Ana Sayfa » Türkiye » Tc Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi...

Tc Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi...

''biz Gerginlik İstemiyoruz, Sorun İstemiyoruz, Ada'da Bir An Önce Adil Bir Çözüme Ulaşılsın İstiyoruz.''

 
 
Tc Başbakan Erdoğan Ulusa Seslendi...
TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz gerginlik istemiyoruz, sorun istemiyoruz, Ada'da bir an önce adil bir çözüme ulaşılsın istiyoruz. Bu doğrultuda, son olarak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a  4 maddelik yeni bir teklif vererek Türk tarafının konuya ne kadar yapıcı biçimde yaklaştığını bir kere daha ortaya koymuştur'' dedi.  

Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, İsrail'in yıllardan beri sürdürdüğü hukuksuz ve başına buyruk politikaların temelinde de yine özellikle Batı dünyasından aldığı sınırsız desteğin büyük payı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

''Bazı ülkeler yaptığında suç teşkil eden eylem ve girişimler, İsrail yaptığında nedense görmezden gelindi, geliniyor hala da aynı şekilde gelmeye devam ediyorlar. Bazı ülkeler kimyasal ya da nükleer silah üretme girişiminde bulunduğunda uluslararası kurum ve kuruluşlar hemen harekete geçiyor, hatta o ülkelere hava ve kara operasyonları bile düzenlenebiliyor. Ama yıllar yılı bu silahları üretip elinde bulundurduğu halde İsrail'e ses çıkarmıyor ve buna da böyle devam ediyorlar. İşte BM Güvenlik Konseyinden 89 yaptırım çıktığı halde 89 yaptırım kararına İsrail uymamıştır.

BM Genel Kurulunda 247 karar İsrail hakkında çıkmıştır, uymamıştır. İsrail uluslararası sularda sivillerle dolu bir yardım gemisine ağır silahlarla saldırıyor, 9 insanımızı şehit ediyor, sonra da hukuka hesap vermekten kaçabileceğini zannediyor. Neye güveniyor? Bugüne kadar yaptığı yanlışları görmezden gelen Batılı ülkelere güveniyor. Artık deniz bitmiştir; dünya eski dünya değil, bunu herkesin görmesi lazım. Hukuksuzlukların, zorbalıkların, güç simsarlıklarının, sömürü ve talanların devri sona ermiştir.''

''ADALETİ GÖZETMEK ZORUNDA KALACAKLAR''

Düne kadar diktatörlüklerle, otokratik rejimlerle yönetilen coğrafyaların ardı ardına isyan ederek büyük değişimler başlattıklarına işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Artık gücü elinde bulunduranlar adaleti gözetmek zorunda kalacaklar. Sömürerek, sindirerek, talan ederek güç biriktirenler, bu yeni dünyada artık bu kirli hesaplarla bir yere varamayacaklarını anlayacaklar. Hukukun herkese eşit mesafede durduğu, adaletin gölgelenmediği, acı ve gözyaşına bulanan eski dünyaya hiç benzemeyen yepyeni bir dünya kuruluyor. Bugün bu gerçeklerle yüzleşmeyenler, bu muhasebeyi bugün yapmayanlar, yarın çok geç kalmış olabilirler. Türkiye'nin her uluslararası zeminde gür şekilde seslendirdiği bu gerçekleri, 66. BM Genel Kurulunda bir kere daha ifade etmemizin sebebi de bu. Uluslararası toplumun acilen bu gerçekleri görmesi, insanlığın meselelerine artık daha fazla gecikmeden gerçekçi ve adil çözümler üretmeye başlaması gerekiyor. Küresel ekonomik kriz bir ihtardır, sebepsizce kitleleri katletmeye yönelmiş terör olayları, Somali'deki acı insanlık manzaraları ve büyük doğal felaketlere yol açan iklim değişiklikleri de birer ihtardır. Belli toplulukları, belli halkları, belli coğrafyaları değil, bütün insanlığı tehdit eden küresel bir kırılma süreci yaşıyoruz. Çare bellidir; bütün insanlık iyilikte, adalette, barışta birleşecek ve el ele vererek sorunlarımızı çözeceğiz.''

