Ana Sayfa » Kıbrıs » Rumlara göre o bir vampirdi!

Rumlara göre o bir vampirdi!

Kıbrıs Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Reşat AKAR yazdı: Rumlara göre o bir vampirdi...

 
 
Rumlara göre o bir vampirdi!
 

İngiltere’nin görevlendirdiği ‘Dedektif müfettiş’ Michael Hawkins ile memur David Worral 24 Haziran 1991’de Güney Kıbrıs’ı ziyaret eder...
İngiliz Yüksek Komiserliği’nde gerçekleştirilen toplantının ardından, dönemin Rum Başsavcı Yardımcısı Lukas Lukaidis ve Rum Polis örgütünden dedektif müfettiş Katsikides ile buluşur... 
Gündem Asil Nadir...
Bir imparatorluğu çökertmenin ardından, Asil Nadir’in hangi iddialarla suçlanacağı konusunda görüşmeler yapılır ve uzun süren toplantıların sonucunda ‘işbirliği konusunda’ anlaşmaya varılır...
Başsavcı yardımcısı Lukaidis, istedikleri şekilde hareket edilmesi halinde Asil Nadir’in, Kuzey Kıbrıs’taki faaliyetleri hakkında kendilerine her türlü bilgi ve dökümanların verileceğini söyler...
Ve bu toplantıdan sonra karşılıklı görüşmeler devam eder...
İngiltere’deki duruşma sırasında mahkemeye sunulan resmi belgelerde yer alan ifadelere bakıldığı zaman; Asil Nadir’in ve onun şahsında Polly Peck imparatorluğunun nasıl çökertildiğini anlamak zor değildir...
Bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmayan resmi belgeleri okumak için uzun bir zaman harcadım...
Mahkemede deklare edildiği ve yayınlanması açısından herhangi bir yasak getirilmediği için, orijinal ifadelerde en ufak bir oynama yapmadan bazı bölümlerini sizlerle paylaşmaya karar verdim...
Kıbrıs Türk halkının ezici bir çoğunluğu, Asil Nadir’i çökertme operasyonunun arkasında kimlerin olduğunu iyi bilir...
Özürlü çocuklar için yılda 90 milyon Sterlin civarında para harcayan bir insanın, Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirketten kendi adına 34 milyon Sterlin aktarmaya ihtiyacı olmadığını da herkes anlayabilir...
Ne var ki; içimizdeki bazı art niyetli kişilerin, ‘hırsızlık ve dolandırıcılık’ ifadelerinin arkasına saklanarak Asil Nadir’e karşı öfke kusmaları karşısında halkımıza bazı gerçekleri anlatma zamanının geldiğine inanıyorum...

Lukaidis’le ilgili görüşme notu

Resmi belgelerde, İngiliz dedektifin, Rum Başsavcı Yardımcısı Lukaidis’le görüşmesine ilişkin değerlendirmesi şöyle başlıyor:
“Onunla Lefkoşa’daki ofisinde biraraya geldik. Kendisi çok iyi bir adam olup, yardımcı olmaya çok hazırdır ve Türkiye’nin 1974’den bu yana Rumlara ve de Kıbrıslı Türklere karşı işlediği insan hakları suçları konusunda bir uzmandır. Kıbrıs televizyonunda gazeteci olarak görev yapan bir oğlu ve Keele Üniversitesi’nde hukuk okuyan bir kızı vardır.
Kendisi ile Nadir aleyhine getirilen dava konusunu görüştük. Avukatlara işgal altındaki Kıbrıs ile ilgili konularda Kıbrıs hükümeti adına müdahele etme talimatını verdik. Yasal prosedürlerden dolayı dava ele alınmamıştı. Sorun illegal rejimin kullandığı sertifikalardı. Çalıntı mallar bir başka konu idi.”

