Ana Sayfa » Kıbrıs » Sonay Adem, TC Büyükelçiliği'nin tutumunu eleştirdi

Sonay Adem, TC Büyükelçiliği'nin tutumunu eleştirdi

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugünkü birleşiminde, Polis Örgütü teşkilat yasasında değişiklik öngören tasarıyı da oyçokluğuyla onayladı.

 
 
Sonay Adem, TC Büyükelçiliği'nin tutumunu eleştirdi
 

İlgili komite başkanının raporu okumasının ardından tasarı hakkında konuşan komite üyesi CTP Miletvekili Sonay Adem, Meclis'te uzun zamandır içtüzüğe aykırı işler yapıldığı iddiasında bulunarak,  "Bu meclise sahip çıkacak mıyız yoksa icazet altında hareket etmesine müsaade edecek miyiz...Buna karar vermeliyiz" dedi.

Ülkede kritik günler yaşandığını belirterek, "Yetkisiz bir iradenin ülkenin başında olduğunu" iddia eden Adem, TC Büyükelçiliği'nin tutumunu da eleştirdi ve  "Halkın rencide edildiği" görüşünü  ifade etti.

DAÜ eğitim kurumlarının elden çıkarılması sürecinde işadamları veya diğer çevrelerden gelen tekliflere "değerlendireceğiz" yanıtının verilmesinin "sürüncemede tutma ve oyalama" anlamına geldiğini ifade eden Adem, "Ülke sorma gir hanına dönüştü. Buna son verilmesi gerekir" dedi.

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı'nda yapılan toplantılarda ülkedeki kaçak yaşam, çalışma izinleri, beyaz kimlik, yurttaşlık ve esnafla ilgili yasaların ele alındığını ancak sonuç üretilmediğini kaydeden Adem, "Sağcı solcu demeden bütün halkın seslendirdiği  bu konuda tüm siyasi kesimlerin ortak ses ve nefes vermesi gerektiğini" söyledi.

DPÖ'nün verilerine göre bugün çalışma yaşamında özel sektörde yüzde 70'e varan yabancı iş gücü olduğunu kaydeden Adem, "Bu ay sigorta emeklilerini ödeyebilmek için 35 Milyona ihtiyaç vardır" dedi.

Adem, tasarıya olumlu oy vereceklerini ifade ederek, polis muhaceretin önemli olduğunu, giriş çıkışların iyi kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Adem, verecekleri bu olumlu oyu, hem emniyet örgütü hem de hükümetin iyi değerlendirmesini istedi.

SENNAROĞLU

İdari ve Sosyal İşler Komitesi Başkanı, UBP Milletvekili Esat Ergün Sennaroğlu da, komite çalışmalarıyla ilgili bilgi aktararak, iç tüzüğe aykırı davranmadıklarını kaydetti.

Bu çerçevede sadece polisin üst kademesini değil, diğer kademeleri de düşünerek bu yasayı çıkarmaya çalıştıklarını ifade eden Sennaroğlu,  bir yıldır komitede bulunan bu yasanın artık çıkarılması gerektiği anlattı.

YORGANCIOĞLU

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu da, polis ve emniyet  konusunun hassas konular olduğunu, ince eleyip sık dokuyarak hareket edilmesi gerektiğini, bu konudaki düzenlemelerin aceleye getirilemeyeceğini belirtti.

Bu örgütün yalnız masa başında değil dışarıda da görev yapması, devriye gezmesi gerektiğini ancak ülkedeki olaylara yetişemediğini anlatan Yorgancıoğlu, hükümetin polisin sorumluluklarının ne kadar yerine getirdiğini de sorgulaması gerektiğini söyledi.

"Polis GKK'ya bağlı olsa da sorumluluk hükümettedir" diyen Yorgancıoğlu, hükümetin polisin GKK'ya bağlı olduğunu gerekçe göstererek ülkede yaşanan olayların sorumluluğundan  kaçamayacağı görüşünü ortaya koydu.

ÇAKICI

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı da, işkenceyi araştırma komitesinin bugün yaptığı toplantıya atıfta bulunarak işkence  konusunda partilerin ayrı taraflarda olmaması gerektiğini söyledi.

Karakollardaki işkence konusunda  poliste soruşturma açıldığını kaydeden Çakıcı, "Polisten ve GKK' dan hiçbir açıklama olmadığı halde, bu konunun varlığı ortaya konuluyor" dedi ve bu olayların önlenmesi için eğitim çalışması yapılmasını istedi.