RUM TARAFININ TUTUMU

Kıbrıs meselesiyle ilgili bazı sıcak gelişmelerin yaşandığını anımsatan Erdoğan, bu konudaki görüşlerini şöyle ifade etti:

''Rum tarafı 2003 yılından bu yana Ada'daki tek yönetimmiş gibi hareket ederek, Ada'nın tümü adına Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmaları yapıyor. Bununla da yetinmeyerek Ada'nın güneyinde petrol veya doğalgaz ruhsat sahaları belirliyor. Türkiye garantör ülke sıfatıyla bu girişimlerin Ada'daki Türklerin eşit hak ve çıkarlarını ihlal ettiğini, BM kapsamlı çözüm görüşmelerinin ruhuna ve lafzına aykırı olduğunu her uluslararası zeminde ifade ediyor, etmeye de devam edecek. Ada'daki iki tarafın da Kıbrıs'ın doğal kaynaklarından eşit temelde ve birlikte faydalanması gereğinden hareketle, bu konuların Kıbrıs meselesine bulunacak kapsamlı bir çözümün sonrasına bırakılmasını şart görüyoruz. Bu çerçevede ilgili ülkelerden ve uluslararası toplumdan beklentimiz, Rumları bu maceracı tutumlarından vazgeçirmeleridir. Bu beklentimizi, BM Genel Kurulu da dahil olmak üzere ABD seyahatimizin her aşamasında ilgili her muhatabımıza da kararlılıkla ilettik. Rumların bu sorumsuzca girişimi BM müzakerelerinde kritik ve belirleyici bir aşamaya geldiği bir dönemde atılmış olup, Rum tarafının aslında çözümden yana olmadığını bir kere daha gözler önüne sermiştir.''

''SON DERECE YAPICI VE ADİL BİR ÖNERİ''

Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarının açıkça ihlal edilmesi anlamına gelen bu duruma, kesinlikle kayıtsız kalmayacağımızı buradan bir kere daha ifade ediyorum. Nitekim, Kıbrıs Türklerinin hak ve hukukunu korumak için, KKTC ile birlikte hemen harekete geçtik. ABD seyahatimizin bitmesini beklemeden New York'ta Türkiye ile KKTC arasında bir Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması imzaladık. Biz gerginlik istemiyoruz, sorun istemiyoruz. Ada'da bir an önce adil bir çözüme ulaşılsın istiyoruz. Bu doğrultuda son olarak KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a 4 maddelik yeni bir teklif vererek Türk tarafının konuya ne kadar yapıcı biçimde yaklaştığını bir kere daha ortaya koymuştur. Bu teklifle Sayın Eroğlu, Rumların petrol ve doğalgaz arama çalışmalarında ısrar etmesi durumunda, iki tarafın temsilcilerinin yer aldığı özel amaçlı bir komisyon kurulmasını öneriyor. Bu doğrultuda hem anlaşmalar hem de arama ruhsatları konusunda iki tarafın da yazılı onayının alınması ve bulunacak zenginliğin paylaşım oranlarının müzakere ile belirlenmesi teklif ediliyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var; bu aramalar sonucunda elde edilecek gelirler silah alımlarına harcanmayacak. Son derece yapıcı ve adil bir öneri, krizin aşılması için de iyi bir fırsat. Eğer bu iyi niyetli çaba da karşılıksız bırakılırsa, o takdirde ne Türkiye'nin, ne KKTC'nin böyle oldu bittilerle hak kaybına uğratılmasına asla izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesi gerekiyor. Krizden medet umanlar, gerginlik politikalarından menfaat bekleyenler bu yanlış hesaptan bir an önce dönmelidirler.''

(AA/ŞEB/HA)


TAK
 
29 Eylül 2011 Perşembe 20:12
Okunma: 375
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak 2016 sonuna kadar bir çözüme ulaşılabileceğine inanıyor musunuz?
Evet İnanıyorum
Hayır İanmıyorum
Kararsızım
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Kuzey’de ‘Rum mülkü’ satın alanların durumuGöbek eriten 10 baharatZayıflamak isteyenlere 5 uzman 5 süper öneriGünde iki fincan kahve içen erkeklerin...Kıbrıs'ta gezilecek yerlerSu geldi Rumlar çıldırdı İşte muhtemel yeni Kıbrıs haritasıTürkiye güzeli bakın kim çıktı!Doğu Akdeniz’de Enerji Stratejileri ve Bölgesel Güvenliğin GeleceğiDoğu Akdeniz’de hidrokarbon yatakları: Yeni bir jeopolitik mücadele sahası mı?
 
TÜRKİYE'DEN GELEN SUYUN DAĞITIMI VE PROJELENDİRİLMESİ ÇALIŞTAYI'NIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDIDoğu Akdeniz’de zengin gaz ve petrol rezervleri
 
 
Nöbetçi Eczaneler
LEFKOŞA KADER ECZANESİ  (Tel : (392)223-5499)
SEROL ECZANESI  (Tel : (392)227-2064)
GAZİ MAĞUSA SAKARYA ECZANESI  (Tel : (392)365-2989)
GİRNE SERTAÇ ECZANESI  (Tel : (392)815-9067)
GÜZELYURT İNCİ ECZANESI  (Tel : (392)714-3252)