancak tam bu dönemde UBP'nin Hükümet'ten gittiğini anımsattı.


Hüseyin Özgürgün, Hükümet'ten gitmelerinde UBP'de yaşanan sıkıntıların da etkili olduğunu ifade ederek, partisinin iktidara her an hazır olmak bağlamında bir gölge kabine kurarak Hükümet icraatlarını yakından takip ettiğini söyledi. Özgürgün, UBP'nin kendi içinde 16 komite oluşturarak ülke sorunlarını yakından izleyip değerlendirdiğini, olumlu aktif  bir muhalefet yaptığını  kaydetti.


HÜKÜMET İCRAATLARINA BAKIŞ


Hükümet icraatlarına da değinen Özgürgün, muhalefet olarak kendilerinin denetleme görevini yerine getirdiğini ancak Hükümet'te yaprak kımıldamadığını savundu. Özgürgün, seçim öncesi halka pek çok konuda söz veren hükümet ortaklarının seçimden sonra hiçbir icraat ortaya koymadığını, sadece akaryakıt ve tüp gaza zam; vatandaşlıklar ile TOMA alımını durdurma gibi işler yaptığını ifade etti. Hüseyin Özgürgün, Hükümet'in Türkiye ile imzalanan Ekonomik Program'a bakış açısını bilinmediğini, Hükümet'in bu konuda kafasının karışık olduğunu, ekonomiyle ilgili bir açılımı olmadığını ileri sürdü.


CTP/BG ile DP/UG'nin 5 aydır iktidarda olduğunu, bu yüzden mazeret üretmeden ekonomiye eğilmesi gerektiğini, ülkede tüm sektörlerin oluruna bırakıldığını, ülkenin boşlukta gittiğini savunan Özgürgün, iktidardaki iki partinin de kendi içinde ve birbirleriyle sorunları olduğunu, bu nedenle her iki partinin ülke sorunu diye bir gündemi olmadığını iddia etti.


Özgürgün, iktidarın, muhalefetin Meclis'te ülke sorunlarıyla ilgili yaptığı konuşmalarda dile getirdiği eleştiri ve katkılardan haberi yokmuş gibi davrandığını ifade ederek, ülkede, gündem olması gereken hiçbir şeyin gündem olmadığını, ancak gündem olmaması gereken her şeyin gündem olduğunu ileri sürdü.


Ekonominin, yaşamın temeli olduğunu, ülkenin sorunlarının çözümünün de ekonomik gelişme ve büyümeden geçeceğini ifade eden Özgürgün, ekonomik kararların bekleyemeyeceğini, ekonomide siyasi önyargıların hakim olamayacağını, Hükümet'in, ekonomik hayatın istikrar kazanmasını ve ülkenin yarına güvenle bakmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasını öncelikli olarak önüne koyması gerektiğine dikkat çekti.


EKONOMİK PROGRAM VE ELEKTRİK KONUSU...


Hükümet'in, kendisi için bir kılavuz olabilecek Ekonomik Programı yok sayarak bir kenara attığını, kabul etmediğini anlatan Özgürgün, Hükümet'in kabul etmediğini açıkladığı programı, ilk önce revize edeceğini söylediğini, ancak neyi revize ettiğinin belli olmadığını kaydetti. Özgürgün, Hükümet'in Ekonomik Paketle ilgili herhangi bir düşüncesini bile ortaya koymadığını ileri sürdü.


Hüseyin Özgürgün, siyasetin ön yargılardan arındılması gerektiğini, ekonominin bu şekilde önünün açılabileceğini ifade ederek, Türkiye'den gelecek su ile birlikte kabloyla elektriğin de gelmesinin ekonomi için önemli olduğunu, ancak Hükümet'in bunu reddettiğini iddia etti. Özgürgün, kabloyla elektrik getirilmesini ret etmenin akılcı olmadığını kaydetti.