Gazeteci Anthos Lykavgis’in itirafları

Uzman dedektiflerin, Güney Kıbrıs’ta görüştükleri ‘önemli isimlar’ arasında, yüksek tirajlı Fileleftheros gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Anthos Lykavgis de var...
Lykavgis ile 16 Şubat 1993’te gerçekleşen görüşme sonrasında dedektifin notu şöyle başlar:
“Lefkoşa’nın dışlarındaki bir binanın yedinci kattaki ofisinde buluştuk. Fileleftheros günde 21,000 adet satmaktadır ve bu rakam en yakın rakibinin günlük tirajının en az iki katıdır. Manchester’de öğrenim gören bir oğlu vardır. Bizler için Jasmine Court’un sahibini ve Nadir’in servetinin elde edildiği hatırı sayılır arazilerin sahiplerini bulacak.”
Dedektif, Rum gazeteciye “Asil Nadir, Rum tarafında neden bir canavar olarak görülmektedir?” sorusunu sorar...
İşte yanıtı:
“Bu bir canavar konusu değildir. Bir çok eylem için Denktaş adına ve Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhine servetini kullandığına dair kanıtlar vardır. Örneğin; İngiliz gazetelerinde Denktaş için yayımlanan tam sayfa reklamların arkasında o vardı. Ve de Avrupa’da. Burada bir çok kişiyi ağırladı. Denktaş’a desteklerini sağlamak için Girne’de birçok yabancıya ev verdi.  Bu şahısların isimlerini veremem ancak kanıtım vardır. Kanıtlamam gerekirse elimde kanıtlar vardır.
Denktaş’a yardımcı olmak ve Rumları tüm haklarından mahrum etmeye yönelik çok büyük bir çaba idi. İşgal altındaki bölgelerden elde edilen ürünlerin ihracatından her yıl milyonlarca sterlin kazanmaktadır ve bu ürünler çalıntı arazilerden gelmektedir. Bunlar çalıntı ürünlerdir. Bildiğiniz üzere İngiltere bunları Kıbrıslı Türk ürünler olarak kabul etmektedir. Dolayısı ile bu bizim haklarımızı korumamız meselesi idi.
Bazı şahısların, sadece parlamenterlerin değil, Türk davasını savunmaları karşığında Asil Nadir’den para ve hediyeler aldıklarını kanıtlayabilirim.
İşgal altındaki bölgelerde ve Türkiye’de birçok gazete satın aldı. Bir imparatorluk kurmak istediği belli idi. Etki yaratmasına olanak sağlayacak yolları,  Türk bölgesinde siyasi güç temin etmek istediği belli idi.  En az iki İngiliz gazetesi ve ABD’de de bir gazete satın almak istiyordu.
Bu Asil Nadir’in Türk siyasetini, Türk polisini ve Denktaş rejiminin davasını ileri götürmek için belirli merkezlerde bir güç zinciri kurmak istediğini göstermektedir. 
Denktaş rejimi ona belirli bazı bölgeleri verdi. Örneğin; çok büyük tatil köylerinin inşasını başlattığı ve şu anda bitmek üzere olan bölgeler, aynı zamanda bu amaçla güney Türkiye’de iki bölge ya kendisine verildi veya satın aldı. Ayrıca Nobel Havayolları’nı yarattı, kendine ait bir havayolları.
Evet tatil planı çok büyük bir plan idi. Bunun hedefi bizim ekonomimize zarar vermek değil Denktaş rejimine istikrar kazandırmaktı. Dolayısı ile bunun burada gerçekleşmesini istemiyoruz. Bu rejimin istikrar kazanacağı ve zaman içinde diğer ülkeler tarafından tanınacağı anlamına gelir.
Denktaş için en önemli olan iyi bir ekonomi için yeterli paraya sahip olmaktır çünkü bu ona bekleyebilme fırsatını verecektir. Nadir, Türklerin Kıbrıs’taki siyesetlerinin en öndeki çizgisi idi. Denktaş birçok kez ben cumhurbaşkanıyım ancak Nadir ekonomik komutandır demiştir. 
Dolayısı ile Nadir’e karşı burada çok kuvvetli duygular beslenmektedir. 
Bizler, Kıbrıslı Rumlar için çok gerçek bir tehlike olduğuna inandığımız için tüm bunları günışığına çıkarmak için çok şey yaptık.”

