Ana Sayfa » G. Kıbrıs » "tayvanlaşma Dozuyla B Planı"

"tayvanlaşma Dozuyla B Planı"

Lefkoşa, 13 Mayıs 12 (T.a.k): Ankara'nın "b Planıyla" İlgili Tempoyu Artırmakta Ve Planın Uygulanmasıyla İlgili Koşulları Biçimlendirmekte Olduğu İddia Edildi..

 
 

Yukarıdaki başlıkla yayımladığı haberinde, "diplomatik kaynakların öngörülerine" dayanarak, ileri sürülen Türk planlamalarının hayata geçirilmesinin "dönülmez bir yol olduğunu" savunan gazete, Türkiye Dışişleri Bakanlığında, Güney Kıbrıs AB dönem başkanlığını devraldığı zaman, özellikle de 1 Temmuz'dan sonra izlenecek senaryo ve taktik çerçevesi üzerinde çalışmalar yapıldığını öne sürdü.

Diplomatik düzeyde yapılmakta olan öngörülerden ortaya çıktığı üzere, Ankara'nın B planı üzerinden hedefinin KKTC'nin tanınması olmadığını; çünkü bunun şu an mümkün olmadığını savunan gazete, bazı bilgilere dayanarak, Ankara'nın bu aşamada iki düzeyde hareket edeceğini belirtti ve kısaca şunları yazdı:

"(Ankara) ilk olarak, somut adım ve kararlarla, sahte devletin yapılarının (kurumlarının) yüceltilmesi ve bunların Türkiye tarafından bütünlüklü bir şekilde kontrol edilmesi hususunda hareket edecek. Denetim (büyük ölçüde var olduğu üzere) siyasi, ekonomik ve kurumsal olacak. Yapıların değişmesiyle -hatta sahte devletin isminin değişmesiyle- ilgili faaliyetler zaten gerçekleşmektedir. Gerçekleştirilmekte olan değişikliklerle, işgal altındaki bölgelerdeki alt yapı çalışmalarının, Ankara'nın direktifleriyle birlikte Türk çıkarlı şirketlerin elinde geçeceği net bir hale gelmektedir.

İkinci olarak ise, mevcut sürecin devamına itiraz edilmesi faaliyetleriyle birlikte, Kıbrıs sorununun çözüm temelinin değişmesi ilerletilmektedir. Daha şimdiden, Kıbrıs sorunuyla ilgili 'başka bir anlaşma/uzlaşma şeklinin tartışılması' gereği ortaya konulmaktadır. Kıbrıs sorunuyla ilgili çok taraflı konferans toplanması ısrarı, hatta Genel Sekreter Ban'ın Hristofyas ve Eroğlu'yla telefonda yaptığı ve çok taraflı konferans toplanamayacağının netleşmiş olduğu görüşmeler, bu oyunun bir parçasıdır."

"O halde B planı nasıl uygulanacak" sorusunu soran gazete, Rum hükümetinin öngörülerine dayanarak, şimdiden bu yönde bazı faaliyetlerde bulunulmakta olduğunu ve Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı sırasında ise, daha fazlasının beklenmekte olduğunu kaydetti.

Türklerin stratejik olarak bir dizi seçeneğe sahip olduğunu yazan gazete, bunların şekillenecek olan koşullara uygun olarak ileriye götürüleceklerini ifade etti.

Tayvan tipi modelin benimsenmesine ilişkin reçetenin, geçmişte birçok kez perde arkasında ortaya çıktığını kaydeden gazete, "sürecin çökmesi durumunda işgal altındaki bölgelerin Tayvanlaşmasının mümkün olarak kabul edilmekte olduğunu ve bunun Türkiye'ye ilhak olmaya atıfta bulunacak önlemlerle ilişkilendirileceğini" iddia etti.

Tayvanlaşma konusunun yeni olmadığını, bununla birlikte, şu an bu modelin ileriye götürülmesiyle ilgili planlama üzerinde daha çok çalışılmakta olduğunun açık olduğunu ileri süren gazete, "bu çerçevede işgal rejiminin uluslararası faaliyetleri, gerek siyasi, gerek ticari açıdan geliştirileceğini" belirtti.

