Ana Sayfa » Dünya » Selçuklu Medeniyeti Washington'da

Selçuklu Medeniyeti Washington'da

Selçuklu Dönemi Mimarisine Ait Özgün Fotoğraflardan Oluşan,  ''taşların Şarkısı: Anadolu Selçukluları Mimarisi Mirası'' Başlıklı Sergi, Amerikalıları Selçuklu Medeniyeti, Kültürü Ve Mimarisini Keşfe Çıkardı.

 
 
Selçuklu Medeniyeti Washington'da

SERGİNİN KÜRATÖRÜ KATHARİNE BRANNİNG: ''İSTANBUL'UN GÜZELLİĞİ, İSTANBUL'DAKİ HARİKA YAPITLAR SAYESİNDE OSMANLI MİMARİSİNİ HERKES BİLİYOR, ANCAK BANA GÖRE SELÇUKLU MİMARİSİ ÇOK DAHA ETKİLEYİCİ, ÇOK GÜÇLÜ VE ÇOK GÜZEL BİÇİMDE SADE BİR YAPIYI İÇİNDE BARINDIRIYOR''

Washington, 7 Aralık 12 (T.A.K): ABD'nin başkenti Washington'da Selçuklu dönemi mimarisine ait özgün fotoğraflardan oluşan ''Taşların Şarkısı: Anadolu Selçukluları Mimarisi Mirası'' başlıklı sergi açıldı.

Türki Amerikan Birliği (TAA) adlı kuruluşun ofisinde açılan sergide, fotoğraf sanatçıları Ahmet Kuş, Fevzi Şimşek ve İbrahim Dıvarcı'nın çektiği, Selçuklu döneminden kalma medrese, cami, kervansaray, türbe gibi mimari yapıların fotoğrafları Amerikalılarla buluştu. Sergide, Anadolu Selçuklu medeniyetinin yönetim yapısı, bilimi, sanatı, müziği, mutfağı, dil ve edebiyatı, tarihi, toplumu ve ekonomisine dair bilgileri içeren panolara da yer verildi.

Konya Selçuklu Belediyesi tarafından desteklenen ve Blue Dome Yayınevi ile TAA'nın ortak sponsor olduğu serginin kuratörlüğünü ise Türkiye ve Türk kültürünü anlattığı ''Evet Bir Bardak Daha Çay İstiyorum'' kitabıyla Türklerin gönlünü fetheden ve Türkiye'de ''Kadriye Yenge'' olarak da tanınan Amerikalı yazar Katharine Branning üstlendi.

Serginin açılışı vesilesiyle TAA'nın Washington'daki merkez ofisinde bir resepsiyon düzenlendi.

''SELÇUKLULARIN BİZE SÖYLEYECEĞİ ÇOK ŞEY VAR''

Resepsiyonda konuşan Konya'nın Selçuklu ilçesi Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Gümrah, medeniyetlerin beşiği olan Anadolu'da dünya kültür mirasının paha biçilmez eserlerinin imar edildiğini ve bu eserlerin dünyanın en önemli kültür havzalarından birinin Anadolu olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Gittikleri her yere adalet ve hürriyet götüren Selçuklular'ın, birlikte yaşama pratiği açısından da ayrıca kayda değer bir medeniyet olduklarını ifade eden Gümrah, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin, bu topraklar üzerinde kendilerinden önce kurulmuş olan eski medeniyetleri reddetmeksizin kendi özgün eserlerini ürettiğini ve miras olarak devraldıklarını da yaşatarak Anadolu'daki medeniyet birikiminin en yüksek düzeylere ulaşmasını sağladığını kaydetti.

Gümrah, sözlerine şöyle devam etti:

''Bugün modern dünyanın yaşadığı problemlere baktığımızda Selçukluların bize söyleyeceği çok şey olduğunu düşünüyoruz. Selçuklu'nun daha iyi anlaşılabilmesi için hiç değilse günümüze ulaşan maddi ve manevi mirasının dünyanın ortak değeri olarak kabul edilmesini sağlamayı umuyoruz. Hem insanlığın ortak değeri hem de Anadolu'yu vatan yapan abidelerin ABD'de ikinci kez sergilenmesi, kültürel mirasımıza anlamlı bir katkı sunacaktır.