Daha büyük bir itiraf olabilir mi?..

Güney Kıbrıs’taki yüksek tirajlı Fileleftheros gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Anthos Lykavgis’in itirafları sizce dikkat çekici değil midir?..
Adam, Asil Nadir’le ilgili düşüncelerini aktarırken  “Kıbrıslı Rumlar için çok gerçek bir tehlike” demekten geri kalmıyor ve bu tehlike karşısında çok şey yaptıklarını söylüyor...

Asil Nadir neden vampir?..

Halen sözde Maraş’ın belediye başkanlığını yapan Alexis Galanos, 1993 yılında Rum Temsilciler Meclisi’nin başkanı idi...
Kendisiyle 18 Şubat 1993 günü çok önemli bir görüşme gerçekleştirildi...
Galanos’a göre Asil Nadir bir ‘vampir’di...
Neden mi?..
Kendi ağzından dinleyelim:
“Evet, göçmenlerin kanını emdiğini söylemiştim. Bu tarz şeyleri şimdi dile getirmek istemiyorum çünkü düşen birine vurmayı sevmiyorum. Ancak  hakim olan duygu muazzam imparartorluğunu Rum göçmenlerin mallarını, özellikle narenciye bahçelerini ve de karton kutu fabrikasını  sömürmekle başladığı şeklindedir. Denktaş rejiminin mali merkezi haline geldiği ve ellerimizden alınan bu mülk ve bahçelerin ona verildiğine dair bir his vardır. Yağmalandıkları için bunlar ona verildi ve Polly Peck imparatorluğunu başlatan muazzam kârlara katkıları oldu.
Denktaş ile Nadir’in çok önceden yakın olduklarını biliyoruz. 1974 yılındaki işgalden bile önce de dost idiler. Bu Denktaş’ın baba Nadir ile arasındaki bir dostluk idi. O küçük bir tekstil fabrikası ile başlamıştı. Denktaş bu mülkleri ona 1974’den sonra verdi. Birçok kişi Denktaş’ı, Nadir işletmelerinde gizli bir ortak olmakla suçlamaktadır. Bu suçlamayı kanıtlayamam ve savunamam ancak bu konuda bir çok söylenti vardır.”

Türk propagandasına yardımcı oldu

Galanos’un ifşaatları devam ediyor:
“O tarafta birçok insana iş veriyor, yurtdışında Türk propagandasına maddi destek sağlıyor, yabancı basında reklamların parasını ödeyerek  Denktaş rejimine çok aktif bir destek veriyordu. Ayrıca Türk hükümeti nezdinde Denktaş dostu olmak sureti ile. Yani bunca yıldır Denktaş rejiminin katılığının hem içeride hem de dışarıda ayakta kalmasını mümkün kılmıştı. Bizler ayrıca onun Muhafazakar Parti de dahil olmak üzere İngiltere’de birçok kuruluşa destek verdiğini biliyoruz. Bu gerçek Denktaş rejiminin  ve statükonun devam ettirilmesine olanak sağlamıştı.

Rumların istediği çözümün önündeki engel

Nadir’in rolü ve muazzam mali gücü Denktaş rejiminin uzlaşmaz tavrını devam ettirmişti. Evet Nadir Kıbrıs sorununun herhangi bir çözümünün önünde bir engel olarak algılanıyordu. Ayrılığın devam etmesinde kendi çıkarları olan Denktaş’ın çevresini destekliyordu. Denktaş’ın çevresindeki insanlar Asil Nadir’in oynadığı rol sayesinde  çok para yaptıkları ve de ellerinde siyasi nüfus bulundurdukları zaman Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesini ileriye götürmemek onların çıkarına olur. Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü destekleyen çıkar grubunun oluşturulmasında çok önemli bir rol oynamıştı.
Bu onların ekonomik olarak çöküp böylece bize gelmelerini istediğimiz anlamına gelmez. O noktaya erişmedik. Çok güçlü bir işadamı varolduğu sürece ve bu işadamı bu uzlaşmaz çizgiyi desteklediği sürece Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesini sağlamanın yollarını bulmak amacı ile oturup konuşmak için siyasi bir irade yoktu.  Pek tabii ki bu Denktaş’ın çizgisi ile uyum içindeydi. O bölgenin önde gelen dükü olmak istiyordu. Ve de öyle hareket etmektedir.”

