Ana Sayfa » Kıbrıs » Petrol Barıs Ve Huzur Getirmiyor

Petrol Barıs Ve Huzur Getirmiyor

Cumhurbaşkanı'nın Özel Temsilcisi Doç Dr Kudret Özerzay, Kıta sahanlığı antlaşmasının sadece adanın kuzeyinde Türkiye ile olan sınırı belirlediğini Adanın güneyinde verilen ruhsatlarla bu antlaşmanın ilgisi olmadığını söyledi...

 
 
Petrol Barıs Ve Huzur Getirmiyor
Özersay " Bu antlaşma yapılmamış olsaydı dahi KKTC hükümeti güney Kıbrıs sahilleri açıklarında ruhsat verebilirdi" dedi..Yetkili - yetkisiz tartışmaları ile ilgili ilk kez konuşan Özel Temsilci, " "Bu ülkenin ihtiyacı olan şey, bu tür tartışmalar değildir. Cumhurbaşkanımızın sözleri üzerine başka herhangi bir şey söylemek gerekmez"diye konuştu... Cumhurbaşkanının Özel Temsilcisi Doç. Dr. Kudret Özersay, BRT'de "İki Yakın Bir Genel" adlı programa katıldı ve gündemdeki son gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu."Özersay, KKTC ile Türkiye arasında yapılan kıta sahanlığı sınırlandırma antlaşmasının, iki ülke arasında bir çizgi şeklinde sınır belirlediğini, bu çizginin kuzeyinde kalan bölgelerin Türkiye'nin kıta sahanlığı, çizginin güneyi ile KKTC sahilleri arasında kalan bölgenin de (karasularına ilaveten) KKTC'nin kıta sahanlığı olarak ortaya çıktığını söyledi.  Özersay "fakat bu antlaşmanın Kıbrıs adasının güney sahilleri açığında hükümetimiz tarafından verilen ruhsatlarla bir ilgisi yoktur. Bu antlaşma yapılmamış olsaydı dahi KKTC hükümeti güney Kıbrıs sahilleri açıklarında ruhsat verebilirdi. Zira o bölgelerde Kıbrıslı Türklerin 1960'tan kaynaklanan hakları nedeniyle hak sahibiyiz"diye konuştu.   Petrol kriziyle uluslararası kamuoyunun ilgisinin Kıbrıs'a çevrildiğini, bu ilginin en azindan müzakere sürecinin başarıya ulaşması açısından yararlı olabileceğini, son yaşanan petrol krizinde olumlu görülebilecek tek hususun bu olduğunu, ancak yine de bu krizin her anlamda sıkıntı yarattığını belirten Özersay, bulunduğumuz coğrafyada petrolün hiçbir ülkeye barış ve huzur getirmediği uyarısını da yaptı.  Özel Temsilci, Petrolün barış ve refah getirebilmesi için ilgili tüm aktörlerin işbirliği yapıyor durumda olması gerektiğini, Kıbrıs Türk tarafının bu konuda BM Genel Sekreterine yaptığı somut "birlikte arayıp, birlikte paylaşalım" önerisinin de bunu amaçladığını vurguladı. Dünkü Liderler görüşmesini değerlendiren Özersay, "Geçmişte polis konusu için çok görüşme yapılmıştı, Anlaşamadığımız birkaç konuyla ilgili bugün karşılıklı öneriler yaptık, bu anlaşılamayacak bir konu değil" dedi.  Potansiyel yakınlaşmalar olduğunu ifade eden Özersay, al ver döneminde bunların halledilebileceğini kaydetti.. Al-vere geçebilecek misiniz? sorusu üzerine "Amaç o" diyen Özersay, Cenevre'de bu kararın alındığını, Kıbrıs Türk tarfının özellikle Cenevre zirvesi ertesinde önerileriyle al-veri zorladığını, zorlamaya da devam edeceğini söyledi... Özersay, " Al-vere zorlayacağız, Ekim sonuna kadar al - ver yaparak yakınlaşma arayacağız... Zaten Genel Sekreterin taraflardan beklediği de bu. Aksi halde Ekim sonu süreç sıkıntıya girebilir" dedi.  Özersay Ekim sonuna kadar yeterli ilerleme sağlanması durumunda ise Genel Sekreterin sürecin son aşamasına geçme kararı alma ihtimalinin çok yüksek olduğunu vurgladı.  