Ana Sayfa » Yaşam » Sağlıklı Beslenmenin Önemi

Sağlıklı Beslenmenin Önemi

"Kilo, hareketsiz yaşam, beslenme alışkanlığının değişmesi, normal düzenin dışına çıkılması durumu iyice kötü hale getiriyor. Anadolu mutfağında pişen yemekler sağlıklıdır"

 
 
Sağlıklı Beslenmenin Önemi
Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen 10. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki Cornelia Diamond Hotel'de devam ediyor. 10.Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Başkanı Prof. Dr. Emin Darendeliler,konuşmasına Gaziantep'te bir hasta yakınının saldırısı sonucu hayatını kaybeden Doktor Ersin Sağlam'ı anarak başladı. Kongrenin gelişimi hakkında bilgi veren Darendeliler, son dönemde kanser tedavisinde elde edilen sonuçların yüz güldürücü olduğunu söyledi.

BU GÜN BIRAKSANIZ BİLE ETKİSİ DEVAM EDER

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sedat Koca, akciğer kanseri hakkında bilgi verdi. Sigara kullanmanın akciğer kanserine yakalanma için yeterli bir neden olduğuna değinen Koca, şöyle konuştu: "Ülkemizde erkeklerin önemli bir kısmı bayanların da az sayılamayacak kadar bir bölümü tiryaki konumunda. Umuyoruz ki 10-15 yıl içinde akciğer kanseri ülkemizde artarak devam edecek. Bugün sigarayı bıraksanız bile etkisi yıllarca devam ediyor.

SİGARA KULLANMAYA SEBEP DEĞİL

ABD'de sigara ile savaş 1980'li yıllarda yapıldı. Sonuçlarını şimdi almaya başladılar. Bizde ise sigara kullanımına bağlı olarak akciğer kanserine yakalanma oranı artama devam ediyor. Sigara içmezseniz kanser olmuyorsunuz."

"Radyoterapi neler yapıyor" diye soran Koca, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilgisayar teknolojinin ilerlemesi bize yeni ufuklar açtı. Çoklu solunum ayarlı makinelerimiz var. Hastanın tümörü akciğerde olduğu zaman nefesle birlikte hareket ediyor. Kısaca tümörü takip ediyoruz doğru yer ve zamanda radyo terapi yapıyoruz. Uyutulamayan hastalara da bir şey yapılamıyordu. Şimdi ise radyo cerrahi tedavisi yapılıyor. Bütün bu yenilikler tabi ki sigara kullanmaya sebep değil."

KİLO ALIMI ARTIYOR

Kalın bağırsak ve mide kanserine yakalanmada beslenmenin de önemli bir rol oynadığını işaret eden Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaşamın getirdiği hızlı tempoda insanların beslenme şekilleri değişiyor. Yarı işlemiş gıdalar beslenme alışkanlığımızı bozuyor. Bununla birlikte kilo alımı artıyor. Ortaya çıkan sonuçların hepsi kanserle ilişkili. Kilo, hareketsiz yaşam beslenme alışkanlığının değişmesi, normal düzenin dışına çıkması durumu iyice kötü hale getiriyor. Çözüm için çocuklarımıza annelerimizin anne annelerimizin beslenme tarzını unutturmamalıyız. Orada zincir bizleriz. Bizlerin o zincirin halkasını kırmasında şiddetle yarar var. Anadolu mutfağında pişen yemekler sağlıklıdır."

Zorlu, dengeli beslenmek için, içinde bulunduğumuz coğrafya, Akdeniz mutfağı sebze, meyve, beyaz et ve tahıl ürünlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Sağlıklı beslenmek için katkılı ve yarı mamül gıdalardan uzak durmak gerektiğini anlatan Zorlu, "Katkılı yarı mamül tavuk ürünleri köfte, salam gibi gıdaları yemeye itirazım yok. Ama 3 öğün yenmesine karşıyız. Bunu yapmamamız lazım. Süreklilik haline geldiği zaman işin boyutu değişiyor. Tarhana çorbası unutuluyor, sulu yemekler unutuluyor" dedi.

ÖLDÜRÜCÜ DOZ RADYASYON KANSERİ YENİYOR

Oysul, öldürücü dozun radyasyon tedavisinde kullanımı ile ilgili şu bilgileri aktardı: "Dünyada ilk kez 1951 yılında İsveçli beyin cerrahı Lars Leksell tarafından kullanılan ve radyocerrahi diye adlandırılan tedavi tekniği; derin yerleşimli, açık cerrahi ile ulaşması zor ve riskli olan beyin tümörlerinin ve diğer patolojilerinin tedavisinde kullanılmaktadır. Adından anlaşılacağı üzere radyocerrahi radyasyon ile cerrahi yapmaktır; ancak kafatası açılmadan, genel anestezi almadan ve yoğun bakım süreci olmadan manyetik rezonans gibi üstün görüntüleme teknikleri rehberliğinde yüksek doz radyasyonun milimetrik hassasiyetle tek seansta uygulandığı bu tedavide hastanın hastaneye yatmasına gerek kalmamaktadır."
Radyocerrahinin günümüzde artık sadece beyin patolojilerinde değil vücudun diğer organlarının tümörlerinde de kullanılabildiğini anlatan Oysul, sözlerini şöyle tamamladı: "Öldürücü doz burada kastedilen yüksek doz, vücutta da bir çok yerde milimetrik hassasiyette bir seferde ya da bir kaç kez tümöre yüksek doz vererek o hastalığı kontrol etme şansını yakaladık."
 
23 Nisan 2012 Pazartesi 23:03
Okunma: 582
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)