Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Rum Basınından Downer'e Eleştiri...

Rum Basınından Downer'e Eleştiri...

"new York'ta Başka, Ada'da Başka Konuştu... Casus Ve İngilizlerin Yes-man'i...".

 
 
Rum Basınından Downer'e Eleştiri...
STEFANU: "DOWNER'IN MEKİK DİPLOMASİSİ PROSEDÜRÜ DEĞİŞTİRMEZ"


OMİRU: "BM SORUMLUYU TEŞHİS EDİP SORUMLULUK YÜKLEMELİ"


Lefkoşa, 29 Nisan 12 (T.A.K.): Rum basını BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'i "New-York'ta başka, adada başka konuşmakla" ve "casuslukla" suçlarken; Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu, "Downer'in mekik diplomasisi prosedürü değiştirmez" dedi.


Haftalık Kathimerini gazetesi,  "Downer New York'ta Başka, Lefkoşa'da Başka Konuştu... BM'nin Kıbrıs Sorunu Sekreterliği Eroğlu-Anastasiadis İkilisiyle Gevşek Konfederasyon Başarılabileceğini Değerlendiriyor" başlıklı haberinde, Downer'ın Rum ve Yunan büyükelçileri ile  Güvenlik Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmelerde "müzakere prosedürüne seçim kampanyasını engellemeyecek noktaya kadar, en azından haziran sonuna kadar devam edileceği; sonrasında prosedürün  özel temsilciler ve uzmanların görüşmeleriyle yılsonuna kadar idame ettirileceği"  mesajı verdiğini yazdı.


Downer'ın Ledra Palace'da düzenlediği basın toplantısında söylediklerinin ise, Ban-Downer görüşmesinden önce var olan "prosedürün şartlı devam edeceği" ve "çalışmanın bugüne kadar olduğu gibi devam edemeyeceğini' doğruladığını yazdı.


Habere göre Downer, müdahil tarafların daimi temsilcilerini New York'ta bilgilendirirken, Genel Sekreter Ban Ki Moon ve Lynn Pascoe'yla yaptıkları toplantıda alınan kararın müzakerelerin, önümüzdeki günlerde BM yetkililerinin iki tarafla belirleyeceği bazı prosedürel detaylarla en azından haziran sonuna kadar devam edebileceğini öngördüğünü söyledi.


Gazete, aslında iki liderin ve temsilcilerinin önce ağırlığı yönetim (uzman John McGarry'nin de Ban-Downer-Pascoe toplantısına katılması bu yüzdendi) ve mülkiyet başlıklarına ağırlık vereceklerini, ardından da vatandaşlık ve AB konularına girileceğini yazdı, şu detayları verdi:


"BM, fikirlerle görüş ayrıklıklarının üzerine köprü kurma ve görüş birliklerine varma çabasıyla 'mekik diplomasisine' devam edecek. Görüş birliklerine ulaşılması ve uzlaşılanların not edilmesinin, yazılı öneriler sunmalarının (BM yetkililerinin) taraflarca kabul edileceği oranda kolaylaşacağına inanıyor.


Bu prosedürün tipik hedefi, görüş birliği bulunması ve eylül ayında uluslararası konferans düzenlenmesidir ancak Downer'ın New York'ta muhataplarına en olası senaryo olarak sunduğu bu senaryo, BM merkezinde Washington ve Brüksel'deki karar merkezlerinde gerçekleştirilebilir görülmüyor. Ancak Sayın Özersay ve Sayın Yakovu seyrek aralıklarla görüşmelerinde, iki lider arasında da söz olursa gerçekleştirilebilir.


Prosedürün başkanlık seçimlerine kadar yaşarsa (veya bitkisel hayatta kalırsa) Mart 2013'ten sonra yeni ve belki 'nihai bir çabanın' başarısı daha çok olabilir."