Özersay "bizim için son aşama Garantör devletlerle Kıbrıstaki iki tarafın katılacağı dörtü yahut beşli bir toplantıdır."dedi... Rum tarafı yan çizebilir mi? Sorusu üzerine de Özersay, "Bekleyip görmek lazım. Umutlanmak için sebep var"yanıtı verdi. Petrol krizi nedeniyle sürecin olumsuz etkilendiğine işaret eden Özersay, Rum tarafının enerjisini bu konuya ayırdığını, sürecin en kritik aşamasında müzakerelere odaklanmak gerektiğini söyledi... Türk tarafının sadece "ben haklıyım deyip" oturamayacağını ifade eden Özersay, Kıbrıs Türkünün hakkının doğal olarak aranacağını, bugün yapılanın da bu olduğunu vurguladı. Türk tarafının neden Rum tarafının aramaya başlamasını beklediği sorusuna karşılık Özersay, konunun Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş döneminden bu yana Kıbrıs Türk tarafınca takip edildiğini ve Rum tarafının attığı her adımda protesto edilerek BM Genel Sekreteri'ne mektup gönderildiğini anlattı.  Özersay, "pBu adımlar 2003'ten itibaren her yol denenerek engellenmeye çalışıldı. Bizim son noktaya kadar beklememiz, "Rum tarafı fiilen kazmaya başlarsa gerekli adımları atarız" dememiz, iyi niyetle hareket etmek istememizdendir. Bizim için kıta sahanlığı antlaşması da, verdiğimiz ruhsatlar da Rum tarafını caydırmak ana hedefiyle yapılmıştır. Bu antlaşma önleyici tedbir niteliğindedir. Ancak ok yaydan çıktıysa ve Rum tarafı bu çalışmaları ertelemeyecekse bunu oturup izlemeye niyetimiz yoktur. Kıbrıs Türkünün hakkını korumak için biz de arama yapacağız. Bunu karşı karşı olduğumuz bu sorun ilk konuşulmaya başlandığında söylemiştik, şimdi de yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Daha önce böyle bir anlaşma duyulmadığının belirtilmesiyle ilgili olarak da Özersay, tüm dünyada kıta sahanlığı sınırlandırma antlaşmaları yapıldığını, Türkiye'de bu konuların uzmanı olan tüm isimlerin bu kavramı, yani "kıta sahanlığı sınırlandırma antlaşması" kavramını kullandığını belirtti ve bu antlaşma uluslararası hukuktaki paylaşım ilkelerine uygun olarak yapılmıştır dedi. Özersay, soru üzerine Sadece Rumların yer altı zenginliğini kullanmasının Rum Tarafını daha da çözümden uzaklaştıracağını ifade etti.  Özel Temsilci Özersay, Kıbrıs Türk Tarafının Güney'deki deniz altı zenginliğinde hakkı olduğunun da unutulmaması gerektiğini söyledi.. Kudret Özersay, Rum Liderliğinin, içte birlik sağlayacak diye petrolle kriz yaratarak siyasi başarı sağlayamayacağı uyarısı da yaptı. Petrolün barış ve istikrar getirmeyeceğine vurgu yapan Özersay, bu noktada Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun 4 maddelik uzlaşı önerisini hatırlattı.  BM'ye sunulan önerinin manevra değil somut bir öneri olduğunu vurgulayan Özersay, bir çok aktörün destek verdiği öneriye Rum tarafının da olumlu yaklaşmasını istediklerini söyledi... Özersay ayrıca son günlerde Dışişleri Bakanı Özgürgün'ün açıklamalarıyla gündeme gelen "yetkili-yetkisiz" tartışmasının hatırlatılması üzerine, "Bu ülkenin ihtiyacı olan şey, bu tür tartışmalar değildir. Hepimiz görevimize odaklanmalıyız. Ben bunu yapmaya devam edeceğim. Cumhurbaşkanımızın sözleri üzerine başka herhangi bir şey söylemek gerekmez diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
 
1 Ekim 2011 Cumartesi 14:30
Okunma: 410
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)