Ana Sayfa » Kıbrıs » Rumların AB Dönem Başkanlığı..

Rumların AB Dönem Başkanlığı..

"AB Dönem Başkanının Lokomotif Olması Gerekir".

 
 
Rumların AB Dönem Başkanlığı..
"RUM TARAFI TRENİN SON VAGONU OLAMAYACAK KADAR SIKINTIDA" 


"TÜRK TARAFI BM PARAMETRELERİ OLAN 'İKİ EŞİT HALK, İKİ KURUCU DEVLET, EŞİT STATÜLER, İKİ KESİMLİLİK VE GARANTİLER' ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜME HAZIRDIR"


"RUM TARAFI İKİ KESİMLİLİĞİ, ÇAPRAZ OY VE MÜLKİYETİ ÖNE SÜREREK BULANDIRMAYA ÇALIŞMAKTA VE VETO HAKKINI REDDETMEKTEDİR" 


Lefkoşa, 6 Temmuz 12 (T.A.K. Hasan KARAOKCU): Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Avrupa Birliği'nin  Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye almakla birinci hatayı yaptığına, ikinci hatayı da Rum Yönetimi'ne dönem başkanlığını vermekle yaptığına işaret ederek, "Dönem Başkanlığı sembolik olsa da önemli.  Rusya'dan kredi talep eden, AB Yardım Mekanizması'na başvuran bir dönem başkanı var.  Dönem Başkanı Avrupa Birliği'nin lokomotifi olması gerekir.  Rum tarafı  trenin son vagonu olamayacak kadar  sıkıntılı  ve üretkenlikten yoksun durumdadır" dedi.


Müzakere süreci konusunda Türkiye'nin "isteksiz" olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Dışişleri Bakanı Özgürgün, Türkiye'nin çözüm konusunda Türk tarafına samimi şekilde tam destek olduğunu ve olmaya devam ettiğini, bu çerçevede bir çok açılımların ortaya konulduğunu anımsatarak, "Türkiye daha ne yapsın... Bunun ötesine geçmek için Rum  tarafında da niyet olması lazım"  dedi.


Türk tarafının BM parametreleri olan "İki eşit halk, İki kurucu Devlet, Eşit Statüler, İki Kesimlilik ve Garantiler" çerçevesinde çözüme hazır olduğunu yineleyen Dışişleri Bakanı Özgürgün, Rum tarafının iki kesimliliği çapraz oy ve mülkiyeti öne sürerek bulandırmaya çalıştığına dikkat çekti.


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, bugün bir  araya geldiği bir grup gazeteciye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin dönem başkanlığı ve Kıbrıs konusundaki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 


Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB Dönem Başkanlığı'nı devralacağı tarih olan 1 Temmuz sonrası ortalığın kalkıp oturmayacağının, ancak görüşmelerin akıbete uğrayacağının belli olduğunu kaydeden Özgürgün, bu çerçevede görüşmelerin teknik düzeyde devam edeceğini belirtti.


BM'nin de görüşmelerin AB Dönem  Başkanlığı düzeyinde teknik düzeyde devam etmesini normal karşıladığını, 2013 Şubat ayında Güney Kıbrıs'ta yapılacak seçimler nedeniyle Mayıs'a kadar liderler düzeyinde görüşme beklenmediğini anlatan Özgürgün, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin  dönem başkanlığını üstlenmesinin AB'nin yapısının sorgulanması gereken bir olgu olduğuna işaret etti.


Almanya Başbakanı Angela Merkel'in danışmanı, Hristiyan Demokrat Parti Ekonomi Konseyi Başkanı Kurt Lauk'un, AB Yardım Mekanizması'na başvuran Rum Yönetimi'nin dönem başkanlığına getirilmesi konusunda yaptığı  "Sosis deposunun başına köpek getirilirse bu Avrupa paradoksudur" şeklindeki açıklamaya işaret eden Dışişleri Bakanı Özgürgün, "Bu çok ciddi bir açıklama. Avrupa Birliği yetkililerinin de kendi kendilerini sorguladıklarını görüyoruz" şeklinde konuştu.


TRENİN SON VAGONU OLAMAYACAK KADAR 


Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Avrupa Birliği'nin  Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye almakla birinci hatayı yaptığını, ikinci hatayı da Rum Yönetimi'ne dönem başkanlığını vermekle yaptığına işaret ederek, "Dönem Başkanlığı sembolik olsa da önemli.  Rusya'dan kredi talep eden, AB Yardım Mekanizması'na başvuran bir dönem başkanı var.  Dönem Başkanı Avrupa Birliği'nin lokomotifi olması gerekir.  Rum tarafı  trenin son vagonu olamayacak kadar  sıkıntılı  ve üretkenlikten yoksun durumdadır" dedi.


Rum tarafının ekonomik olarak çok ciddi sıkıntılar içerisinde olduğunu anlatarak bu konuda rakamlar ortaya koyan Dışişleri Bakanı Özgürgün, yapısal dengesi bozulan Rum Yönetimi'nin borçlanma kapasitesinin sıfıra yakın noktaya geldiğini vurguladı. 


Rum tarafının elektrik ve su konusunda da ciddi sıkıntılar içerisinde bulunduğunu kaydeden  Özgürgün, Dışişleri Bakanlığı'nda oluşturulan AB Masası, Ekonomi Masası'nın Güney Kıbrıs'taki ekonomik gelişmeleri kendilerinin de siyasi gelişmeleri çok yakın  olarak takip etmekte olduklarını söyledi.


