Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "schulz Tehlikeli Rol Üstlenmeye Hazırlanıyor"

"schulz Tehlikeli Rol Üstlenmeye Hazırlanıyor"

Lefkoşa, 14 Nisan 12 (T.a.k): Avrupa Komisyonu Başkanı Martin Schulz'un, "çok Tehlikeli Bir Panoda Rol Üstlenmeye Hazırlandığı" İfade Edildi..

 
 
Fileleftheros gazetesi yukarıdaki başlıkla yayımladığı haberinde, Schulz'un: "Ya Kıbrıs sorununun önümüzdeki Haziran ayına kadar çözülmesine ivme kazandırarak nüfuzunu kullanmayı, ya da Türk önerilerine önem vererek, Maraş'ın iadesi ile doğrudan ticaret arasında bir al-ver yapılmasına ilişkin görüşme çerçevesini canlandırmayı isteyerek; iki kat tehlikeli bir pano üzerinde rol üstlenmeye hazırlandığını" yazdı.


Schulz'un, kısa zaman önce bir araya geldiği AKEL Genel Sekreteri Andos Kiprianu'ya, Kıbrıs sorununda rol üstlenme niyeti olduğunu açıkladığını kaydeden gazete, Schulz'un, Avrupa Parlamentosu Siyasi Grup Başkanları heyetinin başkanı olarak, Paskalya tatilinden sonra, Nisan ayında Kıbrıs'ta, Mayıs ayında Türkiye'de ve Haziran ayında yeniden Kıbrıs'ta bazı temaslarda bulunacağını söylediğini anımsattı.


Elde ettiği bilgilere dayanarak, her iki durumda da, yani hem Kıbrıs sorunu hem de doğrudan ticaret ile Maraş'ın iadesi arasında bağlantı kurulması konusunda, Schulz'un görüşlerinin Ankara'dan "aşılanmış" olduğunu savunan gazete, devamla şunları yazdı;


"1. Schulz, Türkiye'nin de talep etmekte olduğu gibi, Kıbrıs sorununun çözümünün acele ve her halükarda da AB Dönem Başkanlığı'nın Kıbrıs tarafından üstlenilmesinden önce gerçekleşmesini arzuluyor gibi görünüyor. Schulz bu konuda, herhangi bir çözümün temel parametreleri ve ayrıntılarıyla ilgilenmeden, Komisyon'un Kıbrıs sorununun 'hemen şimdi çözümü' konusundaki klasik görüşüyle özdeşleşiyor. Kıbrıs sorununun çözümü aşamasında, Schulz'un talep etmesi mümkün olan rol ise kısıtlıdır ve tarafların cesaretlendirilmesine odaklanmaktadır.


2. Schulz, doğrudan ticaret ile Maraş'ın iadesi arasında al-ver yapılması için, Avrupa nezdinde yapılacak girişimler çerçevesinde, esaslı bir rol talep edebilir ve üstlenebilir. Schulz, AP Başkanı olmadan önce, AP'deki Sosyalist grubun başkanı olarak, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün dayatılmasının taraftarı ve Gunter Verheugen de yakın dostu olarak, doğrudan ticaretin onaylanması ve Kıbrıslı Türklerin izolasyonunu kaldırılması için defalarca yazılı açıklamalar yayımladı. Schulz'un, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün yasal zemininin AP'nin yetkili organları tarafından reddedilmesine saygı göstermemesi de tesadüf değildir. Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün yasal zeminin AP'nin iki yetkili yasal organı tarafından reddedilmesinden sonra, Schulz gazeteye 'AP hukuk dairesi, AP'nin birçok üyesinin görüşünden biraz daha farklı olan bir tutum takınmıştır. Bu yüzden, kararlar almadan önce, yasal-siyasi alana netlik kazandırmam gerekir' demiştir."


Schulz'un doğrudan ticaret konusunda izlediği "yasal-siyasi çizginin", aslında çok önceden açıklığa kavuşmuş olduğunu kaydeden gazete, Schulz'un "Sosyalist grubun tüzüğün benimsenmesini desteklediğini yinelediği" yazılı açıklamasını anımsattı.


Gazeteye göre Schulz bu açıklamasında, "doğrudan ticaretin sadece Kıbrıslı Türklerin ekonomisinin rekabet edebilirliğinin iyileşmesine katkıda bulunmayacağını, Kıbrıs sorununun çözümüne de hizmet edeceğini de" ifade etmişti.


Gazete, Schulz'un bu görüşlerinin TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AB Bakanı Egemen Bağış ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun görüşlerinden hiç farklı olmadığının da altını çizdi.


Schulz'un Kıbrıs'la ilgili konularda oynadığı rolle ilgili ilk sınavın, Güney Lefkoşa için umut kırıcı olduğunu yazan gazete, 8 Mart 2012'de, AP'deki siyasi grupların büyük çoğunluğunun, Yeşiller ve Liberallerin, Kıbrıslı Türklerle Yüksek Seviyede Temas Grubunun görev-yetkilerinin düzeyinin yükseltilmesine ilişkin talebini kabul etmediklerini anımsattı.


Schulz'un sahip olduğu niyetleri ortaya koyduğunu ve bu konuda farklı bir görüşe sahip olduğunu kaydeden gazete, Schulz'un AP siyasi grup başkanlarının lideri olarak, konunun açıkta kalmasına karar verdiğini ekledi.


"BAŞKAN SOSYALİSTELERE NE YAPACAK?"