Ticari faaliyet meselenin daha mümkün bir hedefi teşkil etmekte olduğunu ve bunun açık bir şekilde ileriye götürülmekte olan modele gönderme yapmakta olduğunu öne süren gazete, özellikle sürecin çökmesi halinde bu planlamaların daha kolay hale geleceğini çünkü "Kıbrıslı Türklerin dış dünyayla ticari ve diğer temaslara sahip olması gereğinin" ortaya atılacağını ekledi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu kadar, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun Özel Temsilcisi Kudret Özersay'ın da bahsettiği şeyler temelinde, arzu edilmekte olan şeyin, güven inşa edici önlemlerin ilerletilmesiyle ilgili koşullar ve şartların biçimlenmesi olduğunu savunan gazete, Türk tarafının hali hazırda günlük konuların ele alınması için önlemler ileriye götürülmesinden bahsettiğini kaydetti.

Arzu edilen şeyin, düşük seviyedeki siyasi konularla ilgili işbirliğinin ileriye götürülmesi olduğunu yazan gazete, "kültürel mirasla ilgili teknik komitede var olan iyi ve verimli işbirliğinin ortaya konmasının hiç de tesadüf olmadığını" ifade etti.

Güven inşa edici önlemlerin ortaya konmasının, özlü görüşmeler yapılmasından kaçınılması; en birinci olarak da Türklerin mevcut sürecin döngüsünün tamamlanmış olduğuyla ilgili yaklaşımlarının yüceltilmesi için gerçekleştirilmekte olduğunu kaydeden gazete, güven inşa edici önlemlerin ele alınmasıyla, B planının uygulanmasında da ilerleme olacağını iddia etti.

"MARAŞ VE ERCAN'I AYNI PAKETTE İLERİYE GÖTÜRECEKLER"

Maraş konusunun, Türk tarafının "B planı" çerçevesinde sahip olduğu seçeneklerden birini teşkil ettiğini yazan gazete, Türk basınına sızan şeylerden de ortaya çıktığı üzere, Maraş konusu ile Ercan havalimanının, muhtemelen 1 Temmuz'un hemen akabinde ileriye götürülecek bir pakette bulunmakta olduklarını belirtti.

Maraş'la ilgili olarak, önerinin şehrin Kıbrıs Türk yönetimi altında açılması, şehrin yeniden inşa edilmesi ve Kıbrıslı Rumlara şehre geri dönmeleri çağrısı yapılması olduğunu savunan gazete, bu hareketin bir manevra olarak kabul edilebileceğini çünkü esas anlamda istenen şeyin "sahte rejimin" kararlarının meşrulaşması olduğunu öne sürdü.

KKTC yönetiminin kapalı şehrin idaresini üstleneceğini, şehri Türk şirketleriyle yeniden inşa edeceğini ve "mülkleri iade edeceğini" yazan gazete, Türklerin şartları altında şehre geri dönmeyecek olanlar için tazminatlar konusunun gündeme gelmesinin beklendiğini de ekledi.

Ercan havalimanıyla ilgili olarak ise, hedeflenen şeyin kısıtlı zeminde de olsa doğrudan uçuşların başlaması olduğunu yazan gazete, Türk tarafının uçuş güvenliği konusunu, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların katılımıyla bir teknik komite çerçevesinde tartışmayı önermesinin tesadüf olmadığı yorumunu yaptı.

Bunun düşük seviyedeki siyasi konuların tartışılması ve yan yana yaşamakta olan iki toplumun işbirliğinin geliştirilmesi mantığına dâhil edilmekte olduğunu kaydeden gazete, Ercan konusunun Maraş konusunun aksine zor bir konu olarak kabul edilmekte olduğunu ekledi.

Türklerin Ercan konusunda; tek taraflı faaliyetleriyle planlamalarını hayata geçiremeyeceklerini savunan gazete, Maraş konusunun ise tek taraflı faaliyetlerle idare edilebileceği yorumunu yaptı.

BAN HAZİRAN AYINDA YENİDEN BİLGİLENDİRİLECEK

BM Genel Sekreteri Ban himayesinde New York'ta gerçekleştirilen toplantının, çıkar yollar sunmadığını yazan gazete, Downer'in 15 gün önce yıldırım hızıyla adaya gerçekleştirdiği ziyaretin ise durumu daha çok karıştırdığını kaydetti.

Konu hakkında bilgisi bulunan bir kaynağa dayanarak, Downer'in muhataplarına farklı şeyler söylediğini savuna gazete, Downer'in bu hafta Kıbrıs'a döneceğini ve önümüzdeki Çarşamba günü adada temaslarda bulunacağını belirtti.

Gazete, Downer'in 15 gün adada kalması ve akabinde de BM Genel Sekreteri Ban'ı, temaslarının sonuçları hakkında bilgilendirmesinin beklendiğini de haber verdi.

(İY/HA)                     

 
13 Mayıs 2012 Pazar 11:38
Okunma: 451
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)