Avrupa Birliği'nin "Güney Kıbrıs'ı Avrupa Birliği'ne tek yanlı olarak almaları halinde bunun Kuzey Kıbrıs'ı çözüme motive edeceği düşüncesiyle" hareket erek hata yaptığını, oysa çözüme motive edilmesi gereken Rum tarafı olduğunu anlatan Özgürgün, çünkü çözüme yanaşmayan tarafın onlar olduğuna dikkati çekti. Özgürgün AB'nin bu konudaki tutumunu "Öngörüsüzlük" olarak nitelendirdi.  


AB'nin Kıbrıs Türk halkına söz verdiği  uygulanan ambargoların kaldırılması, Doğrudan Ticaret Tüzüğü ve Yeşil Hat Tüzüğü konusunda da sağlıklı adımlar atamadığını anımsatan Dışişleri Bakanı Özgürgün, bunda Rum tarafı ve Yunanistan'ın tutumunun etkili olduğunu  söyledi.


Türkiye'nin AB üyelik sürecine sıcak bakmayan Almanya ve Fransa gibi ülkelerin "Ne yapalım Rumlar istemiyor" gerekçesinin arkasına sığınarak Türkiye'ye "hayır" demek için Güney Kıbrıs'ı AB'ye aldığını yaptıkları diplomatik temaslarda satır aralarında okuduklarını  da anlatan Özgürgün, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin bir demecinde bunu açıkladığına dikkat çekti.


Türkiye'den su gelecek olmasının çözüm için motive olabileceğini, oysa Rum Kilisesi'nin "Türk suyu içeceğime zehir içerim. Türk elektriği kullanacağıma mum yakarım" demekte olduğuna işaret eden Dışişleri Bakanı Özgürgün, kilisenin ve fanatik unsurların Güney Kıbrıs'ta siyasi iktidar üzerindeki çok etkili olduğunu anımsattı.


Türk tarafının BM parametreleri olan "İki eşit halk; İki kurucu Devlet Eşit Statüler; İki kesimlilik ve Garantiler" çerçevesinde çözüme hazır olduğunu yineleyen Dışişleri Bakanı Özgürgün, Rum tarafının iki kesimliliği çapraz oy ve mülkiyeti öne sürerek bulandırmaya çalıştığına dikkat çekti.


Rum tarafının "eşitlik" yanında 1960 anlaşmalarında da yer alan "veto" hakkını da kesinlikle Türk tarafına vermek istemediğini anlatan Özgürgün,  bunun da ötesinde dönüşümlü başkanlık sırasında Türk Başkan'ın çoğunluğa göre hareket etmesinde ısrar ettiğini açıkladı.


Özgürgün, Güney Kıbrıs'ta yapılacak seçimleri DİSİ Başkanı Anastasiades'in kazanması ihtimaline karşılık ise, "Hristofyas Papadopulos'tan ne kadar farklıydı tartışılır ama, Anastasiades çok iyi yetişmiş ve kurnaz bir politikacıdır. O nedenle Türk tarafı olarak çok daha dikkatli ve akıllı olmamız gerekir. Kıbrıs sorunu kimin etkili adımı daha uygun zamanda atacağı bir satranç oyununa döndü" dedi.


Özgürgün, Rumların Dönem Başkanlığı nedeniyle bir buçuk yıl görüşme olmayacağını, "Hristofyas'ınkileri çekip çok kapsamlı öneriler ortaya koyacağım" diyen  Anastasiades'in kazanması durumunda bir buçuk yıl da öyle geçeceğini ifade etti.


Kıbrıs'ın stratejik konumu nedeniyle çözümü etkileyen bir çok faktör de olduğuna işaret eden den Özgürgün, "Çözüm için her zaman umut var ama hiç bir zaman yok" dediği Kıbrıs sorununu makus bir talih olarak nitelendirdi. 


Müzakere süreci konusunda Türkiye'nin "İsteksiz" olduğu yönündeki eleştirilere yanıt veren Dışişleri Bakanı Özgürgün, Türkiye'nin çözüm konusunda Türk tarafına samimi şekilde tam destek olduğunu ve olmaya devam ettiğini, bu çerçevede mülkiyet, yönetim ve güç paylaşımı konularında bir çok açılımlar ortaya konulduğunu, ekonomik konularda bir çok noktada anlaşmaya varıldığını kaydeden Özgürgün, "Türkiye daha ne yapsın. Bunun ötesine geçmek için Rum  tarafında da niyet olması lazım. Ama Rum tarafı maalesef o anlayışta değildir" şeklinde  konuştu.


Dışişleri Bakanı Özgürgün "Tüm bunlara karşın Türkiye ile birlikte aklı selimle ve sabırla çözüm yönündeki gayretlerimizi sürdüreceğiz" dedi.


Dün yayınlanan bir ankette "Kıbrıslıların Türkiye'yi istemediği" şeklinde sonuç çıktığı iddiaları üzerine ise Özgürgün,  Kıbrıs Türk halkının her zaman  Türkiye'ye karlı kardeşlik duygularıyla bağlı olduğunu, Kıbrıs tarihi incelenirse bunun görüleceğini söyledi.


Bu tür anketlerin kasıtlı olabileceğine işaret eden Özgürgün, Türkiye olmadan Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığını sürdürmesinin ve adım atmasının mümkün olmadığına işaret etti.


Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluğunun bu şekilde düşünmekte olduğunun altını çizdi.  


 
 
6 Temmuz 2012 Cuma 14:10
Okunma: 548
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)