Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Rum Tarafından "türklerin Taleplerinin Engellenmesiyle İlgili Siyasi Eylemsizlik"...

Rum Tarafından "türklerin Taleplerinin Engellenmesiyle İlgili Siyasi Eylemsizlik"...

Lefkoşa, 6 Mayıs 12 (T.a.k): Rum Tarafının 2010 Yılından Bu Yana, Türklerin "Kıbrıs'ın Deniz Bölgesindeki" İddia/taleplerinin Farkında Olduğu, Ancak 2 Yıl Boyunca Bunları Engellemek Adına En Küçük Bir Şey Dahi Yapmadığı İleri Sürüldü..

 
 
Rum Tarafından

Fileleftheros gazetesi yayımladığı haberinde, Rum tarafının 2010 yılından bu yana "Kıbrıs'ın deniz bölgesindeki" Türk iddia/taleplerinin farkında olduğunu, ancak 2 yıl boyunca bunları engellemek için en küçük bir şey dahi yapmadığını bununla birlikte tek taraflı dahi olsa, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine yaptırımlar uygulanması konusunu açmaktan kaçındığını öne sürdü.

Gazete, Pavlos Ksanthulis imzalı Brüksel çıkışlı haberinde, Rum tarafının "Ankara'nın Kıbrıs'ın deniz bölgesindeki talepleri konusunda sergilediği tavrın; Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Münhasır Ekonomik Bölgesine karşı çıkılmasıyla ilgili yaklaşımlarının engellenmesine ilişkin iki yıllık eylemsizlik, uyutma politikası ve temel strateji eksikliği olarak nitelendirildiğini" ifade etti.

Rum tarafının, Erdoğan hükümetinin 2010 ve 2011 yılında AB karşısında ortaya koymuş olduğu yazılı görüş aracılığıyla, Türklerin iddia/taleplerinin tamamen farkında olduğunu yazan gazete, Erdoğan hükümetinin Brüksel'i ve aralarında Rum tarafının da bulunduğu 27 AB üye ülkesini "Kıbrıs'ın batısında bulunan bölgelerde, bir diğer ifadeyle Baf'ın deniz bölgesinde deniz yetkisi bulunduğu konusunda bilgilendirdiğini" kaydetti.

Rum hükümetinin Türklerin planlamalarını tersine çevirmek için en küçük bir şey dahi yapmadığını yazan gazete, Rum hükümetinin şaşırtıcı bir ihmalkârlık sergilediğini belirtti.

Türkiye'nin, iki yılın geçmesinin akabinde, Bakanlar Kurulu kararıyla, Rum tarafının 1, 4, 5, 6 ve 7'inci parselleriyle kesişecek şekilde, Rum tarafının sözde MEB'i içerisinde de hidrokarbon yatakları araştırmaları yapılması için izin çıkardığını Türkiye hükümetinin resmi gazetesinde açıklayarak; taleplerini somutlaştırma konusunda hareket ettiğini yazan gazete, bu gelişmeler yaşanırken, Rum tarafının ise tribünlere oynayarak, Brüksel nezdinde girişimlerde bulunacağını ve mektuplar yollayacağını söylemekte olduğunu ekledi.

İki yıl boyunca, Rum hükümetinin sergilediği siyasi eylemsizliğin "genişliğinin" ve Rum siyasi partilerin tümünün tavrının; suç ihmali sınırlarına dayanmakta olduğunu yazan gazete, AB katılımı adayı olan Türkiye'nin 27 üye devleti karşısında "Kıbrıs'ın batısında bulunan bölgelerde deniz yetkisine sahip olduğunu" söylemesinin ve Rum tarafının da Türkiye'nin AB katılım müzakerelerine sadece evet demeye devam etmekle kalmayıp, "olumlu ajanda" aracılığıyla, bunu güçlendirmeye ve canlandırmayı sürdürmesinin, nasıl da mümkün olduğu sorusunu sordu.

