Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Rum Ulusal Konseyi'ne Sunulan Kıbrıs Sorunuyla İlgili Belgeler Açıklanıyor

Rum Ulusal Konseyi'ne Sunulan Kıbrıs Sorunuyla İlgili Belgeler Açıklanıyor

Edek'in Belgesi Detayıyla, Konsey'de Konuşulanların Basına Sızdırılmasını Eleştiren Diko'nun Görüşleri Özetle Aktarıldı.

 
 
Rum Ulusal Konseyi'ne Sunulan Kıbrıs Sorunuyla İlgili Belgeler Açıklanıyor
Lefkoşa, 28 Ocak 14 (T.A.K.): Rum siyasi partilerinin Rum Ulusal Konsey toplantısında sundukları Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşleri basında yer almaya devam ediyor. Bugün EDEK'in Konsey'e sunduğu belge yayımlandı.


Fileleftheros "EDEK: Yeni Strateji Zamanı Geldi... Ulusal Konsey Toplantısında Sunduğu Kıbrıs Sorunuyla İlgili Belgesinde Neler Öneriyor... Başkan Ban Ki-moon'dan Downer'ı Uzaklaştırmasını İstesin" başlıklı haberinde EDEK açısından Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün "işleyebilir ve yaşayabilir olması için şu asgari nitelikleri taşıması gerektiğini" yazdı:


"-Türk askerlerinin tamamının çekilmesiyle Türk askeri işgaline son verilmeli. Ülkenin, devletin, kurumların ve ekonominin gerçek bütünlüğü güvence altına alınmalı. Bir, üniter ve bölünmez egemenlik, tek uluslararası hukuki temsiliyet ve tek vatandaşlığın tesis edilmiş olması. Yetkilerin merkezi federal hükümete ait olacağının karinesi (delillendirilmesi). Federal devlete dönüştürülmek suretiyle Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamının güvence altına alınması.


-Kıbrıs vatandaşlarını ikinci sınıf Avrupa Birliği vatandaşı haline getirecek sapmalar olmadan Avrupa müktesebatının Kıbrıs'ın tamamında uygulanması tedbirleri alınmalı ve tesis edilmeli.


-İnsan haklarına ve hukuk devletine saygı güvence altına alınmalı. Yerleşiklerin gitmesi tedbirleri alınmalı. Kolonizasyon 1949 Cenevre Sözleşmesi tahtında savaş suçudur. Uluslararası Hukuk ve Avrupa Hukuku tahtında göçmenlerin geri dönüş hakkının tanınması ve tesis edilmesi. Aynı şeyin malların serbest kullanımı kişisel hakkı için de geçerli olması.


-Üçüncü bir ülkeye garantörlük hakkı vermeyecek yeni bir güvenlik sistemi. Kıbrıs'ın BM'ye ve AB'ye katılımı yeterli garanti çerçevesini oluşturur. Kıbrıs'ın AB'nin Ortak Dış Siyaset ve Savunma Politikası'na katılımının yabancı güçlerin kararına bırakılmaması.


-Kıbrıs devleti, egemenliğinin bir sonucu olarak, Hava Sahası'nda, Münhasır Egemenlik Bölgesi'nde, Karasularında ve Arama Kurtarma Sorumluluk Bölgesi'nde tam denetim uygulaması, bu tür hakları veya yetkileri yabancı bir devlete vermemesi."


EDEK, Rum Ulusal Konseyi'ne sunduğu belgesinde BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'a da değindi ve "Genel Sekreter'in Özel Danışmanı'nın belgesinin içeriğine bakılmaksızın, bizim tarafın Yönetim Başlığı'nda sunduğu dönüşümlü başkanlık ve ağırlıklı oy önerilerin geçerli olmadığının açıkça belirtilmesi gerekir" ifadesine yer verdi. "Downer meselesi bitmelidir" diyen EDEK, Anastasiadis hükümetinin Downer'ın uzaklaştırılması konusunu resmen BM Genel Sekreteri'nin önüne koyması gerektiği görüşünü vurguladı.


EDEK, Rum tarafının Kıbrıs sorununda uygulaması gerektiğine inandığı yeni stratejiyi ise belgesinde şöyle aktardı:


"-Kıbrıs sorununda, Ulusal Konsey'in Eylül 2009 tarihli ortak açıklamasına dayanan bir program şekillendirilerek resmen uluslararası camia ve Avrupa camiasının önüne konulmalı.