Gazete haberinin "Seçimler, Anastasiadis ve Müzakereler" başlığıyla ayırdığı bölümünde ise, Kıbrıs doğrudan müzakere prosedürün devam etmesi tercihinin, Kıbrıs'ın iç durumunun analiz edilmesinden sonra yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:


"Sekreterliğin Kıbrıs sorunuyla meşgul olan yetkililer grubu, Başkan Hristofyas'ın artık Kıbrıs sorununda herhangi büyük bir karar almasının imkânsız olduğunu değerlendiriyor. Bu olgu temelinde olabilecek tek şey, prosedürün idame ettirilmesi ve bir ara uzlaşılmış olanların güvence altına alınması yönteminin bulunmasıdır.


Aynı zamanda Derviş Eroğlu'na da bakıyor ve seçimlerden sonra muhatabının Nikos Anastasiadis olabileceğini (Anastasiadis'le çapraz oyu kabul etmek zorunda olmayacak) ve ikisinin gevşek bir konfederasyonda uzlaşabileceğini hesap ediyorlar. Aynı şekilde, iki bölgeli federasyonu kabul etmeyen bir merkez adayı ile 2004'tekine benzer şartlarla karşılaşabilir.


Downer, basın toplantısında soruları yanıtlarken,  prosedür ve seçimler arasındaki ilişkiye bazı parametreler koydu. 'Her iki taraf da önümüzdeki haftalarda nasıl müzakere edeceklerine ilişkin prosedürel detaylara bakmalı. Takvimle, Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığıyla, ağustos ayındaki yaz tatiliyle, başkanlık seçimlerine ilişkin seçim kampanyası dönemine girilecek yılsonuyla ilgili çok şey söylenebilir. Bütün bunlar önemli konular... Mesele seçimlerin ve seçimlere doğru gidilen aylarda önemli bir dikkat kayması olup olmayacağıdır' dedi."


Fileleftheros "BM'den Dengeleme Çabası... Doğrudan Müzakerelerde İki Tarafın Tezlerini Aşarak Ortak Zemin Bulmaya Çalışıyor" başlıklı haberinde Downer'ın cuma günkü basın toplantısında söylediklerinden, tarafların Kıbrıs sorunundaki birbirinden farklı tez ve niyetleri arasında bir denge kurmaya çalışıldığı sonucu çıktığını yazdı.


Gazete, Rum tarafının şu anda müzakerelerin, AB dönem başkanlığını devralacağı 1 Temmuz'dan sonra da sürebileceği, bunun çözüm çabalarıyla hiçbir alakası olmadığı, uluslararası konferansın da ancak Kıbrıs sorununun iç yönlerde anlaşmaya varılması halinde gerçekleştirilebileceği söyleminde bulunduğunu yazdı.


Gazete, Türk tarafının söyleminin ise, müzakerelerin 1 Temmuz sonrasında devam edemeyeceğini ve derhal çoklu konferans çağrılmasının şart olduğu ve müzakereler daha sonra devam edecekse, farklı bir zeminde olması gerektiği olduğunu hatırlattı.


Gazete Downer'ın basın toplantısında bu noktaya işaret etmesinden, "müzakerelerin devamı ve yaz döneminde çoklu konferans söylemleri arasında ortak zemin bulunmaya çalışılacağı" sonucunun çıkarıldığını belirtti.


"DOWNER'IN MEKİK DİPLOMASİSİ PROSEDÜRÜ DEĞŞTİRMEZ"


Aynı gazete "Başkan: Doğrudan Müzakerelere Devam... Sözcü: Prosedür Değişmiyor, Kıbrıs Aidiyetinde Kalıyor... Omiru, Çıkmaz Konusunda Sorumluluk Yüklenmesini İstiyor" başlıklı haberinde; Rum yönetiminin Downer'ın mekik diplomasisinin Kıbrıs sorunundaki doğrudan müzakereler prosedürünü değiştirmediği görüşünde olduğunu yazdı.


