Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Rum Basınında İki Tarafın Mutabakata Yakın Olduğu Haberleri

Rum Basınında İki Tarafın Mutabakata Yakın Olduğu Haberleri

Anastasiadis'in Tek Egemenlik, Tek Uluslararası Temsiliyet Ve Tek Vatandaşlık Talebini Güvenceye Alan Ve Kıbrıslı Türklerin İç Dengelerle İlgili Endişelerini Tatmin Eden Bir Alıntı-ifade.

 
 
Rum Basınında İki Tarafın Mutabakata Yakın Olduğu Haberleri
AMERİKAN BÜYÜKELÇİ'DEN "BICOMMUNAL" VEYA "INTERCOMMUNAL" EKLENSİN MÜDAHALESİ


"HER DEFASINDA BİZİ SUYA GÖTÜRÜP SUSUZ GETİRİYORLAR"


Lefkoşa, 26 Ocak 14 (T.A.K.): İki tarafın; Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in talep ettiği tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlık şartını güvence altına alan ve Kıbrıslı Türklerin federal devletin iç dengeleriyle ilgili endişelerini tatmin eden bir alıntı-ifadeye oldukça yaklaşmış göründüğü bildirildi.


Kamuoyuna açıklama yapılmamasına rağmen ortak açıklama metniyle ilgili perde gerisi ve gayrı resmi sondajların, ABD Büyükelçisi'nin KKTC ve Güney Kıbrıs arasında mesaj ve öneri taşımasıyla devam etmekte olduğuna işaret eden Politis haberi manşetten şu başlık ve spotlarla aktardı:


"Flaş: Kıbrıs Sorunu Sıfır Noktasında... Bir Mutabakata Ramak Kaldı... Lefkoşa'daki Amerikan Büyükelçiden Her İki Tarafa Üst Düzeyde Arabuluculuk... Havada Kalan Tek Şey Zürih-Londra Anlaşmalarına Dayalı Çözüm Dengeleriyle İlgili Bir İfade... Tek Egemenlik ve Tek Vatandaşlığa Atıfta Bulunulan İhtilaflı Paragrafın Metnini Yayınlıyoruz... Anastasiadis 3 Singles'ı da Kazandı... Türkiye Rıza Gösterdi Derviş Eroğlu da Tek Egemenliği, Kıbrıs Türk Tarafının Bütün Endişeleri Kisvesiyle Kabul Etti."


Gazete edindiği bilgilere dayanarak tek egemenliğin, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Ankara ziyareti sırasında, Amerikalılar ve İngilizlerle sürekli irtibat halinde olan TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ısrarı üzerine kabul edildiğini, İngilizlerin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'le üslerle ilgili anlaşma imzalamalarının da tesadüf olmadığını yazdı, şöyle devam etti:


"Diplomatik bir kaynağa göre, uzun lafın kısası, Kıbrıs sorununda önemli gelişmelerin eşiğinde bulunuyoruz. Olgular da -BM'nin müdahalesi olmadan, Amerikalıların arabuluculuğu ile- BM'nin Kıbrıs sorunu grubunun bundan sonraki adımları incelemek üzere Salı günü Kıbrıs'a dönmesini gündeme getirecek kadar ilerledi. İlerleme olursa Alexander Downer'ın da önümüzdeki ayın başlarında Kıbrıs'a dönmesi muhtemeldir.


Anastasiadis'in geçen Cuma günü Ulusal Konsey'de, Anastasiadis'in şahsen yürüttüğü siyasi icraatlar olduğundan detaya girmeden aktardığı üzere gayrı resmî sondajlar aracılığıyla Türk ve Kıbrıs Türk tarafı da artık, Kıbrıs Rum tarafının; egemenliğin Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden eşit kaynaklanacağı (equally kelimesinin yinelenmesiyle) ifadesini benimsiyor. Ancak egemenlikteki ihtilaf konusu 'taraflardan hiçbiri öteki taraf üzerinde egemenlik, yetki veya güç talep edemez' ifadesini öneriden çıkarıyor.


Ancak Türk tarafı karşılık olarak, ortak açıklama taslağına '1960 Anlaşmalarından ortaya çıkan dengelere saygı gösterilmesini' öngören yeni bir öneri koydu. Bu ifade garantilerin devamına atıfta bulunuyor ve Ankara'nın değişmez taleplerinden birini oluşturuyor.


