Ana Sayfa » Kıbrıs » Sağlık bakanlığı “okul sağlığı projesi başlattı

Sağlık bakanlığı “okul sağlığı projesi başlattı

Girne’de eğitim gören 15 yaşın altındaki bin 458 çocuktan 124’ünde yüksek tansiyon, 30’unda diyabet, 440’ında diş, 185’inde göz sorununa rastlandı

 
 
Sağlık bakanlığı “okul sağlığı projesi başlattı


Ergül ERNUR -   KIBRIS

Sağlık Bakanlığı, Girne, Güzelyurt, Lefke, İskele ve Gazimağusa bölgelerinde, devlete bağlı ilk ve ortaokullarda “okul sağlığı projesi” başlattı.
Proje kapsamında Girne’den gelen ilk sonuçların ürkütücü olduğu ortaya çıktı. Kontrol edilen 15 yaş altı bin 458 çocuktan 440’ında diş sorunu saptandı. Ancak bundan da önemlisi 124 çocukta yüksek tansiyon, 185’inde göz ve 30’unda diyabet sorunu olması.
Sağlık uzmanları, küçük yaştaki çocuklarda özellikle tansiyon ve şeker hastalığı riskinin arttığına dikkat çekerek, beslenmeden, aile içi yaşama kadar çeşitli faktörler üzerinde duruyor. Aaştırma sonuçlarının üzerinde ciddiyetle durulmasını öneren uzmanlar, küçük yaşta alınacak önlemlerle, büyük yaşta meydana gelebilecek ağır sorunların ortadan kalkabileceğine dikkat çekiyor.
Dahiliye Uzmanı Dr. Sibel Siber, genetik faktörlerin çevre ve yaşam tarzıyla birleşince, hastalığın ortaya çıkmasının erken yaşta ve sık görülebilir olduğuna işaret ederek, dünyanın her yerinde taramaların yapıldığını ve hastalık adaylarının tespit edildiğini ifade etti.
Kendimiz ve çocuklara, hazır yiyecekler ile karbonhidrattan uzak durma ve sağlıklı beslenmenin öğretilmesi gerektiğini söyleyen Siber, okul ve evdeki beslenmenin önemine değindi.

Henüz bir bölgenin sonuçları

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin yürüttüğü proje, eğitim camiasında takdirle karşılandı.
Tüm bölgelerde yapılması planlanan taramanın ilk sonuçları Girne’den geldi.  
Buna göre Girne’de toplam bin 458 çocuğa yapılan taramada 440 kişide diş sorunu, 185 kişide göz sorunu, 124 kişide yüksek tansiyon sorunu, 30 kişide şeker riski, 39 çocukta idrar kaçırma sorunu ve 1 kişide de işitmeyle ilgili sorun saptandı.
Sağlık sorunu saptanan çocuklar, ileri tetkik için sağlık merkezleri ve hastanelere sevk edildi.
Yapılan açıklamada, diğer bölgelerde de çalışmaların devam edildiği ve en kısa sürede neticeye varılacağı kaydedildi.

Diğer sağlık sorunları

15 yaş altı çocuklarda görülen idrar kaçırma sorunu da taramada ortaya çıkan önemli sonuçlarından sadece bir tanesi.
Ürolog Alper Sözüöz, çocuklarda idrar kaçırma sorununun gece veya gündüz olup olmadığının, sorunun tespiti için önemli olduğunu söyledi.
Çocukların 2 buçuk yaşına kadar idrar tutmayı öğrendiğini ifade eden Sözüöz, 3 yaşından sonra idrar kaçırma sürerse, takibinin ve tetkiklerinin yapıldığını, 5 yaştan sonra da ilaç tedavisine geçildiğini söyledi.
Sözüöz, belli bir yaştan sonra idrar kaçırmanın normal bir sorun olmadığının altını çizdi.
Taramada ortaya çıkan göz sorunuyla ilgili görüş belirten Göz Doktoru Şerife Özhuy, çocukların hipermetroba eğilimli olduğunu belirtti. Göz taramalarının gözü temelliğe karşı koruduğunu vurgulayan Özhuy, göz tembelliği tespit edilen çocuğun 5 yaşına kadar tedavi edilmesi durumunda hipermetrobun azalacağını belirtti. Özhuy, tedavinin yapılmaması durumunda göz sorununun süreceğini ifade etti.
Diş sağlığında sorun yaşayan çocuklar için diş temizliğinde yeterince önem verilmemesini neden olarak gösteren Diş Hekimi Fethi Yağcı, çocuklarda diş sorununun beslenme alışkanlığına bağlı olduğunu söyledi.
Çocukların tüketmeyi sevdiği cips, yemiş, çikolata, şekerli gıdaların diş sağlığını bozduğunu belirten Yağcı, diş bakımının önemine dikkat çekti.