Maraş canavarı mı?

Mülakat tutanakları arasında, Rum Temsilciler Meclisi Başkanı Aleksis Galanos’a “Asil Nadir için tam olarak ne dediniz? Maraş canavarı mı?” sorusu yöneltiliyor...
Ve Galanos yanıtlıyor:  
“Kullandığım kelime Dracula idi. Bir kan emici. Söylemek istediğim kendine ait olmayan malları sömürmekte olduğu idi. 
Bu birkaç yılda bu mülklerden –narenciye bahçeleri ve karton fabrikası- yaptığı muazzam kârları hesapladık. Ne kadar yaratıcı olursanız olun bu muazzam kârların arkasında bunlar var olamaz. Bu nedenle diğer bazı aktivitelerin var olduğu yönünde söylentiler var idi. Bu rakamlar kârların %70’ini bile izah edemezler. Bu nedenle birçok insan gizli bir takım aktivitelerin varlığından konuşuyordu (Bu konuda Costas Apotolides ile görüşün, bu bilgileri o derledi).
Bu aktiviteleri gerçekleştirdik. İngiltere’de bazı kişilerin de bu konuda araştırmalar yaptığını ve iş aktivitleri hakkında bazı belirgin şeyleri bulduklarını biliyoruz.
1980 ve 1990’lara kadar neler yaptığını ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu Kıbrıs sorununda ilerleme kaydedilebilmesi için ideal bir zamandı. Bazı çıkar çevreleri ilerleme sağlanmasını önlemiş olabilirlerdi. 
Şimdi içinde bulunduğumuz 1993 yılında birçok örümcek ağının temizlenmesi gerekiyor.

Akdeniz’in Singapur’u

Evet bunu o söylemişti. Mağusa bölgesi için sürekli planlar sunuyordu. Halihazırda o bölgede bazı otelleri vardı ve tüm otelleri elde etmek istiyordu. Girne’de de otelleri vardı ve kızkardeşi veya diğer bazı şirketler aracılığı ile hala daha onları elinde tutmaktadır. Birçok insanın bir iyi niyet gösterisi olarak buranın Rumlara geri verileceğini beklediği bir zamanda Asil Nadir tarafından Sn Denktaş’a verilen bu sözler ve demeçler bunu imkansız kıldı.
Bu girişim Rum tarafında hiç de iyi karşılanmamıştı. Bu nedenle böyle konuştuk ve ona Drakula (kan emici) dedik ve de bunu engellemek için elimizden geleni yaptık. Nadir’in çıkarları ve Denktaş rejimine verdiği sözler olmasa idi belki de bir iyi niyet göstergesi olarak Mağusa’nın yasal sahiplerine iade edilmesi konusunda bir ilerleme sağlanabilirdi.”

Nefes kesen ifşaatlar

Gördüğünüz gibi, halen sözde Maraş Belediye Başkanı olan Aleksis Galanos, Asil Nadir’e yapılanlarla ilgili olarak bu kadar açık konuşuyor...
Asil Nadir’in, Kuzey Kıbrıs’ı ‘Singapur’ yapma düşüncesinin dahi yarattığı öfkeyi şimdi çok daha iyi anlayabiliyoruz...
Singapur örneği güneyde büyük bir korku yaratmıştı...
Galanos,  bu korkudan dolayı Asil Nadir’e “vampir” demişti...
Ve onu engellemek için de ellerinden geleni yaptıklarını söylüyor...
Yarın bir başka önemli ismin ifşaatlarını açıklayacağım...
Halen görüşmelerde Hristofyas’ın temsilciliğini yapan Yorgo Yakovu’nun ifşaatlarını...



 
22 Ağustos 2012 Çarşamba 09:39
Okunma: 1211
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)