Ana Sayfa » Kıbrıs » Sıcak Hava Sivilceleri Artırıyor

Sıcak Hava Sivilceleri Artırıyor

Yazın artan ter salgısı, kuruyan ve sertleşen deriden dışarıya çıkamıyor.

 
 
Sıcak Hava Sivilceleri Artırıyor
Sivilce oluşumundaki ilk aşamanın, kıl ve yağ bezi ünitesindeki kanalların tıkanması olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. İhsaniye Dönmez Çiçek, yaz aylarının can sıkıcı sorunlarından birinin de aşırı sivilceler olduğunu söyledi.

Ergenlikle birlikte daha önce küçük olan ve az üretim yapan yağ bezlerinin büyüdüğünü ve üretimlerinin arttığını belirten Dr. Çiçek, yaz aylarında artış gösteren sorunla baş etmenin yollarını anlattı, önerilerde bulundu:

"Yağ bezlerindeki üretim artışı ile aynı zamanda kanal içerisindeki hücrelerin oluşum döngüsü de bozulur. Bu aşırı yağlı ortam ve tıkanmış kanala bir de deri yüzeyinde normalde bulunan ancak sayıları çok olmayan bakteriler ve mantar türlerinin kolonize olup sayılarının gün geçtikçe artması eklenir. Bu şekilde sivilcenin hem komedon dediğimiz tıkaçlı lezyonları hem de iltihaplı lezyonları ortaya çıkar.

SICAK HAVA SİVİLCE OLUŞUMUNDA ETKEN Mİ?

Sıcak havalarda da cilt gözeneklerinin tıkanması nedeniyle sivilceler vücudumuzu ele geçirebiliyor. Aynı zamanda terleme nedeniyle sivilcelerde artışta oluyor. En çok ergenlik dönemi dediğimiz kızlarda 14–17 yaş, erkeklerde ise 16–19 yaş arası dönemde görülür. 25 yaşlarına dek devam edebilir. Hatta bazı geç başlangıçlı sivilcelerde 25 yaşından sonra da görülebilmektedir. Bunun dışında nadir görülen bazı durumlarda da sivilceye rastlanmaktadır. Örneğin hormonal bozukluklar, kortizon gibi sistemik ilaç alımları, deriye yağlı kremlerin ve bitkisel yağların sürülmesi, mesleki olarak endüstriyel bazı ürünlere maruz kalınması gibi.

ABUR CUBURLAR SİVİLCE YAPAR MI?

Abur cuburların sivilce yaptığına dair kesin bir bilimsel kanıt yoktur. Ancak bazı hastalarda cips, çikolata, fındık, fıstık gibi kuruyemişler ve yağlı süt alınmasına bağlı olarak lezyonlarda alevlenme gözlenmiştir. Sivilce bir yağ bezi ünitesi hastalığı olduğu için yağlı ciltlerde, yağlanma olan bölgelerde daha fazla görülür. Hastalığın doğal bir gidişi vardır. Bu nedenle tedavi için kullanılan ilaçlar kesin bir iyileşme sağlamayabilir ve hastalık tekrar edebilir. Hastanın dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır. Örneğin; yiyecekler konusunda kendi üzerinde gözlem yapmalı ve yukarıda saydığımız yiyecekleri yediğinde alevlenme görüyorsa bunları tüketmemelidir.

KÜKÜRTLÜ VE ZEYTİNYAĞLI SABUNLAR KULLANILABİLİR

Cilt temizliği, ciltteki yağın uzaklaştırılmasını sağladığı için faydalıdır. Bunun için dermatolojik temizleme kalıpları olarak adlandırılan sindetler veya kimyasal olarak aynı içerikteki sıvı temizleme jelleri kullanılabilir. Ancak pahalı olmaları dezavantajlarıdır. Tek başına kükürt içeren sabunlar da tahriş edici olabilmektedir. Son zamanlarda içerisinde kükürtle birlikte zeytinyağı bulunan sabunlar geliştirilmiştir. Zeytinyağı, antiseptik özelliğinden dolayı bakteri ve mantar oluşumunu engelleyebileceği gibi kükürdün irritasyon etkisini de hafifletir.

FAZLA MAKYAJ SİVİLCEYİ ARTIRIR

Makyaj malzemeleri çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır. Cilde bakım amaçlı kullanacak ürünler mutlaka doktora danışılmalıdır. Çünkü bazı kozmetik ürünler akneye yol açabilmektedir. Cilt yüzeyinde oluşan siyah tıkaçlar kendi kendine sıkılmamalı, bu konuda deneyimli kişilerden yardım alınmalıdır.

İlaç Tedavisi 2 Gruba Ayrılıyor

1) Topikal (Cilt yüzeyine sürülen) tedaviler: Bunların içerisinde antibiyotikler ve retinoik asit türevleri bulunmaktadır. Daha çok hafif ve orta şiddetli aknelerde önerilir.
2) Oral (Ağız yoluyla) tedaviler: Bunları kendi içerisinde 3 gruba ayırabiliriz.

Antibiyotikler: Propionibacterium Acnes adlı bakterinin sayısını azaltmaya yöneliktir. Bu şekilde cilt üzerindeki enfeksiyon engellenmiş olur.
Hormonal ilaçlar: Yağ bezleri kısmen seks hormonlarının kontrolünde olduğundan bu tedavi ile hormonal salgılama kontrol altına alınmış olur.
Retinoidler: Sivilce tedavisinde çok etkilidirler. Diğer tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen veya çok şiddetli seyreden sivilcelerde başarı ile uygulanırlar. Yağ üretimini önemli ölçüde durdurur. Bakteri sayısını ve dolayısıyla iltihabi da azaltırlar."
 
23 Haziran 2011 Perşembe 15:32
Okunma: 428
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)