Ana Sayfa » Kıbrıs » Sanayi Odası Ekonomik Programı Değerlendirdi:

Sanayi Odası Ekonomik Programı Değerlendirdi:

Kıbrıs Türk Sanayi Odası, "Ekonomik Program"ı, ülke ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak ve yetersiz bulduğunu açıkladı.

 
 
Sanayi Odası Ekonomik Programı Değerlendirdi:
Lefkoşa, 12 Aralık 12 (T.A.K.): Kıbrıs Türk Sanayi Odası, "Ekonomik Program"ı, ülke ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak ve yetersiz bulduğunu açıkladı.


Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu, bugün yaptığı açıklamada, Ekonomik Paket ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Oda, "programın, toplumdan ve sivil toplum örgütlerinden sır gibi saklanıp, imzalandıktan sonra kamuoyuyla paylaşılmasını" ve yapılan çalıştayda ortaya çıkan reel sektöre ilişkin sonuçların programa yansıtılmamasını eleştirdi.


Programın birçok alanda reformları içerisinde barındırırken, birçok alanda da yetersiz kaldığına işaret edilen açıklamada, kamu reformu, mali disiplin gibi unsurlara gerekli önem verilirken; reel sektörün desteklenmesi, istihdam ve ihracat gibi konularda programın yetersiz kaldığı ifade edildi.


Açıklamada, programda yer alan birçok ifadenin eylem planlarıyla spesifik olarak desteklenmediğini ve sadece genel söylemler olarak kaldığı ileri sürülerek, "Bazı ifadelerde neyin, nasıl yapılacağı belirtilmemekte, genel olarak yapılacağı iddia edilmektedir. Bu bağlamda detaylı eylem planlarının toplumla paylaşılması gerekmektedir" denildi.


"KAMU REFORMU EKSİK AMA OLUMLU"


KTSO'nın Ekonomik Paket ile ilgili değerlendirmesi şöyle devam etti:


"Kamunun yönetsel etkinliği ve verimliliği konularında kamu görevlileri yasasından, kamu yönetimi reformu eylem planına, ekonomik koordinasyon kurulundan e-devlet ve tam gün eğitim gibi olumlu eylemler sıralanmaktadır. Ancak özellikle yerel yönetimler konusunda eylem planları yetersizdir.


'Yerel yönetimler idari, mali ve denetim yönünden yapılandırılacaktır' ifadeleri ucu açık ve soruna çözüm bulmaktan uzak ifadelerdir. Bununla beraber yeni istihdam edilecek kamu personelinin yerleştirilmesi hususlarında eksikliklerin giderilmesi, partizan istihdamların önüne geçilmesi gibi gerekli düzenlemelerin programda yer almadığına tanık olunmaktadır. Ayrıca ikinci iş yasağı, müşavir ve verimsiz kamu personeline yönelik eylemlerin kamu görevlileri yasa çalışmalarında dikkate alınması gerekmektedir.


"MALİ DİSİPLİNE VERİLEN ÖNEM, İLERİSİ İÇİN UMUT VERİCİ"


Kamu mali yönetimi yasasının çıkarılması, Sayıştay'ın denetim kapasitesinin artırılması, AB normlarına uygun ihale yasası, ek mesai ödemelerinin kontrolü, yeni teşvik yasası, kamu içi mahsuplaşma, kamu alacaklarına yönelik yasal düzenlemeler, kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele ve vergi dairesinin kapasitesinin artırılması gibi önemli reformların yer alması, KKTC bütçesinin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için önemli adımlardır. Ekonomik programda en çok mali disiplinle ilgili somut ve spesifik eylemlere yer verildiğine tanık olunmaktadır.


Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı amaç ve temel hedefler bölümünde KKTC'de istihdamın artırılması ve katma değeri yüksek ihracat odaklı mal üretimi gibi hedefler belirlenmiştir. Ancak 2011 yılında %9,7 olan işsizliğin 2015 yılı sonunda %9,5 olarak hedeflenmesi büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Programın üretim sektörlerine yönelik yetersiz önlemler geliştirmesinin sonunca işsizliğin 4-5 yıl boyunca aynı düzeyde kalacağının hedeflenmesi, programın sadece kamu reformu ve kamu maliyesi için yapıldığını göstermektedir.


Tüm bunlara ilave olarak ihracatçılar meclisi kurulması gibi olumlu eylemleri içeren paket, temel hedeflerinde ihracatı artıracağını belirtse de 2011 yılında 120 milyon dolar olan ihracatın 2015 sonunda sadece 127 milyon dolar olarak hedeflenmesi programın ihracatı artırma hedefinin olmadığını göstermektedir.


Yeşil hat üzerinden yapılan ihracatın desteklenmesi, çoğu ülkede yapılan İhracata dönük üretim stratejisi hazırlanması, ilgili devlet desteklerinin Türkiye'deki gibi revize edilmesi, geçici teşvik primi uygulamaları ve benzeri tedbirlerin pakette yer almaması kabul edilemez. Çalıştaylarda mutabakatla sonuçlandığı halde programda yerli hizmet ve mal üretimin önemi konusunda yeterince eylem ve önerinin yer almadığına tanık olmaktayız. Turizm sektörünün ülke ekonomisine yarattığı katma değeri artırarak, üretim sektörleriyle etkileşimini sağlayacak ve  turizm sektörünün daha fazla yerli üretim almasını teşvik edecek önerilere yer verilmemiştir.


