Ana Sayfa » Kıbrıs » Seçime çağrı

Seçime çağrı

Havadis ekibi ile bir araya gelen CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, ekonomi, Kıbrıs sorunu ve vatandaşlık gibi konularda önemli açıklamalar yaptı

 
 
Seçime çağrı
“ÖZELLEŞTİRME OLABİLİR”… Yorgancıoğlu, “Bu ülkede devletin bu yapısı ile ilave yatırım yapması mümkün değil, doğru da değil. İstihdam ihtiyacı, gelir artırma ihtiyacı varsa bu ancak özel yatırımlarla olur. Birkaç kurum hariç, özelleştirme yapılabilir” dedi

 

“ÖZERKLEŞME-LİBERALLEŞME”… “Elektrik alanında özelleştirmeye karşıyız. Ama Telekom alanında hizmet kalitesini artıracak, rekabeti ve ucuzlamayı getirecek yasada ise iki vekilimizin katkısı var. Hava ve deniz limanlarında ise işletme devrine sıcak bakıyoruz ancak bu hükümete güvenmiyoruz”

 

“EN KÖTÜ UBP HÜKÜMETİ”… “Bugünkü hükümet, eski UBP hükümetleri içerisinde de en kötüsüdür. Değişimi kaçınılmazdır. Bunu belki de yeni gelecek hükümet dünyaları kuracak anlamında söylemiyorum. Kendi içlerindeki çelişkileri, kötü icraatları, kötü kararları bu halk hak etmiyor. CTP erken seçime hazır”

 

“VATANDAŞLIK VERİLMESİNE KARŞI MÜCADELE”… Yoğun bir şekilde vatandaşlık verilmeye başlanması CTP’nin gündeminde. Yorgancıoğlu, “Bu konuda toplumu huzursuz edecek ve adaletsizlik yaratacak vatandaşlık işlemlerinin karşısında olacağız” dedi

 

 

 

Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, parti olarak özelleştirme ya da yabancı yatırıma karşı olmadıklarını söyledi. Yorgancıoğlu, UBP Hükümeti’nin “ver- kurtul” tavrı içerisinde, toplumun stratejik kurumlarını elden çıkarma gayretinde olduğunu belirterek, “Karşı olduğumuz nokta buradadır. Örneğin elektrikte özelleştirme olmamalı. Telekom alanında rekabetin önü açılabilir. Havaalanında ise devleti gelir kaybına uğratmayacak bir işletme devrine destek verebiliriz” ifadesini kullandı. Yorgancıoğlu, Havadis Haber Merkezi’nin konuğu oldu. Yorgancıoğlu’na CTP MYK Üyesi Birikim Özgür eşlik etti.

Yorgancıoğlu, son dönemlerde, her Bakanlar Kurulu’nda belirli sayıda vatandaşlık verildiğinin gözlemlendiğini belirterek, “Bu konuda CTP olarak hassasız. Ciddi bir adaletsizlik yaratılıyor” dedi. Müzakerelere de değinen Yorgancıoğlu, “masadan kalkılıyor” gibi bir hava yaratılmaya çalışıldığını ancak BM’nin buna izin vermeyeceğini düşündüğünü vurguladı.





“CTP, yabancı yatırıma karşı değil”


Ekonomi konularında Havadis ekibinin sorularını yanıtlayan Yorgancıoğlu, Kıb-Tek, limanlar ve Telekom alanındaki gelişmelerle ilgili net cevaplar verdi. Yorgancıoğlu’nun görüşleri şöyle: “Dış yatırıma kapalı değiliz. Ancak gelecek yatırımın ülkenin ihtiyacını gözetmesi gerekir. Tek ayaklı da olmamalı. Rahatsızlık burada. Arap sermayesi gelecekse gelsin. Alman da İngiliz de gelsin. Buranın yasaları gözetilecekse yabancı sermayeye karşı değiliz. Bakir alanlarımız var. Yatırıma açık alanlar var. Rekabet edilebilir alanlar var. Bunların iyi saptanıp, ekonomiyi ileri taşıyacak hamlelerle yabancı sermayeye açılmasına, CTP olarak karşı bir duruşumuz yok. Nitekim, hükümetimiz döneminde de bu yönde ciddi çalışmalar yaptık.”