-Dönüşümlü başkanlık, ağırlıklı oy, yerleşiklerin kalması, mülkiyetle ilgili öneriler, Türk vatandaşlarına 4 özgürlüğün verilmesi ve hükümete iki başlılık ithal eden maddelerin geri çekilmesi


-Kıbrıs Helen tarafının, görüş birlikleri belgesini müzakerelerin devamı için ara veya herhangi başka bir anlaşma olarak kabul etmediğinin kesin bir dille ortaya konulması. Kıbrıs sorununun iç ve dış yönlerinin birbirinden ayrılması. Türk askerlerinin çekilmesi, yerleşiklerin gitmesi ve 1960 garantilerinin kaldırılması konuları, sorumluluklarıyla yüzleşmesi için Türkiye'nin önüne konulmalı. Bu nedenle, bu konuların herhangi toplumlar arası müzakerede görüşülmesinin bir mantığı yoktur. Uluslararası yönün BM'nin, AB'nin, üç garantör gücün ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin katılacağı bir uluslararası konferansta görüşülmesini isteme zamanı gelmiştir. Kıbrıs sorununun çözüm ilkeleri demetinin gelecek Avrupa Konseyi toplantılarından birinde benimsenmesi talebi ileri götürülmelidir. AB'ye, Kıbrıs sorununa özel temsilci olarak siyasi bir şahsiyet ataması talebi götürülmeli, çok yoğun bir propaganda seferberliği başlatılmalıdır.


-Güvenlik Konseyi'nin 550 (1984) ve 789 (1992) sayılı kararlarının ve 1979 Kiprianu-Denktaş Doruk Anlaşması'nın Maraş'ın iadesi, mahsur haklarına saygı gösterilmesi, Kıbrıs Rum malı gaspları ve kültürel miras tahribatı konularına öncelik verilerek uygulanması için girişimlerde bulunulmalı.


Beklenen baskı ve şantajların etkin göğüslenebilmesi için bölgedeki jeopolitik değişimlerin-Türkiye-İsrail ilişkileri, Kürt meselesi, Suriye, Rus unsuru- değerlendirilmesinden sonra, en kısa zamanda Yunanistan'la üniter bir milli strateji belirlenmesi için istişareye girilmesi. Kıbrıs ve Yunanistan'daki kötü ekonomik durumdan yararlanmayı düşünenlere de,  krizin ağırlığı altında boyun eğeceğimizi zannetmemeleri mesajı verilmeli."


DİKO KONSEY'DE KONUŞULANLARIN BASINA SIZDIRILMASINI ELEŞTİRDİ


Aynı gazete DİKO'nun, Rum Ulusal Konseyi'nde yapılan tartışmaların Rum medyasına sızdırılmasına sert tepki gösterdiğini yazdı.


Habere göre, bilgi ve belgelerin sızmasından basını değil konsey toplantılarına katılanları sorumlu tutan DİKO, bu durumun Rum tarafının müzakerecilik kabiliyetini, Konsey'in itibarını, bilgi sızdırıp sızdırmamalarına bakılmaksızın Konsey toplantılarına katılanların güvenilirliğini zedelediğine dikkat çekti.


Gazete, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos'un Konsey toplantısına sunduğu Kıbrıs sorunuyla ilgili tezlerini de şöyle aktardı:


DİKO'NUN KIBRIS MÜZAKERELERİYLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ


"-Müzakerelerin kesilmesinin sorumlusu Türk tarafıdır. Bizim taraf, müzakereler ne zaman başlayacak olsa taviz vermekten vazgeçmelidir.


-Müzakerelerin zeminini belirleyecek, dip notları, yapıcı belirsizlikleri, 'gri noktaları' olmayan kısa bir ortak açıklama yapılmasını destekliyor ve bizim tarafın bu tezde ısrar etmesi gerektiğine inanıyoruz.


-Uzun soluklu ortak açıklama taslağıyla yapılmaya çalışılan ve son çıkmazı gündeme getiren, Kıbrıs sorununun, öncelikle Kıbrıs Türk tarafını ilgilendiren ana yönlerinin müzakerelerden önce kapatılmasına karşıyız.


-Bizim tarafın strateji ve taktiğinin, 2014'te gerek Türkiye'deki ve bölgedeki, gerekse AB alanında bir dizi jeopolitik ve siyasi gelişmeleri dikkate alması gerektiğine inanıyoruz."


(ŞA/GÜL)


* * * * * * * * * *


 
28 Ocak 2014 Salı 12:05
Okunma: 562
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)