Ana Sayfa » Kıbrıs » Şiddetli oranda şiddet görüyoruz

Şiddetli oranda şiddet görüyoruz

Her yerde toplum olarak şiddetli şekilde şiddete maruz kaldığımız anketle ortaya kondu…

 
 
Şiddetli oranda şiddet görüyoruz

Sabah işe giderken trafikte araç sürücülerinden, iş yerinde patrondan, evde aile bireylerinden sürekli şiddet gören ve şiddet uygulayan bir toplum haline geldiğimiz belgeleriyle ortaya kondu.
Avrupa Birliğinin katkısıyla The Center For Migration Identity And Rights Sutudies (CMIRS)  tarafından hazırlanan ve 2010 Şubat ve 2011 Kasım aylarını kapsayan anket araştırmasına göre Kıbrıs Türk halkı şiddetli oranda şiddete maruz kalıyor.


KKTC genelinde “Taciz, tecavüz, şiddet, aile içi şiddet’ başlıkları altında bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen ankette katılımcıların yüzde 60’ı toplumda genel olarak şiddetin var olduğunu belirtiyor.



“5 yıl içinde şiddet en ciddi sorunumuz olacak”

Yani katılımcılar güç ve baskı uygulanarak toplumun bedensel ve ruhsal olarak baskı gördüğünü kabul ederken, yüz yüze yapılan mülakatlarda bir sosyal hizmet uzmanı da ülkedeki şiddetin giderek artacağının ve 5-10 yıl içerisinde çok daha önemli boyutlara ulaşacağının saptandığını açıkladı. Bunun ciddi bir bulgu olduğunu da belirten sosyal hizmet uzmanı genel olarak mülayim olması ile tanınan Kıbrıs Türk toplumunun şiddetin var olduğunu düşünmesi ve hareket etmesinin de büyük bir hayal kırıklığı olduğunu dile getirdi.


Kıbrıs Türk toplumunda şiddetin çok hızlı artış gösterdiğini de dile getiren Sosyal Hizmet uzmanı şöyle konuştu;


“Şiddet bir kültür haline dönüştükten sonra bu bağımlılık gibi, diğer şeyler gibi de değil, şiddet en ciddi sorunumuz olacak beş yıl içerisinde göreceksiniz… Aile içi şiddet, ırkçılığa dayalı şiddet, öğrenci gruplarından tutun farklı köylükler olabilir; yani göreceksiniz bu futbol takımları olabilir, o toplumsal gerilim ve sorun çözme becerisinin geliştirilmemesi tamamıyla şiddet kültürüne dönüşecek.”


Avukat, psikolog ve psikiyatristler de aynı görüşte

Sosyal hizmetler uzmanı yanında mülakat veren avukat, psikolog ve psikiyatristler de şiddetin ülkede ayrı bir yaşam biçimi haline gelmekte olduğunu, bunu da tedavi edilmediği ve önlem alınmadığı taktirde çok daha vahim sonuçlar doğuracağına inanıyor.


Aile içi şiddet var!

Genel olarak şiddetin var olduğunu kabul eden anket katılımcıları en çekirdek toplumsal yapı olan aile içerisinde de şiddetin var olduğunu kabul ediyor. Katılımcıların % 65’i KKTC’de aile içerisinde şiddet uygulanıyor derken sadece %35 oranında bir kesim aile içi şiddetin olmadığını düşünüyor.


Tecavüzün varlığı artık kabul görüyor

Aile içi şiddet yanında katılımcıların yüzde 38’inin tecavüzün yaygın olduğunu belirtmesi de toplum olarak bugün gelinen noktayı çok iyi bir şekilde özetlerken, toplumun sadece yüzde 22’si tecavüzün olmadığını dile getiriyor.


Ankette çok yaygın, oldukça yaygın ve yaygın cevapları seçenekler arasında bulunurken bunların toplamına bakıldığına tecavüz yaklaşık yüzde 75 oranında kabul görüyor.