Türkiye'de uygulanan İstanbul Protokolü'ne de değinen Çakıcı, bu protokolün işkence konusunda bir kılavuz niteliğinde olduğunu ve BM tarafından da benimsendiğini kaydetti.

Geçen hafta Tabipler Birliği'nde düzenlenen işkencenin önlenmesine yönelik panelde yapılan konuşmalardan alıntılar da yapan Çakıcı, bu çerçevede ilgili kesimlerin eğitimden geçmesinin önemi üzerinde durdu.

Hükümetin uygulamalarını eleştirdiklerini ancak hükümetin salonda bulunmadığını ve kime konuştuklarını da bilmediklerini ifade eden Çakıcı, "boş koltuklara konuşmaktan duyduğu rahatsızlığı" dile getirdi.

Ülkede bulunan 2 adli tıp uzmanın istihdam edilmediğini kaydeden Çakıcı, polisin sivile bağlanması konusundaki son durumun ne olduğunu da sordu.

Çakıcı, hükümetin yaptığı hiçbir istihdama güvenmediklerinden, yasaya oylarının olumsuz olacağını kaydetti.

Hükümetin geçen her yasa ve uygulamayı mahkemeye gitmeden iptal edebileceğini ifade eden Çakıcı, "Buradan söz vermek istiyorum; hükümete geldiğimiz zaman DAÜ'yle ilgili tüm uygulamaları yasal olmadıkları için iptal edeceğiz" şeklinde konuştu.

AVCI

ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı da, sivil hizmet  görevlisi niteliklerinde aranan şartlar değiştirilerek limanlarda polis yerine sivil görevlilerin de görev yapmasını olumlu karşıladıklarını, bu nedenle yasaya olumlu oy vereceklerini kaydetti.

İşkenceye karşı olduklarını, suçu olanların gerekli yargılamadan sonra yasalara göre  suçunu çekmesi gerektiğini ifade eden Avcı, işkence konusunda suçu olanların da cezalandırılmasını istedi.

DENKTAŞ

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş ise, "hükümete yakın bazı sivillerin polis subaylarından eylemlerle ilgili bilgi aldığını" belirterek,  "bu sivillerle polis subaylarının ilişkisinin ne olduğunu ve nedenini" sordu.

Polislerin zor koşullarda çalıştığına da dikkati çeken Denktaş, yasaya oylarının olumlu olacağını vurguladı.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, ülkede Kıbrıs konusu dışında en önemli sorunun istihdam olduğunu ve bu yasanın da istihdam konusunda olduğunu ifade ederek, hükümetin bu konuda yaptığı sınavlara artık güvenin kalmadığını söyledi.

"Polis komisyonunun yaptığı sınavlara ise hiç güven yok" diyen Angolemli, bu nedenle  bu tasarıya olumlu oy vermelerinin mümkün olmadığını belirtti.

DAÜ'nün üniversite öncesi eğitim kurumlarıyla ilgili aldığı  hiçbir kararın geçerliliği olmadığını söyleyen Angolemli, DAÜ'yle ilgili yapılan yasaların DAÜ  VYK'ya bu yönde karar alma yetkisi  vermediğini savundu.

Angolemli, ülkenin kurumlarının bir bir elden çıkarılmasını eleştirerek, kurumların önce batırıldığı sonra satıldığını anlattı ve bu kurumları bu hale getirenlerin cezalandırılmasının gerekliliği üzerinde durdu. Angolemli, halkın artık gerçekleri gördüğünü belirtti ve  "İnsanımız bunun plan dahilinde bilerek yapıldığını ve bizi kendi kendimizi yönetmekten uzaklaştıracağını görüyor" ifadelerini kullandı.

SOYER

CTP-BG Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de, poliste ve sivil muhacerette çalışan personelin çalışma koşullarının ağır olduğunu, ek mesai ücreti de alamadıklarını anlattı.

Bu konuda devletin yapması gereken çok iş bulunduğunu ifade eden Soyer, Hayat Pahalılığı oranındaki artışa da dikkat çekerek  hükümetin eşel mobil uygulamasını kaldırmasının ayrı bir olumsuzluk olarak çalışanlara yansıdığını kaydetti.

Polisin hizmet içi eğitimine de önem verilmesi gerektiğini ifade eden Soyer, Mali Polis uygulamasını olumlu karşıladığını belirtti ve  bununla ilgili yasal düzenlemenin süratle yapılmasını istedi.

Soyer, polislerin ek mesai almamasını da eleştirdi.

