Ana Sayfa » Kıbrıs » Özgürgün TBMM Dışişleri Komisyonunda konuştu.

Özgürgün TBMM Dışişleri Komisyonunda konuştu.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti'nin, Kıbrıslı Türkler'in ada ve çevresindeki doğal kaynaklar üzerindeki eşit hak ve çıkarlarını korumak konusunda hiçbir tereddüt göstermeyeceğini söyledi.

 
 
Özgürgün TBMM Dışişleri Komisyonunda konuştu.
Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti'nin, Kıbrıslı Türkler'in ada ve çevresindeki doğal kaynaklar üzerindeki eşit hak ve çıkarlarını korumak konusunda hiçbir tereddüt göstermeyeceğini söyledi.
 
Güney Kıbrıs'ın 2012 Temmuz ayında devralacağı Avrupa Birliği dönem başkanlığına kadar Kıbrıs'ta çözüm olmazsa fırsat penceresinin kapanacağına vurgu yapan Özgürgün, "Bizim amacımız; çözüme bu tarihten önce ulaşılması ve yeni ortaklık devletinin AB dönem başkanlığını üstlenmesidir" dedi.


Özgürgün, uluslararası toplumdan beklentilerinin Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonun daha fazla vakit kaybedilmeden kaldırılması olduğunu da belirtti.


Dışişleri Bakanlığı Basın Merkezi'nden verilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, yeni yasama yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu'nda üyelere hitap ederek Kıbrıs konusu hakkında bilgi verdi. Toplantıda Komisyon Başkanı AKP Milletvekili Volkan Bozkır başta olmak üzere komisyon üyesi milletvekilleri de hazır bulundu.


Özgürgün, Kıbrıs sorununun tarihsel gelişim sürecini özetleyerek başladığı konuşmasında, özelikle 1963 - 1974 yılları arasında Kıbrıs Türkü'nün yaşadığı zor ve karanlık günlerin ardından Anavatan Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı ile katliamlara dur dediğini kaydetti.


"RUMLARIN HAKİMİYETÇİ TUTUMU HER SEFERİNDE MÜZAKERELERİ SEKTEYE UĞRATTI"


Yaşamış olduğu tüm acı tecrübelere ve maruz bırakıldığı tüm insanlık dışı muamelelere rağmen Kıbrıs Türk halkının, gelecek nesillerin adada yan yana barış içerisinde yaşayabilmesi için, Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması amacıyla BM gözetiminde yürütülen müzakerelerde her zaman yapıcı ve çözümü zorlayan taraf olduğuna vurgulayan Dışişleri Bakanı Özgürgün, Kıbrıs Rum tarafının müzakere sürecindeki olumsuz yaklaşımı ve hakimiyetçi tutumunun müzakereleri her seferinde sekteye uğrattığını söyledi.


Rum tarafının olumsuz tutumuna rağmen her seferinde çözümsüzlüğün sebebinin Kıbrıs Türk tarafı olarak görüldüğünü ifade eden Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının dünya ile olan tüm alanlardaki ilişkilerinin bir çözüme mahkum edildiğini ve haksız izolasyon ve ambargolar altında yaşamaya zorlandığını belirtti.


"AB'NİN VERDİĞİ SÖZLER VE KARARLAR HAYATA GEÇMEDİ"


Özgürgün, 2004 Annan Planı referandumları ertesinde, çözüme güçlü bir şekilde evet diyerek adada kapsamlı bir anlaşmaya varılması ve birleşik bir Kıbrıs'ın AB üyesi olması yönünde güçlü bir irade ortaya koyan Kıbrıs Türk halkına, yıllardır maruz kaldığı haksız ambargoların sona erdirilmesi yönünde uluslararası toplum tarafından taahhütlerde bulunulduğunu ve bu doğrultuda kararlar alındığını hatırlatarak, "Ancak, alınan bu kararlar bugüne kadar hayata geçirilmemiş, uluslararası camia ambargoların kaldırılması konusunda verdiği sözlerin ve aldığı kararların arkasında durarak gerekli adımları atmak konusunda Rum tarafının çıkardığı engeller karşısında kararlı bir tutum sergilememiştir" dedi.


