Ana Sayfa » G. Kıbrıs » Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Sorunundaki Hareket Ekseni

Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Sorunundaki Hareket Ekseni

Müzakereler, Anastasiadis'in Katılması Ve Ban'la Da Görüşmesi Beklenen Ekim'deki Bm Genel Kurulu Sonrasına Bırakılıyor.

 
 
Rum Yönetimi'nin Kıbrıs Sorunundaki Hareket Ekseni
Lefkoşa, 1 Mayıs 13 (T.A.K.):  Fileleftheros Kıbrıs müzakere sürecinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in de katılması ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'la da görüşmesi beklenen Ekim ayındaki BM Genel Kurulu'ndan sonra yeniden başlayacağını haber verdi.


Gazete Rum tarafının hareket ekseniyle ilgili diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberini "Üç Hareket Ekseni... Kıbrıs Sorunu: Lefkoşa'nın Metodolojisi, Ön Hazırlık ve Ortam Çalışmaları... Çabalar BM Genel Kurul Toplantısından Sonra" başlık ve spotlarıyla yansıttı.


Diplomatik kaynakların, Rum tarafındaki ekonomik gerçekler ve o zamana kadar yapılması gereken ön hazırlık dikkate alındığında, ortaya gayrı resmî bir gelişmeler takvimi çıktığına işaret ettiklerini yazan gazete devamla şunları kaydetti:


"Ekonomiyle ilgili olarak, uluslararasındaki muhatapları Lefkoşa'nın şu anda acil ve ivedi önceliğinin mevcut ekonomik krizin göğüslenmesi ve istikrar şartlarına geri dönüşte olduğunu anlamış görünüyor.  Yine, Lefkoşa'nın bu ön hazırlıklarının tamamen geçerli, mevcut gerçeklere dayalı olup, başka hiçbir maksat taşımadığı da anlaşılmış görünüyor.


Yine aynı kaynaklara göre o zamana kadar yapılması şart olan ön hazırlık; metodoloji, ön hazırlık ve ortam eksenlerine dayanıyor.


Metodoloji: Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorunu müzakerecisi atamasının, bir Kıbrıs Rum temsilci, bir Kıbrıs Türk temsilci ve BM'den bir temsilci ile mevcut müzakere oluşumunun devamına olanak tanıyacak görünüyor. Bir müzakereci olması -Başkan Nikos Anastasiadis olmayacak- Türkiye'nin müzakerelere müdahil olmasına ilişkin tartışmaya bir çıkış yolu olarak görülüyor. Yine (Rum) müzakerecinin Ankara'nın temsilcileriyle de -müzakerecilerin kurumsal döngüsünün genişlemesi şart olmadan- görüşmesine olanak tanıyacak çünkü diğer 'cumhurbaşkanı' da olmadan Başkan ile görüşmeyeceği şeklindeki Türk bahanesini ortadan kaldıracak.


Ön hazırlık: Diğer şeyler yanında, uygun şartların yaratılması için BM tarafından -belki sadece o da değil- yapılması şart olan diplomatik faaliyetle alakalıdır. Buna paralel olarak Kıbrıs Rum tarafının geçmişin hayal kırıcı deneyimlerinin tekrarlanmaması ve bir referans çerçevesi elde edilmesi için içte istişareler yapılarak bir çözüm çerçevesi oluşturulması için -yabancı uzmanların da yardımıyla- ön hazırlık yapmak için gerekli zamanı olacak.


Ortam: iki tarafın, mümkün olursa, atmosferde köklü bir değişiklik yapacak bazı hareketlerde bulunmasına zaman tanınacak. Örnek verilecek olursa, Maraş'ın iadesi, Mağusa Limanı'nın Avrupa Birliği'nin gözetiminde açılması ve Türkiye-AB müzakerelerinde bir miktar başlığın açılması ortamda köklü değişiklik yapmakla kalmayacak gerekli olan güven duygusunu da yaratacak ki bu da kapsamlı çözüme varma çalışmalarını büyük ölçüde kolaylaştıracak.


İKİ NOKTA DAHA VAR...


İki nokta daha var. Birincisi; ekonomik kriz, doğal gazla ilgili Türk tehditleri gibi faktörler konjonktürüyle ilgilidir. Ekonomik kriz konusunda, memorandum temelinde ilk iki kredi diliminin Mayıs ve Haziran'da alınmasından sonra üçüncü dilim üç ay sonra yani Eylül-Ekim'de gelecek. Ekonomik konuların, enerji ve Kıbrıs sorununun aynı dönemde buluşması;  bu üçünün, başka şartlar altında kabul edilmeyecek; Kıbrıs sorununa çözüm dayatılmaya çalışılmasına fırsat tanıdığı düşünülebilir. Lefkoşa, böyle bir şeye girişilmesinin söz konusu olmadığını değerlendiriyor ve bunun için her istikamete gerekli girişimlerde bulunulup, açıkça ifade edildiğini vurguluyor.


İkincisi, ABD Dışişleri Bakanı'nın üç, Davutoğlu'nun Washington'a bir ziyareti ile son zamanlarda Amerikan faktörünün bölgemizde hareketlenmesiyle ilgilidir. Amerikan çabasının odak noktası ABD'nin iki geleneksel müttefiki Türkiye ve İsrail'in ilişkilerinin düzeltilmesidir. Bu çaba, enerji konuları, bölgemizde gelişmekte olan veya geliştirilmesi muhtemel yeni ittifaklar ve işbirlikleriyle alakalı nedenlerden dolayı Kıbrıs'ı da etkileyebilir.  Bu konuların, Kıbrıs Dışişleri Bakanı'nın beklenmekte olan Washington ziyaretinin ve ABD'li dengiyle görüşmelerinin gündeminde olması bekleniyor.  Yine, Lefkoşa'nın yıl içerisinde gerçekleşmesini arzuladığı Başkan Nikos Anastasiadis'in Washington ziyaretinin gündeminde de yer alması muhtemeldir."


(ŞA/KAR)


 
1 Mayıs 2013 Çarşamba 11:17
Okunma: 523
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)