Bu sergi için başta Büyükelçiliğimiz olmak üzere belediyemizle yapmış olduğu işbirliğinden dolayı TAA'ya, sergilenen fotoğrafların çekimini yapan ve sergi hazırlıklarında önemli katkıları bulunan fotoğraf sanatçılarına ve emeği geçen tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum.''

5 CİLTLİK KİTAP VE 180 DAKİKALIK BELGESEL PROJESİ

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gümrah, hoşgörü, sevgi ve kardeşlik medeniyeti olan Selçuklu Medeniyeti'nin tanıtılması için daha önceki yıllarda Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde Viyana ve New York'ta da bu sergiyi düzenlediklerini ve gösterilen ilgiden çok memnun kaldıklarını söyledi.

Bu medeniyetin tanıtılması gerektiğini ve bunun için de ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Gümrah, gelecek projelerine dair bir soru üzerine, yine Cumhurbaşkanlığının himayesinde, 5 ciltlik, 23 ülkede çekilmiş Selçuklu Medeniyetine dair eserlerin yer alacağı bir kitap yayınlamayı planladıklarını, bunun yanında 180 dakikalık bir belgesel hazırladıklarını bildirdi.

Gümrah, kitap ve belgesel projelerinin yanında, dünyanın çeşitli merkezlerinde bu tür sergileri düzenlemeye devam edeceklerini belirtti.

''SİLLE'Yİ TEKRAR TURİZME KAZANDIRACAĞIZ''

Bir soru üzerine, Konya'ya aslında yabancı turistlerin gereken ilgiyi gösterdiğini, Mevlana Müzesi'nin Türkiye'de en çok ziyaret edilen ikinci müze olduğunu kaydeden Gümrah, ''Ancak istiyoruz ki gelen turistler günü birlik gelip gitmesinler. Bunun için ilçemiz hudutları içinde bulunan, çok eski bir yerleşim birimi olan Sille'yi inşallah turizme kazandıracağız. Burada 371 yılında inşa edilmiş bir kilisenin restorasyonunu yapmış durumdayız. Önümüzdeki günlerde burayı müze olarak hizmete açacağız. Sokak iyileştirmeleriyle de birlikte, Sille'nin turizme kazandırılması için elimizden gelen çabayı sarfediyoruz'' dedi.

''BU AKŞAM KONYA, WASHİNGTON'A GELDİ''

Kuratör Katharine Branning de resepsiyonda, Selçuklu dönemini bütün boyutlarıyla anlatan bir konuşma yaptı. Etkileyici sunumuyla katılımcılardan yoğun alkış alan Branning'e, konuşmasının ardından TAA yetkililerince Türk kahvesi takımı verildi.

Resepsiyonda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Branning, ''Bu akşam Konya, Washington'a geldi. TAA'daki bu sergi sayesinde Amerikalılar ve Washingtonlılar, bu güzel Selçuklu medeniyetini ve mimarisini keşfediyor'' dedi.

Branning, Selçuklu mimarisi ve kültürünün Batı'da çok iyi bilinmediğini ifade ederek, ''İstanbul'un güzelliği, İstanbul'daki harika yapıtlar sayesinde Osmanlı mimarisini herkes biliyor, ancak bana göre Selçuklu mimarisi çok daha etkileyici, çok güçlü ve çok güzel biçimde sade bir yapıyı içinde barındırıyor'' diye konuştu.

Selçuklu mimarisinin, kendisini çok etkilediğini ve onu Avrupa'daki Roma mimarisine benzettiğini belirten Branning, Selçuklu mimarisine olan aşkının, Fransa'daki öğrencilik yıllarına dayandığını anlattı.

Henüz Fransa'da tarih öğrencisi olduğu yıllarda keşfettiği bir Selçuklu medresesine aşık olduğunu ve hemen gidip görmek istediğini söyleyen Branning, mimari ve kültürün birbirinden ayrılmaz ikili olduğunu kaydederek, ''Ne tür bir kültürün böyle binalar üretebileceğini bilmek istedim. Selçuklu mimarisine yönelik keşif yolculuğum bu şekilde başladı ve şimdi de 45 yıl sonra böyle bir serginin düzenlenmesine kadar uzandı'' dedi.

Konuklara Mevlevi mutfağından örneklerin ikram edildiği resepsiyonda, Sufi müziği de icra edildi.

Sergi 21 Aralık'a kadar gezilebilecek.

(AA/AK/HÖ)

 
7 Aralık 2012 Cuma 09:04
Okunma: 509
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)