Dünyada enerjinin "büyük önem" taşıdığını, enerji paylaşımının ülke bakılmadan yapıldığını vurgulayan Özgürgün, KKTC'nin Türkiye'den gelecek elektriği nasıl reddettiğini anlayamadığını; Türkiye'nin 25 kuruşa KKTC'ye elektrik sağlayacak olmasının önemli olduğunu söyledi. Özgürgün, Türkiye'den elektrik gelmesini kabul etmemenin halkı "inim inim inletmek" anlamına geldiğini belirtti.


Elektriğin her alanda kullanıldığına işaret eden Özgürgün, elektriğin gelmesiyle ülkenin çevresel faktörlerinin iyileşeceğini, buradaki santrallerin yedek görevi göreceğinden duman ve benzeri etkilerin azalacağına dikkat çekerek, gelecek elektriğin çevre kirliliğini ortadan kaldırmak yanında halka daha ucuza satılabileceğine işaret etti.


Ucuz elektriğin gelmesinin reddedildiğini, çözümün de ortaya konulmadığını ifade eden Özgürgün, tek ortaya atılan düşüncenin yüzde 20 zam olduğunu ifade ederek, böyle siyaset olamayacağını, zam için hükümete destek olan "yandaş basın" ile bir sendika başkanını isim vermeden eleştirdi.


Özgürgün, yüzde 20'lik  zamma hiçbir sendikanın taraf olmaması gerektiğini ifade ederek, UBP'nin Türkiye'den elektriğin getirilmesi ve Kıb-Tek'in tahsilat bölümünün özelleştirilmesini savunduğunu kaydetti.


Özerklik diye bir kavramın olamayacağını ifade eden Özgürgün, elektrik konusunun çözümünün basit olduğunu ancak bu konuda cesaret gerektiğini söyledi. Hüseyin Özgürgün, Hükümet'e baktığında Başbakan Özkan Yorgancıoğlu'nun henüz bu göreve hazır olmadığı algısı edindiğini ifade ederek, Yorgancıoğlu'nun bazı kararları almaktan çekindiğini savundu. Özgürgün, bazı kararları almak için cesaret gerektiğini bu nedenle Başbakan Yorgancıoğlu'nun bir yerden başlamasının şart olduğunu belirtti.


Özgürgün, CTP/BG-DP/UG Koalisyon Hükümeti'nin göreve başladıktan sonra polis terfileri, askerlik, TOMA ve birçok konuda kendi kendine gündem yarattığını ileri sürerek, iktidardan önce söylenenlerin bir gün iktidara gelinebileceği mantığıyla söylenmesi gerektiğine dikkat çekti.


Özelleştirme ve Ekonomik Program konusunda da birçok lafın edildiğini, bu yüzden Hükümet'in Türkiye ile ilişkilerinin ne durumda olduğunu merak ettiğini söyleyen Özgürgün, Türkiye ile ilişkilerin iyi olmamasının Hükümet'in sorun yaşayacağı anlamına geldiğini kaydetti.


Özgürgün, AB'nin Rum tarafına gelip ekonomiyle ilgili "şunu şunu yapacaksın, şunu özelleştireceksin" dediğine dikkat çekerek, orada "gık" çıkmadığını, çünkü yapılmaması durumunda yardımın gelmeyeceğinin bilindiğini işaret ederek, "Ne oldu peki Rum tarafında, AB'ye saldırılar mı başladı" diye sordu.


Askerlik konusunda da suni gündem yaratıldığını; kafaların karıştırıldığını savunan Özgürgün, bu konuda CTP/BG'nin kendi içinde ters düşmeler olduğunu iddia etti.


KIBRIS KONUSU


Kıbrıs konusunda fazla bir yorum yapmak istemediğini, zaten görüşmeler hakkında bilgili olduklarını ve görüşmelerin cumhurbaşkanlığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Özgürgün, Hükümet'in Kıbrıs konusunda da anlaşamadığını ve hükümet programına iki ayrı partinin görüşlerini içeren iki ayrı paragraf konduğunu ileri sürdü.