1960 anlaşmalarına atıfta bulunan söz konusu öneri, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin federal devlete dönüşmesinin kabulü olarak Kıbrıs Rum tarafı açısından olumlu görülebilecek olmasına karşın Başkan Anastasiadis, Türk garantilerine atıfta bulunabilecek ifadenin tamamen çıkartılmasını tercih ettiğini açıkça ortaya koydu.


AMERİKAN BÜYÜKELÇİ'DEN "BICOMMUNAL" VEYA "INTERCOMMUNAL" EKLENSİN MÜDAHALESİ


Gazetemizin öğrendiğine göre bu sebeple, iki taraf arasında köprü işlevi gören Amerikan unsuru 'iki toplumlu' (bicommunal) veya 'toplumlar arası' (intercommunal) kelimesinin eklenmesini önerdi. Kıbrıs Rum tarafı değiştirilmiş ve '1960 Anlaşmalarından oluşan iki toplumlu/toplumlar arası dengelere saygı gösterilecek' şeklinde olacak öneriyi tartışabileceğini gösterdi ve şimdi Derviş Eroğlu'nun cevabını bekliyor.


Türkler tarafından yapılan ekin neden en azından eski görüldüğünün sebebi Başkan Anastasiadis'in, garantiler konusunun Türkiye'nin da hazır bulunmasıyla görüşülmesi ve Zürih dengelerine taahhüt verilmemesi gerektiği düşüncesinde olmasıdır. Anastasisdis'in bir süreden beridir sahip olduğu tez, Federal Kıbrıs Cumhuriyeti'nin güvenliğinin, halen mevcut olan NATO ve AB yapıları ve Kıbrıs'ın Barış İçin Ortaklığa katılımının garantisinde olacağı tezidir.


Bu nedenle Anastasiadis, ifadenin birçok önemli unsur içeriyor olduğunu kabul etmesine karşın bu aşamada taahhüt vermeye can atmıyor. '1960 Anlaşmalarından oluşan dengelere saygı gösterilecek' ifadesinin kalıyor olmasına karşın, Yunanistan'ın ve artık İngiltere'nin de garantörlük haklarının devamını istemiyor olmaları mantığıyla Türkiye'nin garantiler konusunda herhangi bir şey başarabileceği kuşkuludur.


Aynı zamanda, söylendiği üzere, dengelere atıfta bulunulması şu noktalarda Kıbrıs Rum tarafının işine geliyor: 1-Kıbrıs Cumhuriyeti'nin federasyona dönüşeceği kabul ediliyor, 2- Başkan'ın Kıbrıslı Rum, Başkan Yardımcısı'nın da Kıbrıslı Türk olacağı yasallaşıyor, 3-Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin federasyon organlarına katılım oranı korunuyor. Zürih-Londra Anlaşmaları konusunda ise, Başkan Tasos Papadopulos'un bunları 'nimet' olarak nitelediği, Vatandaşlar İttifakı'ndan Nikos Kutsu'nun da Kıbrıs sorunundaki siyasi argümanının tamamını Zürih'e dönüşe dayandırdığını kimse unutulmamalıdır.


ÖNERİ METNİNİN BİR KISMI:


o Çözüm iki toplumlu, iki bölgeli, Güvenlik Konseyi kararlarında belirlendiği şekilde siyasi eşitliğe ve Doruk Anlaşmalarına dayanacak.o Birleşik Kıbrıs, BM ve AB üyesi olarak, tek uluslararası hukuki temsiliyete ve BM yasası uyarınca bütün BM üyelerinin sahip olduğu ve Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden eşit kaynaklanacak tek egemenliğe sahip olacak.o Taraflardan hiçbiri diğeri üzerinde yetki veya güç talep edemeyeceko Federal mevzuatla düzenlenecek bir Kıbrıs vatandaşlığı olacak. Birleşik Kıbrıs'ın bütün vatandaşları aynı zamanda ya Kıbrıs Rum oluşturucu devletçiğinin veya Kıbrıs Türk oluşturucu devletçiğinin vatandaşı olacak. Bu, iç statü olacak, hiçbir şekilde Birleşik Kıbrıs vatandaşlığının altını oymayacak, onun tamamlayıcısı olacak.o Federasyonun iki bölgelilik ve iki toplumluluk niteliği ve AB'nin üzerine bina edildiği ilkeler korunacak ve bütün ada tarafından saygı gösterilecek.o 1960 Anlaşmalarından meydana gelen (toplumlar arası) dengelere saygı gösterilecek.