Ankara'nın AB'deki ilk faaliyetlerinin ne zaman gerçekleştiği ve "Kıbrıs deniz bölgesindeki" iddia/taleplerin yazılı olarak ne zaman ortaya konduğu hususunda ise gazete şunları yazdı;

"1. İlk Türk hareketi tam olarak 2 yıl önce, 2010 yılının Mayıs ayında gerçekleşti. Gazetenin Kostas Venizelos'un röportajıyla ifşa ettiği üzere, Türkiye bir belge sundu ve AB'yle gerçekleştirmekte olduğu temasları çerçevesinde, koordinatlar da vererek, Kıbrıs deniz bölgesindeki iddia/talepleri konusunu gündeme getirdi.

2. İkinci hareket ise bir yıl sonra gerçekleşti. Gazete'nin yine başka bir röportajında ifşa ettiği üzere, Ankara, Kıbrıs'ın batısında bulunan bölgelerde, bir diğer ifadeyle Baf deniz bölgesinde sözde deniz yetkisine sahip olduğu konusunda AB'yi resmi olarak bilgilendirerek; çıkarları güçlendirme ve yasal haklar talep etme duyurusu yaptı."

Türklerin taleplerinin Rum hükümetini "heyecanlandırmadığını" yazan gazete, Rum tarafının elleri bağlı bir şekilde kaldığını kaydetti.

Bu durumun Rum tarafındaki muhalefet partileri için de geçerli olduğunu belirten gazete, hükümetin politikasını kontrol etmekle yükümlü olduklarından dolayı; muhalefet partilerinin de kendi sorumluluk paylarına sahip olduklarını ekledi.

Her halükarda, sonucun trajik olduğunu yazan gazete, iki yılın ardından Türkiye'nin sözde Rum MEB'i içerisindeki taleplerini somutlaştırmakta ve hidrokarbon araştırmaları yapılması için izin çıkarmakta olduğunu kaydetti.

Rum tarafının ise bu durum karşısında, girişimlerde bulunacağını ve mektuplar yollayacağını söylediğini belirten gazete, ancak Rum kesiminin, katılım müzakereleri ve Ankara karşısında; tek taraflı dahi olsa yaptırımlar uygulanması konusunu gündeme getirmediğini ekledi.

Gazete "Komisyon'dan Ankara'ya Destek" ara başlığıyla yayımladığı haberinde ise, Avrupa Komisyonu'nun, Türkiye Bakanlar Kurulu'nun kararını ve sözde Rum MEB'i içerisinde hidrokarbon yatakları tespiti için izin çıkarılmasını destekleyerek; Türklerin "Kıbrıs deniz bölgesindeki" taleplerini desteklemekte olduğunu ileri sürdü.

Gazete, haberinin devamında, AB'nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Fule'nin geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili olarak gazeteye yaptığı açıklamaları anımsattı.

"TRİBÜNLERE OYNAYAN GİRİŞİMLER"

Rum tarafının AB'nin bir parçası olduğunu, topluluğun eşit bir üyesi olduğunu ve Brüksel'in ifade etmekte olduğu politikanın şekillendirilmesinde rol oynamakta olduğunu yazan gazete, bundan dolayı, AB'nin, Türklerin sözde Rum MEB'indeki talepleri karşısında muhafaza etmekte olduğu hoşgörülü tavırla ilgili sorumluluğun, bizzat Rum tarafının kendisinin de canını sıkmakta olduğunu kaydetti.

Gazete, eğer istemiş olsaydı Rum tarafının oyun tahtasına kendi kurallarını yerleştirebileceğini, ancak bunu yapmadığını ekledi.

Rum tarafının sonradan yapacağı girişimler ve yollayacağı protesto mektuplarının, tribünlere oynayan hareketleri teşkil etmekte olduğunu ve var olan koşulları değiştirmemekte olduğunu yazan gazete, bu durumun, Türkiye'nin "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Rum MEB'indeki egemenliğinin başka bir parçasını talep etmekte olmasını alaşağı etmemekte olduğunu", öte yandan Türkiye'nin AB katılım müzakerelerine rahatsız edilmemiş bir şekilde devam etmekte olduğunu ekledi.

(İY/ KAR)

 
6 Mayıs 2012 Pazar 11:20
Okunma: 429
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)