Mali Yardım Tüzüğü'nün Rum tarafının engellemeleri sonucunda uzun süre onaylanamadığını, tüzüğün Rum tarafının istekleri doğrultusunda yapılan değişikliklerle birlikte onaylanmasını müteakip ise, yine Rum tarafının yarattığı sorunlar nedeniyle uygulanmasında ciddi sorunlarla karşılaşıldığını belirten Dışişleri Bakanı Özgürgün, bu sorunlar ve Rum tarafının çıkardığı engellerin Avrupa Birliği Komisyonu'nun sözkonusu tüzüğün uygulanmasına ilişkin olarak yayınlanan yıllık raporlarında da vurgulandığını hatırlatarak, "Doğrudan Ticaret Tüzüğü ise, Rum tarafının engellemeleri sonucunda bugüne kadar onaylanamamış; hayata geçirilme şansı ciddi bir şekilde azalmış ve tüzüğün akıbeti belirsizliğe itilmiştir" dedi.


"BOOKING.COM'A BASKI YAPARAK KUZEY'DEKİ OTELLERİ SAYFADAN ÇIKARDILAR"


Dışişleri Bakanı Özgürgün son dönemde, Kıbrıslı Türkler'in ekonomik kalkınmasına darbe vurmak amacıyla Rum tarafının yürütmekte olduğu faaliyetlere dikkat çekerek, Rum yönetiminin baskı ve tehditle "bookıng.com" isimli internet sayfasından Kuzey Kıbrıs'ta bulunan otellerin çıkarılmasını sağladığını kaydetti. Özgürgün, yaşanan bu gelişmenin, Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türkler ile yakın gelecekte eşit siyasi statüye sahip yeni bir ortaklık devleti kurmaya hazır olduğu hususunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi.


Rum tarafının, Kıbrıslı Türklere karşı yürüttüğü hasmane tutumun izolasyon konusuyla kısıtlı olmadığını belirten Bakan Özgürgün şöyle konuştu:


"Bir yandan Kıbrıslı Türkleri dünyadan tamamen izole etme çabası içerisinde olan Rum liderliği, diğer yandan yoğun bir şekilde silahlanmaya devam etmekte, Güney'de Kıbrıslı Türklere karşı gerçekleştirilen ırkçı saldırılara kayıtsız kalmakta ve Kıbrıs adası çevresindeki deniz yetki alanlarında gayrı yasal ve tek taraflı bir şekilde petrol ve doğalgaz arama çalışmaları yapmak suretiyle hem bölgedeki tansiyonu artırmakta hem de devam etmekte olan müzakere sürecine büyük zarar vermektedir".


"RUMLAR'IN PETROL ARAMASI MÜZAKERE SÜRECİNE OLUMSUZ YANSIYACAK"


Konuşmasında son zamanlarda Rum tarafının gerçekleştirdiği petrol ve doğalgaz sondaj çalışmalarına da değinen Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, adanın doğal kaynaklarına ilişkin kararların Kıbrıslı Türkler ve Rumlar tarafından birlikte alınması gerekliliğinin, BM gözetiminde yürütülen müzakerelerde de kayda geçirildiğin, gerek Annan Planı çerçevesinde gerekse bugün içinde bulunulan müzakere sürecinde bu hususta mutabık kalındığını söyledi.


"Kıbrıs Türk tarafı ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına göre yarı kapalı bir deniz niteliğindeki Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları belirlenirken kıyıdaş tüm ülkelerin onayının aranması gerektiğini ve sözkonusu onayın alınmamış olması nedeniyle Rum tarafının gerçekleştirmiş olduğu ikili anlaşmaların ve bu çerçevede Doğu Akdeniz'de yürütmekte olduğu faaliyetlerin uluslararası hukuka aykırılığının altını çizmiştir" diyen Özgürgün, Rum Yönetimi'nin tek taraflı petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının, ada ve bölgedeki tansiyonu artırmak suretiyle devam etmekte olan müzakere sürecine de önemli olumsuz yansımaları olduğunun da yadsınamaz bir gerçek olduğunu ifade etti.


Görüşmeler devam ederken, Rum tarafının çözüm çabalarını yok sayarak bu tarz tek taraflı girişimlerde ısrarcı olmasının, Rum tarafının çözüm konusundaki samimiyetine dair ciddi soru işaretleri yarattığını ve Rum tarafının sadece taktiksel nedenlerle masada oturduğu değerlendirmesine yol açtığını ifade eden Özgürgün, bu yaklaşımın, doğal olarak çözüm umutlarına ciddi bir darbe vurduğunu söyledi.