Gazete yukarıdaki ara başlıkla yayımladığı haberinde ise, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Avrupa Sosyalist Partisinin toplantılarına en üst düzeyde katılmakta olduğunu aynı zamanda AP Başkanı Schulz ve Sosyalist Grubun lideri Hanes Svopotan ile de doğrudan işbirliğinde ve eşgüdümde bulunmakta olduğunu kaydetti.


O halde, Hristofyas'ın doğrudan ticaretin önlenmesi mücadelesinde, bahse konu kişilerin desteğini isteyebileceğini ve alabileceğini yazan gazete, belki de en şaşırtıcı olan şeyin, Sosyalist grubun, Avrupa Birleşik Solunun "doğrudan ticaret ile Maraş'ın iadesi arasında bağlantı kurulmasının, Kıbrıs Cumhurtiyeti başkanının önerisi temelinde yapılacağı" şeklindeki değişiklik önerisine ret oyu vermesi olduğunu kaydetti.


"HRİSTOFYAS'IN MARAŞLA OYUNLARI"


Alithia gazetesi ise, yukarıdaki başlıkla manşete çektiği haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın BM Genel Sekreteri Ban'a yönelik Maraş konulu mektubu ile Hristofyas'ın Maraş konusuyla ilgili üç eksenli önerisini 3 yıldır konuşulmakta olduğunu, ancak Hristofyas ile ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM'nin de huzurunda, Maraş konusunun Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümünün parçası olduğu hususunda anlaştıklarını yazdı.


Hristofyas'ın 3 Nisan 2009 tarihinde sözde "Maraş Belediyesine" gerçekleştirdiği ziyareti ve ziyaretin ardından yaptığı açıklamaları anımsatan gazete, aslında önemli olan şeyin kameralar önünde değil bu görüşmede kapalı kapılar ardında söylenenler olduğunu kaydetti.


"DİK KAFALISIN ALEKSİ"


Hristofyas'ın Belediye heyeti ile 3 Nisan 2009 tarihinde yaptığı görüşmenin birçok baskı sonucunda gerçekleştiğini yazan gazete, görüşmenin sonucunda Hristofyas'ın "Maraş'ın yasal sakinlerine iadesinin" gündeme getirildiği bir mektubu BM Genel Sekreteri Ban'a yolladığını ifade etti.


Gazete, Hristofyas'ın sözde "Maraş Belediye Başkanı" ve belediye heyeti üyeleriyle gerçekleştirdiği görüşmede hazır bulunan o zamanki iki belediye üyesinin gazeteye konuştuklarını ve görüşmenin diğer yarısıyla ilgili hikâyenin "karanlıkta" olduğunu ve isimlerini açıklamayan iki belediye üyesinin şunları söylediğini aktardı;


"Hristofyas, Maraş konusunun Hristofyas ile Talat arasında gerçekleştirilen görüşmelerde gündeme getirilmesi konusunda belediye konseyinden çok baskı gördü. Hristofyas'la yapılan görüşmede hazır bulunanlar BM Genel Sekreterine bir mektup yollanması konusunda ısrar ettiler. Maraş Belediye Başkanı Aleksis Galanos ise bu konuda çok ısrarcıydı ve Hristofyas da baskıya dayanamadı ve patladı: 'Aleksi, her zaman dik kafalıydın ve öyle olmaya da devam ediyorsun. BM'nin huzurunda anlaştık ve Maraş'ı gündeme getirmeyeceğiz. Bu olamaz. Sana diyorum ki, bundan hiçbir şey çıkmayacak. Ama mademki ısrar ediyorsun, yapalım. Mektubu sen yazmak ister misin? Yaz o zaman. Göndermek için bir mektup yazalım.'"


Herkesin mektupla rahata kavuştuğunu yazan gazete, Maraş konusuyla ilgili herhangi bir hareketlilik göremeyen ve şikâyet etmeye başlayan Maraş kökenli Rumlar arasındaki hoşnutsuzluk havasının hafiflediğini ekledi.


Gazete, sözde "Maraş Belediyesi Başkanı" Aleksis Galanos ile irtibata geçtiğini ve Galanos'un Ban'a yönelik bahse konu mektubun taslağını hazırladığını doğruladığını da ekledi.


Neredeyse 3 yıldır ortada bir mektup bulunduğunu ve bu mektubun sözde Maraş Belediye konseyi üyelerinin hiç görmediği bir de cevabı bulunduğunu kaydeden gazete, herkesin, Maraş'la ilgili iki mektup ve bir adet girişimin, Hristofyas ile Talat'ın BM ile anlaştıkları stratejinin bir parçası olmadığını en başından beridir bildiklerini kaydetti.


Gazete, kendisine konuşan "iki kaynağın", Hristofyas'ın Maraş konusunu Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüyle ilgili müzakere çerçevesine dâhil etme hususunda Talat'la anlaşarak, aslında BM'nin 550 ve 789 sayılı kararlarını iptal ettiğini savunduklarını da öne sürdü.


Milliyet gazetesinin Maraş konusunda kısa zaman önce yayımladığı haberi de anımsatan gazete, Rum Hükümeti sözcüsü Stefanos Stefanu'nun buna, Hristofyas'ın Maraş konusuyla ilgili üç eksenli önerisiyle yanıt verdiğini ekledi.


(İY/HÖ)                       


*************


 
14 Nisan 2012 Cumartesi 13:40
Okunma: 421
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)