 

 

“Özelleştirme ve sermaye…”

Devletin mevcut yapısıyla yatırım yapamayacağını ve büyük yatırımlarda dış kaynaklara da ihtiyaç olduğunun altını çizen Yorgancıoğlu, belli alanlarda ise tavırlarının net olduğunu belirtip, Kıb-Tek’i örnek göstererek, “Bu ülkede devletin bu yapısı ile ilave yatırım yapması mümkün değil, doğru da değil. İstihdam ihtiyacı, gelir artırma ihtiyacı varsa bu ancak özel yatırımlarla olur. Birkaç kurum hariç, özelleştirme yapılabilir. Örneğin elektrik alanında özelleştirmeye karşıyız. Hava deniz limanı, elektrik ve Telekom özelleşmesi gündemde. Elektriğe karşıyız. Özelleştirme mantığının en çok uygulandığı AB’de bile rekabet etmeyi gerektirecek üretim büyüklüğü olmadığı alanlarda devlet tekeli özel tekeline dönüşmüyor. Siyasetin elini bu alanlardan çekmesi, yani özerkleşmesi gibi bir politikamız var” dedi.





“Liberalleşme olabilir…”


“Telekom’da ise durum farklı. İki yıl içinde bu alana yatırım yapılacak ve Telekom alanı rekabete açılacak. Burada da öngörülen rekabete açıp, liberalleşmeyi sağlama. Telekom alanında liberalleşmede rahatsızlık duymayız.”





“Devletin kaybı olmamalı”


Ercan Devlet Havaalanı ihalesini çok yakından takip ettiklerini anımsatan Yorgancıoğlu, burada ver-kurtul havası yaratıldığını ve bundan dolayı endişe duyduklarını anlatarak, “Havaalanında düşünülen ne? Havaalanını ayrı bir işletme olarak düşünürsek kar ediyor. Ama gelirleri devletin başka ihtiyaçlarına gittiği için alana yatırım şansı ortadan kaldırılıyor. Havaalanının geliştirilmesi gerektiği muhakkak. Devletin bütçesi bu gelişmeye olanak tanımıyor. Burada sıkıntı, devlet yap-işlet-devret modeli düşünüyor. Mülkiyeti değil, işletmesi özele devredilecek. Yılda 10-12 milyon TL gelir var şu anda. Bunlar hesaplanacak mı, yoksa ver kurtul mantığı mı izlenecek? Devlet bu işletme devrinden de kar etmek durumunda. Devlet 25 yılda ne kazanacak? Bizim endişemiz devletim bugünkü açmazı kapatmak adına elindekini vermesidir. 25 yıldan bahsediliyor. Bu da 250-300 milyon TL demek. UBP’ye bu anlamda güvenmiyoruz” diye konuştu.





“Her bakanlık ayrı çalışıyor”


Yorgancıoğlu, “Kuşkularımız var ve gelişmeleri izledikçe, her bakanlığın kendine ait bir kurumun özelleşmesi için ayrı çaba harcadığını gördükçe, özelleştirmede kamu yararının gözetilmediğini görüyoruz” dedi.





“25 istihdam daha”


Elektrik Kurumu’nda yeniden istihdam yolunun seçildiğini vurgulayan Yorgancıoğlu, bu politikaların bilinçli uygulandığını düşündüklerini ve kurumu zora soktuğunu söyledi.