Soyer, devredilmek istenen DAÜ Kolejinin durdurulan öğretmenlerinin 65'inin Doğa Koleji'ne başvurduğunu da anlatarak, bu öğretmenlerin burada işe başlayacağına göre bunun ne anlama geleceğinin herkesçe iyi düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Soyer, DAÜ Kolej ve İlkokulu'nun Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yapacağı yasal değişiklikle yasal hale getirilmek istenmesini de eleştirerek, yasal olmayan bir durum ortada iken bu kurumların devredilmesine yönelik ön protokol  yapılamayacağını savundu.

Soyer, bir grup iş insanının DAK ve DAİ'yi Doğa Koleji'ne verildiği şartlarda devralmak istemesinin dikkate alınmamasını da kabul edemeyeceklerini söyledi. Soyer, ilgili iş insanlarının farklı partilerin görüşlerini savunan kişilerden oluşmasına da dikkat çekti.

CTP/BG'nin tartışılmakta olan polis değişiklik yasasına olumsuz oy vereceğini anlatan Soyer, polisin ek mesai ve çalışma şartlarının düzenlenmesi konusunda çalışmaya hazır olduğunu anlattı.

Soyer, polisin toplumsal olaylarda orantısız güç  kullanacak şekilde kullanılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, hükümetin bu anlamda gerektiği gibi davranmadığını söyledi.

TATAR

Maliye Bakanı Ersin Tatar da, enflasyon oranında maaş artışı yapıldığını, akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle belirli sorunlar yaşandığını ancak umutsuz olmamak gerektiğini, çünkü haziran ayı itibarıyla mahalli gelirlerin 900 milyon TL'nin üzerinde olduğunu belirtti.

Tatar, giderlerin de kontrol altına alınması nedeniyle kamu maliye dengelerinin sağlanmakta olduğunu anlatarak, hükümetin zoru göze alarak kamu maliye dengesini sağlamaya yönelik tedbirler aldığını söyledi.

Tatar, olmayan parayla borçlanarak bir  yere varmanın mümkün olmadığını ifade ederek, kamu açıklarının kapatılmasının anlamlı ve doğru olduğunu, her geçen gün kamu maliyesindeki açığın kapanmakta olduğunu kaydetti.

Tatar, hayat pahalılığı ve buna bağlı alım gücündeki düşmenin kabul edilemez olduğunu, çünkü hayat pahalılığına uygun maaş artışı yapıldığını söyleyerek, bazı sorunlar yaşandığını ancak bu konulara bu aşamada daha fazla girmek istemediğini belirtti.

KALYONCU

CTP/BG Grup Başkan Vekili Ömer Kalyoncu da, bütçe açığının en önemli nedeninin yeni istihdamlar olduğunu, bu istihdamlarla ortaya çıkan açığını ekim ayına kadar 500 milyon TL'yi bulacağını iddia etti.

Kalyoncu, DAÜ'de ihale yapılmamasını eleştirerek,  "Açık açık çıkıp 'bize emir veriyorlar da yapıyoruz' deyin" ifadesini kullandı.

Rektör ve VYK'nın başarısız olduğunu, iki yıldır bunun ortada olduğunu ifade eden Kalyoncu, bunlar dışında suçlu kimsenin olmadığını söyleyen Kalyoncu, gerçeklerin herkesin gözü önünde yaşandığını söyledi.

Kalyoncu, ülkede 20 yıl kaçak yaşayan insanlar olduğunu, bunun kabul edilemeyeceğini, çünkü ülkeye giriş yapan ve 30 gün süreyle ülkede kalma izni verilen insanların kaçak durumuna düştüğü zaman onun peşine düşmesi gerekenin o izni veren polis olduğunu hatırlattı.

Ömer Kalyoncu, ülkede kalma izni veren polisin kaçakların peşine düşmesinin görev olduğunu anlatarak, bunu yapmayarak insanların uzun yıllar kaçak yaşamasını mazeret olarak kullanmanın anlaşılmaz odluğunu ifade etti.

Kalyoncu, kaçak yaşamayı teşvik edenin polis, onun bağlı olduğu GKK ve onun bağılı olduğu birim olduğunu savunarak, bunun bilerek ve istenerek yapılan bir hukuksuzluk olduğunu ifade etti.

Genel Kurul, konuşmaların ardından yasa tasarısını madde madde görüşerek oyçokluğuyla  kabul etti ve bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Meclis, bir sonraki birleşimini perşembe günü yapacak.

 
20 Haziran 2011 Pazartesi 20:57
Okunma: 483
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)