Hükümeti oluşturan partilerin milletvekillerinden birinin Dışişleri Bakanı'nı istifaya çağırdığını ifade eden Özgürgün, daha önce böyle bir şey görmediğini, UBP'nin kendi milletvekilleri tarafından Hükümet'ten düşürüldüğünü, fakat orada farklı bir olay olduğuna işaret etti.  Özgürgün, hükümetteki bir partinin milletvekilinin Hükümeti'nin bakanını istifaya çağırdıktan sonra aynı çatı altında devam etmesinin ilginç olduğunu anlatarak, yaşananların Hükümet'in ne durumda olduğunun göstergesi olduğunu ileri sürdü.


Özgürgün, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu'nun "Nami masada olmalı" diyerek Dışişleri Bakanı Özdil Nami'nin müzakere masasında olması gerektiği açıklamasını basın yoluyla yapmasını doğru bulmadığını ifade ederek, böyle bir talebin cumhurbaşkanına, yapılan görüşmelerde iletilebileceğini kaydetti.


Bu olayda cumhurbaşkanının zora konmasının amaçlandığını iddia eden Hüseyin Özgürgün, Dışişleri Bakanı'nın müzakere masasında yer almamasının Rum tarafından kaynaklandığını, Rum müzakere heyetinde Dışişleri Bakanı'nın yer almadığını, bu yüzden Türk tarafının da yer vermemesi gerektiğini, bu konudaki görüşünün böyle olduğunu söyledi.


Rum Dışişleri Bakanının müzakerelerde olması halinde KKTC Dışişleri Bakanının da yer alabileceğini ifade eden Özgürgün, Rumların bunu reddettiğini çünkü öyle olması halinde müzakerelerin devletten devlete görüşme şekline dönüşeceğini, bu yüzden liderlerle yapılan görüşmelerle "ben içimdeki Müslüman azınlıkla görüşüyorum" mesajı verilmeye çalışıldığını belirtti.


UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, bunun Başbakan tarafından da bilindiğini ifade ederek, bu konuda Hükümet'i dikkatli olmaya çağırdı, Kıbrıs konusunun basit bir konu olmadığını, burada ciddi al-verlerin olduğunu, al-verde güçlü olunması için ellerinde koz olması gerektiğini, kendi içinde dağınık görünmemek gerektiğini kaydetti.


KTFF İLE KOP ARASINDA İMZALAN ANLAŞMA


KTFF ile KOP arasında imzalanan metni değerlendiren Özgürgün, bunun kabul edilemez bir metin olduğunu, çünkü KTFF'nin 1955 yılında kurulduğunu ve 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nde de iki federasyon olduğunun tescil edildiğine dikkat çekerek, "Nasıl Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Lefkoşa Türk Belediyesi gibi tanınmışlığı olan kurumlar gidip diğer Rum Belediyesi veya Rum Ticaret Odası altına yama olamaz, KTFF'de böyle olmalıdır. Onun için biz buna karşı çıkıyoruz" dedi.


Hüseyin Özgürgün, iki federasyonun işbirliği yapmasına karşı olmadığını, karşılıklı maç yapılabileceğini ifade ederek, isteyen futbolcu veya takımın gidip Rum kesiminde oynayabileceğini, bunun açık olduğunu, fakat bunu KTFF'nin ortadan kaldırılarak veya Rum kesiminin altına sokarak yapmanın yanlış olduğunu vurguladı.


Çetinkaya'nın KOP'un kurucu üyesi olduğunu bu bağlamda Çetinkaya'nın istemesi halinde KOP altında oynayabileceğini anlatan Özgürgün, "KTFF'nin KOP altına girmesi ve üye olması kesinlikle kabul edilemez. Ama işbirliği yapabilir fakat KTFF'nin kimliği kesinlikle tartışma yapılmamalıdır. Bu noktada bunu ben siyasetçi olarak değil. gerçekten bir sporcu olarak söylüyorum" dedi.