Basın sayesinde farkındalık artıyor

Özellikle son zamanlarda basında sıkça rastlanan tecavüz haberlerinin bu algının güçlenmesinde etken olduğu belirtilen ankette, geleneksel toplum yapısı içerisinde görmeye ya da duymaya alışık olunmayan tecavüz haberlerinin bugün konuşuluyor olması da katılımcıların dikkatini çeken bir diğer nokta. Bunun yanın da toplumda reddedilen ve yapı içerisinde genellikle ört bas edilen ya da konuşulmayan durumların artık medya sayesinde tartışılıyor olması da suç oranlarının arttığı algısını güçlendirdiği belirtiliyor.


Tacizler rahatsız ediyor

Diğer sorulara benzer bir şekilde Kıbrıs Türk Toplumu ülkede tacizin de yaygın olduğuna inanıyor. Ankete katılanların yüzde 48’i toplumda kesinlikle taciz olduğuna inanırken, inanmayanların oranının da sadece yüzde 14,49 olması da oldukça düşündürücü bir oran. Katılımcıların yüzde 24,78’i tacizin çok yaygın, yüzde 23,38’i de oldukça yaygın olduğuna inanırken, iş yerinde patronun uyguladığı tacizler de dile getirildi.


Özellikle iş ortamında erkek patronun çalışanlarına tacizde bulunması, aradaki güç dengesizliği, toplumun kapalı erkek egemen yapısı dolayısıyla da kapalı kapılar arasına sıkışan taciz olaylarının hiç de azımsanamayacak boyutlarda olması da yapılan yorumlar arasında yer aldı.


Toplumsal suça eğilim de arttı

Bunun yanında toplumsal suça eğilimde de bir artışın söz konusu olduğu bildirildi. Söz konusu olan bu eğilimin sebepleri de yapılan mülakatlar çerçevesinde daha detaylı bir şekilde irdelendi ve toplumu etkileyen farklı nedenler ortaya kondu.


Savaş sonrası ortaya çıkan yapı

Artan suç oranlarının sebepleri arasında özellikle savaş sonrası ortaya çıkan yapı içerisinde ‘sorumluluk almadan hak alma’ ve uluslar arası hukukun parçası olmadan belirli bir kanunsuzluk çerçevesinde faaliyet gösterme anlayışının yaygın olmaması da gösterilmiştir.


Okullarda şiddet

Çalışma genelinde beklenmedik bir sonuç olarak aynı zamanda okullardaki şiddet oranlarında artış ve genç nesiller arasında şiddet, suç ve uyuşturucu kullanımının özellikle yaygın olduğuna dair bulgulardır.


Özellikle öğretmenlerle ve çocuklarla ilgilenen sivil toplum örgütü temsilcileri ile yapılan derinlikli mülakatlarda çocuklar arası şiddetin oldukça yaygın durumda olduğu da ortaya konmuştur.



Çözümlenmesi gereken bir sorun

Bunun da özel bir başlık altında irdelenmesi ve eğitim sistemi içerisinde öncelikle çözümlenmesi gereken bir sorun olarak ele alınması gerekliliği de yadsınamaz bir gerçek.

Peki şiddet neden artış gösteriyor?

Anketten yola çıkılarak şiddet konusu hak ettiği önem gereği derinlikli mülakatlarda ele alınarak irdelenince, nedenleri ile şiddete yol açan sebepler şöyle sıralanıyor;

* Geleneksel değerlerin kaybolması

 

* Modernleşmenin henüz gerçekleşmemesinden dolayı anomi ortamı içerisinde bulunuyor olunması.

* Bunun da ‘yabancılaşma’ ve ‘arada kalmışlık’ duygusunu beraberinde getirmesi.

* Geçmişe ait travmaların konuşulup tedavi edilmesi yerine üzerlerinin örtülmesi ve bir tabu olarak Kıbrıs Türk Toplumu üzerinde bir gölge gibi asılı kalması.

* Artan göç oranları ile birlikte heterojen bir toplum yapısına geçiş ve bu yeni gelişen nüfusun yerli nüfusla entegrasyonunun henüz gerçekleştirilmemiş olması.