Yorgancıoğlu şöyle devam etti: “Enerji sektöründe devletin elini çekerek özerkleşmenin önünün açılması ile birlikte kurumun rahatlayacağını düşünüyorum. Bugün 25 kişi daha istihdam ediliyor kuruma. Atananların kurumu rahat yönetebileceği ortamın sağlanması ve işin uzmanlara devredilmesi gerekiyor. Özelleştirme Yasası’nda da ciddi sıkıntılar var. Teklif gelmezse, fiyat yüzde 20 düşer deniyor. Manipülasyonları nasıl önleyecek? Rekabet Kurulu’nun yetkileri bunu önlemeye yeterli mi, emin değilim. Orada da net olmayan alanlar var.”

 

“Siyaset bankalardan elini çekmeli”

Kamu bankalarına da siyasi müdahale olduğunu söyleyen Yorgancıoğlu görüşlerini şöyle ifade etti: “Bankalar arası birleşmeler de gündeme gelebilir. Şube bankaları ile rekabet etme ortamında bu şansı yitiren bankalar olabilir. Bu nedenle kamu bankaları ya da özel bankaların birleşmesi gündeme gelebilir. Köklü çözüm, kamu bankalarında da siyasi kararların değil, finansal aklın hüküm sürmesidir.”

 

“Erken seçim”

CTP olarak erken seçime hazır olduklarını vurgulayan Yorgancıoğlu, devamla şunları söyledi: “Bugünkü hükümet, eski UBP hükümetleri içerisinde de en kötüsüdür. Değişimi kaçınılmazdır. Bunu belki de yeni gelecek hükümet dünyaları kuracak anlamında söylemiyorum. Ama kendi içlerindeki çelişki, icraatları, kötü kararları bu halk hak etmiyor. Buradaki hükümetle kendi plan ve hedeflerini belirlemediği sürece, Ankara’dan gelen paketlerle yüzleşir. UBP’nin herhangi bir planı var mı? Ben görmedim. CTP olsa, kendi gelişim ve değişim planını hazırlardı.”

 

“CTP iktidar programını hazırlıyor”

CTP’nin geçmiş tecrübesini de göz önüne alarak, yeni bir hükümet programı hazırlığına başladığını ifade eden Yorgancıoğlu, “İktidara geldiğimiz zaman, neler yapacağımızı halka anlatacağız” dedi. Yorgancıoğlu şöyle konuştu: “Bize programa katkı yapılması yönünde çağrı yapılmadı. Böyle bir çağrı olsa, katkı yapmamız gerektiğine inanıyorum. Ama bu hükümet ne kadar dikkate alacak önerimizi, bu önemlidir. Biz uzun süredir bu halkın ekonomik konularda kendi planını yapması gerektiğini söylüyoruz. CTP olarak yeni bir ekonomik program hazırlığımız var. Bunu halka da anlatacağız. Bu alandaki gelinen aşamayı da halka anlatacağız.

İktidara gelmemiz halinde nasıl bir yönetim ortaya koyacağımıza dair politikamız hazır olacak. Bunu hazırlarken de CTP’nin 1970’ten bugüne biriken tecrübelerinden de faydalanacağız.”

 

“Sendikalarla kavga edebiliriz”

“Sendikalarla ters düşme gibi bir derdimiz yok” diyen Yorgancıoğlu, gerektiğinde farklı görüşlerin de ortaya çıkabileceğini anlattı: “CTP olarak sendikalarla ayrı düşmekten çekinmeyiz. Temennimiz ilişkilerin iyi olması. Kamuda verimlilik söz konusu ise burada fikrimizi söylemekten çekinmeyiz. CTP güçlü ve büyük bir partidir. CTP’nin kendisini sendikalara affettirme gibi bir gayret içinde olması doğru değildir, olamaz. Ancak, bu toplumun geleceği için sendikalarla iş birliği yapmaktan da çekinmeyiz.”