Rum kesiminin futbolu almak istemesinin nedeninin siyaset olduğunu ifade eden Özgürgün, Kıbrıs'ta siyasetin futbol ile başladığını, 1950'lerde Rum takımlarına karşı Türk takımlarının kurulduğunu, 1954'te Kıbrıs sorunu baş gösterdiğinde şampiyon olan Çetinkaya'nın siyaset için KOP'tan atıldığını, futbolun siyasi mücadelenin temelinde olduğunu, KTFF'nin temelinde siyaset olduğunu, bunu Rum'un iyi bildiğini ifade etti.


Futbol ile ilgili olarak "Siyatsetçiler karışmasın" dendiğini anımsatan Özgürgün, futbolda siyasetin hep olduğunu kaydetti, KTFF'nin siyaset üzerine kurulduğunu, her zaman spor içinde olan biri olarak bunu iyi bildiğini söyledi. Özgürgün, "Bu yüzden KTFF KOP altına giremez, çünkü KOP kadar etkili ve yetkilidir" dedi.


YEREL SEÇİMLER: "BİRİNCİ PARTİ ÇIKACAĞIMIZA İNANIYORUM"


UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, UBP'nin şu anda 14 milletvekili olduğunu, yerel seçimlere önem verdiklerini belirterek, 2006 yılında genel başkan olduğu dönemde yerel seçimlerde başarılı bir sonuç elde ederek 10 belediye başkanıyla birinci parti çıktıklarını ve o dönemde de CTP/BG-DP'nin hükümette olduğunu hatırlattı.


Hüseyin Özgürgün, yerel seçimlerde yine aynı şeyin olacağını ifade ederek, CTP/BG-DP/UG Hükümeti'nin CTP/BG Kurultayı için kurulduğunu iddia etti. Özgürgün, her iki hükümet partinin düşüncesinde yerel seçimler olduğunu söyledi.


Son yerel seçimlerde UBP'nin DP ile işbirliği yapmaya çalıştığını ancak işbirliği girişiminin suni olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Özgürgün, bu yerel seçimlerde de DP/UG ile CTP/BG'nin işbirliği yapabileceğini, ancak şimdiki ortamda DP/UG ile UBP'nin işbirliği yapabileceğine kesinlikle ihtimal vermediğini kaydetti.


Hüseyin Özgürgün, "UBP'nin birisiyle DP-CTP iktidarında işbirliği yapması mümkün değil, yapacaklarsa onlar yapsın, iktidardayken bizimle işbirliğinden söz etmesinler" diyerek, UBP'nin her yerde sorumluluğunun bilinci içerisinde seçimlere hazırlanacağını ve çıkarabildiği her yerde aday çıkaracağını ve her yerde yarışacağın kaydetti.


Özgürgün, UBP'nin eklentilere ihtiyacı olmadığını, sağlam bir parti olduğunu, işbirliğine ihtiyacı olmadığını ifade ederek, "Yerel seçimlerde en iyi sonucu alacağımıza inanıyoruz, halkımızın da bize o güveni duyduğunu biliyorum" dedi. UBP'nin yerel yönetimlere bakış açısının ortada olduğunu ifade eden Özgürgün, her zaman halk odaklı çalıştıklarını belirtti.


Ülkede ortaya çıkan her eserde UBP'nin katkısı olduğunu, halen devam eden tüm projelerin de UBP'nin projeleri olduğuna işaret eden Özgürgün, yeni Hükümet'in yeni proje üretmediğini, bu yüzden UBP'nin, halka refah ve mutluluk getirecek tek parti olduğu bilinci içerisinde yerel seçimlere hazırlandığını vurguladı.
 
12 Kasım 2013 Salı 10:01
Okunma: 1068
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)