"TÜRK TARAFI EŞİT HAK VE ÇIKARLARINI KORUMAK KONUSUNDA HİÇBİR TEREDDÜT GÖSTERMEYECEKTİR"


KKTC ile Türkiye arasında New York'ta imzalanan Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması ile ilgili bilgiler de veren Bakan Özgürgün, imzalanan anlaşmanın, bölgede bir oldu - bitti yaratmaya çalışan Rum tarafını bu yanlış yoldan vazgeçirmeye yönelik önleyici bir tedbir niteliği taşıdığını söyledi.


Anlaşmanın amacının; Kıbrıslı Türkler'in adadaki eşit hak ve çıkarlarını korumak olduğunu ifade eden Bakan Özgürgün, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde yürütülmekte olan müzakereler yoluyla Kıbrıs sorununa yerleşik BM parametreleri zemininde adil ve kalıcı bir çözüm bulunabilmesini teminen Türk tarafının ortaya koymakta olduğu yapıcı çabaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.


Bakan Özgürgün, "Rum tarafı, tek taraflı ve gayrı yasal faaliyetlerine devam ettiği sürece KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkler'in ada ve çevresinde bulunabilecek olan doğal kaynaklar üzerindeki eşit hak ve çıkarlarını korumak konusunda hiçbir tereddüt göstermeyecektir. Diğer yandan, bölgedeki tansiyonu düşürmek suretiyle kapsamlı bir çözüme ulaşılması için gerekli ortamın oluşturulması amacıyla girişimlerde bulunmaya da devam etmekteyiz" dedi.


Konuşmasında Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun New York'ta BM Genel Sekreteri'ne sunduğu önerileri de hatırlatan Özgürgün, Rum tarafının bu olumlu önerileri zaman kaybetmeden reddetmesini müteakip, Piri Reis gemisinin, adanın çevresinde petrol ve doğalgaz arama yönünde KKTC Bakanlar Kurulu'nun Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı'na vermiş olduğu lisans uyarınca çalışmalara başladığını söyledi.


"PATLAMADAN SONRA İLK YARDIM ELİ KIBRISLI TÜRKLER'DEN GELDİ"


Rum tarafının, izolasyon konusu dahil, Kıbrıslı Türkler'e karşı yürütmekte olduğu tüm düşmanca yaklaşımlara rağmen, Güney Kıbrıs'ta yaşanan patlamadan sonra Rum halkına yardım elini ilk uzatanın Kıbrıs Türk tarafı olduğunu vurgulayan Özgürgün, patlama neticesinde Rum tarafının elektrik ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan santralin de kullanılamaz hale gelmesiyle birlikte, Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafına elektrik enerjisi sağlamaya başladığını, 2012 Şubat ayı sonuna kadar Rum tarafına elektrik verilmeye devam edileceğini belirtti.


"DÖNEM BAŞKANLIĞINDAN ÖNCE OLMAZSA FIRSAT PENCERESİ KAPANACAK"


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Türk tarafının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB dönem başkanlığını üstleneceği 2012 Temmuz ayından önce adada kapsamlı bir çözüme ulaşılamaması durumunda çözüm için var olan fırsat penceresinin kapanacağı görüşünde olduğunu ifade etti.


Özgürgün, konuşmasına şöyle devam etti: "Bizim amacımız; çözüme bu tarihten önce ulaşılması ve yeni ortaklık devletinin AB dönem başkanlığını üstlenmesidir. Anavatan Türkiye'nin tam desteği ile sürdürülen müzakerelerde, Kıbrıs Türk tarafı olarak, çözüm yönündeki yapıcı ve kararlı tutumumuzu sürdürmeye ve en erken bir zamanda Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması için iyi niyetle çalışmaya devam etmekteyiz".


Çözüm bağlamında uluslararası topluma düşen görevin; Rum tarafını, bölgede tansiyonu yükselten faaliyetlerden vazgeçirerek, samimi ve yapıcı bir şekilde müzakerelere katkı koyması yönünde teşvik etmesi olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Özgürgün, bu yönde atılacak bir diğer önemli adımın ise, başta AB tarafından olmak üzere, Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonun daha fazla vakit kaybedilmeden kaldırılması olduğunu söyledi.


(SEL)


 
5 Ekim 2011 Çarşamba 13:40
Okunma: 460
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)