 

“Türkiye ile ilişkiler”

Türkiye’nin yanlış yaptığını eleştirme noktasında bir çekince görmediğini söyleyen Yorgancıoğlu, “Ancak her yaptığı da yanlıştır noktasında değiliz” dedi. Yorgancıoğlu şöyle devam etti: “Türkiye’nin yanlış yaptığını düşündüğümüz noktalarda karşı çıkmadık mı? Örneğin kıta sahanlığı konusu. Karşı çıktık. Buna da pişman değiliz. Düşünün ki Başbakan’ın da haberi yoktu. Ya da Egemen Bağış’ın ilhakla ilgili görüşlerine karşı çıkmadık mı? Gelecek olan su konusunda irade eksikliği olduğu için karşı çıkmadık mı? Ama Türkiye’nin her yaptığı da yanlıştır gibi bir tavır beklenmemeli CTP’den. Bu da doğru değil. İhtiyaç duyduğumuzda AKP yetkilileri ile görüşüyoruz. Sayın Erdoğan ve Davutoğlu’ndan görüşme talebimiz var. Kıbrıs konusunda gelinen son aşamayı, ana muhalefet olarak Türkiye’yi yöneten AKP ile AKP yöneticileri ile görüşmek istiyoruz.”

 

“Kıbrıs konusu ve uluslararası hukuk”

Kıbrıs sorununa da değinen Yorgancıoğlu, uluslararası hukuk dışında bir adımın sonuç vermeyeceğini söyledi. Yorgancıoğlu’nun Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşleri şöyle:

“Uluslararası hukukun dışında herhangi bir girişim olacağını sanmam. Ne Türkiye ne de Sayın Eroğlu’nun hukuk dışında bir talebi olamaz. KKTC’nin gelişmesi için birtakım adımlar atılabilir. Ama CTP olarak biz, bu süreçte Kıbrıs Türkü’nün etkin olarak rol almasını talep ediyoruz. Yoksa BM ve uluslararası hukukun dışına çıkılacağını sanmıyorum.”

 

“19 Nisan BM raporu”

“Ben BM Genel Sekreteri’nin görüşmeleri keseceğini düşünmüyorum. Devamı yönünde bir tavır takınacaktır.

Önümüzde iki ay var ve bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Rum tarafının bir isteksizliği var ama Türk tarafının geçmişin gerisinde olduğunu görüyoruz. Bu Kıbrıs Türkü’ne iki yıl kaybettirmiştir. Federal yürütmenin seçiminde gelinen nokta, geçmişten daha iyi bir noktadır ama sorunların çözümüne yeter mi? İki aylık sürede uluslararası konferansı olanaklı kılacak bir yaklaşım gerekiyor. Son görüşme dense de Sayın Eroğlu, BM Genel Sekreteri’nin çağrısına kulak verecektir. Bana göre masadan kaçmak doğru bir yaklaşım değildir. Masadan kaçan bir bedel ödeyecektir.”

 

“Vatandaşlıklarda dikkatli olunmalı”

Vatandaşlık verilmesi konusuna da değinen Yorgancıoğlu, gelişigüzel, keyfi vatandaşlıklar verilmeye devam edildiğini ve bunun halk arasında adalet duygusunu körelttiğini vurguladı ve “Bu alanda ciddi bir hareketlenme olursa, CTP olarak karşı çıkacağız. Bu konuda ciddi bir adaletsizlik var. Burada 15-20 yıl kalan aile sahibi olanlar, burada doğanlar var. Bir taraftan bu kitleyi görmezden gelmek, diğer taraftan da hak etmeyenlere vatandaşlık verilmesi ile de mücadele edeceğiz.

Vatandaşlıkla ilgili yasa önerimiz var. Bu durumda evlilikler dışında vatandaşlık verilmemesini istedik. Belki kapsam biraz genişler ama izah edilemeyecek bir vatandaşlık furyasının çıkmaması gerekiyor. Toplumda bu alanda huzursuzluk yaratılmamalı.”

 
11 Nisan 2012 Çarşamba 10:33
Okunma: 705
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)