Ana Sayfa » Dünya » Suriye Halkının Dostları Grubu İkinci Konferansı

Suriye Halkının Dostları Grubu İkinci Konferansı

Davutoğlu: ''suriye'de Uluslararası Camia, Bosna'da Olduğu Gibi Gecikmemelidir. Kararlı Olarak Ve Çok Net Bir Biçimde Hiç Gecikmeden Harekete Geçmeliyiz''.

 
 
Suriye Halkının Dostları Grubu İkinci Konferansı

İstanbul, 1 Nisan 12 (T.A.K.): Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ''Suriye'de uluslararası camia, Bosna'da olduğu gibi gecikmemelidir. Kararlı olarak ve çok net bir biçimde hiç gecikmeden harekete geçmeliyiz'' dedi.

Davutoğlu, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu'nun İkinci Konferansı kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Acaba burada ya da başka yerlerdeki görüşmelerinizde uluslararası camianın hiç Bosna'dan ders alıp almadığını görüştünüz mü?'' sorusu üzerine, Davutoğlu, Bosna Hersek Dışişleri Bakanı'nın, kendileriyle birlikte olduğunu ve konuşmasında, Saraybosna'da yaşanan facialara ve oradaki büyük acılara değindiğini anlattı.

Davutoğlu, Bosna'da uluslararası camianın çok yavaş davrandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Birçok inisiyatif vardı. Ama gerçek anlamda bir eylem yoktu ya da eylemin etkinliği yeterli değildi. Bu nedenle 250 bin kişi hayatını kaybetti ve 3 yıl sürdü. Ruanda, Fildişi Sahili, Libya'dan gelen temsilciler de hep kendi deneyimlerini gündeme getirdiler. Suriye'de uluslararası camia, Bosna'da olduğu gibi gecikmemelidir. Bunu söylüyoruz. Kararlı olarak ve çok net bir biçimde hiç gecikmeden harekete geçmeliyiz. Bu nedenle Kofi Annan'ın görevi, aslında yeni bir girişim değil, yeni bir arabuluculuk çabası değil. Yani bu açıdan Suriye rejimine zaman kazandıracak gibi düşünülmemeli.

Burada misyon, Arap Ligi Planı'nın uygulamaya sokulması ve Birleşmiş Milletler yaklaşımının derhal uygulanmasıdır. Yanlış anlaşılmamasında fayda var, sanki bu sayede Suriye'deki rejime daha fazla zaman tanınacak ve bu şekilde bütün şiddet ve öldürmeler devam edecek. Böyle olmamalı. Bu, Bosna'da bir kere yaşandı. Aynı hata bir kere daha Suriye'de yaşanmamalı. Bu nedenle tek bir birleşik konum, pozisyon sahibi olmalıyız ve mutlaka Suriye'deki sivillerin haklarını, yaşamlarını savunmalıyız. Ayrıca tek bir inisiyatif, tek bir eylem planı çerçevesinde aynı hedefe kilitlenmeliyiz. Her şeyden önce, Suriye'ye insani yardımın girmesi ve şiddetin ve her türlü öldürmenin durmasıdır.''

Davutoğlu, vaatlerden ziyade eylemlere baktıklarını belirterek ''Biz büyük bir dikkatle sayın Kofi Annan'ın yarın BM Güvenlik Konseyine vereceği bilgileri, raporu heyecanla bekliyoruz'' dedi.

Bakan Davutoğlu, toplantıda herkesin söz olarak desteğini vurguladığını, herkesin Kofi Annan'ın misyonuna verilen desteği tekrarladığını söyledi.

Davutoğlu, ''Ancak bu misyon açık uçlu bir misyon olarak görülmemeli. Açık uçlu bir süreç olarak da görülmemeli. Son bir yıl içinde muhtelif girişimlerde bulunuldu, Türkiye, Arap Ligi ve BM tarafından. Çeşitli girişimlerde bulunuldu. Ancak rejim tarafından yapılan hiçbir vaat bugüne kadar tutulmadı. Bu nedenle Suriye Dostları Grubu 83 ülke olarak buradan bir çağrıda bulunuldu ve denildi ki 'Bütün bu vaatler 6 noktada, Annan planı mutlaka ve mutlaka uygulanmalıdır'. Biz vaatlerden ziyade eylemlere bakıyoruz. Biz büyük bir dikkatle sayın Kofi Annan'ın yarın BM Güvenlik Konseyine vereceği bilgileri, raporu heyecanla bekliyoruz'' şeklinde konuştu.

Suriye Dostları Grubu içinde bir değerlendirme yaparak bu sürece uygun bir girişim içinde olacaklarını dile getiren Davutoğlu, ancak Suriye rejiminin bir son fırsatı daha göz ardı etmemiş olmasını umduklarını ifade etti.

Davutoğlu, tartışmalarındaki diğer bir gündeme gelen konunun ise Suriye Ulusal Konseyinin en son toplantıları hakkında verdikleri bilgiler olduğunu anlatarak, Suriye Ulusal Konseyi Başkanı Burhan Kalyun'un en son atılan olumlu adımlarla ilgili bilgi aktardığını kaydetti.

Bakan Davutoğlu, bugün artık Suriye'deki herkesin Suriye Ulusal Konseyi tarafından belirtilen stratejik belgeyi kabul ettiğini vurgulayarak, ''Bu tarihi bir belge. Bu belgede yeni Suriye'nin, demokratik Suriye'nin temel ilkeleri yer alıyor. Biz  bütün bu ilkeleri, ulusal strateji belgesinde yer alan tüm hususları destekliyoruz. Biz Ulusal Konseyi Suriye'deki tüm Suriyeliler'in meşru temsilcisi olarak görüyoruz. Bu kurum bir şemsiye kuruluş. Bütün Suriyeli muhaliflerin altında toplandığı bir kurum, Suriye'deki çözümün yegane ve tek meşru arabulucusu ve muhatabı olacaktır'' dedi.