Siber: Beslenme ve genetik faktörler önemli

Dahiliye Uzmanı Dr. Sibel Siber, yüksek tansiyon ve şeker hastalığının beslenme ve yaşam kalitesiyle doğru orantılı olduğunu söyledi.
Söz konusu hastalıklara, spor ve genetik faktörlerin de etki ettiğini belirten Siber, genetik olarak ailede yüksek tansiyon ve şeker geni alan çocukların bu hastalıklar için aday olduğunu söyledi.
Siber, aday çocuğun beslenmesi tamam değilse, obez ise, olamaması gereken kilo üzerindeyse ve yaşamında spor yoksa çocuğun ileriki yaşamında şeker ve tansiyon hastası olma riskinin yükseldiğini belirtti.
Sibel Siber, genetik riskleri taşıyan bir çocuğun, sağlıklı beslenme ve egzersizin hayatında olması durumunda yüksek tansiyon ve şeker hastalığına yakalanma olasılığının düşük olduğunu vurguladı.   
Genetik faktörlerin çevre ve yaşam tarzıyla birleşince, hastalığın ortaya çıkmasının erken yaşta ve sık görülebilir olduğuna işaret eden Siber, dünyanın her yerinde taramaların yapıldığını ve hastalık adaylarının tespit edildiğini ifade etti.
Siber, aday çocukların uygun beslenme ve egzersizle hastalıklarla yüz yüze gelmesinin önlendiğini belirtti.
Kendimiz için ve çocuklara, hazır yiyecekler ile karbonhidrattan uzak durma ve sağlıklı beslenmenin öğretilmesi gerektiğini söyleyen Siber, okul ve evdeki beslenmenin önemine değindi.
Sibel Siber, çocukların bilgisayarlarla zaman geçirdiğine, hareketsiz nesillerin yetiştiğine işaret ederek, devlet ve vatandaş işbirliğiyle sağlıklı nesiller yetiştirmek için gayret gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Hastalıklar ortaya çıkmandan tespitinin yapılmasının, yani koruyucu hekimliğin büyük önemi olduğuna dikkat çeken Siber, dünyada çocuklar için pre diyabet (gizli şeker), diyabet ve yüksek tansiyon hastalığı aday çocuk ve gençlerin tespiti için çalışmalar yapıldığını belirtti.
Siber, ülkemizde henüz bir bölgeden çıkan sonuçlarda yüksek tansiyon sorununun yüzde 8.2, şeker riski taşıyanların ise yüzde 2.4 oranında olduğunu söyledi.
Tüm bölgelerden kesin oranların ortaya çıkarak, istatistiki bilgiye ulaşılması gerektiğini ifade eden Sibel Siber, tespiti yapılan çocukların da uygun programa alınıp takip edilmesinin önemini belirtti.

Özhuy: Göz sorunu tespit edilenden fazla

Göz Doktoru Şerife Özhuy da okullarda başlatılan taramada çocuklarda görülen göz sorununun tespit edilenden fazla olduğunu söyledi.
Çocukların hipermetroba eğilimli olduğunu belirten Özhuy, 5 yaşına kadar çocuğun sağlıklı görmesinin, gelecek yaşlara etkisinin büyük olduğunu ifade etti.
Şerife Özhuy, yurt dışında aşı programı gibi göz tarama programının da bulunduğuna işaret ederek aynı yolun ülkemizde de izlenmesinin önemine değindi.
Göz taramalarının gözü temelliğe karşı koruduğunu vurgulayan Özhuy, göz tembelliği tespit edilen çocuğun 5 yaşına kadar tedavi edilmesi durumunda hipermetrobun azalacağını belirtti. Özhuy, tedavinin yapılmaması durumunda göz sorununun süreceğini ifade etti.
Özhuy, göz taramalarının çocuk doğar doğmaz başlatılması gerektiğini belirterek, daha sonra da yılda bir kez olmak üzere takibinin yaptırılmasının önemini vurguladı.
Göz tembelliğinin kalıcı olduğuna dikkat çeken Özhuy, 5 yaşından önce tespiti halinde tedavinin mümkün olduğunu söyledi.

Sözüöz: Üç yaşından sonra normal değil

Ürolog Alper Sözüöz, çocuklarda idrar kaçırma sorununun gece veya gündüz olup olmadığının, sorunun tespiti için önemli olduğunu söyledi.
Çocukta gündüz idrar kaçırma varsa, idrar yollarında bir rahatsızlık olabileceğinden şüphe edildiğini belirten Sözüöz, “İdrar kaçırma gece oluyorsa, idrar depolanmasında sorun olabilir. Böbreğin geceleri idrarı çok üretmesi de kaçırmaya neden olabilir. Çünkü gece uyku ağır olduğundan çocuk idrarını tutamıyor” dedi.
Sözüöz, birden faza çocuğu olan ailelerde, ilginin azalmasıyla da çocuğun reaksiyon olarak idrar kaçırmaya başlayabileceğini belirtti.
Yeni ortam, okul stresi, psikolojik etkenlerin idrar kaçırma nedeni olabileceğini ifade eden Sözüöz, araştırmasının mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı.
Sözüöz, belli bir yaştan sonra idrar kaçırmanın normal bir sorun olmadığının altını çizdi.
Çocukların 2.5 yaşına kadar idrar tutmayı öğrendiğini ifade eden Sözüöz, 3 yaşından sonra idrara kaçırma sürerse, takibinin ve tetkiklerinin yapıldığını, 5 yaşın sonra da ilaç tedavisine geçildiğini söyledi.

Yağcı: Diş bakımı önemli

Diş Hekimi Fethi Yağcı, çocuklarda diş sorununun beslenme alışkanlığına bağlı olduğunu söyledi.
Çocukların tüketmeyi sevdiği cips, yemiş, çikolata, şekerli gıdaların diş sağlığını bozduğunu belirten Fethi Yağcı, diş bakımının önemine dikkat çekti.
Yağcı, evde ve okulda diş bakımı konusunda çocukların bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, erken zamanda alınan önlemin maliyet ve korkuyu aza indirgediğini belirtti.
Küçük yaşta antibiyotik kullanımının dişlerde çürüme ve renk değişimine neden olduğunu ifade eden Fethi Yağcı, yapışkan ve şekerli gıda tüketiminin çürüklere neden olduğunu vurguladı.
Yağcı, dişlerin doğru ve gerekli zamanlarda fırçalanmasıyla hastalıkların bertaraf edilebileceğinin altını çizdi.
Ailelerin çocuklarına örnek olmasını isteyen Fethi Yağcı, 3 yaşından itibaren çocuklara diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması gerektiğini belirtti.

 
7 Nisan 2013 Pazar 11:56
Okunma: 2035
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)