 

* Geçmişin travmaları ve çaresizlik hissiyle birlikte Kıbrıslı Türklerin bireysel tüketim ve mutluluğa yönelmesi ve toplumsal değer ve normlardan hızla uzaklaşması.

* Buna karşılık hala daha küçük bir toplum olmanın etkisiyle bireyler üzerinde var olan toplum baskısı.

* Çocuk yetiştirme ve eğitim sistemindeki eksikliklerden dolayı özellikle toplumsal cinsiyet rollerinin bireylerin hayat kalitesini olumsuz yönde etkilemesi ve aile içi şiddet boyutunda ortaya çıkması.

* Uyuşturucu kullanımı ve şiddetin bir yaşam biçimi haline gelmesi.

 

* Yasal boşluk ve eksiklikleri yanında var olan yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanamaması veya uygulanmaması.

Ankete göre sonuç ortada:

Toplumsal patlama kapıda

Anket sonucuna bakıldığında toplum olarak hem şiddet görmeye hem de şiddet uygulamaya açık bir toplum haline gelmiş, hatta bazı konuları kabullenmiş durumdayız.

 

“Sabah işe giderken trafikte baş gösteren şiddet olayları, sudan sebeplerle yumruklaşmalar, patronun çalışanını aşağılayarak yerden yere vurması, müşterinin tezgahtara ‘siz zaten ne anlarsınız bu işten’ feryatları, öğlen yemeğini yanlış getiren garsona atılan fırçalar, sırada bekleyen hastaların doktor tarafından aşağılanıp evlerine geri gönderilmeleri, ‘Kıbrıslı’nın Türkiyeli’ye, önce gelenin bir sonrakine yaptığı eziyet, edilen küfürler” artık kanıksamış olduğumuz kabul ettiğimiz olaylar haline gelirken, birçoğumuz bunları şiddet sınıfına dahi koymuyor olabiliriz. Ancak yaşanılan sorunların ve hiç tartışılmamış, hasıraltı edilmiş çatışma yıllarının neden olduğu travmanın sonucu bir toplumsal sinirlilik haline geçmiş ve bunu her an herkese şiddet uygulama olarak ortaya koyuyor oluşumuzun yaklaşan bir toplumsal patlamaya işaret ettiği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Bu konuda uzmanların uyarıları her geçen gün artarken, şiddet acil önlem alınması zorunlu büyük bir toplumsal sorun olarak karşımızda duruyor.

Taciz, tecavüz, aile içi şiddet

Bu çalışmada ilk dikkat çekici bulgusu şüphesiz şiddet olayları olurken, toplumun geneline yayılan ve erkeğin kadına, kadının çocuğa güçlünün zayıfa uyguladığı çok çeşitli şiddet olayları vuku buluyor, işkence vakaları her geçen gün tırmanış gösteriyor.

 

Şiddetin her boyutta karşımıza çıksa da kadına uygulandığı noktada daha vahim sonuçlara ulaşmakta olduğu da uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Kadına uygulanan şiddetin belki tartışılmaya yeni başlanması, belki de geçmişte tam olarak tanımlanmaması nedeniyle sorunun büyüklüğünün ortaya yeni yeni çıkmasına etken olduğu savunuluyor.

 

Görünen sadece buzdağının ucu

Uzmanlar tarafından bu konuya getirilen farklı bir bakış açısı ise “her ne kadar toplumun bu konuda kurbanı suçlayıcı tavır takınması ve ‘kadının tahrik etmesi’ sebebiyle bu tarz şiddetin mazur görülmesi göreceli olarak azalmış olsa da bu vakaların çoğu zaman utanıldığı veya korkudan gizlenildiği ve gördüğümüzün sadece buzdağının ucu” olduğu şeklindedir. Yine diğer konularda olduğu gibi bu konunun daha derin incelenebilmesi adına ayrı bir çalışma yapılması gerekliliği de apaçık ortadadır.



Abbas ELMAS

 
20 Mart 2012 Salı 16:15
Okunma: 439
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)