Son günlerde Suriye Ulusal Konseyi'nin kapsayıcı olmayı ve ülkenin geleceğiyle açık ve daha net bir perspektif sunmayı başardığını vurgulayan Davutoğlu, şunları ifade etti:

''Gelecekte ne yapılmasına gelince. Bu konuda çok taraflı bir inisiyatifi benimsedik. İki tane çalışma grubu. Bir hesap verilebilirlik, ekonomik toparlama ve kalkınma konusunda oluşturuldu. Özellikle de geçiş döneminden sonraki dönemle ilgili olarak bunlar yapıldı. Tabii ki biz Suriye halkını desteklemeye devam edeceğiz. Suriye'nin Dostları Grubuna her türlü desteği vererek, hem teknik olmak suretiyle, Suriyeliler'in ellerindeki barış sürecine destek vermeye devam edecektir... Biz acil bir şekilde desteğimizi, finansal destek de dahil olmak üzere Suriye halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere seferber edeceğiz. Aynı şekilde Suriye'ye insanı yardımı vermeye çalışacağız. Grubumuz şunu da belirtti; Suriye'den gelen mültecileri barındıran komşu ülkelere de takdirler sunuldu ve onlara da destek vaadinde bulunuldu. Uluslararası camia Suriye'deki durumun iyileştirilmesini bekliyor ve Suriye halkı için parlak bir gelecek olmasına çalışıyor.''

CLİNTON ''ÖLÜMLERE ARTIK SON VERMEK İSTİYORUZ. KOFİ ANNAN, BUNDAN SONRAZAMAN ÇİZELGESİ OLUŞTURMAK ZORUNDA.''

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın, Annan planının gereklerini yerine getirmesi için zamanın daraldığını, BM ve Arap Birliği Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bir zaman çizelgesi oluşturması gerektiğini belirterek, Türkiye'ye kriz ortamında verdiği katkılar için teşekkür etti.

Clinton, katılımcıların bu konferans ve sonuç bildirisiy Suriye rejimine net ve birleşmiş bir mesaj verdiğini dile getirerek, rejim üstündeki baskıyı ve muhalefete desteği artıracaklarını vurguladı.

Annan planını kabul ettiğini açıklamasının üstünden bir hafta geçmesine rağmen Beşşar Esad'ın birliklerini çekmek yerine saldırılara devam ettiğini, rejimin insani yardıma da imkan vermediğini, barısçıl protestoları bastırdığını belirten Clinton, ''Esad sözlerine yeni sözler ekliyor. Ölümlere artık son vermek istiyoruz. Kofi Annan, bundan sonra zaman çizelgesi oluşturmak zorunda'' dedi.

Clinton, bundan sonra Suriye halkına daha çok insani yardım sağlayacaklarına ve muhalefete olan desteklerini artıracaklarına işaret ederek, Suriye'nin mevcut kurumlarını koruyarak, kapsayıcı demokratik bir değişim sürecine yöneleceklerini söyledi.

Bu süreçte özellikle üst düzey Suriyeli yöneticilere yönelik yaptırımları artıracaklarına değinen Clinton, Suriye vatandaşlarını kendilerine yapılan suçları belgelemeleri konusunda eğiteceklerini bildirdi.

Hillary Clinton, Suriye'deki muhaliflere parasal yardımı artıracaklarını dile getirerek, ABD olarak sivil muhalefete destek olacaklarını, bu çerçevede iletişim teçhizatı vereceklerini, organize olarak dış dünyayla iletişime geçmelerini sağlayacaklarını ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, ''Bu vizyonu gerçekleştirmek kolay değil ama tehlikelere rağmen bundan sonraki adım, süreci siyasi eyleme dönüştürmek olmalı. Suriye halkının hepsini kapsayacak şekilde ulusal bir süreç başlamalı ve Suriyeliler hak ettikleri geleceğe kavuşmalı, rejimin iki yüzlülüğü de ortaya çıkmalı'' diye konuştu.

Kofi Annan'ın planının uygulanması için zamanın daraldığına dikkati çeken Clinton, ''Artık zaman kalmadı, hiçbir gecikme ya da mazeret kabul edilemez'' ifadesini kullandı.

İstanbul toplantısından çıkan sonuçların çok önemli olduğunun altını çizerek, ev sahipliğinden dolayı Türkiye'ye teşekkür eden Clinton, şöyle konuştu:

''Gerek Sayın Erdoğan gerekse Sayın Davutoğlu'na ayrıca teşekkür ederim. Sadece bu toplantıya ev sahipliği yaptıkları için değil aynı zamanda burada Suriye halkı adına verdiğimiz mücadelede çok büyük destek oldukları için. Her ikisiyle de ayrı ayrı görüştüm. Sadece Suriye değil başka ortak çıkarlarımıza yönelik paylaşımlarda da bulunduk. Türkiye'nin bu kriz ortamında verdiği desteği tebrik etmek istiyorum. Suriye'den kaçanlara verdiği destek de çok önemli. İran'ı da ele aldık. İran'ın bölgesel ve küresel güvenlik için oluşturduğu tehditten bahsettik. Türkiye'nin İran'dan yaptığı ham petrol alımını ciddi oranda azaltacağını duymak da beni memnun etti.

(AA/HA)

 
1 Nisan 2012 Pazar 18:35
Okunma: 368
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)