TÜRKİYE'NİN TAVRI


Tayyip Erdoğan'ın Brüksel'deki tavrından ortaya çıktığı üzere Türkiye, Türk Başbakan'ın ülke içerisindeki sorunlarına karşın Kıbrıs sorununun çözüm sürecine bağlı görünüyor. Türk Başbakan, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu'nun Cuma günü Ulusal Konsey huzurunda kabul ettiği gibi, Brüksel'de iki bağımsız devletten söz etmedi.


Büyük iç sorunları ve Doğuya yönelmiş başarısız dış politikası ile Türkiye'nin Batı'ya ve Avrupa perspektifine yönelmekten ve Levantin enerji projesine katılım talep etmekten başka çaresi yoktur. Bu iki hedefi başarmasının zaruri koşulu da Kıbrıs sorununun çözümüdür."


Haftalık Kathimerini BM Güvenlik Konseyi'nin çarşamba günkü Barış Gücü ve iyi niyet misyonuyla ilgili bilgilendirilmesinin ılımlı bir havada geçtiğini -ılımlı geçmesinin Downer'ın bilgilendirmeyi telekonferans yöntemiyle yapmasından da kaynaklanıyor olabileceğini- ancak 5 Daimi Üye'ye salı günü dağıtılan ve Rum tarafının çok az ve sözlü itiraz ettiği İngiliz taslağı da dikkate alındığında, taraflardan hiçbirinin ortak açıklama metni üzerinde 4 aydır yapılan müzakerelerde kaydedilen ilerlemenin kaybedilmesini istemediği sonucunun çıkartılabileceğini yazdı.


Gazete "BM'de Beklenen Anlaşmayla İlgili Söylentiler... Lefkoşa, Yoğun Bir Diplomatik Perde Gerisinin Devam Ettiğini İtiraf Etti" başlıklı haberinde Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun Özel Temsilcisi ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Osman Ertuğ ve Rum tarafının müzakerecisi Andreas Mavroyannis'in ortak açıklama müzakerelerinde vardıkları noktadaki anlaşmazlığın, toplumlardan birinin öteki üzerinde hakimiyet kurmamasına ilişkin ihtilaflı ifadede odaklandığını yazdı.


Gazete, Güvenlik Konseyi'ndeki ılımlı ortamda geçen istişarelerin ardından, ortak açıklamada anlaşma beklenmekte olduğu söylentilerinin yoğunlaştığına dikkat çekerek şunları yazdı:


"Lefkoşa'daki üst düzeyli Kıbrıslı Rum kaynak, Downer'ın Kıbrıs'tan ayrılmasından sonra yoğun bir diplomatik perde gerisi olduğunu ve henüz bitmediğini itiraf etti. Ancak benzer bir şey, Amerikalılar ve BM, 1 Aralık'taki DİKO seçimlerinden sonra ortak açıklama meselesinin anlaşmayla sonlanacağını düşündükleri kasım ayında da söylenmişti. 


"HER DEFASINDA BİZİ SUYA GÖTÜRÜP SUSUZ GETİRİYORLAR"


'Her defasında bizi suya götürüp susuz getiriyorlar' görüşünde olan kaynak, ortak açıklama söylemindeki anlaşmazlığın özlü olduğuna ancak sözcüklerle gizlendiğine işaret etti, şunları söyledi:


"Bizim taraf ne zaman ortak anlaşma meselesinin kapanacağına inansa Eroğlu başka bir şey istiyor. Egemenlik sözel bir anlaşmazlık değildir. Arkasında, çözüm ve ülkenin geleceğiyle ilgili farklı yaklaşımlar saklıyor. Ancak bunlara karşın çözülmesi gereken en ciddi konu, Başkan Anastasiadis'in de Dışişleri Bakanı Kasulidis'in de kamuoyuna açıklamalarında 'bizi yoruyor' diye niteledikleri, Türk tarafındaki çok dilliliktir. Ankara'dan başka, Kıbrıs Türk muhalefetinden -açıkça Nami'yi kastetti-  başka, Downer'den başka ve Eroğlu'ndan tamamen başka şeyler işitiyoruz. Türk tezini bağlayıcı şekilde bilmeye ve artık şartlarımıza saygı gösterilmesine ihtiyacımız var. Bizim taraf elinden geleni yaptı ancak artık temel çözüm ilkeleri tehlikeye atılamaz."


(ŞA/GÜL)


 
26 Ocak 2014 Pazar 10:38
Okunma: 645
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)