Tarım alanında tarım strateji belgesi, tarım master planı, gıda güvenliği yasası, tohumculuk yasası,  modernizasyon, üreticilerin kümelenmelerinin desteklenmesi gibi yapısal sorunlara çözüm üreten adımların programa konması tarım sektörü için olumlu gelişmelerdir. Ancak zeytin/zeytinyağı gibi KKTC'de iklimsel avantajı olan ürünlerin devlet politikası hale getirilmesinden, üreticinin eğitilmesine ve Türkiye'den gelecek suyun değerlendirilmesiyle  ilgili eylemlerin yeterli olmadığı gözlemlenmektedir.


Bilişim sektörünün ülkemizde turizm ve yüksek öğrenimden sonra üçüncü bacasız sanayi sektörü olarak tanımlanmaması, bilişimle ilgili bir devlet politikası belirlenmesine yönelik çalışmalara yer verilmemesi ve e-devlet projelerinde Türkiye'nin bazı projelerde yaptığı gibi bu projenin en az %50'sinin yerel bilişim firmaları tarafından yaptırılması gibi hususlara programda yer verilmemesi bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır.


"KIB-TEK ÖZERKLEŞTİRİLMELİ"


Çalıştaylarda ve birçok platformda Oda olarak Elektrik Kurumunun özerkleştirilmesiyle ilgili önerilerimizin dikkate alınmadığına üzülerek tanık olmaktayız. Bununla beraber enerji sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi için bir yasanın çıkarılması, enerji verimliliği eylem planı hazırlanacak olması ve yenilenebilir enerjiye verilen önem ülkemiz için olumlu gelişmelerdir.


Girdi-üretim maliyetlerinin düşürülmesiyle ilgili somut önerilere yer verilmeyen programda, Oda olarak desteklediğimiz ürün güvenliği yasası, işyeri envanteri çıkarılması, Kobi Stratejisi oluşturulması, Reel sektör danışma kurulu gibi oluşumlara yer verildiğine tanık olunmaktadır.  Bir önceki programda yeni Organize Sanayi Bölgeleri(OSB) kurulmasıyla ilgili bir maddenin, yeni programda kaldırılmasını ve OSB'lerin ilgili bölgede bulunan sanayicilere ve üretici esnafa devredilmesiyle ilgili hiçbir gelişmenin olmaması hayret vericidir.


Başta Türkiye olmak üzere tüm ülkelerde sektörel korumacılık uygulamalarının artarak devam ettiği bir ortamda ülkemizde ithalatçı lobisini memnun etmeye yönelik bazı eylem planlarının süslü kelimeler altında gizlendiğine tanık olmaktayız. Sürdürülebilir ekonomiye geçilmesinin tek yolu mal ve hizmet üretimini artırmak ve ihracat yapmaktır. Güçlü bir üretim sektörü için, üretim sektörlerinin belirli bir süre korunarak, desteklenmesi gerekmektedir.


Oda olarak hükümetten başka ülkelerin KKTC'ye uyguladığı yasak, yüksek gümrük, fon oranlarını ve tarife dışını engellerinin aynısını uygulanmasını beklemiyoruz. Ancak burada istihdam yaratan, katma değer yaratarak üretim ve ihracat yapan sektörlerimizi koruyarak, desteklemesini talep ediyoruz.


Sanayi- Üniversite işbirliği konusunda her hangi bir eylemin veya stratejinin programa konmaması, eksiklik olarak gördüğümüz bir diğer husustur.  Ancak gerek AR-GE gerekse Teknopark yasalarının çıkarılması üniversite-sanayi işbirliklerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.


İş ve yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik 'Yatırım Danışma Konseyi', 'Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu', 'Reel Sektör Danışma Kurulu' gibi olumlu yaklaşımları Oda olarak desteklemekteyiz. Ancak kurulacak olan bu kurulların yasal yetkileri olmadan neler başarabilecekleri tartışma konusudur.


Ekonomi içerisinde özellikle tahsilat sorunlarının çok ciddi boyutlara ulaştığı ve sermayesi güçlü firmaları bile sarsmaya başladığı bir ortamda, ticari mahkemelerin kurulması konusunda programda hiçbir maddeye yer verilmemiştir. Karşılıksız çeklerin ekonomi üzerindeki tahribatı dışında, ticari anlaşmazlıklara çözüm üretebilecek bir mekanizmanın zaman kaybedilmen kurulması gerekmektedir.


Sonuç olarak ekonomik büyümenin yüksek ithalatla yaratılabileceğinin savunulduğu, hiçbir ülke sınırları içinde ve ekonomik akıl tarafından kabul görmeyecek olan bu anlayışın uygulanabilirliği ve kabulü KTSO tarafından ret edilmektedir."


(FEZ/ÖK)


 
12 Aralık 2012 Çarşamba 14:07
Okunma: 744
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)