Gazete, Sözcü Stefanos Stefanu'nun, Aleksander Downer'ın basın toplantısı nedeniyle dün yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri'ne de iletildiği gibi, Hristofyas'ın  "AB dönem başkanlığının devralınmasından sonra da uzlaşılmış iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çerçevesindeki müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu" söylediğini yazdı.


Habere göre müzakerelerde pek çok zorluk ve sorunla karşılaşıldığını söyleyen, bundan da Kıbrıs Türk tarafının tavrını sorumlu tutan Stefanu, "Bu prosedür değişmiyor, aynı kalıyor. Dahası, prosedürde değişiklik meselesi ne Başkan Hristofyas'la dünkü görüşmesi sırasında Downer tarafından, ne de BM Genel Sekreteri tarafından gündeme getirildi. Prosedür Kıbrıs Aidiyetinde kalıyor" dedi.


Kıbrıs sorununda uluslararası konferans düzenlenmesi konusuna da değinen Stefanu, "Sorunun iç yönlerinde anlaşmaya varıldığı takdirde, böyle bir konferansta Kıbrıs sorununun uluslararsı yönlerinin görüşülebileceği BM'nin tezidir" ifadesini kullandı, şunları ekledi:


"Maalesef bugünkü verilerle bu perspektif uzaktır. Çözüm perspektifi olabilmesi için Türk tarafının oyalama taktiğini terk etmesi gerekir. Yine, üstlendiği ve kendisine tevdi edilen yükümlülüklerini yerine getirmek ve Kıbrıs sorununa BM kararları temelinde, işgale ve kolonizasyona son verip ülkeyi birleştirecek bir çözüm bulunması konusunda Rum tarafıyla işbirliği yapmak zorundadır."


OMİRU: "BM SORUMLUYU TEŞHİS EDİP SORUMLULUK YÜKLEMELİ"


Gazete, Meclis (ve EDEK) Başkanı Yannakis Omiru'nun , "4 yıllık müzakerelerden sonra bugün var olan çıkmaz konusunda sorumluluklar yüklenilmesi, müzakereleri başarısızlığa sürükleyen çıkmazın sorumlusunun teşhis edilmesi gerekir" dediğini yazdı.


Habere göre Omiru, Kıbrıs sorununun kritik başlıklarına ilişkin özlü yönlerde anlaşma sağlanmadığı için Genel Sekreter'in "çoklu konferans" olarak isimlendirdiği şeyin çağrılmasının "mantıksız" ve "kabul edilemez" olduğunu savundu. Omiru, uluslar arası konferansın ancak "Kıbrıs sorununun uluslar arası yönleri için ve diğer bütün yönlerinde anlaşmaya varılması şartıyla mantıklı olabileceği" görüşünü ortaya koydu.


DOWNER "CASUS VE İNGİLİZLERİN 'YES-MAN"İ


Simerini de, "Dolaylı Görüşmelerle Devam... Aleksander Downer Doğrudan Müzakerelerin Başarısız Olduğunu İtiraf Etti" başlıklı haberinde, Downer'ın müzakerelerin yeniden canlandırılması için yürütülme şeklinde değişiklik ilan ettiğini yazdı.


Downer'ın cuma günü Ledra Palace'da düzenlediği basın toplantısında söylediklerinden alıntılara yer veren gazete, "müzakerelerin en azından iki hafta dolaylı şekilde yürütüleceği" ifadesiyle hem kendini, hem de grubunu "yükselttiği" yorumunda bulundu.


Gazete, şunları yazdı:


"Bu gelişme olumlu bulunmuyor. Çünkü kontrol Başkan Hristofyas'ın elinden daha çok çıkıyor ve casus olarak da çalışan, bütün siyasi liderliğin istenmeyen kişi ilan ettiği ve Başkan Hristofyas'ın da güvenmediği  İngilizlerin 'yes-man'ine ayrı bir fırsat veriyor..."


(ŞA/GÜR)


 
29 Nisan 2012 Pazar 12:35
Okunma: 458
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)